Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 156, sondan 6081. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 149. ayetidir. Bakara Suresi 149. ayetinin kelime sayisi 17, harf sayısı 66 ve toplam ebced değeri ise 5369 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (8) ل (9) م (7) bulunuyor.
Arapça Metin
ومن حيث خرجت فول وجهك شطر المسجد الحرام وانه للحق من ربك وما الله بغافل عما تعملون
(Ey Muhammed!) Nereden yola çıkarsan çık, (namazda) Mescid-i Haram’a doğru dön. Bu, elbette Rabbinden gelen gerçek bir emirdir. Allah, sizin işlediklerinizden asla habersiz değildir.
Mekke dışında bulunanların kıbleye yönelmelerinin gerekmeyeceği gibi bir kanaati önlemek üzere yolculuk sırasında kılınacak namazlarda da Mescid-i Harâm’a dönülmesi emredilmiş, bu emrin Allah tarafından gelen bir gerçek olduğu ifade edilmiş; ayrıca bunun sadece Hz. Peygamber için değil diğer müslümanlar için de geçerli olduğuna işaret buyurulmuştur.
İnsanların kıble ile ilgili olarak müslümanlar aleyhinde nasıl bir delil ileri sürecekleri hususunda tefsirlerde farklı açıklamalar yer alırsa da kanaatimize göre, 144-150. âyetler arasında hem Hz. Peygamber’e hem de müslüman topluma hitaben Mescid-i Harâm’a dönmeleri hususundaki emrin birkaç defa tekrar edilmesinden şöyle bir anlam çıkmaktadır: Eğer bütün bu buyruklara rağmen yine de Mescid-i Harâm’a dönmez de eskisi gibi Kudüs tarafına yönelirseniz, o zaman insanlar (yani müşrikler, Ehl-i kitap ve hatta münafıklar), “Muhammed gerçekten peygamber, ümmeti de vasat ümmet olsaydı hem kıblenin değiştirildiğini ilân edip hem de hâlâ eskisi gibi Kudüs’e yönelmezlerdi” diyerek bu tutarsızlığınızı aleyhinize delil olarak kullanırlar. Fakat kıble emrini titizlikle uygularsanız artık söyleyecekleri söz kalmaz. Yalnız, siz ne kadar dikkatli ve ihtiyatlı olursanız olun, mutlaka hakkınızda ileri geri konuşmaya devam eden “zalimler” (haksızlığa saplanmış olanlar) bulunacaktır. Ama artık bunlara da aldırmamak gerekir. Müslümanlar yalnız Allah’ı düşünüp O’na saygı göstermeli, O’ndan korkmalıdırlar. Bu şekilde müslümanlar Allah’a ve O’nun buyruğuna saygı duyarak ibadetlerinde daima Mescid-i Harâm’a dönerlerse Allah onlara nimetini de tamamlayacak ve onları hidayete erdirecektir; onları “ehl-i kıble” diye de anılan bir büyük İslâm milleti haline getirecektir. Nitekim öyle de olmuş; müslümanlar şunun bunun dedikodusuna bakmadan, zalimlerden korkup çekinmeden, yalnız Allah’ı düşünüp O’nun hükmünü önemsedikleri sürece Allah onlara her türlü maddî ve mânevî nimetlerini bol bol ihsan etmiştir. Yüzyıllar boyunca Arabistan çölüne sıkışıp kalmış, durmadan birbirleriyle savaşan, birbirini yiyip tüketen Câhiliye dönemi kabileleri, Allah’ın birliği, Hz. Muhammed’in peygamberliği, müslümanların kardeşliği, Kâbe’nin kıble oluşu gibi birleştirici ilkeler etrafında toplanmışlar, bunun ardından diğer bazı milletlerin de İslâmiyet’e girmesiyle çok kısa zamanda müslümanlar üç kıtaya hâkim olan bir dünya toplumu haline gelmişler; dünyanın en büyük devletlerini geride bırakan bir sosyal, siyasî, askerî, idarî, bilimsel ve kültürel yapı oluşturmuşlardır.
Mehmet Okuyan
Nereden (yola) çıkarsan çık, (namazda) yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir! Şüphesiz ki bu (emir), Rabbinden (sana gelen bir gerçek)tir. Allah yapmakta olduklarınızdan asla habersiz değildir.
(Artık) Her nereden (yola) çıkarsan, (namazda) yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. Şüphesiz bu, Rabbinden olan bir Hakk’tır. Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir.
Nerede bulunursan bulun, hemen yüzünü Mescidi Haram'a doğru çevir. Bu emir şüphesiz gerçektir, Rabbindendir ve Allah yaptığınız şeylerden gafil değildir.
Her nereden gelirsen gel ve nerede olursan ol yüzünü Mescidi Haram'a çevir. Rabbinizden gelen bu emir gerçeğin ta kendisidir. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Nereden yola çıkarsan çık, namazda yüzünü Mescid-i Haram tarafına, Kâbe'ye çevir. Bu Rabbinden gelen gerekçeli, hikmete dayalı, Kur'ân âyetiyle bildirilen doğrudur. Allah işlediğiniz amellerden gâfil, habersiz değildir.
Her nereden (yola) çıkarsan çık yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Şüphesiz bu, Rabbin tarafından bildirilen bir gerçektir. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Nereden sefere çıkarsan, namazda yüzünü Mescid-i Harâm'a doğru çevir. Bu yöneliş emri Rabbinden gelen gerçek bir haktır. Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.
