Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 728, sondan 5509. ayet; 5. sure ve Mâide Suresinin 59. ayetidir. Mâide Suresi 59. ayetinin kelime sayisi 21, harf sayısı 77 ve toplam ebced değeri ise 3365 olarak hesaplanmıştır. Mâide Suresinin toplam ebced değeri 824694 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
قل يا اهل الكتاب هل تنقمون منا الا ان امنا بالله وما انزل الينا وما انزل من قبل وان اكثركم فاسقون
De ki: “Ey kitap ehli! Sadece Allah’a, bize indirilene ve daha önce indirilmiş olan (ilâhî kitap)lara inandığımızdan ve çoğunuzun da fasıklar olmasından ötürü bizden hoşlanmıyorsunuz.”
İslâm’ın Medine’de hızla yayıldığını gören Ehl-i kitap (yahudiler) müslümanları kıskandıkları için onlara karşı kin ve nefret besliyor, onları küçümsüyorlardı. Bu sebeple âyet-i kerîmede Hz. Peygamber’den onların bu kin ve nefretlerinin sebebini sorması istenmektedir. Çünkü müslümanların Allah’a, Peygamber’e ve daha önce gelmiş olan kitaplara iman etmeleri bir suç ve kusur değildi! Peygamberlerini tasdik edip kitaplarına iman ettikleri için Ehl-i kitabın müslümanları takdir etmeleri gerekirken, aksine kıskandıklarından dolayı onlara karşı kin ve nefret hisleriyle davranıyorlardı. Âyetten anlaşıldığına göre Ehl-i kitabın müslümanlara karşı menfi tavırlarının iki sebebi vardır: Biri, müslümanların Hz. Muhammed ve Kur’an dahil peygamberlere ve onlara indirilmiş olan kitaplara iman etmeleridir. İkinci sebep ise Ehl-i kitabın çoğunun yoldan çıkmış kimseler olmalarıdır.
Mehmet Okuyan
(Onlara) şöyle de: “Ey kitap ehli! Yalnızca Allah’a, bize indirilene ve daha önce indirilene inandığımız için mi bizden nefret ediyorsunuz? Oysa çoğunuz yoldan çıkmış kişilersiniz.”
De ki: Ey Kitap ehli! Yalnızca Allah'a, bize ve bizden daha önce indirilene inandığımız için mi bizden hoşlanmıyorsunuz? Oysa çoğunuz yoldan çıkmış insanlarsınız.
De ki: “Ey Kitap Ehli! Allah'a, bize indirilene ve bizden önce indirilene inandığımız için mi bizden nefret ediyorsunuz? Kuşkusuz, çoğunuz fasıksınız.¹”
1- Günaha sapan. Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkan; iyi, doğru, güzel ve temiz şeylerden uzak kalan.
Ahmet Akgül
De ki: “Ey Kitap Ehli, sizler bizim sadece (ve şeriksiz biçimde) Allah’a, bize indirilene (Kur’an’a) ve önceden indirilen (kitapların aslına) inanmamızdan ve sizin çoğunuzun da fasıklar (günaha ve haksızlığa düşkün insanlar) olmanızdan dolayı mı kızıyor, bizden gıcık alıyor (ve intikam için fırsat kolluyor) sunuz? (Evet, sizin bize kininiz İslam yüzündendir.)
De ki: Ey kitap ehli, bizden hoşlanmayışınızın sebebi, ancak Allah'a ve bize indirilene ve bizden önce indirilenlere inanmamızdan başka bir şey mi ki? Ve sizin çoğunuz, buyruktan çıkmış kişilersiniz.
De ki: “Ey geçmiş vahyin izleyicileri! Yalnız Allah'a, bize indirilene, bizden önce indirilene inandığımız için mi bizden hoşlanmıyor, bizde ayıp ve kusur buluyorsunuz? Oysa çoğunuz hak yolunu terkeden ve ilâhi sınırları aşan günâhkârlarsınız.”
“Ey geçmiş kitapları sahiplenenler, yalnızca, Allah'a, bize indirilene, Kur'ân'a ve daha önce indirilenlere, diğer kutsal kitaplara inandığımız için mi, çoğunuz, doğru ve mantıklı düşünmenin, hak dinin dışına çıkmış fâsık, âsi, bozguncu kimseler olduğunuz için mi bizi ayıplıyor, baskı ve işkence yaparak bizi cezalandırıyorsunuz?" de.
De ki: "Ey kitap ehli! Sizin bizden hoşlanmamanızın sebebi, bizim Allah'a, bize indirilene ve daha önce indirilmiş olana iman etmemiz ve sizin çoğunuzun fasık olmasından başka bir şey midir?"
