Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2162, sondan 4075. ayet; 18. sure ve Kehf Suresinin 22. ayetidir. Kehf Suresi 22. ayetinin kelime sayisi 33, harf sayısı 150 ve toplam ebced değeri ise 10636 olarak hesaplanmıştır. Kehf Suresinin toplam ebced değeri 495659 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
سيقولون ثلثة رابعهم كلبهم ويقولون خمسة سادسهم كلبهم رجما بالغيب ويقولون سبعة وثامنهم كلبهم قل ربي اعلم بعدتهم ما يعلمهم الا قليل فلا تمار فيهم الا مراء ظاهرا ولا تستفت فيهم منهم احدا
(Ey Muhammed!) Bazıları bilmedikleri şey hakkında atıp tutarak: “Onlar üç kişidirler, dördüncüleri köpekleridir” diyecekler. Yine, “Beş kişidirler, altıncıları köpekleridir” diyecekler. Şöyle de diyecekler: “Yedi kişidirler, sekizincileri köpekleridir.” De ki: “Onların sayısını Rabbim daha iyi bilir. Zaten onları pek az kimse bilir. O hâlde, onlar hakkında (Kur’an’daki) apaçık tartışma(yı aktarmak)dan başka tartışmaya girme ve bunlar hakkında onlardan hiçbirine bir şey sorma.”
Gerek Ehl-i kitap gerekse müslümanlar arasında onların sayıları ve kaldıkları süre hakkında farklı görüşler ileri sürüldü. Kur’an-ı Kerîm, bir hikmete binaen bunların nerede ve ne zaman yaşadıkları, sayıları, isimleri ve –tercih edilen görüşe göre– kaldıkları süre hakkında bilgi vermedi. Sadece böyle bir olayın cereyan ettiğini bildirdi ve bu gençlerin sığındıkları mağaranın konumu hakkında bazı açıklamalarda bulundu. Ayrıca bu gençlerin sayıları hakkında farklı şeyler söyleyenler olduğunu ifade etti. Ancak bu söylenenleri “recmen bi’l-gayb” (karanlığa taş atar gibi tahminlerde bulunmak) diye vasıflandırdı.
Bir görüşe göre “recmen bi’l-gayb” ifadesi ilk iki rakamla ilgilidir; “Onlar yedi kişidir; sekizincisi köpekleridir” diye ifade edilen üçüncü rakama gelince onunla ilgili olarak “Onlar hakkında bilgisi olan çok azdır” buyurulmuştur. Bu ifade gençlerin sayısının yedi olduğuna, sekizincisinin de köpekleri olduğuna dair bir ipucu olarak değerlendirilmiştir. İbn Abbas, kendisinin bunu bilenlerden olduğunu ve bu gençlerin yedi kişi olduğunu söylemiştir (İbn Kesîr, V, 144). Bununla beraber “De ki: Onların sayılarını rabbim daha iyi bilir” cümlesi, bu tür konuları Allah’ın bilgisine havale etmenin ve vahyin bildirdiğinden fazla bir şey söylememenin daha uygun olduğunu, böyle konular hakkında ileri geri söz söylemenin bir fayda sağlamayacağını ifade etmektedir.
Hadis kaynaklarında zikredilmemiş olan bu kıssa, tarih ve tefsir kitaplarında geniş ve farklı rivayetler şeklinde nakledilmiştir. Ashâb-ı Kehf’in Hırıstiyanlığa veya Yahudiliğe mensup olduklarına dair de Kur’an’da veya hadis kaynaklarında herhangi bir bilgi yoktur. Kıssanın nüzûl sebebi dikkate alındığında bunların Hz. Îsâ’dan önce yaşamış olmaları muhtemeldir. Çünkü bunlarla ilgili soruyu Hz. Peygamber’e sormalarını müşriklere tavsiye edenler yahudi âlimleriydi. Öte yandan “rakîm” kelimesinin etimolojisinden hareketle de bunların Hz. Îsâ’dan önce yaşadıkları kanaatine varanlar olmuştur (İsmet Ersöz, “Ashâb-ı Kehf”, DİA, III, 466).
