Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 118, sondan 6119. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 111. ayetidir. Bakara Suresi 111. ayetinin kelime sayisi 18, harf sayısı 72 ve toplam ebced değeri ise 3798 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (16) ل (7) م (5) bulunuyor.
Arapça Metin
وقالوا لن يدخل الجنة الا من كان هودا او نصارى تلك امانيهم قل هاتوا برهانكم ان كنتم صادقين
Bir de; “Yahudi ve Hıristiyanlardan başkası Cennet’e girmeyecek” dediler. Bu, onların kuruntuları! De ki: “Eğer doğru söyleyenler iseniz (iddianızı ispat edecek) delilinizi getirin.”
Yahudiler sadece yahudilerin, hıristiyanlar da sadece hıristiyanların cennete gireceklerini ileri sürdüler. Fakat Kur’an, “Eğer sözünüzde doğru iseniz kesin kanıtınızı getirin” şeklindeki çağrısıyla bu iddiaların delilsiz ve temelsiz olduğuna işaret etmektedir.
“Kesin kanıt” diye tercüme edilen burhan kelimesi, bilimsel ve felsefî bir terim olarak “doğruluğunda asla kuşku bulunmayan ve kesin bilgi sağlayan delil” anlamında kullanılmaktadır. Bu açıdan bazı âlimler Kur’an’ın bir adının da burhan olduğunu belirtirler (meselâ bk. İbnü’l-Cevzî, Zâdü’l-mesîr, II, 264). Bazı hadislerde de burhan “kesin bilgi ve kanıt” mânasında kullanılmıştır (bk. İbnü’l-Esîr, en-Nihâye, “Burhan” md.).
İslâm dünyasında burhanın felsefe, kelâm ve fıkıh usulünde bir kanıtlama yöntemi ve kıyas türü olarak kullanılması, Grek felsefesinin Arapça’ya tercüme edilmesiyle başlamış ve bu yöntem, “beş sanat” denilen kanıtlama yöntemlerinin (burhan, cedel, hatâbe [hitabet], şiir, safsata) en güçlüsü sayılmıştır (genişbilgi için bk. M. Naci Bolay, “Beş Sanat”, DİA, V, 546-547; Yusuf Şevki Yavuz, “Burhan”, DİA, V, 429-430).
Konumuz olan âyette burhanın, bütün şüpheleri ortadan kaldıracak açıklıkta ve itirazlara yer bırakmayacak kesinlikte bir delil olduğuna işaret edilmiş; dolayısıyla bir iddianın kabulü veya reddi, kuruntulara değil, bu şekildeki bir kanıtlamaya bağlanmıştır. Buna göre yahudilerle hıristiyanların, kendi dinlerinden olmayanların cennete giremeyecekleri yolundaki iddiaları böyle bir kanıttan yoksun olup sadece onların bir kuruntusudur. Çünkü onlar akıllarıyla değil duygularıyla hareket ediyorlar; müslümanları kıskanıyor, onların küfre dönerek ilâhî lutuflardan mahrum kalmalarını arzuluyorlardı. İşte onların cennete sadece kendilerinin gireceklerini ileri sürmeleri de bir hakikat olmayıp, kıskançlık duygularının ürünü olan bir temennidir. Kur’an ise boş temennilere değil, gerçeklere önem verdiği için “Kanıtınızı getirin” buyuruyor. Çünkü Kur’an kendi tabiriyle, burhana veya basirete önem verir (Yûsuf 12:108). Aslında bir iddianın doğruluğunu burhanla kanıtlamak şeklindeki ilke, görüldüğü gibi Kur’an’ın da vazgeçilmez saydığı evrensel bir ilke olup bu âyette dolaylı olarak müslümanların da dinî, fikrî ve bilimsel görüşlerini savunurken, duygusal hükümlerden, taklitten sıyrılmaları; görüşlerini ve inançlarını gerçekliği kuşkulu delillere değil, kesin kanıtlar üzerine temellendirmeleri, dindarlıklarını bu düzeye yükseltmeleri gerektiğine işaret edilmekte olup bu, Kur’an’ın her vesileyle üzerinde durduğu bir öğreti ve mesajdır.
Mehmet Okuyan
(Kitap ehli:) “Yahudi olanlar veya hristiyanlar hariç kimse asla cennete giremeyecek.” demişlerdi. İşte şu (iddiaları), kendi kuruntularıdır. De ki: “Doğruysanız delilinizi getirin!”
Bu mesaj Nisâ 4:123. ayetiyle birlikte okunmalıdır.
Bayraktar Bayraklı
Kitap ehli, “Yahudiler veya Hıristiyanlar hariç, hiç kimse asla cennete giremeyecek” dediler. Bu onların kuruntusudur. Sen de onlara de ki, “Eğer gerçekten doğru söylüyorsanız, delilinizi getiriniz.”