De ki: 'Ey Kitap Ehli, yalnızca Allah'a, bize indirilene ve önceden indirilene inanmamız ve sizin çoğunuzun fasıklar olmanız nedeniyle mi bizden hoşlanmıyorsunuz?'
De ki, ey Ehl-i Kitab! Siz ancak şunun için bizden hoşlanmıyorsunuz: Biz, Allah'a, bize indirilene ve bizden daha önce indirilmiş olana iman ettik de ondan. Sizin çoğunuz ise imandan çıkmış fâsıklarsınız.
De ki: “Ey ehl-i kitap! Siz ancak Allah’a, onun bize indirdiği ile size indirdiğine inandığımız için, bizden intikam alıyorsunuz. Hâlbuki çoğunuz fasıksınız. (Kendinize inen Allah’ın emirlerine bile uymuyorsunuz.)
Diyesin ki: «Ey kitaplı olanlar! Hem Allaha, hem de bize inene, bizden önce gelene de, inanmış olmakla mı, bizi hoş görmezsiniz? Şüphe yok ki sizler buyrumdan dışardasız»
(Ey Resul! Yahudilere ve Hıristiyanlara) şöyle de: “Ey Ehl-i Kitap! Biz yalnızca Allah'a, bize indirilene ve bizden önce indirilen(ler)e inandığımız için mi bizden hoşlanmıyorsunuz? Sizin çoğunuz yoldan çıkmış kimselersiniz.”
(Onlara) şöyle de: Ey kitap ehli! Yalnızca Allah'a, bize indirilene ve daha önce indirilene inandığımız için mi bizden hoşlanmıyorsunuz? Oysa çoğunuz yoldan çıkmış kimselersiniz.
Yahudilerden bir gurup müslümanlara hitaben: «Sizden ve dininizden daha kötü bir toplum ve din bilmiyoruz» diye hakaret etmişlerdi. Allah, bunu diyenlerin, gerçekten çok kötü olan vasıflarını 60. âyette sayarak hakaretlerine mukabele ve müslümanları teselli etmiştir.
Edip Yüksel
De: "Kitaplılar! ALLAH'a, bize indirilene ve önceki indirilenlere inandık diye mi yoldan çıkmış olan çoğunluğunuzla bize karşı nefret besliyorsunuz?"
De ki: "Ey kitap ehli! Sadece Allah'a, bize indirilene ve bizden önce indirilene inandığımız için mi bizden hoşlanmıyorsunuz? Oysa çoğunuz yoldan çıkmışlarsınız".
De ki ey Ehli kitâb siz sırf şunun için bizden hoşlanmıyorsunuz: Biz Allaha iyman ettiğimiz gibi hem kendimize indirilene hem daha evvel indirilmiş olana iyman etmekteyiz, sizin ise ekseriniz fâıksınız
De ki: «Ey ehl-i kitâb, sizin bizden hoşlanmayışınız (ın sebebi) Allaha (inandığımızdan) ve bize indirilenlerle daha evvel indirilenlere îman etdiğimizden ve sizin bir çoğunuzun da faasık kimseler olduğunuzdan başka (bir şey) değildir».
De ki: “Ey ehl-i kitab! Sırf Allah'a, bize indirilen (Kitâb)a ve daha önce indirilenlere îmân etmemizden ve şübhesiz sizin çoğunuzun fâsık kimseler olmanızdan dolayı mı bizden hoşlanmıyorsunuz?”(1)
(1)Yahudilerden bir güruh Peygamber (asm)’a gelip: “Sen, peygamberlerden kimleri tasdîk edersin?” dediler. Peygamberimiz (asm), Bakara Sûresindeki 136. âyeti sonuna kadar okuyup, Îsâ (as)’ı da saydığında, yahudiler onun peygamberliğini inkâr ederek: “Vallâhi sizin dîninizden beter ve şerli din bilmeyiz!” demeleri üzerine bu âyet nâzil oldu. (Celâleyn Şerhi, c. 2, 243)
İlyas Yorulmaz
Deki: Ey Kitap ehli! “Allah’a, bize ve bizden önce indirilmiş kitaplara inanmamızdan dolayı bizden intikam mı alıyorsunuz?” Mutlaka onların çoğu yoldan çıkan kimselerdir.
De ki ey ehl-i Kitap! Biz ancak Allah/a, bize inzal olunana, bundan evvel inzal olunana inandığımızdan, pek çoğunuzun fasık olmalarından dolayı bizden hoşlanmıyorsunuz. Hakikat halde çoğunuz fasıksınız.
