Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2164, sondan 4073. ayet; 18. sure ve Kehf Suresinin 24. ayetidir. Kehf Suresi 24. ayetinin kelime sayisi 17, harf sayısı 58 ve toplam ebced değeri ise 5084 olarak hesaplanmıştır. Kehf Suresinin toplam ebced değeri 495659 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
الا ان يشاء الله واذكر ربك اذا نسيت وقل عسى ان يهدين ربي لاقرب من هذا رشدا
Ashâb-ı Kehf kıssası Hz. Peygamber’e sorulduğunda “Allah izin verirse” demeden, “Yarın size cevap vereceğim” dedi. Bu sebeple bir süre vahiy kesildi. Bu bir uyarıydı. Nitekim on beş gün sonra vahiy geldiğinde yüce Allah Hz. Peygamber’i şöyle uyarıyordu: “Allah izin verirse demeden hiçbir şey için ‘Şu işi yarın yapacağım’ deme!” Hiç kimse yarın ne yapacağını bilemez (bk. Lokmân 31:34). Zira bir şeyin meydana gelmesi için sadece insanın iradesi yeterli değildir, Allah’ın da onun olmasını dilemesi gerekir. Bu irşad ve uyarılar sebebiyle gelecekte bir işi yapmaya niyet ederken işi Allah’ın iradesine bağlamak yani “Allah izin verirse” demek güzel görülmüştür. Türkçe’de yaygın olarak kullanılan ve âyet metnindeki lafza uygun bir dilek ifadesi olan “inşallah” deyiminin anlamı da budur (başka bazı âyetlerde de bu ifade aynı lafızla yer alır, meselâ bk. Kehf 18:69; Kasas 28:27; Sâffât 37:102).
Mehmet Okuyan
“Ancak Allah dilerse (yapacağım.” de)! Unuttuğun zaman Rabbini an ve “Umarım Rabbim beni doğruya bundan daha yakın olana ulaştırır.” de!
Bu cümle Kalem 68:18. ayetle birlikte okunmalıdır.
Bayraktar Bayraklı
23,24. Allah'ın dilemesine bağlamadıkça, hiçbir şey için, “Bunu yarın yapacağım” deme! Bunu unuttuğun takdirde Allah'ı an ve “Umarım Rabbim beni doğruya bundan daha yakın olan bir yolla iletir” de!
Ancak: “Allah dilerse" (inşaAllah yapacağım demen lazımdı) . Unuttuğun zaman Rabbini zikret ve de ki: "Umulur ki, Rabbim beni bundan daha yakın bir bilgi ve başarıya (olgunluğa-rüşde) yöneltip-ulaştıracak (inayet ve hidayet buyuracaktır.) ”
Ancak Allah dilerse yaparım de ve birşeyi unutunca Rabbini an ve de ki: Umarım, Rabbim, beni bundan daha ziyade hayra ve doğruya yakın birşeye erdirir ve başarı verir bana.
“Ancak Allah'ın sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygunsa yapacağım” de. Unuttuğun vakit, mâsivayı kalbinden çıkardığın vakit, bir şeyi hatırlayamadığın zaman tesbih ile, tekbir ile, istiğfar ile Rabbini zikret, Rabbine şükret.
“Umarım Rabbim beni doğruya, bundan daha yakın olan bir bilgiye ulaştıracak aydınlatıcı bilgiler verecek” de.
Ancak: 'Allah dilerse' (inşallah yapacağım de). Unuttuğun zaman Rabbini zikret ve de ki: 'Umulur ki, Rabbim beni bundan daha yakın bir başarıya yöneltip-iletir.'
Ancak sözünü, Allah'ın dilemesine bağlıyarak (Allah dilerse yapacağım) söyle. (İnşaallah demeyi) unuttuğun zaman Allah'ı an ve şöyle de: “-Olur ki Rabbim, beni, bundan daha yakın bir zamanda dosdoğru bir muvaffakiyete ulaştırır.”
(Bunun yerine:) “İnşaallah (ancak Allah dilerse yapacağım de). Böyle (İnşaallah) demeyi unuttuğunda ise Rabbini an ve: “Umarım ki, Rabbim beni şimdikinden daha doğru davranışa muvaffak kılar” de.
