Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2163, sondan 4074. ayet; 18. sure ve Kehf Suresinin 23. ayetidir. Kehf Suresi 23. ayetinin kelime sayisi 7, harf sayısı 26 ve toplam ebced değeri ise 2962 olarak hesaplanmıştır. Kehf Suresinin toplam ebced değeri 495659 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Ashâb-ı Kehf kıssası Hz. Peygamber’e sorulduğunda “Allah izin verirse” demeden, “Yarın size cevap vereceğim” dedi. Bu sebeple bir süre vahiy kesildi. Bu bir uyarıydı. Nitekim on beş gün sonra vahiy geldiğinde yüce Allah Hz. Peygamber’i şöyle uyarıyordu: “Allah izin verirse demeden hiçbir şey için ‘Şu işi yarın yapacağım’ deme!” Hiç kimse yarın ne yapacağını bilemez (bk. Lokmân 31:34). Zira bir şeyin meydana gelmesi için sadece insanın iradesi yeterli değildir, Allah’ın da onun olmasını dilemesi gerekir. Bu irşad ve uyarılar sebebiyle gelecekte bir işi yapmaya niyet ederken işi Allah’ın iradesine bağlamak yani “Allah izin verirse” demek güzel görülmüştür. Türkçe’de yaygın olarak kullanılan ve âyet metnindeki lafza uygun bir dilek ifadesi olan “inşallah” deyiminin anlamı da budur (başka bazı âyetlerde de bu ifade aynı lafızla yer alır, meselâ bk. Kehf 18:69; Kasas 28:27; Sâffât 37:102).
Mehmet Okuyan
Hiçbir şey için sakın “Bunu yarın mutlaka yapacağım.” deme!
23,24. Allah'ın dilemesine bağlamadıkça, hiçbir şey için, “Bunu yarın yapacağım” deme! Bunu unuttuğun takdirde Allah'ı an ve “Umarım Rabbim beni doğruya bundan daha yakın olan bir yolla iletir” de!
23.İbnu Cerir`in Dahhak`tan yine İbnu Merdeviye`nin Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiklerine göre Resulullah (a.s.) bir şeyi yapmak üzere yemin etti. Aradan kırk gece geçti bunu yapamadı. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.
Ali Bulaç
Hiç bir şey hakkında: 'Bunu yarın mutlaka yapacağım' deme.
23,24. Herhangi bir şey için, Allah'ın dilemesi dışında: "Ben yarın onu yapacağım" deme. Unuttuğun zaman Rabbini an ve şöyle de: "Umulur ki, Rabbim beni doğruya daha yakın olana eriştirir."
23, 24. Allah'ın dilemesine bağlamadıkça (inşâallah demedikçe) hiçbir şey için «Bunu yarın yapacağım» deme. Bunu unuttuğun takdirde Allah'ı an ve: «Umarım Rabbim beni, doğruya bundan daha yakın olan bir yola iletir» de.
23,24. Hiç bir şey hakkında da Allahın meşiyyetiyle takyid etmeden «ben bunu yarın muhakkak yaparım» deme ve unuttuğun vakıt Allahı zikret ve şöyle de: ola ki rabbım beni bundan daha yakın bir vakıtta dosdoğru bir muvaffakıyyete îysal buyur
23,24. (Ey Habîbim!) Sakın hiçbir şey için, Allah'ın dilemesine bağlamadıkça(inşâallah demedikçe): “Ben bunu yarın kesinlikle yapacak olanım” deme!(2) (Bunu)unuttuğun zaman ise, Rabbini an ve: “Umarım ki Rabbim, bundan (bu kıssadan, peygamberliğime delîl olan) daha yakın bir yola (daha nice delillere) beni eriştirir” de!
(2)Resûl-i Ekrem Efendimiz (asm)’a Ashâb-ı Kehf ve Hızır (as) ile Zülkarneyn (as) hakkında suâl olundu. O ise, vahiy ile kendisine bildirileceği umûduyla bir gün sonra onlara cevab vereceğini söyledi. “İnşâallah” demediği için Peygamber Efendimiz (asm)’ın şahsında bütün ümmetine fiilî bir ders olmak üzere, ertesi gün vahiy gelmedi. Daha sonra Cenâb-ı Hakk bu sûre ile o suâllerin cevablarını indirdi. (Kurtubî, c. 5/10, 385)
22, 24. Onlar [⁴] «— Eshab-ı Kehf üç kişidir, dördüncüleri köpekleridir» derler. Bâzısı da «— Beş kişidir, altıncıları da köpekleridir» derler. Bu iki söz gaybe taş atmaktır [⁵] . Diğerleri ise «— Yedi kişidir. Sekizincileri köpekleridir» derler. Onlara de ki adetlerini Rabbim daha iyi bilir. Onları ancak az kimse bilir. Hakkında ancak zâhir olan şeyden fazlasıyle nizada bulunma [⁶]. Onlar hakkında onlardan hiçbir kimseye de bir şey sorma, hiçbir şey için ben onu herhalde yapacağım deme. Ancak Allah/ın dilemesiyle yapacağım de. Unuttuğun zaman Rabbini an, «— Olabilir ki Rabbim beni bundan [⁷] daha yakın bir yola [⁸] götürür» de.
İsmail Hakkı İzmirli Kehf Suresi 23. Ayet Açıklaması
[4] Eshab-ı Kehf'in kıssalarıyle meşgul olanlardan bir kısmı.[5] Zan ve tahminden ibarettir.[6] O hususta derine dalma, Kur'an'ın haberiyle iktifa et. Onları red de etme, teçhil de etme.[7] Eshab-ı Kehf'in haberinden.[8] Eshab-ı Kehf'in haberinden daha ziyade nübüvvetime delâleti zâhir olan bir yola.
Kadri Çelik
Hiç bir şey hakkında, “Ben bunu yarın mutlaka yapacağım” deme.
1 Bu âyetin iniş ve Peygamberimizin uyarılış sebebi şöyledir. Mekkeli müşrikler, Nadr b. Hâris ve Utbe b. Muayt’ı Peygamberimize soru sormak amacıyla, Medîne’deki Yahûdî bilginlerine bilgi almak üzere gönderirler. Yahûdî bilginleri: “Ona Ashâb-ı Kehften, Rûhtan ve Zü’l-Karneyn’den sorun. Eğer size onlar hakkında bilgi verirse nebidir, Ona uyun, bilgi veremezse, ne isterseniz yapın.” derler. Bunun üzerine bu adamlar, gelip bunları Peygamberimize sorarlar. O da “inşaallah” demeyi unutarak; “sorduklarınıza yarın cevap veririm” der. Fakat bu hususta on beş gün vahiy gelmez. Hattâ Mekkeliler: “Muhammed bize yarına söz vermişti hâlbuki on beş gün oldu.” demeye başlarlar. Sonunda bu sûre iner. Peygamberimizin zelleleri için Bk. (En’am: 52, Tahrim: 1, Tevbe: 113, Abese: 1-4, Kasas: 56 ve dipnotları.)
Muhammed Esed
VE HİÇBİR ŞEY hakkında, “Ben bu işi yarın mutlaka yapacağım” deme;
23, 24. Hiçbir konuda: Allah'ın dilemesine bağlamaksızın, “Ben yarın mutlaka şöyle şöyle yapacağım” deme! Bunu unuttuğun takdirde Allah'ı zikret ve: “Umarım ki Rabbim, doğru olma yönünden beni daha isabetli davranışa muvaffak kılar” de. [18, 63]