Onlar, “Yahudi ve Hıristiyanlardan başkası Cennet'e giremeyecek.” derler. Bu, onların kuruntusudur. De ki: “Eğer doğru söylüyorsanız iddianızı kanıtlayın.”
(Bu sapkınlar) "Yahudi veya Hristiyan olmayan hiç kimse kesin olarak cennete giremez" demektedir. Bu, onların kendi kuruntularıdır. De ki: "Eğer doğru sözlüyseniz, kesin kanıtınızı (bürhânınızı) getirin."
Yahudiler ya da Hıristiyanlar: “Cennete yalnız biz gireriz” diyorlar. Bu onların kuruntusudur. De ki: “Eğer söylediklerinizde samimi iseniz, iddianızı kanıtlayın.”
Onlar:
“Yahudi ve hristiyan olanların dışında kimse, asla Cennet'e giremeyecek" dediler. Bu onların kuruntuları, hayal mahsulü arzularıdır. Sen de onlara:
“Eğer doğru söylüyorsanız, delilinizi getirin" de.
Onlar: "Cennete ancak yahudi veya hıristiyan olan girebilecektir" dediler. [21] Bu onların kuruntularıdır. De ki: "Eğer doğru söylüyorsanız delilinizi ortaya koyun."
21.Yani yahudiler sadece yahudi olanların, hıristiyanlar da sadece hıristiyan olanların cennete girebileceklerini ileri sürerler. Ayeti kerimede yahudi ve hıristiyanların bu iddiaları birbirine atfedilerek anılmıştır.
Ali Bulaç
Dediler ki: 'Yahudi veya hristiyan olmayan hiç kimse kesin olarak cennete giremez.' Bu, onların kendi kuruntularıdır. De ki: 'Eğer doğru sözlüyseniz, kesin-kanıtınızı getirin.'
Yahûdi'ler, “-Cennet'e ancak yâhudi olanlar girer” ve hristiyanlar da, yine: “-cennet'e ancak hristiyan olanlar girer” dediler. Bu, onların kuruntularıdır. Ey Habibim, onlara söyle “- Eğer bu davânızda sâdık kimselerseniz delilinizi getirin.
(O ehl-i kitap) dediler ki: “Yahudi ve Hıristiyanlardan başkası Cennete girmeyecektir.” Bu, sadece onların arzusudur. Sen de ki: “Eğer doğru iseniz, bu konuda delilinizi getirin.”
Onlar: “Yahudilerden ve Hıristiyanlardan başka hiç kimse Cennet'e giremeyecek.” dediler. Bu onların kendi kuruntularıdır. Sen de ki: “İddianızda tutarlı iseniz haydi delilinizi ortaya koyun!”
"Yahudi veya Hıristiyan olmayan kimse elbette cennete girmeyecek" dediler; bu onların kuruntularıdır. De ki: "Sözünüz doğru ise delillerinizi getirin".
(Ehl-i kitap:) Yahudiler yahut hıristiyanlar hariç hiç kimse cennete giremeyecek, dediler. Bu onların kuruntusudur. Sen de onlara: Eğer sahiden doğru söylüyorsanız delilinizi getirin, de.
111-113 Benzer iddianın "Müslümanlar" ca tekrar edilmesi hayret vericidir. 2:62 ve 5:59 ayetlerine rağmen!
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir de "yahudi ve hıristiyanlardan başkası asla cennete giremeyecek" dediler. Bu onların kendi kuruntularıdır. Sen de onlara de ki; "Eğer doğru iseniz, haydi bakalım getirin delilinizi."
(Yahudiler ve Hıristiyanlar) dediler ki: «Yahudi veya Nasrânî olanlardan başkası asla cennete girmeyecek.» Bu, onların kuruntularıdır. (Habîbim, onlara) söyle: «Eğer (bu iddianızda) doğrucu kimseler iseniz burhanınızı getirin.».
(Ehl-i kitab:) “Yahudi veya hristiyan olandan başkası aslâ Cennete giremeyecek!” dediler. Bu onların boş temennîleridir. De ki: “Eğer (iddiâ nızda) doğru kimseler iseniz, delîlinizi getirin!”
Yahudiler ile Nasara «- Cennete Yahudiler ile Nasara olanlardan başka hiç bir kimse giremeyecektir» [⁶] dediler. Bu ise onların uydurmalarından ibarettir. Onlara de ki gerçek iseniz haydi burhanınızı getirin.
İsmail Hakkı İzmirli Bakara Suresi 111. Ayet Açıklaması
[6] “Yâni, Yahudiler «Cennete Yahudilerden başka kimse asla giremez» derler, Nasara da Yahudiler gibi «Cennete Nasaradan başka bir kimse asla giremez» derler. Buradaki Yahudilerden maksat Medine Yahudileri, Nasaradan maksat Necran Nasarasıdır.
Kadri Çelik
“Yahudi veya Hıristiyan olmayan kimse elbette cennete girmeyecek” dediler. Bu onların kuruntularıdır. De ki: “Doğru sözlüler iseniz delilinizi getirin.”