“İnşaallah” tan kasıt, her şeyin Allah’ın dilemesiyle olmasının bilinmesidir. Evet, insan her şeyi kendi iradesiyle yapar ama ona yapma iradesini veren Allah’tır. Onun için bir şeye niyet etmeden ya da o işi yapacağını söylemeden önce “Allah dilerse yapacağım” demelidir. Bu ifadeyi illa da Arapça olarak “inşaallah” şeklinde söylemek gerekmez. Esas olan Allah’ın dilemesini dile getirmek ve o bilinçle hareket etmektir.
Diyanet İşleri (Eski)
23,24. Herhangi bir şey için, Allah'ın dilemesi dışında: "Ben yarın onu yapacağım" deme. Unuttuğun zaman Rabbini an ve şöyle de: "Umulur ki, Rabbim beni doğruya daha yakın olana eriştirir."
23, 24. Allah'ın dilemesine bağlamadıkça (inşâallah demedikçe) hiçbir şey için «Bunu yarın yapacağım» deme. Bunu unuttuğun takdirde Allah'ı an ve: «Umarım Rabbim beni, doğruya bundan daha yakın olan bir yola iletir» de.
23,24. Hiç bir şey hakkında da Allahın meşiyyetiyle takyid etmeden «ben bunu yarın muhakkak yaparım» deme ve unuttuğun vakıt Allahı zikret ve şöyle de: ola ki rabbım beni bundan daha yakın bir vakıtta dosdoğru bir muvaffakıyyete îysal buyur
Meğer ki (özünü) Allahın dilemesi (ne bağlamış olasın). Unutduğun zaman Rabbini an ve (şöyle) de: «Umulur ki Rabbim beni bundan daha yakın bir hayra ve muvaffakiyyete erdirir».
23,24. (Ey Habîbim!) Sakın hiçbir şey için, Allah'ın dilemesine bağlamadıkça(inşâallah demedikçe): “Ben bunu yarın kesinlikle yapacak olanım” deme!(2) (Bunu)unuttuğun zaman ise, Rabbini an ve: “Umarım ki Rabbim, bundan (bu kıssadan, peygamberliğime delîl olan) daha yakın bir yola (daha nice delillere) beni eriştirir” de!
(2)Resûl-i Ekrem Efendimiz (asm)’a Ashâb-ı Kehf ve Hızır (as) ile Zülkarneyn (as) hakkında suâl olundu. O ise, vahiy ile kendisine bildirileceği umûduyla bir gün sonra onlara cevab vereceğini söyledi. “İnşâallah” demediği için Peygamber Efendimiz (asm)’ın şahsında bütün ümmetine fiilî bir ders olmak üzere, ertesi gün vahiy gelmedi. Daha sonra Cenâb-ı Hakk bu sûre ile o suâllerin cevablarını indirdi. (Kurtubî, c. 5/10, 385)
İlyas Yorulmaz
Ancak “Allah dilerse (yapacağım) de ve eğer unutursan Rabbinin ismini an” ve “Rabbimin beni, bundan (mağara insanları hakkında) daha doğru bir bilgiye iletmesini umuyorum” de.
22, 24. Onlar [⁴] «— Eshab-ı Kehf üç kişidir, dördüncüleri köpekleridir» derler. Bâzısı da «— Beş kişidir, altıncıları da köpekleridir» derler. Bu iki söz gaybe taş atmaktır [⁵] . Diğerleri ise «— Yedi kişidir. Sekizincileri köpekleridir» derler. Onlara de ki adetlerini Rabbim daha iyi bilir. Onları ancak az kimse bilir. Hakkında ancak zâhir olan şeyden fazlasıyle nizada bulunma [⁶]. Onlar hakkında onlardan hiçbir kimseye de bir şey sorma, hiçbir şey için ben onu herhalde yapacağım deme. Ancak Allah/ın dilemesiyle yapacağım de. Unuttuğun zaman Rabbini an, «— Olabilir ki Rabbim beni bundan [⁷] daha yakın bir yola [⁸] götürür» de.
İsmail Hakkı İzmirli Kehf Suresi 24. Ayet Açıklaması
[4] Eshab-ı Kehf'in kıssalarıyle meşgul olanlardan bir kısmı.[5] Zan ve tahminden ibarettir.[6] O hususta derine dalma, Kur'an'ın haberiyle iktifa et. Onları red de etme, teçhil de etme.[7] Eshab-ı Kehf'in haberinden.[8] Eshab-ı Kehf'in haberinden daha ziyade nübüvvetime delâleti zâhir olan bir yola.
Kadri Çelik
“Sadece Allah dilerse” (yapacağım, de). Unuttuğun zaman Rabbini zikret ve de ki: “Umulur ki Rabbim beni, doğruya daha yakın olana hidayet eder.”