Kıssanın nerede geçtiğine dair Kur’an’da herhangi bir işaret olmamakla birlikte, dünyanın çeşitli yerlerinde meselâ İspanya, Cezair, Mısır, Ürdün, Suriye, Afganistan ve Türkistan’da Ashâb-ı Kehf’e ait olduğu iddia edilen mağaralar vardır. Anadolu’da da Tarsus, Efes ve Efsus (Afşin) olmak üzere üç yer gösterilmiştir. Genelde hıristiyan kaynakları olayın Efes’te cereyan ettiğini kaydederler. Kur’an-ı Kerîm ise hikâyenin mesajı bakımından pek önemi olmayan bu bilgilerden ziyade, olayın üzerinde düşünülüp ibret alınması gereken yönlerini ön plana çıkarmıştır. Bu da öldükten sonra dirilmenin mümkün olduğunu göstermek ve iman-küfür mücadelesinde Allah’a ve âhiret gününe inananların mutlaka zafere kavuşacaklarını vurgulamaktır (bk. İsmet Ersöz, “Ashâb-ı Kehf”, DİA, III, 465-467).
Mehmet Okuyan
(Bazıları) [gayb]a taş atarak (tahmin yürüterek) “(Onlar) üç kişidir; dördüncüleri köpekleridir.” derler. (Bazıları) “(Onlar) beş kişidir; altıncıları köpekleridir.” derler. (Kimileri de) “(Onlar) yedi kişidir; sekizincisi köpekleridir.” derler. De ki: “Onların sayılarını Rabbim gayet iyi bilendir.” Onları sadece az kişi bilir(di). Öyle ise onlar hakkında delillerin apaçık olması dışında bir tartışmaya girme ve onlar hakkında (konuşan) kişilerin hiçbirinden soru sorma!
Karanlığa taş atar gibi, kimi “Onlar üç kişidir, dördüncüleri köpekleridir” der. Kimi de “Beş kişidir, altıncıları da köpekleridir” der. Kimi “Yedi kişidir, sekizincileri köpekleridir” der. De ki: “Onların sayısını en iyi Rabbim bilir. Onlar hakkında bilgisi olan çok azdır. Onlar hakkında bu yüzeysel anlatılanların dışında kimseyle tartışma ve onlar hakkında başkalarından bilgi isteme!”
“Onlar üç kişidir, dördüncüsü köpekleridir.” Diyecekler. Ğayba taş atar gibi¹ “Beş kişidir, altıncısı köpekleridir.” diyecekler, “Yedi kişidir, sekizincisi köpekleridir.” diyecekler. De ki: “Onların sayılarını Rabb'im daha iyi bilir. Onları pek az kimseden başkası bilmez.” Onlar hakkında, Kur'an'ın verdiği bilgi dışında onlarla tartışma. Onlar hakkında tartışan hiç kimseden de bir açıklama isteme.
(Sonra gelen kuşaklar) Diyecekler ki: “(Onlar sayı olarak) Üç’tüler, onların dördüncüsü köpekleridir.” Ve (bazıları) : “Beştiler, onların altıncısı köpekleridir” diyecekler. (Bu,) Bilinmeyene (gayba) taş atmaktır. “(Bir kısmı da) Yedidirler, onların sekizincisi köpekleridir” diyecekler. De ki: “Rabbim, onların sayısını daha iyi bilir, onları pek az (insan) dışında kimse bilemez.” Öyleyse onlar hakkında bu açıkça bildirilenler dışında (gereksiz) tartışma ve onlar hakkında bunlardan hiç kimseye bir şey sorma. (Çünkü insanlar asıl sorumluluklarından kaytarmak için lüzumsuz teferruata dalmaktaydı.)
