Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 205, sondan 6032. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 198. ayetidir. Bakara Suresi 198. ayetinin kelime sayisi 26, harf sayısı 110 ve toplam ebced değeri ise 11432 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (19) ل (11) م (12) bulunuyor.
Arapça Metin
ليس عليكم جناح ان تبتغوا فضلا من ربكم فاذا افضتم من عرفات فاذكروا الله عند المشعر الحرام واذكروه كما هديكم وان كنتم من قبله لمن الضالين
(Hac mevsiminde ticaret yaparak) Rabbinizin lütuf ve keremini istemekte size bir günah yoktur. Arafat’tan ayrılıp (sel gibi Müzdelife’ye) akın ettiğinizde, Meş’ar-i Haram’da Allah’ı zikredin.[59] Onu, size gösterdiği gibi zikredin. Doğrusu siz onun yol göstermesinden önce yolunu şaşırmışlardan idiniz.
Câhiliye devrinde, barış dönemi sayıldığı için “haram aylar” diye anılan hac mevsimi (zilkade, zilhicce, muharrem ayları) aynı zamanda bir ticaret mevsimiydi; fakat müslümanlar günah olacağı kaygısıyla ihrama girdikten sonra alışverişle meşgul olmuyorlardı. İşte “Rabbinizden bir lutuf beklemenizde sizin için bir günah yoktur” buyurularak müslümanların böyle bir endişeye kapılmalarının gereksiz olduğu, meşruiyet çerçevesinde ihramlı iken de ticaret yapıp Allah’ın lutfundan yararlanabilecekleri bildirilmektedir.
Arafat Mekke’nin 21 km. doğusunda, yaklaşık 14 km2 genişliğinde düz bir alanın adıdır. Bu alana bitişik olan dağ da Arafat ismiyle anılır. Ancak halk arasında, bu dağın devamı gibi duran Cebelirahme adlı küçük tepeye Arafat dağı denilmektedir. Haccın rükünlerinden olan vakfe bayramdan önce (arefe günü, 9 Zilhicce) bu bölgede yapılır. Bir hadise göre Arafat’ın tamamı vakfe yeridir (Müslim, “Hac”, 149); fakat Hz. Peygamber Cebelirahme’nin eteğinde vakfe yaptığı için öteden beri hacılar burada vakfe yapmakta, bu yüzden vakfe Cebelirahme’nin çevresinde yoğunlaşmaktadır. Arafat’ta, güneşin tepe noktasında bulunmasından (bir görüşe göre tan yerinin ağarmasından) gün batımına kadar bir anlık duruş bile vakfe için yeterlidir. Hanefî mezhebine göre arefe günü güneşin tepe noktasına gelmesi anından batmasına kadar Arafat sınırları içinde kalmak vâciptir. Daha sonra Arafat’tan kitleler halinde inilerek Mekke yönündeki Müzdelife’ye doğru yola çıkılır.
Meş‘ar-i Harâm Müzdelife bölgesinde bulunan Kuzah dağındaki bir tepenin adıdır; bu tepe dolayısıyla Müzdelife’nin tamamına da Meş‘ar-i Harâm denir. Hacılar Arafat’tan sonra buraya gelir ve arefeyi bayrama bağlayan geceyi burada geçirir, ikinci bir vakfe daha yaparlar. 198. âyette bu hususa işaret edildikten sonra, 199. âyette –buyruk sözcüğü içermekle beraber– esasen müslümanların, bir mahşer topluluğu görünümünde, Allah’tan af ve mağfiretler dileyerek, kitleler halinde Mina’ya doğru yola çıkışlarının canlı bir tasvirine yer verilmektedir.
Mehmet Okuyan
(Hac mevsiminde ticaret yaparak) Rabbinizden gelecek bir kazancı aramanızda size herhangi bir vebal yoktur. Arafat’tan (sel gibi) aktığınızda Meş‘ar-i Haram’da (Müzdelife’de) Allah’ı hatırlayın ve O’nu size ilettiği şekilde hatırlayın! Şüphesiz ki siz daha önce sapkınlardandınız.