Önceki kutsal kitaplara inandıklarını öne sürenler, “Yahudi veya Hıristiyan olanlardan başkası Cennete giremeyecektir!” diyorlar. Yani Yahudiler de, Hıristiyanlar da, din adına uydurdukları bâtıl iddiaları kabul etmeyenlerin —iman ve erdem sahibi olsa bile— Allah’ın hoşnutluğunu kazanamayacağını, gelenek hâline gelmiş birtakım dînî formaliteleri yerine getirmedikçe kişinin cenneti hak edemeyeceğini söylüyorlar. Bu iddia, onların kendi kuruntu ve boş hayallerinden başka şey değildir. Onlara de ki:“Eğer doğru söylüyorsanız, Kutsal Kitaptaki bilgi ve delilinizi ortaya koyun bakalım!”
Bir de: -“Yahudî veya nasrâniy olmuş kimseden başkası Cennet’e asla girmeyecek!” dediler.
Bu onların arzuları / kuruntularıdır.
De ki:
-“Doğru söyleyen / sadık idiyseniz, bürhanınızı / kanıtınızı getirin!”.
Onlar: “Yahûdî veya Hıristiyan olmadıkça, kesinlikle kimse cennete giremeyecek.” dediler. Bu, onların asılsız kuruntularıdır. Sen, onlara: “Eğer doğru söylüyorsanız getirin (o zaman) delilinizi!” de.
ONLAR: “Yahudi veya Hristiyan olmadıkça hiç kimse cennete giremez!” diye iddia ederler. 89 Bu onların kuruntusudur! De ki: “Eğer söylediklerinizde samimi iseniz, iddianızı kanıtlayın!” 90
“Onlar Yahudi ve Hıristiyan olandan başkası cennete giremeyecek!” dediler; bu onların kuruntusudur. Onlara de ki: “Eğer iddianızda samimi iseniz delilinizi getirin de görelim!” 2/135, 4/123
Bir de kalkıp dediler ki: Yahudi veya Hıristiyan olmayanlar cennete giremeyecek. Bu onların hüsn-i kuruntusudur.[209] De ki: Eğer iddianızın arkasında duruyorsanız, hadi isbatlayın.[210]
Mustafa İslamoğlu Bakara Suresi 111. Ayet Açıklaması
[209] Yahudiler kendileri dışındakilerin ebedî saadetten mahrum olacağını iddia ederken, Hıristiyanlar da aynı iddiayı kendileri için yaptılar. Kur’an böylesi bir düşünceyi umniyye (kuruntu) olarak isimlendiriyor (Bkz: 2:78, not 138). Her iki grup hem birbirleri için, hem de Allah Rasûlü’ne inananlar için aynı kuruntuyu dillendiriyorlardı. Bu âyetin tüm zamanlardaki mü’min muhataplarına, Yahudilerin ve Hıristiyanların kapıldığı bu hüsnü kuruntuya kapılmamaları hatırlatılmaktadır (4:123). Bu âyet, 109. âyeti açıklayıcı mahiyettedir. Demek ki onlar bu kuruntularıyla henüz imanı yüreğinde kök salmamış olan mü’minleri aldatmak istiyorlar ve bunu bir propaganda malzemesi olarak kullanıyorlardı.
[210] Zımnen: Haydi iddianıza uygun bir hayat yaşayın! Zira “ebedî kurtuluş” iddiasının bu dünyada başkaca bir isbat zemini bulunmamaktadır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve dediler ki «cennete Yahudi veya Nasranî olanlardan başkası elbette giremeyecektir.» Bu onların boş hülyalarıdır. De ki: «Hüccetinizi getirin, eğer siz sâdık kimseler iseniz.»
Bir de: “Yahudi veya Hıristiyan olanlardan başkası cennete asla giremez! ” dediler. Bu onların kendi kuruntuları. . . Sen de ki: “İddianızda tutarlı iseniz haydi delilinizi ortaya koyun! ” [5, 18]
(Yahudiler) ‘Yahudi olandan başkası’ veya (Hristiyanlar) ‘Hristiyan olandan başkası Cennet’e giremez’ dediler. Bu onların kuruntusudur. De ki “Eğer doğru söylüyorsanız delilinizi getirin!”
-Yahudi ve Hıristiyan olanlardan başkası cennete giremeyecek! dediler; bu onların kuruntusudur. Onlara de ki:-Eğer doğru söylüyorsanız, delilinizi getirin.
Onlar, “Yahudilerden yahut Hıristiyanlardan başkası Cennete girmeyecek” dediler. Bu onların kuruntusudur. Sen, “Eğer doğru söylüyorsanız delilinizi getirin” de.
"Yahudi yahut Hıristiyan olandan başkası cennete asla giremeyecek." dediler. Bu, onların hurafeleri/anlamını bilmeden okuyuşları/kuruntularıdır. De ki onlara: "Eğer doğru sözlü iseniz hadi getirin susturucu kanıtınızı!"