Diyecekler ki onlar üçtü, dördüncüleri, köpekleri ve beş taneydi onlar, altıncıları köpekleri; fakat bu sözler, ortada olmayan hedefe boşuna taş atmak ve diyecekler ki yedi taneydi onlar, sekizincileri köpekleri. De ki: Onların sayısını Rabbim daha iyi bilir, onları pek az kişi bilir ancak. Artık sen de onlar hakkında sana açıkladığımıza razı ol da fazla münakaşaya, mübahaseye girişme ve onlara dair kitap hakkında bir hüküm dilemeye kalkışma.
Ve yıllar sonra insanlar, bilemeyecekleri bir konuda gerekli olmayan tahminlerle: “Onlar üç kişiydiler, dördüncüleri köpekleriydi.” Yahut “Beş kişiydiler, altıncıları köpekleriydi.” Hatta “Yedi kişiydiler, sekizincileri köpekleriydi” diyen kimseler çıkacak. De ki: Onların sayısını en iyi Rabbim bilir, zaten çok az kimse, onlar hakkında kayda değer birşeyler bilmektedir. Artık sen de, onlar hakkında sana açıkladığımıza razı ol da, fazla münakaşa ve tartışmaya dalma, onlar hakkında malûmat edineceğim diye daha fazla bilgi almak için ona buna hiçbirşey sorma.
İnsanların bir kısmı:
“Üç kişiler. Dördüncüsü köpekleridir.” diyecekler. diğerleri:
“Beş kişiler, altıncısı köpekleridir” diyecekler. Bunlar karanlığa taş atmakta, gayb ile ilgili tahmin yürütmektedirler.
“Yedi kişiler, sekizincisi köpekleridir” diyenler var.
“Onların sayılarını Rabbim daha iyi bilir. Onlarla ilgili bilgiyi çok az kimse bilir.” de. Onlar hakkında, vahy ile bildirilenler dışında münakaşaya girişme. Onlar hakkında ileri geri konuşan kimselerin hiçbirinden mâlûmat isteme.
"Onlar üç kişidirler, dördüncüleri de köpekleridir" diyecekler. Yine: "Beş kişidirler, altıncıları köpekleridir" diyecekler. (Yaptıkları) gayba taş atmaktır. "Yedi kişidirler, sekizincileri de köpekleridir" diyecekler. De ki: "Onların sayılarını Rabbim daha iyi bilir. Pek az kimseden başkası onları bilmez." Artık onlar hakkında açık bir tartışmadan başka tartışmaya girme ve onlar hakkında onlardan (kitap ehlinden) kimseye bir şey sorma.
(Sonra gelen nesiller) Diyecekler ki: 'Üç'tüler, onların dördüncüsü köpekleridir.' Ve: 'Beştiler, onların altıncısı köpekleridir' diyecekler. (Bu,) Bilinmeyene (gayba) taş atmaktır. 'Yedidirler, onların sekizincisi köpekleridir' diyecekler. De ki: 'Rabbim, onların sayısını daha iyi bilir, onları pek az (insan) dışında kimse bilemez.' Öyleyse onlar konusunda açıkta olan bir tartışmadan başka tartışma ve haklarında bunlardan hiç kimseye bir şey sorma.
(Ehl-i kitab, Hz. Peygamber Aleyhisselâmın huzurunda): “- Yiğitlerin sayısı üçtür, dördüncüleri de köpekleridir.” diyecekler; “-Sayıları beştir, altıncıları da köpekleridir.” diyecekler ve gayb için zanda bulunacaklar. (Müminler de): “-bunlar yedi kimsedir, sekizincileri köpekleridir.” diyecekler. Ey Rasûlüm, sen, onlara de ki “-Rabbim, bunların sayısını daha iyi bilendir; kendilerini ancak pek az kimseler bilir. Artık bunlar hakkında zahiri bir münakaşadan başka bir münakaşa yapma (işi derinleştirmeden Kur'ân'da vahyolunanla iktifa et) ve bunlara dair ehl-i kitabdan kimseye bir şey sorma.”