Rabbinizden gelecek bir lütfu aramanızda size herhangi bir günah yoktur. Arafat'tan ayrılıp akın ettiğinizde, Meş‘ar-i Harâm'da Allah'ı anın ve O'nu size gösterdiği şekilde anın. Şüphesiz siz, daha önce yanlış gidenlerden idiniz.
Rabb'inizden lütuf¹ istemenizde bir sakınca yoktur. Artık Arafat'tan ayrılıp, akın ettiğinizde Meş'ar-i Harâm'da Allah'ı anın. O, size nasıl doğru yolu gösterdiyse, siz de O'nu öyle anın.² Kuşkusuz, O, doğru yolu göstermeden önce siz sapkınlardandınız.
1- Hoşunuza giden şeyleri ikram etmesini. 2- O'nun gösterdiği yoldan, O'nun istediği gibi gidin.
Ahmet Akgül
(Hacc mevsiminde bile) Rabbinizden bir fazl aramanızda (ticaret yapmanızda) sizin için sakınca yoktur. Arafat'tan hep birlikte (Müzdelife’ye) indiğinizde Meş'ar-ı Haram'da (Mek-ke’de, Arafat’la Mina arasındaki ziyaret durağında) Allah'ı anın (zikredip yalvarın) . O, sizi nasıl doğru yola yöneltip-ilettiyse, siz de (ibadet ve itaatle) O'nu anıp hatırlayın. Gerçek şu ki, siz bundan (İslam’dan) önce şaşkın ve sapkın olanlardandınız.
Rabbinizden rızık fazlalığı isteyerek ticarette bulunmanızda bir beis yok. Arafat'tan seller gibi boşanıp hep beraber inince de Meş'arülHaram'da Allah'ı anın. Hem de o, size doğru yolu nasıl gösterdi, onu anmanızı nasıl bellettiyse öyle anın. Bundan önce gerçekten de sapıklardandınız ya.
Arafat, Mekke civarındaki dağdır. Hacılar, zilhiccenin dokuzuncu günü burada toplanırlar. Meş'ar-ül-Harâm, Müzdelife civarındaki yerdir. Arafat'tan inilirken buradan geçilir.
Abdullah Parlıyan
Bununla beraber, hac mevsiminde ticaret yaparak kâr ve yarar istemenizde size bir günah yoktur. Arafat'tan kalabalıklar halinde dalga dalga Müzdelife'ye indiğinizde, Allah'ı gündeminizde tutun ve O'nu, yolunuzu gerçekten kaybetmişken, size doğru yolu gösteren bir ilah olarak tanıyın.
Hac mevsiminde ticaret yaparak, Rabbinizden gelecek bir lütfu, kazancı aramanızda size herhangi bir günah yoktur.
Arafattan akın akın indiğinizde, Meş'ar-i Haram yanında, Müzdelife'de Allah'ı zikredin. Allah'a ibadet edin, Allah'ın dinini, şeriatını anlatın. Allah'ın, Kur'ân'da ve Rasûlünün sünnetinde size öğrettiği şekilde şer'î mükellefiyetleri yerine getirerek, dinini, kitabını ve sünneti anlatarak onu zikredin. Doğrusu siz, bundan önce, başlarına buyruk hareket ederek dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih edenler arasındaydınız.
Rabbinizden bir lütuf istemenizde sizin için herhangi bir sakınca yoktur. [41] Arafat'tan topluca indiğinizde Meş'ar-ı Haram'da Allah'ı anın. O size doğru olanı gösterdiği gibi siz de O'nu anın. Gerçekte siz bundan önce sapıklardan idiniz.
