Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2059, sondan 4178. ayet; 17. sure ve bu surenin 30. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 12, harf sayısı 48 ve toplam ebced değeri ise 2771 olarak hesaplanmıştır.
ان ربك يبسط الرزق لمن يشاء ويقدر انه كان بعباده خبيرا بصيرا
انربكيبسطالرزقلمنيشاءويقدرانهكانبعبادهخبيرابصيرا
İnne rabbeke yebsutu-rrizka limen yeşâu veyakdir(u)(c) innehu kâne bi’ibâdihi ḣabîran basîrâ(n)
Şüphesiz Rabbin, dilediğine rızkı bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Çünkü O, gerçekten kullarından haberdardır ve onları görmektedir.
Allah rabdir, dolayısıyla elimizdeki şeylerin asıl sahibidir ve bunları O vermiştir. “Mülk O’nun elindedir” (Yâsîn
36:83; Mülk
67:1); kiminin rızkını bollaştırır, kimininkini de kısar. Âyetin son cümlesi, bunun hikmetsiz ve anlamsız olmadığına işaret etmektedir. Allah her kulunun durumunu görür, bilir. Genellikle herkes zengin olmak ister, fakirlikten korkar. Fakat Allah, hikmeti uyarınca kimine az kimine çok verir. Ama ne çok vermesi mutlak anlamda hayır, ne de az vermesi mutlak anlamda şerdir. Zenginlik yüzünden maddî veya mânevî birçok şeyini, hatta inancını, sevdiklerini veya hayatını kaybedenler olduğu gibi fakirlik sebebiyle birçok kayıptan kurtulanlar, mânevî kazançlara kavuşanlar da vardır. Zenginlik kimini kurtarır, kimini de mahveder. Bununla birlikte varlık yokluğa yeğlenir. Onun için âyetlerde “Allah’tan fakirlik isteyin” anlamına gelebilecek hiçbir ifadeye yer verilmemiş; “Mal, rızık, servet isteyin” denilmiş; fakat bunun da hakkının verilmesi gerektiği bildirilmiştir (meselâ bk. Nisâ
4:32; Ankebût
29:17; Rûm
30:46; Cum‘a
62:10). Hz. Peygamber’in de fakirlik konusunda insanları uyardığını ve fakirlikten Allah’a sığındığını bildiren hadisler vardır (bk. Müsned, II, 305, 325, 354, 540; VI, 57, 207; Nesâî, “İstiâze”, 14, 16).
Şüphesiz ki Rabbin, rızkı dilediğine (layık olana) açarak (bol) da verebilir, kısarak (dar) da. Şüphesiz ki O, kullarından haberdardır, görendir.
Rabbin rızkı dilediğine bol verir; dilediğine daraltır. Şüphesiz ki O, kullarından haberdardır. Onları çok iyi görür.[288]
[288] Çeşitli emirler ve yasaklar hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XI, 240-263.
Rabb'in, dilediği kimsenin rızkını genişletir ve kısar. O, kullarından Haberdar Olan'dır, Her Şeyi Gören'dir.
Şüphesiz Senin Rabbin, rızkı dilediğine -genişletir- yayar ve (dilediğine de imtihan gereği) daraltır. Gerçekten O, kullarından Haberi olandır, (her yaptıklarını her an) Görendir.
Şüphe yok Rabbin, dilediğinin rızkını genişletir, daraltır, şüphe yok ki o, kullarından haberdardır, onları görür.
Şüphesiz senin Rabbin, rızkı dilediğine bolca verendir ve dilediğine de ölçülü verendir. Kullarının durumunu, bütün açıklığıyla görerek haberdar olan da O'dur.
Rabbin, sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kullarından bazılarının rızkını bollaştırır, bazılarına da ölçüyle, kısarak verir. Allah kullarının gizli-açık durumlarından haberdardır. Her şeyi bilir, görür.
Şüphesiz Rabbin dilediğine rızkı yayar ve (dilediğine) daraltır. Gerçekten O kullarından haberdar olan, onları görendir.