“Onlar üç kişidir, dördüncüleri köpekleridir.” diyecekler. Ve gayba taş atarak: “Beştirler, altıncıları köpekleridir” diyecekler. Ve “Yedidirler, sekizincisi köpekleridir” diyecekler. De ki: “Rabbim, onların sayısını çok daha iyi bilir. Çok az insan, onların gerçek sayılarını bilir. Zahiri bir tartışmadan başka onlarla ilgili hiç tartışma ve onlar hakkında hiç kimseden de bir bilgi sorma!
Diyecekler ki: «onlar üçtür, dördüncüsü köpekleri!», «onlar beştir, altıncısı köpekleri!» diyenler de var; bilmiyerek atarlar; birtakım kimseler de: «Yedidirler, sekizinci köpekleri!» demektedirler; diyesin ki: «Tanrım iyi bilir sayıların, onları bilen azdır»
«Açık olan şeyden başka bir yolda onlarla tartışma sen, bu yolda bir şey de sorma kimseden»
Kimileri (Ashâb-ı Kehf 'in sayıları hakkında): “Onlar üç kişi idi, dördüncüleri köpekleridir” diyecekler, kimileri “beş kişi idiler, altıncıları köpekleridir” diyecekler. (Bu sözler) karanlığa taş atmaktır. Kimileri de “yedi kişi idiler, sekizincileri köpekleridir” diyeceklerdir. De ki: “Onların sayısını hepimizden daha iyi Rabbim bilir. Onları pek az (insan) dışında kimse bilemez.” O hâlde, onlar hakkında (Kur'an'ın sana aktardığının) dışında kimse ile münakaşa etme ve bu konuda ileri geri konuşanlardan da hiçbir bilgi isteme!
Burada esas olan Ashâb-ı Kehf ‘in sayılarını, kimliklerini, zamanını, şartlarını bilmek değil; onlar üzerinden anlatılan kıssa ile hayatı, ölümü, ölümden sonraki yeniden dirilmeyi düşünmek ve zamanın beşerî algılama tarzı içindeki izafiliğini dile getiren bu mesajdan ders çıkarmaktır.
Diyanet İşleri (Eski)
Karanlığa taş atar gibi, "Mağara ehli üçtür, dördüncüleri köpekleridir" derler, yahut, "Beştir, altıncıları köpekleridir" derler, yahut "Yedidir, sekizincileri köpekleridir" derler. De ki: "Onların sayısını en iyi bilen Rabbim'dir. Onları pek az kimseden başkası bilmez." Bunun için, onlar hakkında, bu kısaca anlatılanın dışında, kimseyle tartışma ve onlar hakkında kimseden bir şey sorma.
(İnsanların kimi:) «Onlar üç kişidir; dördüncüleri de köpekleridir» diyecekler; yine: «Beş kişidir; altıncıları köpekleridir» diyecekler. (Bunlar) bilinmeyen hakkında tahmin yürütmektir. (Kimileri de:) «Onlar yedi kişidir; sekizincisi köpekleridir» derler. De ki: Onların sayılarını Rabbim daha iyi bilir. Onlar hakkında bilgisi olan çok azdır. Öyle ise Ashâb-ı Kehf hakkında, delillerin açık olması haricinde bir münakaşaya girişme ve onlar hakkında (ileri geri konuşan) kimselerin hiçbirinden malumat isteme.
Tahminde bulunanların bazıları, "Onlar üçtür, dördüncüleri köpekleridir," derken diğerleri de, "Beştir, altıncıları köpekleridir," diyecekler. Başkaları ise, "Yedidir, sekizincileri köpekleridir," diyecekler. De ki, "Onların sayısını en iyi bilen Rabbimdir." Onları bilen azdır. Onlarla yüzeysel olması hariç tartışmaya girme ve onlardan hiç kimseye de bu konuyu danışma.