198.Buhari`nin Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre cahiliye döneminde Ukaz, Mecenne ve Zu`l-Mecaz adlı panayırlar oluşturulurdu. Buralarda alış veriş edenler hac döneminde ticaret yapmakla günâh işlemiş olabilecekleri endişesine kapıldılar ve bunu Resulullah (a.s.)`a sordular. Bunun üzerine Yüce Allah: "Rabb`inizden bir lütuf istemenizde sizin için herhangibir sakınca yoktur" diye buyurdu. Yani hac mevsimlerinde ticaret yapılmasının bir sakıncası olmadığını bildirdi. Abdullah bin Ömer (r.a.)`den nakledilen bir rivayette de bu ayeti kerimenin insanların Resulullah (a.s.)`a hac döneminde ticaret yapmanın hükmünü sormaları üzerine indirildiği ifade edilmiştir.41.Yani hacc mevsiminde ticaret yaparak rızık temin etmeye çalışmanızda bir sakınca yoktur. Bu açıklama bazılarının hacc esnasında ticaret yapılmasını hoş karşılamamalarına cevap olarak inmiştir.
Ali Bulaç
Rabbinizden bir fazl istemenizde sizce sakınca yoktur. Arafat'tan hep birlikte indiğinizde Allah'ı Meş'ar-ı Haram'da anın. O, sizi nasıl doğru yola yöneltip-ilettiyse, siz de O'nu anın. Gerçek şu ki, siz bundan evvel yolu şaşıranlardandınız.
Hac mevsiminde Rabbinizin fazlından ticaret istemeniz (alışveriş etmeniz) size günah değildir. Arafat'dan dönüşünüzde Meş'ari Haram nâmındaki yerde Allah'ı zikredin. O, size nasıl hidayet etti ise, siz de onu öylece anın. Doğrusu siz Bundan önce (Allah'ın hidayetinden evvel) cidden sapıklardandınız.
(Hacc’da) Rabbinizden bir fazl (gelir ve ikram) istemenizde, size bir günah yoktur. Arafat’tan akın edince, Meş’ar-ül Haram’da Allah’ın size nasıl zikredileceğini gösterdiği gibi Onu zikredin. Şüphesiz sizler de daha önce bu makamda yanlış hareket edenlerden idiniz.
Tanrının erdeminden istemekte günah yok, Arafattan döndükte, Meş'ari haramda Allahı anın, onu anın ki, önceden sapıtmış idiyseniz de, size doğru yolu gösterdi
Hac mevsiminde ticaret yaparak Rabbinizin lütfundan istifade etmenizde size herhangi bir günah yoktur. Arafat'tan ayrılıp (Müzdelife'ye) akın ettiğiniz zaman Meş'ar-i Haram'da (Müzdelife'de) Allah'ı zikredin (onu dua ve telbiyelerle anın). Ve size doğru yolu gösterdiği gibi siz de (dünyanın farklı yerlerinden hacca gelmiş bulunan kardeşlerinize) Allah'ı ve onun gönderdiği dini anlatın. Doğrusu siz onun yol göstermesinden önce yolunu şaşırmışlardan idiniz.
Rabbiniz'den refah istemenizde bir engel yoktur. Arafat'tan indiğinizde, Allah'ı Meşari Haram'da anın; O'nu, size gösterdiği şekilde zikredin. Nitekim siz önceleri hiç şüphesiz sapıklardandınız.
(Hac mevsiminde ticaret yaparak) Rabbinizden gelecek bir lütfu (kazancı) aramanızda size herhangi bir günah yoktur. Arafat'tan ayrılıp akın ettiğinizde Meş'ar-i Haram'da Allah'ı zikredin ve O'nu size gösterdiği şekilde anın. Şüphesiz siz daha önce yanlış gidenlerden idiniz
Diğer ibadetler gibi haccın da ferde ve topluma sayısız faydaları vardır. Bunların en önemlilerini şu maddelerde toplayabiliriz:
(1) İhram, tek tip ve basit bir elbisedir. Bütün hacı namzetleri bunu giyerek sonradan edindikleri mal, mülk, rütbe, makam ve benzerlerini geride bırakır, tek farkın şahsî faziletten ibaret olduğu gerçek eşitliği yaşarlar.