De ki: “Ey kitap ehli! Yalnızca Allah'a, bize indirilene ve daha önce indirilene inandığımız için mi bizi yadırgıyorsunuz? Şüphesiz çoğunuz fasık kimselersiniz.”
Ey Peygamber ve ey onun izinden yürüyen Müslüman! Yahudi ve Hıristiyanlara de ki: “Ey Kitap Ehli! Siz bize, Allah’a iman ettiğimiz; hem bize, hem de bizden önce indirilen vahiylere inandığımız ve sizin pek çoğunuz yoldan çıkmış kimseler olduğunuz için mi düşmanlık ediyorsunuz?”
De ki:
-“Ey Kitap ehli!
Allah’a, bize indirilenlere ve önceden indirilmişlere iman ettik diye mi bizden intikam alıyorsunuz?
Zaten çoğunuz yoldan çıkıp sapmış / fâsıklarsınız”.
(Ey Muhammed! Onlara): “Ey kitap ehli! Siz, bizim Allah’a, bize indirilene ve bizden öncekilere indirilenlere inanmamız ve çoğunuzun yoldan çıkmış kimseler olmanızdan dolayı mı bizden hoşlanmıyorsunuz?” de.
De ki: “Ey geçmiş vahyin izleyicileri! [Yalnız] Allah'a ve Allah'ın hem bize hem bizden öncekilere indirdiğine inandığımız için mi bizde kusur buluyorsunuz? [Yoksa bu, sadece] çoğunuzun sapkınlığından mı[dır]?”
De ki: “Ey kitap ehli! Siz sadece biz Allah’a, bize indirilen Kuran’a ve daha önce indirilenlere inandığımız için mi bizden nefret ediyorsunuz?1 Şüphe yok ki çoğunuz yoldan çıkmış fasık durumundasınız.2” 122/2, 39/45, 2 5/49, 9/8, 13/1, 43/78
De ki: Ey önceki vahyin mensupları! Şimdi siz yalnızca Allah’a, bize ve bizden önce indirilen vahiylere iman ettik diye bizi ayıplıyor musunuz?[953] Çoğunuzun yoldan çıktığı kesin bir gerçektir.
Mustafa İslamoğlu Mâide Suresi 59. Ayet Açıklaması
[953] Önceki âyetlerde eğlence ve oyun edilen değerlerin “bize ve bizden öncekilere gönderilen” ortak değerler olduğunu bu âyetten yola çıkarak söylemek mümkündür.
Ömer Nasuhi Bilmen
De ki: «Ey ehl-i kitap! Bizden hoşlanmamanız, bizim Allah Teâlâ'ya ve bize indirilene ve daha evvel indirilmiş olana imân ettiğimizden ve sizin birçoğunuzun şüphesiz fâsık kimseler olmalarından dolayı mıdır?»
De ki: “Ey Ehl-i kitap! Sizin bizden hoşlanmayışınızın tek sebebi galiba şudur: Biz Allah'a iman ettiğimiz gibi, hem kendimize indirilen kitaba, hem de daha önce indirilen ilâhî kitaplara iman etmekteyiz. Sizin ise ekseriniz yoldan çıkmış fâsıksınız. ”
De ki: "Ey Kitap ehli, Allah'a, bize indirilene ve bizden önce indirilene inandığımız için mi bizden hoşlanmıyorsunuz? Oysa sizin çoğunuz yoldan çıkmıştır."
De ki “Ey Ehl-i Kitap! Sizin bizi yadırgamanızın sebebi, bizim Allah’a, bize indirilene ve bizden önce indirilene inanıp güvenmemizden başka nedir? Sizin çoğunuz yoldan çıkmış fasıklarsınız.”
Süleymaniye Vakfı Mâide Suresi 59. Ayet Açıklaması
[*] Kitaplarında uzman olan kişiler
Şaban Piriş
De ki: -Ey kitap ehli! Allah'a, bize indirilene ve daha önce indirilene iman etmemizden ve çoğunuzun fasıklar olmasından dolayı mı bizden hoşlanmıyorsunuz?
De ki: Ey Kitap Ehli! Bizden hoşlanmayışınızın şundan başka bir sebebi mi var: Biz Allah'a, bize indirilene ve bizden önce indirilene inanıyoruz; siz ise çoğunlukla yoldan çıkmış kimselersiniz.
De ki: "Ey Ehlikitap! Sadece şunun için bizden hoşlanmıyorsunuz: Allah'a, bize indirilene, daha önce indirilene inanmışız. Doğrusu şu ki, sizin çoğunuz yoldan sapmış olanlardır."