Demek ki çoğunluğun bildiği 7 sayısı doğru sayı değildir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ashabı Kehf'in sayılarında ihtilaf edenlerden bazıları: Onlar, üç kişidir, dördüncüleri köpekleridir" diyecekler. Diğer bazıları da "Onlar, beş kişidir, altıncıları köpekleridir " diyecekler. Her ikisi de bilinmeyen hakkında tahmin yürütmektir. (kimileri de:) "Onlar, yedi kişidir; sekizincisi köpekleridir" derler. De ki: "Onların sayılarını Rabbim daha iyi bilir." Onları ancak pek azı bilir, Bu sebeple onlar hakkında bu bildirilenler dışında bir münakaşaya girişme ve bunlar hakkında hiç kimseye de bir şey sorma!
Üçtür, dördüncüleri köpekleri diyecekler, beştir, altıncıları köpekleri diyecekler, gayb taşlama, yedidir ve sekizincileri köpekleri diyecekler, de ki onların adedlerine rabbım a'lemdir, onları ancak pek azı bilir, artık bunlar hakkında kimse ile zâhiri bir münakaşadan başka münakaşa etme ve bunlar hakkında onlardan kimseye bir şey sorma
«(Sayıları) üçdür, dördüncüleri köpekleridir» diyecekler, «Beşdir, altıncıları köpekleridir» diyecekler. (İkisi de) ğaybı taşlamakdır. «Yedidir sekizincileri kelbleridir» diyecekler. Söyle ki: «Rabbim onların sayısını daha iyi bilendir. Onları (insanların) birazından başkası bilemez». O halde bunlar hakkında zaahirî bir münâkaşadan gayrı ile mücâdele etme. Bunlara dâir içlerinden hiç bir kimseden fetva da isteme.
(Ehl-i kitâbın bir kısmı:) “(Onlar) üç (kişi)dir, dördüncüleri köpekleridir” diyecekler. Yine (bir kısmı): “(Onlar) beş (kişi)dir, altıncıları köpekleridir” diyecekler.(Hâlbuki bunlar) gayba (karanlığa) taş atmak kabîlindendir ve (mü'minler ise): “(Onlar)yedi (kişi)dir, sekizincileri köpekleridir” diyecekler. De ki: “Rabbim, onların sayılarını en iyi bilendir! Onları ancak pek az kimseler bilir.” Öyle ise onlar hakkında (Kur'ân'da bildirilen) açık delillerin dışında münâkaşaya girme ve onlar hakkında bunlardan hiçkimseye bir şey sorma!
(Daha sonrakiler) “Mağaraya sığınanlar üç kişi idiler, dördüncüleri köpekti, (bir başkaları da) beş kişilerdi altıncıları köpekti, diyerek bilmedikleri halde uyduruyorlar, (daha başkaları da) yedi kişilerdi sekizincileri de köpekti” diyecekler. İnsanlara deki “Rabbim onların sayılarını daha iyi bilir.” Ancak o insanların sayılarını pek az insan biliyor. Sen onlarla, açıkça (sana anlatılanın dışında) tartışmaya girme ve onların sayıları hakkında hiçbir kimseden de fetva isteme (soru sorma).”
22, 24. Onlar [⁴] «— Eshab-ı Kehf üç kişidir, dördüncüleri köpekleridir» derler. Bâzısı da «— Beş kişidir, altıncıları da köpekleridir» derler. Bu iki söz gaybe taş atmaktır [⁵] . Diğerleri ise «— Yedi kişidir. Sekizincileri köpekleridir» derler. Onlara de ki adetlerini Rabbim daha iyi bilir. Onları ancak az kimse bilir. Hakkında ancak zâhir olan şeyden fazlasıyle nizada bulunma [⁶]. Onlar hakkında onlardan hiçbir kimseye de bir şey sorma, hiçbir şey için ben onu herhalde yapacağım deme. Ancak Allah/ın dilemesiyle yapacağım de. Unuttuğun zaman Rabbini an, «— Olabilir ki Rabbim beni bundan [⁷] daha yakın bir yola [⁸] götürür» de.
İsmail Hakkı İzmirli Kehf Suresi 22. Ayet Açıklaması
[4] Eshab-ı Kehf'in kıssalarıyle meşgul olanlardan bir kısmı.[5] Zan ve tahminden ibarettir.[6] O hususta derine dalma, Kur'an'ın haberiyle iktifa et. Onları red de etme, teçhil de etme.[7] Eshab-ı Kehf'in haberinden.[8] Eshab-ı Kehf'in haberinden daha ziyade nübüvvetime delâleti zâhir olan bir yola.