(2) Kefeni andıran ihram içinde yapılan Arafat vakfesi aynı zamanda bir mahşer örneğidir. Bu manzara, belki bir ömür boyu insana ölümü ve haşri hatırlatır.
(3) Çeşitli ırk ve kültürlere mensup müslümanların toplanmalarına vesile olan hac, bir «maddi ve manevi değerler» alışverişine vasıta olmakta, müslümanları birbirine yaklaştırmakta, problemlere ortak çözümler arama imkânı vermektedir.
(4) Kâbe etrafında tavaf, tevhid fikrini temsil etmekte, farklı yönlere, fakat daima Kâbe’ye yönelerek kılınan namaz «Nereye dönseniz Allah oradadır» prensibini ruhlara işlemektedir. Metodlar, ictihatlar,kanaatler farklı olabilir, ancak her şey Allah içindir, Allah rızasına yönelmelidir.
Edip Yüksel
Rabbinizin lütfunu (hac bölgesinde ticaret yaparak) aramanızda sakınca yok. Arafat'tan ayrıldığınızda Kutsal Bölgede ALLAH'ı anın. Sizi doğru yola ilettiği için O'nu anın; bundan önce siz sapıtmıştınız.
Rabbinizin lütfunu istemenizde size bir günah yoktur. Arafat'tan indiğiniz zaman Meş'ari Haram yanında (Müzdelife'de) Allah'ı zikredin. O'nu, size gösterdiği şekilde zikredin. Doğrusu siz, bundan önce gerçekten sapmışlardandınız.
rabbınızın fazlından ticaret istemeniz size günah değildir, derken Arafattan ifaza ettiniz mi Meş'arı haram yanında Allahı zikredin hem onu size doğrusunu öğrettiği gibi zikredin, doğrusu siz bundan evvel cidden şaşırmışlardan idiniz
(Hacc mevsiminde ticâretle) Rabbinizden rızık istemenizde bir günâh yokdur. Arafatdan (orada «vakfe» den sonra, seller gibi) boşanıp (elbirlik) akdığınız zaman «Meş'ar-i haraam» ın yanında Allahı zikredin, O, size nasıl hidâyet etdiyse siz de Onu öylece anın. (Bilirsiniz ya) siz bundan evvel gerçek sapıklardandınız!
(Hac esnâsında ticâret yaparak) Rabbinizden bir ihsan aramanızda size bir günah yoktur. Nihâyet Arafat'tan (ayrılıp) akın ettiğiniz zaman, Meş'ar-i Harâm (tepesi) yanında(Müzdelife'de) artık Allah'ı zikredin! Ve (O) sizi hidâyete erdirdiği gibi, (siz de) O'nu zikredin!(3) Doğrusu (siz) bundan evvel de elbette dalâlete düşenlerdendiniz.
(3)“Tohum olacak bir habbenin (dânenin) kalbi, yani içi delindiği zaman, elbette sünbüllenip neşv ü nemâ bulamaz (gelişemez) ölür gider. Kezâlik ‘ene’ ile ta‘bîr edilen enâniyetin (benliğin) kalbi, ‘Allah Allah’ zikrinin şuâ‘ ve harâretiyle (nûru ve sıcaklığıyla) yanıp delinirse, büyüyüp gafletle fir‘avunlaşamaz ve Hâlık-ı Arz ve Semâvât’a (yer ve göklerin yaratıcısına) isyân edemez. O zikr-i İlâhî sâyesinde, ‘ene’ mahvolur.” (Mesnevî-i Nûriye, Habâb, 90)
İlyas Yorulmaz
Rabbinizden lütuf (hayırlı kazanç) istemeniz günah değildir. Arafat’dan topluca inip, Mescidi Harama geldiğinizde Allah’ı anın. Allah’ın sizi doğru yola ulaştırdığını hatırlayın ki, ondan önce sapkınlardandınız.
