Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2318, sondan 3919. ayet; 19. sure ve Meryem Suresinin 68. ayetidir. Meryem Suresi 68. ayetinin kelime sayisi 8, harf sayısı 43 ve toplam ebced değeri ise 3787 olarak hesaplanmıştır. Meryem Suresinin toplam ebced değeri 281117 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure كـهيعص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette كـ (0) ه (3) ي (3) ع (0) ص (0) bulunuyor.
Arapça Metin
فوربك لنحشرنهم والشياطين ثم لنحضرنهم حول جهنم جثيا
İlk yaratılışı düşünmeyen insanlar, öldükten sonra dirilmeyi inkâr etmekte ve çürüyüp toz toprak olduktan sonra yeniden dirilmenin bir hayal ürünü olduğunu iddia etmektedirler. Oysa insan ilk yaratılışını düşünürse kendisini yoktan var eden bir kudretin, ölüp toz toprak olduktan sonra onu yeniden diriltebileceğine kanaat getirir. Nitekim Allah Teâlâ başka âyetlerde de insanları ilk defa nasıl yaratmışsa öyle dirilteceğini, bunun kendisi için daha kolay olduğunu ifade buyurmuştur (bk. Rûm 21:27; Yâsîn 36:79). 68. âyetteki “şeytanlar”dan maksat insanların ilâhî huzura çıkıp dünyada yaptıklarından hesaba çekilecekleri bir âhiret günü olmadığını, hayatın sadece bu dünya hayatından ibaret olduğunu iddia ederek insanları aldatıp saptıran inkârcı önderlerdir (Şevkânî, III, 386). Yüce Allah, bunları ve bunların kandırarak yoldan çıkardığı kimseleri mahşerde toplayıp cezalarını vereceğini buyurmuştur. Allah’a en çok âsi olanların çekip çıkartılacağını, ayrılacağını belirten 69. âyetteki ifade bazı tefsirciler tarafından şöyle yorumlanmıştır: İsyankârların bir kısmı ayırt edilip cehenneme atılacak, isyanı daha hafif olanlar ise bağışlanacaklar. Ancak, tefsircilerin çoğunluğuna göre âyet bütünüyle kâfirlere dairdir. Ayırt edilmekten maksat ise insanların inkârcılık ve isyan derecesine göre çeşitli gruplara ayrılmasıdır. Buna göre her grup cehennemde durumuna uygun bir tabakaya atılacaktır. Suç işleme ve inkârda öncülük ve önderlik edenlerin azabı daha ağır olacaktır (bk. Nahl 16:88; Ankebût 29:13). Ancak sonuç itibariyle, 70. âyette belirtildiğine göre kimlerin daha fazla isyankâr olduğunu eksiz bilen Allah Teâlâ, herkese, isyan ve günahlarının derecesine göre hak ettiği cezayı da eksiksiz bilecek ve en âdilane bir şekilde uygulayacaktır. “İçinizden, oraya (cehenneme) varmayacak hiçbir kimse yoktur” meâlindeki 71. âyette geçen cümle ile devamı üç türlü yorumlanabilir: a) Bunlardan maksat sırattan geçenlerdir. Mümin olsun kâfir olsun bütün insanlar aynı zamanda cehennemin üstünde kurulmuş olan sırattan geçmek zorunda oldukları için oraya uğramış olurlar. Ancak 72. âyete göre “kötülükten sakınanlar” cehennemden esirgenirken “zalimler diz üstü çökmüş olarak” orada bırakılacaktır. b) Maksat kâfirlerdir ve bunlar cehenneme gireceklerdir. c) Potansiyel olarak her insan ameline göre cennete olduğu kadar cehenneme de girebilecek durumdadır.
Mehmet Okuyan
Rabbine yemin olsun: Şüphesiz ki onları (inkârcıları) ve şeytanları toplayacağız. Sonra elbette hepsini cehennemin çevresinde diz üstü hazır bulunduracağız.
Öyle ise, Rabbine andolsun ki, elbette onları şeytanlarla birlikte mahşerde toplayacağız; sonra onları diz üstü çökmüş vaziyette cehennemin çevresinde hazır bulunduracağız.
Rabb'ine ant olsun ki, onları ve şeytanları¹ kesinlikle bir araya toplayacağız. Sonra onları Cehennem'in kenarında diz üstü çökmüş olarak hazır tutacağız.
Andolsun Rabbine, Biz onları da, (kendilerini şaşırtan) şeytanları da mutlaka (ahirette diriltip) haşredecek ve bir araya toplayacağız, sonra onları cehennemin çevresinde diz üstü çökmüş olarak hazır bulunduracağız.
Öyleyse Rabbine and olsun ki, biz onları ve dünyada onları yönlendiren, her türlü şeytanı ve yandaşlarını toplayacak ve sonra cehennemin çevresine, diz çökmüş bir halde getireceğiz.