Şüphesiz senin Rabbin, rızkı dilediğine -genişletiryayar ve daraltır. Gerçekten O, kullarından haberi olandır, görendir.
Gerçekten senin Rabbin, dilediği kimse için, rızkı genişletir ve daraltır. Şüphe yok ki Allah, kullarının hallerinden haberdardır, her şeyi görendir.
Şüphesiz Rabbin olan Allah, istediğine rızkı genişletir, istediğine de ölçülü verir. Hakikaten O, kullarından haberdardır ve onları her zaman görüyor. (Onların ihtiyaçlarını biliyor. Demek rızık, çok çalışmakla elde edilmiyor.)
Kiminin azığını bol verir Tanrın, kiminin de dar; evet kullarını O bilir, görür
Kuşkusuz Rabbin, dilediğine rızkı bolca verir ve (dilediğine) kısar. Çünkü O, gerçekten kullarından haberdardır, onların hallerini görendir (kime ne için ne kadar vereceğini ve bundaki hikmeti bilendir).
Doğrusu senin Rabbin dilediği kimsenin rızkını genişletir ve bir ölçüye göre verir. O kullarını gören ve haberdar olandır.
Rabbin rızkı dilediğine bol verir, dilediğine daraltır. Şüphesiz ki O, kullarından haberdardır, (onları) çok iyi görür.
Rabbin, dilediğine rızkını bol verir, veya kısar. Kuşkusuz O, kullarından haberdardır, onları görendir
Gerçekten senin Rabbin, kullarından dilediğinin rızkını genişletir ve dilediğini kısar. Şüphesiz ki Allah, kullarının durumlarından haberdardır, her şeyi görendir.
Çünkü rabbın hem dilediğine rızkı basteder, hem de sıkar, çünkü o kullarına habîr, basîr bulunuyor
Şübhesiz ki Rabbin kimi dilerse rızkını genişletir, daraltır. Çünkü O, kulları (nın her haali) nden gerçekden haberdârdır, (her şey'i) hakkıyle görendir.
Şübhesiz ki Rabbin, dilediğine rızkı genişletir ve (dilediğine de) daraltır. Muhakkak ki O, Habîr (kullarından hakkıyla haberdâr olan)dır, Basîr (onları hakkıyla gören)dir.
Rabbin, dilediği kimseler için rızkını yayar, dilediği kimse içinde rızkını kısar. Çünkü O kullarının yaptığı her şeyden haberdar olup, onların yaptıklarını görendir.
Rabbin dilediği kimsenin rızkını genişletir, dilediğinin rızkını da iktizasına göre darlaştırır. Allah kullarının işinden haberdardır, onları görür.
Şüphesiz senin Rabbin, rızkı dilediğine genişletip açar ve daraltır. Gerçekten O, kullarından haberi olandır, görendir.
Hiç kuşkusuz Rabb’in, dilediğinin rızkını genişletir,dilediğine ölçülü ve idâreli verir. Dolayısıyla, sahip olduğu nîmetlerden dolayı hiç kimsenin bir başkasına üstünlük taslamaya hakkı yoktur. Elbette O, kullarının neye muhtaç olduklarını bilmekte, onların her hâlini görmektedir. O hâlde, rızık kazanma kaygısıyla başkalarının hakkına göz dikmeyin. Hele hele:
Senin rabbin, dileyeceği kimseler için Rızk’ı genişletiyor; ölçülü veriyor.
O, kullarını gören haberli olandır.
Şüphesiz senin Rabbin, rızkı dilediğine bol bol verdiği gibi dilediğine de daraltır. Gerçekten O kullarının (halini) hakkıyla bilendir, görendir.
Şüphesiz dilediğine rızkı bolca, dilediğine de ölçülü-idareli veren senin Rabbin'dir. Ve kullarının durumunu bütün açıklığıyla görerek haberdar olan da O'dur.