Hac mevsiminde Rabbinizden ticaretle rızk istemenizde size bir günah yoktur. Arafat/tan bir uğurdan döndüğünüz zaman Meş/ar-i Haram/da [⁶] Allah/ı anın, size nasıl doğru yol göstermiş ise Allah/ı öyle anın. Bununla beraber siz ki evvelce doğru yoldan sapmış olanlardan idiniz [⁷].
İsmail Hakkı İzmirli Bakara Suresi 198. Ayet Açıklaması
[6] Müzdelife'nin müntehasında bir yerdir ki Cebel-i Kuzah yakınındadır. Meş'ar alâmet mahalli demektir.[7] İman ve takati bilmezdiniz, yahut nasıl zikr, nasıl ibadet edeceğinizi bilmezdiniz.
Kadri Çelik
(Hacda) Rabbinizden bir yarar dilemenizde (ticaret yapmanızda) bir sakınca yoktur. Arafat'tan akın ettiğinizde, Allah'ı Meş'ar'il Haram'da anın; sizi hidayete ulaştırdığı gibi, siz de O'nu zikredin. Şüphesiz (unutmayınız ki) bundan önce sapık olanlardan idiniz.
Bu arada, hac sırasında ticari, kültürel, siyâsî ve bilimsel etkinliklerde bulunarak Rabb’inizin nîmetlerini aramanızda size bir günah yoktur. Arafat’tan Müzdelife’ye doğru sel gibi akın akın inerken, Müzdelife’de bulunan Meşar-i Haram’ın yanında namaz kılarak, Kur’an okuyarak ve telbiyeler getirerek Allah’ı anın. Fakat atalarınızdan gördüğünüz gibi değil, Allah’ın size gösterdiği biçimde onu anın! Size doğruları, güzellikleri öğrettiği için, Allah’ın adını yücelterek O’na şükredin!Unutmayın ki, bundan önce siz, doğru yolu şaşırmış kimselerden idiniz.
Rabbinizden fazl / lütuf istemenizde size günah yoktur.
Arafat’tan akın akın ayrıldığınız zaman Meş’ar-i Harâm’da Allah’ı anın! Sizi hidayete eriştirdiği gibi O’nu anın!
Nitekim bundan önce Şaşkınlar’dandınız.
(Hacc’da ticaret yaparak) Rabbinizin lütfundan rızkınızı aramanızda size bir günâh yoktur.1 Arafat’tan2 hep birlikte ayrılınca (Müzdelife’deki) Meş’ar’ül Haram’da3 Allah’ı anın. Siz, önceleri (yani) son derece sapkınlardan iken, Onun sizi anıp da dosdoğru yola ilettiği gibi siz de Allah’ı (Ona şükrederek) anın.
1 Yani Allah’ın koyduğu kurallara göre yapılan ticaretin, Hacca engeli ve size de bir günâhı yoktur. Yani hac, ticarete, kazanca mâni değildir. Araplar cahiliyye devrinde hac mevsimlerinde Ukâz, Mecenne, Z’ül-mecaz gibi pazar ve panayırları açarlar ve oralarda ticaret yaparlardı. İslâm dini gelince hacc’da ticaret yapmaktan sakınmağa başlamışlardı. Bu âyet bunun hakkında nâzil olmuştur. (Elmalılı)2 Arafat: Zilhicce’nin 9. günü hacıların vakfe yaptıkları, Mekke’ye 20 km. uzaklıkta ve doğusundaki “Cebel’ür-Rahme” (Rahmet Dağı) ve etrafındaki bölgedir. Zilhicce’nin 9. gününe, hacıların Arafat’a çıkmalarından dolayı “Yevm’ül-Arafat” (Arafat günü) denilir. Hac ibadetinin rükünlerinden olan Vakfe'nin yapıldığı yerdir. Hz. Peygamber (s.a.v): “Ben şurada kurban kestim, Mina'nın her tarafı bir kurban yeridir. Konakladığınız yerde kurban kesin. Ben şurada vakfe yaptım. Arafât'ın her tarafı vakfe