Sözlerine, “Ancak Allah izin verirse!” kaydını mutlaka ekle. Çünkü Allah dilemedikçe sen hiçbir şey yapamazsın. Onun için, geleceğe yönelik plânlar, projeler üretirken, Allah’ın rızasını, olaylara yön veren irâdesini hesaba katmayı, O’nun yardımı olmadan bir adım bile atamayacağını hiçbir zaman unutma! Böylece, mücâdelende kendini yalnız ve kimsesiz hissetmezsin; başarı kazandığında gurur ve şımarıklığa kapılmaz, başarısız olduğun zaman ümitsizliğe, yılgınlığa düşmezsin. Eğer “İnşallah” demeyi unutursan, derhal Rabb’ini an ve hatânı telâfî et. Hiçbir zaman ümidini yitirme ve doğrulukta, iyilikte kendini asla yeterli görme. Hangi durumda olursan ol, “Umarım ki Rabb’im, beni bundan daha doğru bir yola iletecektir!” de.
“Ancak Allah dilerse (yapacağım.)” de. Unuttuğun zaman da Rabbini an.1 Ve “Rabbimin beni bundan daha yakın bir zamanda başarıya ulaştıracağını umuyorum.” de.2
1 Hatandan dolayı tevbe et.2 Âyetin bu bölümü: “Rabbimin, doğruya bundan daha yakın olan bir yola beni, ileteceğini umuyorum, de” veya “Rabbimin beni bundan (Ashâb-ı Kehf’ten) daha yakın bir zamanda başarıya ulaştıracağını umuyorum de” şeklinde de tercüme edilebilir.
Muhammed Esed
(bunu) ancak “Eğer Allah dilerse” [sözcüğüyle birlikte söyle]. 33 Ve bunu unutursan [hatırladığın zaman] Rabbini anarak de ki: “Umarım ki Rabbim beni doğru olana bundan daha yakın olan bir bilgi ve duyarlık düzeyine eriştirir!”
“İnşallah Allah dilerse yaparım” de. Olur da bunu unutursan derhal Rabbini an ve “Umulur ki Rabbim beni bundan daha güzel bir bilinç ve davranışa eriştirir” de!
Ancak “Allah isterse (yapabilirim” de).[2372] Ve bunu unuttuğun zaman hemen Rabbini hatırla ve de ki: “Umarım ki Rabbim beni bundan daha yakın (ve derinlikli) bir bilgi ve bilinç düzeyine eriştirir!”[2373]
[2372] Allah’ın hayata her an müdahil olduğu gerçeğine atıf. Burada bir şeyi söylemekten daha çok bir tasavvur inşâsı vardır. Zımnen: Allah’tan bağımsız bir hayat alanı olmadığını hiç aklından çıkarma ve kariyer planlamasını yaparken Allah’ı hesaba kat! Âyetin emrettiği zihnî duruş, inşaallah (Allah isterse) cümlesinde özetlenmiştir. İslâm aklının kodlarından biri olan inşaallaha “istisna” adı verilir (bkz: 68:18 ve not 21). Kalem sûresinin 17-33. âyetleri arasında aktarılan kıssa Allah yokmuş gibi konuşmanın zararlarını işlemektedir.
[2373] Sözün özü: Allah sadece hayatınıza ve uyanıklığınıza değil, ölümünüze ve uykunuza da müdahildir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ancak Allah Teâlâ dileyecek olursa (yapacağım)» de. Ve unuttuğun vakit Rabbini zikret ve de ki: «Umulur ki, Rabbim beni bundan daha yakın bir dosdoğru hayra (bir muvaffakiyete) eriştirir.»
23, 24. Hiçbir konuda: Allah'ın dilemesine bağlamaksızın, “Ben yarın mutlaka şöyle şöyle yapacağım” deme! Bunu unuttuğun takdirde Allah'ı zikret ve: “Umarım ki Rabbim, doğru olma yönünden beni daha isabetli davranışa muvaffak kılar” de. [18, 63]
(4) “İnşaallah,” yani “Allah dilerse, Allah nasip ederse, Allah izin verirse” demek suretiyle.
Yaşar Nuri Öztürk
"Allah dilerse" şeklinde söyleyebilirsin. Unuttuğunda, Rabbini an. Ve de: "Umarım ki Rabbim beni, bundan daha yakın bir zamanda başarıya/aydınlığa ulaştırır."