Kadri Çelik
(İnsanların kimi,) “Üç kişidir, onların dördüncüsü de köpekleridir” diyorlar. Veya “Beş kişidir, onların altıncısı da köpekleridir” diyorlar. (Bu adeta,) Görülmeyene (gayba) taş atmaktır. Ya da “Yedi kişidir, onların sekizincisi de köpekleridir” diyorlar. De ki: “Rabbim, onların sayısını daha iyi bilir; onları pek az (insan) dışında da kimse bilemez.” Öyleyse onlar hakkında bu bildirilenler dışında tartışmaya girişme ve onlar hakkında bunlardan hiç kimseye bir şey sorma.
Ama kıssanın bu can alıcı, ibret verici yönleriyle ilgilenmek yerine, gereksiz ayrıntılarla kafa yoran, faydasız polemiklere girmeyi marifet sanan bazı câhiller, hiç bilmedikleri bir konuda atıp tutarak, “Onlar üç kişiydiler, dördüncüleri köpekleriydi!” diyecekler, yâhut “Hayır, beş kişiydiler, altıncıları köpekleriydi!” diyecekler. Kimileri de, “Yedi kişiydiler, sekizincileri köpekleriydi!” diyecekler. Bu gâfillere de ki: “Onların sayısını en iyi Rabb’im bilir. Ve eğer Müslümanlığınıza bir katkı sağlayacak olsaydı, bunu size de bildirirdi. Bu konuda ileri geri konuşanlara aldırmayın; çünkü onların gerçek hayat hikayesini bilenlerin sayısı çok azdır.” Bunun içindir ki, ey Müslüman! Kur’an’da açıkça anlatılan bu belli başlı konular hariç onların sayıları, isimleri, mağarada kaç yıl kaldıkları gibi gereksiz konular hakkında, hiç kimseyle lüzumsuz tartışmalara dalma ve bu gibi konularda daha fazla bilgi edinmek adına, kıssaları efsaneleştiren bu insanlardan hiçbirine soru sorma! Geçmişe yönelik bilinmeyen konularda tartışmaktan kaçındığın gibi, geleceğe yönelik gaybî konularda da aynı titizliği göster:
-“Üç kişidir; onların dördüncüsü köpekleridir” diyecekler.
Kafadan atarak:
- “Beştir; altıncısı köpekleridir” diyorlar.
-”Yedidir ve onların sekizincisi köpekleridir” diyorlar.
De ki:
-“Onların sayısını rabbim çok iyi bilir.
Onları az kişiden başkası bilmez”.
Zahirî görünenler dışında bunlar hakkında tartışma!
Onlardan hiçbirine görüş sorma!
(İnsanlardan pek çoğu, onlar hakkında) ğayba taş atarak:1 “(Onlar) üç (kişi) idiler, dördüncüleri köpekleri idi.” diyecekler. Bazıları da: “Beş (kişi) idiler, altıncıları köpekleri idi.” diyecekler. (Hatta) bazıları da: “(Onlar) yedi kişi idiler, sekizincileri köpekleri idi.” diyecekler. (Sen de): “Onların sayısını en iyi Rabbim bilir.”2 de. Onların sayısını hakkıyla bilen çok azdır, öyleyse onlar hakkında (Kur’an’da) açıkça anlatılanların dışında tartışma ve bunlar hakkında onlardan kimseye de bir şey sorma.