Zira senin Rabbin hak eden kişi için rızkı yayar ve daraltır/bir ölçüye göre verir. Şüphesiz O, kulların her halinden haberdardır. Onları her durumda görmektedir. 2/126, 42/49-50, 89/15...20
Elbet senin Rabbin (hak edenin) rızkını bollaştırmayı, (hak etmeyenin) rızkını da kısmayı ister;[2258] çünkü O kullarının her durumundan haberdardır, her şeyi tarifsiz görmektedir.
[2258] Parantez içi açıklamalarımız, men ilgi zamiri ile birlikte gelen yeşâ’ fiilinin çift özneyi gören konumundan kaynaklanmaktadır (Bkz:
13:27, not 37). Kuşku yok ki Allah, her konuda olduğu gibi rızık konusunda da yasalar koymuştur. Bu yasaların başında, insan çabasının karşılıksız kalmayacağı ilâhî kuralı gelir (
53:39). Bir başka âyet, rızık konusunda ilk adımın insandan beklendiğini ifade eder (
65:3).
Şüphe yok ki, Rabbin dilediğine rızkı genişletir ve darlaştırır. Muhakkak ki o, kulları için ziyâdesiyle haberdar ve görücü bulunmaktadır.
Şu kesin ki, Rabbin dilediği kimsenin nasîbini bollaştırır, dilediğinin nasîbini daraltır. Çünkü Rabbin kullarının her halini bilip görmektedir.
Birçok insan, servet bakımından insanların farklı seviyelerde olmasının hikmetini anlayamaz. Oysa Allah insanları zekâ, kabiliyet, güç ve enerji bakımından farklı yaratmıştır. Herkesin hukukta eşitliği esastır. Fakat fazilette ve neticede eşit kılmak, Allah’ın koyduğu fıtrat kanununa aykırıdır. Onun için uygulanma şansı yoktur. Uygulama gayretleri, işi daha da bozmuştur (20. asırdaki Sovyetler tecrübesinin sonucu mâlumdur). Fıtrata ve insanlık şerefine en uygun nizam, meşrû yoldan kazanıp meşrû şekilde harcama ve toplumun mahrum kısmını ihmal etmemeyi esas prensip edinen ilahî buyruklara uymaktır.
Rabbin dilediğine rızkı açar (bol bol verir, dilediğine) kısar. Çünkü O, kulları(nın hali)ni bilir, görür.
Rabbin, doğru tercihte bulunan ve gerekli güce sahip olan için rızkı yayar. O, kullarının içini bilir ve her şeyi görür.
[*] şae fiilinin açıklaması için Maide
5:48
Rabbin dilediği kimsenin rızkını genişletir ve bir ölçüye göre verir. Şüphesiz o, kullarından haberdardır, onları görmektedir.
Rabbin dilediğine rızkı bol verir, dilediğinden de kısar. Hiç şüphe yok ki O kullarından haberdardır ve onları görmektedir.
Hiç kuşkusuz Rabbin, dilediğine rızkı açar da kısar da. O, kullarını görüyor, onlardan haber alıyor.
bayıķ çalabuñ döşer rūzįyi aña kim diler daħı ŧar eyler. bayıķ ol oldı ķullarını [146a] bilici görici.
Taḥḳīḳ seni yaradan Allāh çoḳ virür rızḳı kime dilese, daḫı kimisine azvirür. Taḥḳīḳ ol Tañrı Ta‘ālā ḳullarını bilicidür, göricidür.
Həqiqətən, Rəbbin istədiyi şəxsin ruzisini artırar da, azaldar da. Doğrudan da, O Öz bəndələrinin halından xəbərdardır, (hər şeyi) görəndir!
Lo! thy Lord enlargeth the provision for whom He will, and straiteneth (it for whom He will). Lo, He was ever Knower, Seer of His slaves.
Verily thy Lord doth provide sustenance in abundance for whom He pleaseth, and He provideth in a just measure,(2213) for He doth know and regard all His servants.*
2213 If a foolish spendthrift pretends that his generosity, even if it ruins himself, is good for other people, he is reminded that Allah will take care of all. He knows every one's true needs and cares for them. He gives in abundance to some, but in all cases He gives in just measure. Who are we to pretend to greater generosity! (R).