Nereden çıkarsan (nerede olursan, namazda) yüzünü Mescid-ül Haram tarafına çevir. Bu yöneliş, Rabbinden gelen bir gerçektir. Allah sizin yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Nereden yola çıkarsan çık, yönünü Mescid-i Haram'a doğru çevir. Bu, elbette Rabbinden gelen gerçek bir emirdir. Allah, sizin yaptıklarınızdan asla habersiz değildir.
Nereden yola çıkarsan çık (namazda) yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Bu emir Rabbinden sana gelen gerçektir. (Biliniz ki) Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Her nereden yola çıkarsan çık, (namaz için) yüzünü Kutsal Mescide doğru çevirmelisin. Bu, elbette Rabbinden gelen bir gerçektir. ALLAH yaptığınız hiç bir şeyden habersiz değildir.
Muhammed'in Medine'deki mezarını bir başka "Kutsal Mescid"(Mescid-i Haram) olarak kabul etmek, peygamberin vefatından sonra uydurulan bir bidattır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hem her nereden yola çıkarsan (namazda) hemen Mescidi Haram'a doğru yüzünü çevir. Bu emir şüphesiz hak, Rabbinden olduğu gerçektir. Allah yaptıklarınızdan habersiz de değildir.
Hem her nereden sefere çıkarsan hemen Mescidi harama doğru yüzünü çevir, bu emir şüphesiz hak, rabbından olduğu muhakkakdır, Allah amellerinizden gafil de değildir
Hangi yerden (sefere) çıkarsan (namazda) yüzünü Mescid-i haram tarafına döndür. Bu (emir de) Rabbinden (gelen) mutlak bir Hak dır. Allah, yapacaklarınızdan gaafil değildir.
Ve nereden (yolculuğa) çıksan, artık (namazda) yüzünü Mescid-i Harâm tarafına (Kâ'beye) çevir! Hiç şübhesiz ki bu, Rabbinden (gelen) haktır. Hâlbuki Allah, yapmakta olduklarınızdan gafil değildir.
Nereden çıkarsan çık, yüzünü Mescit-i Harama çevir. Bu (emir) Rabbinizden uyulması gereken bir hakikattir. Allah sizin yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Her nereden çıkarsan çık [⁴] yüzünü Mescid-i Haram canibine çevir. Çünkü bu emir, Rabbinden gelen bir haktır [⁵]. Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.
Her nereden yola çıkarsan çık, namaz kılarken yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. Kuşkusuz bu emir, Rabb’inden gelen bir gerçektir. Ve unutmayın ki Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.Kıblenin değişmesi, aynı zamanda ilâhî mesajı taşıma görevinin el değiştirmesi anlamına geldiğinden, yersiz tartışma ve itirazlara meydan vermemek için bakın tekrar tekrar diyoruz ki:
Her nereden (yola) çıkarsan çık, yüzünü (namazda) mutlaka Mescid-i Haram’a doğru çevir. Şüphesiz bu, kesinlikle Rabbinden gelen bir gerçektir. Ve Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Böylece, nereden gelirseniz gelin, [namazda] yüzünüzü Mescid-i Harâm'a doğru çevirin. Bilin ki bu [emir] Rabbinizden gelen bir hakikattir; ve Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Nereden yola çıkarsan çık, mutlaka yönünü Mescid-i Harama doğru çevir. Bu, elbette Rabbinden gelen bir hak/gerçektir. Zira Allah sizin yaptıklarınıza duyarsız değildir. 2/143, 24/64
Nereden yola çıkarsan çık, yüzünü mutlaka Mescid-i Haram tarafına çevir.[294] Bil ki bu emir Rabbinden gelen bir hakikattir. Allah sizin de yaptıklarınızdan habersiz değildir.[295]
Mustafa İslamoğlu Bakara Suresi 149. Ayet Açıklaması
[294] Burada, 144 ve 150. âyetlerde aynı lafızlarla gelen bu emrin üçü de farklı bağlamlara aittir.
[295] Kıble değişimi emrinin verildiği iki âyetin (bu ve 144) son cümlelerini birlikte okursak anlam şu olur: “Allah onların yaptıklarından da, sizin yaptıklarınızdan da habersiz değildir.”
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve her nereden sefere çıkarsan hemen yüzünü Mescid-i Haram tarafına döndür. Şüphe yok ki bu Rabbin cânibinden bir haktır. Ve Allah Teâlâ sizin amellerinizden gâfil değildir.
Her nereden yola çıkarsan çık, (namazda) yüzünü Mescid-i Haram tarafına döndür! Şüphesiz ki böyle yapmak, Rabbin tarafından gelen gerçektir. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Süleymaniye Vakfı Bakara Suresi 149. Ayet Açıklaması
[1] (Kaf suresi 50:11). âyetteki anlama uygun olarak hurûc'a kıyam = kalkma anlamı verilmiştir. Namaz kılan, kıyama durur. [2] Namazda Mescid-i Haram'ın kendisine dönmek gerekmez. Onun bulunduğu ana yöne dönmek yeterlidir.
Şaban Piriş
Nereden yola çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Bu, elbette Rabbinden gelen hak bir emirdir.
Onun için, nereden yola çıkarsan çık; yönünü Mescid-i Harama çevir. Çünkü o Rabbinden gelen hakkın tâ kendisidir. Allah ise yaptıklarınızdan habersiz değildir.
daħı ol yirden kim çıķduñ sefere, yüz dut yüzüñi [12a] mescid-i ḥarām dapa. daħı bayıķ ol ḥaķdur çalabuñdan. daħı degül Tañrı ġāfil andan kim işlersiz.