1 “Ğayba taş atmak” demek, sanki gerçekmiş gibi ğaybden haber vermek, yalan söylemek veya kerameti kendilerinden menkul zevatın uydurmalarını söylemek, demektir.2 Onların sayılarının bilinmesi çok önemli değildir ve bunu doğru bilenler de çok azdır. Buna göre Ashâb-ı Kehf kıssasını yalnız Kur’an’ın açıkladığı gibi okumalı, şunun bunun lafına bakmamalıdır. Ama ne yazık ki Müslümanların pek çoğu, bu âyetlerden haberi olmadığı veya bu âyetleri birilerinin yorumlarıyla anlamak zorunda oldukları için olsa gerek, hâlâ bu tartışmaları sürdürmektedirler. Bu kıssa bilhassa şia ve sûfî ekollerince o kadar çok istismar edilmiştir ki; insan, bu kıssayı Kur’an-ı Kerim’den okuduğu zaman farklı bir olaydan bahsediliyor kanaatine varmaktadır.
Muhammed Esed
[Ve çağlar sonra], bilemeyecekleri bir konuda gereksiz tahminlerde bulunarak, “onlar üç kişiydiler; dördüncüleri köpekleriydi”, yahut “beş kişiydiler, altıncıları köpekleriydi”, hatta “yedi kişiydiler, sekizincileri köpekleriydi” diyen kimseler çıkacak. 31 De ki: “Onların sayısını en iyi Rabbim bilir! Zaten ancak çok az kimse onlar hakkında kayda değer bir şeyler bilmektedir. Bunun içindir ki, onlar hakkında, (kıssalarından çıkan) görünür dersin dışında, kimseyle tartışma(yın), 32 ve onlar hakkında daha fazla bilgi almak için o [rivayetçilerden] hiçbir şey sorma(yın)”.
Bir zaman sonra bilinmeyen hakkında atıp tutma kabilinden bazıları, onlar üç kişiydiler dördüncüleri köpekleriydi, bir kısmı da beş kişiydiler altıncıları köpekleriydi bir diğeri de onlar yedi kişiydiler sekizincileri de köpekleriydi diyecekler. De ki: “Onların sayısını en iyi Rabbim bilir.” Unutma ki onlar hakkında pek az kişi bilgi sahibidir. Bu konuda sana verilen bilgi ile yetin ve onlarla tartışmaya girme ve onlar hakkında da hiç kimseye bir şey sorma! 10/61, 34/3
(Asırlar) sonra, bilinmeyen hakkında atıp tutma kabilinden, “Onlar üç kişiydiler dördüncüleri köpekleriydi” diyenler çıkacağı gibi, “Beş kişiydiler altıncıları köpekleriydi” diyenler de çıkacak; dahası “Yedi kişiydiler sekizincileri köpekleriydi” diyenler bile…[2369] De ki: “Onların sayısını Rabbim daha iyi bilir! Onlar hakkında (gerçek) bilgiye sahip olanların sayısı çok azdır.” (Sen, ey muhatap!) O halde artık onlar hakkında, olayın görünen boyutunun dışına taşan bir tartışmaya girme; yine onlar hakkında, (bilinmeyen hakkında atıp tutan)[2370] kimselere itibar edip de soru sorma!
[2369] Bu âyet, kıssanın anlatılageldiği asırlar içerisinde menkıbevî bir niteliğe büründüğünü dile getirmektedir. Buna göre kıssa hakkında ayrıntıya giren her anlatım, bu âyetin devamında ifade buyurulduğu gibi, recmen bi’l-ğayb (bilinmeyen hakkında atıp tutma) olmaktan öte gitmeyecektir.
[2370] Parantez içi açıklamamız, âyetin içerisinde yer almaktadır. Bu kimseler, bilgisi sahih ve sahici kaynaklara dayanmayan menkıbeci ve kıssacılar olsa gerektir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Diyeceklerdir ki: «Onlar üçtür, dördüncüleri köpekleridir» ve diyeceklerdir ki: «Beştir, altıncıları köpekleridir.» (Bu iki söz) Gayba taş atmaktır ve diyeceklerdir ki: «Yedidirler. Sekizincileri de köpekleridir.» De ki: «Onların adetlerini en ziyâde bilen Rabbimdir. Onları ancak pek azı bilir.» Artık onların hakkında zahiri bir mücadeleden başka münakaşada bulunma ve onlara dair bunlardan hiçbirinden bir fetva da isteme.