Rabbine andolsun ki, kesinlikle onları, şeytanlarla, şeytan tıynetli ahlâksız azgınlarla, şeytanî güçlerle birlikte mahşerde toplayacağız. Sonra onları, dizüstü çökmüş vaziyette Cehennem'in çevresinde hazır vaziyette tutacağız.
Rabbine and olsun ki, biz onları (öldükten sonra dirilmeyi inkâr eden kâfirleri) Şeytanları ile beraber elbette ve elbette mahşerde toplayacağız. Sonra onları muhakkak Cehennem'in etrafında dizleri üstü hazır bulunduracağız (ki, Cennetlikleri görüp hasret çeksinler).
İşte Rabbine andolsun, Biz onları ve şeytanları mahşerde toplayacağız. Sonra onları dizüstü çökmüş bir halde Cehennem’in etrafında hazır bulunduracağız.
Rabbinin yüceliği hakkı için, onları (peşlerinden gittikleri) şeytanlarla birlikte mahşerde bir araya getireceğiz. Sonra da dizüstü çöktürerek cehennemin çevresinde toplayacağız.
Öyle ise, Rabbine andolsun ki, muhakkak surette onları şeytanlarla birlikte mahşerde toplayacağız; sonra onları diz üstü çökmüş vaziyette cehennemin çevresinde hazır bulunduracağız.
Rabbine andolsun ki biz onları (öldükten sonra dirilmeyi inkâr eden kâfirleri) şeytanları ile beraber elbette ve elbette mahşerde toplayacağız. Sonra onları muhakkak cehennemin etrafında dizleri üstü hazır bulunduracağız (ki cennetlikleri görüp hasret çeksinler.).
Evet rabbına kasem ederim ki biz onları ve o Şeytanları muhakkak ve muhakkak mahşere toplıyacağız, sonra onları muhakkak ve muhakkak dizleri üstü Cehennemin etrafına ihzar eyliyeceğiz
Binâen'aleyh Rabbine andolsun ki biz onları da, şeytanları da elbette ve elbette mahşerde toplayacağız. Sonra onları behemehal cehennemin etrafında diz üstü haazır tutacağız.
Artık Rabbine yemîn olsun ki, onları (o kâfirleri) ve şeytanları elbette (mahşerde)toplayacağız; sonra onları diz üstü çökmüş olarak muhakkak Cehennemin etrâfında hazır bulunduracağız!
Rabbine and olsun ki, onları ve aldatıcı güç olan şeytanları mutlaka toplayacağız ve cehennemin etrafında onları diz üstü çökmüş olarak bir araya getireceğiz.
İsmail Hakkı İzmirli Meryem Suresi 68. Ayet Açıklaması
[3] Korkunun şiddetinden durmaya takatları kalmayacak bir halde.
Kadri Çelik
Andolsun Rabbine, biz onları da şeytanları da mutlaka bir araya getireceğiz, sonra onları cehennemin çevresinde diz üstü çökmüş halde hazır bulunduracağız.
Evet, senin Rabb’ine yemin olsun ki, onları ve onları saptıran şeytanları Hesap Gününde bir araya toplayacak, sonra da hepsini cehennemin çevresinde, zillet içinde diz çökmüş bir hâlde bekleteceğiz!
Rabbine yemin olsun ki Biz, onları da şeytanları da mutlaka (âhirette) toplayacağız, sonra onları cehennemin çevre sinde diz üstü çökerterek hazır bulunduracağız.
Öyleyse, Rabbine andolsun ki, Biz onları [Hesap Günü'nde, kendilerini hayattayken yönlendiren] şeytanî güçlerle 52 bir araya toplayacak ve sonra cehennemin çevresinde diz üstü bekleteceğiz;
Rabbine andolsun ki, onları ve peşinden gittikleri şeytanları bir araya toplayacağız sonra da hepsini diz çökmüş bir halde cehennemin yanı başına getireceğiz. 45/28, 55/31, 102/1...8
Mustafa İslamoğlu Meryem Suresi 68. Ayet Açıklaması
[2526] Zımnen şöyle anlaşılabilir: İnsan neyi meleke haline getirmişse İlâhî huzura onunla çıkacaktır. Meleke haline gelen iyilikler insanın bir bakıma meleği, meleke haline gelen kötülüklerse insanın bir bakıma şeytanı olacak.
[2527] Cisiyyen, “dizler üzerinde sürünmek” manasına gelir. Sorumsuz bir hayat yaşayanların âhiretteki “rezil ve rüsva” durumlarına bir gönderme olduğu açıktır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Evet. Rabbine andolsun ki onları ve şeytanları elbette haşr-edeceğiz. Sonra da onları muhakkak ki, cehennemin etrafında dizüstü hazırlamış olacağız.
Senin Rabbine yemin olsun ki Biz onları da, şeytanları da diriltip huzurumuza toplayacağız, sonra da cehennemin çevresinde dizüstü çökmüş vaziyette oraya getireceğiz.