yeridir...” (Müslim) buyurmuşlardır. Ramazan bayramı öncesine, “arafa günü” denilmesi yanlıştır. Peygamberimiz, Arafat’ta: “Hacc Arafat’tır, kim Müzdelife gecesi fecrin doğmasından önce vakfeye yetişirse, haccı idrak etmiş olur…” buyurmuştur. (Tirmizî, Ebû Dâvud, İbnu Mâce)3 Meş’ar’ül-Haram: Arafat ile Mina arasındaki Müzdelife’de Kuzah adı verilen ve Hacc'da Arafat'tan sonra vakfe yapılan bir tepedir. Önceleri burada ocaklar, mumlar ve büyük kandiller yakılırdı. Şimdi ise üzerine bu isimle anılan büyük bir mescid yapılmıştır. Bu âyet, Meş’ar’ül-Haram’ın yanındaki Müzdelife’de vakfeyi emretmektedir. Müzdelife’de kılınan akşam ve yatsı namazları burada yapılması istenen zikrin en güzel uygulamasıdır. Müzdelife'de vakfe ve akşam ile yatsı namazlarının burada bir arada kılınması, Hanefilerce vacibtir. Müzdelife'de vakfeyi terk eden kimseye kurban kesmek vacib olur. Burada sabah namazı vaktine kadar durup, sabah namazını kılmak sünnettir.
Muhammed Esed
[Bununla beraber], Rabbinizden [hac esnasında] bir lütuf elde etmek için çalışırsanız 181 günah işlemiş olmazsınız. Arafat'tan 182 kalabalıklar halinde dalga dalga indiğinizde kutsal mahalde Allah'ı anın; ve O'nu, yolunuzu gerçekten kaybetmişken size doğru yolu gösteren bir ilah olarak anın; 183
Rabbinizin lütfundan payınızı aramanızda size herhangi bir günah yoktur. Arafat’tan akıp giderken Meş’ari Haram’da Allah’ı anın. Her ne kadar daha önce sapkınlık içinde iseniz de, Allah size doğru yolu gösterdi. İşte bu büyük lütfe minnettarlığınızı dile getirin. 17/110-111, 20/14
Rabbinizin lutfundan pay almak istemenizde size bir vebal yoktur.[392] Arafat’tan çağlayıp akarken Meş’ar-i Haram’da[393] Allah’ı anın! Artık O’nu, size gösterdiği gibi anın! Doğrusu siz, bundan önce yolunu şaşıranlar arasındaydınız.
Mustafa İslamoğlu Bakara Suresi 198. Ayet Açıklaması
[392] İbn Abbas ve İbn Mes’ud gibi sahabiler bu âyeti “hac mevsiminde” açıklayıcı ibaresiyle birlikte okumuşlardır. Bu okuma, hem ihramlı günleri ticaretten ayırmayı, hem de bunun dışında kalan hac aylarında alışverişi kınayan sahte dindarlık gösterisini boşa çıkarmayı amaçlamaktadır (Bkz: Zemahşerî). Ebu Müslim 197. âyetin sonuyla bu âyetin ilk cümlesini birlikte değerlendirerek “(Haccı eda konusunda) sorumluluğunuzu yerine getirin (daha sonra ise) Rabbinizin lutfundan..” şeklinde tüm ticari faaliyetleri hac mevsimi dışına itecek şekilde anlar ve buna da Cuma 10 âyetini referans gösterir. Râzî naklettiği bu görüşe itiraz eder.
[393] Meş‘ar-i Haram: Müzdelife.
Ömer Nasuhi Bilmen
Rabbinizden bir rızık talep etmeniz sizin üzerinize bir günah değildir. Arafat'tan geri döndüğünüz zaman Allah Te-âlâ'yı Meş'ar-i Haram yanında hemen zikrediniz. Ve O'nu, size hidâyet ettiği gibi zikreyleyiniz. Şüphe yok ki, siz bundan evvel dalâlette kalmış kimselerden idiniz.