İnsanların kimi: “Onlar, üç kişi idi, dördüncüleri de köpekleri idi. ” diyecekler. Bazıları da: “Beş kişi idiler, altıncıları da köpekleri idi. ” diyecekler. Bunlar, gayb hakkında tahmin yürütmekten ibarettir. Kimileri de: “Onlar yedi kişi olup sekizincileri de köpekleri idi. ” derler. De ki: “Onların sayısını tam tamına Rabbim bilir. ” Onlar hakkında bilgisi olan çok az kişi vardır. Öyleyse onlar hakkında, sathî tartışma dışında kimse ile münakaşa etme ve bu konuda ileri geri konuşanlardan da hiçbir bilgi isteme!
Kur’ân, onların sayıları, hangi şehirde oldukları gibi konuları teferruat sayıp asıl çıkarılması gereken derslere dikkat çeker. Şöyle ki:1. Mümin, haktan dönmemeli 2. Maddî imkânlardan çok, Allah’a dayanmalı. 3. Allah’ın ölüleri diriltmeye kadir olduğuna kesinlikle inanmalı.
Süleyman Ateş
Görülmeyene taş atar gibi: "Onlar üçtür, dördüncüleri köpekleridir" diyecekler; "Beştir, altıncıları köpekleridir" diyecekler. "(Hayır,) Yedidir, sekizincileri köpekleridir.' diyecekler. De ki: "Onların sayısını Rabbim daha iyi bilir. Onları bilen azdır. Onun için onlar hakkında, sathi tartışma dışında, derin münakaşaya girme ve onlar hakkında bunlardan hiçbirine bir şey sorma.
Karanlığa taş atarak "Onlar üç kişiydiler, dördüncüsü köpekleriydi” diyeceklerdir. Bir kısım da “Onlar beş kişiydi, altıncısı köpekleriydi." derler. "Yediydiler, köpekleriyle sekiz" diyenler de vardır. De ki “Onların sayısını Rabbim bilir; başka bilen de pek azdır." Onun için bu konuda, açıkça belli olan şey dışında onlarla tartışma ve onların hiçbirinden bir görüş isteme.
[*] Karanlığa taş atmak : Bilmediği şey (gayb) hakkında atıp tutmak
Şaban Piriş
Karanlığa taş atarak, -Onlar üç kişi idiler, dördüncüleri köpekleriydi, diyecekler. Beş kişi idiler altıncıları köpekleriydi, diyecekler. Ya da yedi kişiydiler, sekizincileri köpekleriydi, diyecekler. De ki: -Onların sayısını en iyi Rabbim bilir. Onları çok az kimseden başkası bilmez. O halde, onlar hakkında açık olarak ortaya konandan başka bir şeyi tartışma. Onlar hakkında kimseye bir şey sorma!
Diyecekler ki, “Onlar üçtür; dördüncüsü köpekleridir.” Yine diyecekler ki, “Onlar beştir; altıncısı köpekleridir.” Bütün bunlar gayb taşlamaktır. Yahut “Onlar yedidir; sekizincisi köpekleridir” diyecekler. Sen de ki: Onların sayısını en iyi bilen Rabbimdir. İnsanlardan ise pek azı onları bilir. Onun için, onlar hakkında açık olan delillerden daha ötesi için tartışmaya girme; hiç kimseden de onlar hakkında birşey sorma.
"Üç kişiydiler, dördüncüleri köpekleriydi." diyecekler. Şunu da diyecekler: "Beş kişiydiler, altıncıları köpekleriydi." Gaybı taşlamaktır/bilinmeyen şey hakkında atıp tutmaktır bu. Şöyle de derler: "Yedi kişidirler, sekizincileri de köpekleridir." De ki: "Onların sayısını Rabbim daha iyi bilir. Onlar hakkında bilgisi olan, çok azdır." O halde, onlar hakkında yüzeysel bir tartışma dışında hiçbir çekişmeye girme. Onlar hakkında, konuşup duranlardan hiç kimseye bir şey sorma.