Hac mevsiminde ticaret yaparak, Rabbinizden size gelecek kâr ve yarar taleb etmenizde size bir vebal yoktur. Arafat'ta vakfeden ayrılıp sel gibi Müzdelife'ye doğru akın ettiğinizde, Meş'ar-ı Haram'da Allah'ı zikredin. O size nasıl güzelce doğru yolu gösterdiyse, siz de öyle güzel bir şekilde O'nu zikredin! Bilirsiniz ki, O'nun yol göstermesinden önce siz yolu şaşırmış kimselerdendiniz.
Arefe günü vakfeden sonra güneş batınca Arafat’tan Müzdelife’ye doğru akın edilir. Meş’ar-ı Haram Müzdelife’dedir. Müzdelife’de akşam ve yatsı namazları birlikte kılınır. Gece orada geçirilerek, bayramın birinci günü sabah namazının peşinden Mina’ya doğru hareket edilir, orada kurban kesilip, Kâbe tavaf edilerek ihramdan çıkılır.
Süleyman Ateş
Rabbinizin lutuf ve keremini aramanızda sizin için bir günah yoktur. Arafat(taki duruş)tan ayrılıp (Müzdelife'ye) akın edince Meş'ar-i haram'da Allah'ı anın, O'nun size gösterdiği biçimde O'nu anın. O'nun yol göstermesinden önce siz, sapıklardan idiniz.
Yahut: O size nasıl güzel yol gösterdiyse, siz de O'nu öyle güzel bir biçimde anın (Envâru't-Tenzîl: 1:146) Câhiliyye çağında Hac aylarında ticâret pazarları kurulurdu. Müslümanlar bu geleneğin günâh olduğunu sandılar. İşte bu âyette, hac görevini yaptıktan sonra ticâret yapıp Allah'ın Lûtfunu (vereceği rızkı) aramada bir sakınca olmadığı belirtilmiştir.
Süleymaniye Vakfı
(Hac aylarında) Sahibinizin (Rabbinizin) iyiliğini aramanın size bir günahı olmaz. Arafat’tan sel gibi aktığınız zaman Meş’ar-i Haram yanında (Müzdelife’de) Allah’ı anın (namaz kılın). O size nasıl gösterdiyse, öyle anın (namaz kılın). Doğrusu, bundan önce yanlışlar içindeydiniz.
Süleymaniye Vakfı Bakara Suresi 198. Ayet Açıklaması
[*] Eskiden hac aylarında panayırlar kurulurdu. Âyete göre hacı, kazanç amacıyla panayırlara katılabilir.
Şaban Piriş
Rabbinizden rızık/fazl istemenizde her hangi bir günah yoktur. Arafat'tan ayrılınca Meş'ari Haram'da Allah'ı zikredin. Nitekim, O, size yol göstermeden önce gerçekten, şaşkınlardan / dalalette olanlardan idiniz ya!
Rabbinizden size erişecek bir nimeti aramanızda(100) sakınca yoktur. Arafat'tan sökün ettiğiniz zaman, Müzdelife'deki Meş'ar-ı Haramda Allah'ı anın. Onun size yol gösterişine karşılık, siz de Onu anın. Yoksa, daha önce siz şaşkınlar arasındaydınız.
(100) Hac mevsiminde ticaret yapmanızda. Helâl rızık kazanmak için çalışmak, 62:10 ve 73:20’de de görüleceği gibi, Allah’ın nimetini, lütuf ve keremini aramak şeklinde tanımlanmıştır ki, bu ifadede bir yandan rızkın Allah’tan geldiğine, diğer yandan da insanın bu nimete erişmek için çaba harcaması gerektiğine işaret vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Rabbinizden bir lütuf ve bereket istemenizde hiçbir sakınca yoktur. Arafat'tan ayrılıp akın ettiğinizde Meş'a-i Haram'da Allah'ı zikredin. O'nu, O'nun size gösterdiği gibi anın. Siz bundan önce gerçekten sapıklardan idiniz.