Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 265, sondan 5972. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 258. ayetidir. Bakara Suresi 258. ayetinin kelime sayisi 43, harf sayısı 166 ve toplam ebced değeri ise 12822 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (32) ل (23) م (14) bulunuyor.
Arapça Metin
الم تر الى الذي حاج ابرهيم في ربه ان اتيه الله الملك اذ قال ابرهيم ربي الذي يحـي ويميت قال انا احـي واميت قال ابرهيم فان الله يأتي بالشمس من المشرق فأت بها من المغرب فبهت الذي كفر والله لا يهدي القوم الظالمين
Allah, kendisine hükümdarlık verdi diye (şımarıp böbürlenerek) Rabbi hakkında İbrahim ile tartışanı görmedin mi? Hani İbrahim, “Benim Rabbim diriltir, öldürür.” demiş; o da, “Ben de diriltir, öldürürüm” demişti. (Bunun üzerine) İbrahim, “Şüphesiz Allah güneşi doğudan getirir, sen de onu batıdan getir” deyince, kâfir şaşırıp kaldı. Zaten Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.
İnsanlar yokluk ve yoksullukla imtihan edildikleri gibi varlık ve iktidar verilerek de imtihan edilirler. Dine ve kulluk çağrısına karşı direnenler daha ziyade servet ve iktidar sahipleri arasından çıkar. Bunlar ellerindeki imkânların asıl sahibini ve kaynağını unuturlar. Ellerindeki güç sayesinde her şeyi yapabileceklerini, her derde çare bulabileceklerini, Allah’a ihtiyaçları bulunmadığını zannederler. Bazıları daha da ileri giderek Allah’ın yaptığı şeyleri kendilerinin yaptıklarını, yapabileceklerini iddia ederler, güçte kendilerine eşit olmayanları kul ve köle yerine koyup onları sömürürler. Hz. İbrâhim zamanında iktidarda olan hükümdar –ki, bazı kaynaklar bunun, Bâbil şehrini kuran ve kulesini yapan Nemrud olduğunu kaydetmiştir– Allah’ın elçisinin davetini kabul etmediği gibi onun, insanlara tanıtmaya çalıştığı rabbi hakkında da tartışmaya girişmiş, rabbin sıfatlarının ve gücünün kendisinde de bulunduğunu iddia etmiştir. Allah Nemrud’a servet ve iktidar vermeseydi “Allah’ın yaptıklarını yapabildiği” iddiasında bulunamayacaktı. Bu nimet ve imkânlar, Nemrud gibilerinde inkâra ve zulme, Dâvûd ve Süleyman aleyhisselâm gibilerinde ise şükre ve Allah’ın kullarına hizmet etmeye vesile olmaktadır. Şüphe yok ki Nemrud insanları öldürme ve diriltme gücüne sahip bulunmadığını bilmektedir. Buna rağmen demagoji (mugalata) yaparak, sözü hakiki mânasından saptırıp hak elçisinin davetine karşı çıkmasının gerçek sebebi saltanat tutkusudur; bu dini kabul etmesi halinde zulme ve sömürüye devam etme imkânını kaybedeceğini bilmesidir. Nemrud, idam mahkûmunu affetmeyi “insanı diriltmek”, suçsuz bir insanı idam ettirmeyi de “diriyi öldürmek” sayarak veya öldürme ve yeni canlıları hayata getirme fiilinin Allah’a ait oluşu gizli, gözle görünmez olduğu için –kendinin bir dahli ve etkisinin olmadığını bildiği halde– bunları yaptığını iddia etmek suretiyle Hz. İbrâhim’e karşı çıkmış, bunları Allah’ın değil kendisinin yaptığını ileri sürmüştür. Aslında rabbin hayat vermesi ve öldürmesinin mânası başkadır ve bu mânada Nemrud da, başkaları da ne diriltmeye ne de öldürmeye kadirdirler; hatta ecelleri geldiğinde kendilerini ölümden kurtarmaya da güçleri yetmez. Ancak bu olgudan yola çıkarak tartışmada sonuç almanın güçlüğünü gören Hz. İbrâhim, herkesin gözleriyle gördüğü bir vâkıadan hareket ederek ikinci bir delil getirmiştir. Güneşin doğudan doğması ve batıda kaybolması te’vil götürmez bir gerçektir. Nemrud’dan önce de bu böyle olduğundan onun, “Bunu ben yapıyorum” demesi de mümkün değildir. Nemrud’un, iddiasında haklı ise yapabileceği şey, güneşin doğuş ve batış yerlerini değiştirmektir, Hz. İbrâhim de bunu teklif etmiş, Nemrud söyleyecek söz bulamamış ve iddiasının asılsız olduğu ayan beyan ortaya çıkmıştır.
Kur’an-ı Kerîm’in verdiği bu tartışma örneği, din ve inanç konusunda insanları ikna etmek veya inancı savunmak için tartışma yapmanın câiz olduğunu göstermektedir. Kelâm ilmi de işte bu nevi tartışmalardan doğmuştur.
Mehmet Okuyan
Allah kendisine hükümdarlık verdiği için Rabbi hakkında İbrahim ile tartışmaya gireni (Nemrut’u) görmedin mi? Hani İbrahim “Rabbim yaşatan ve öldürendir.” demişti. O da “Ben de yaşatır ve öldürürüm.” demişti. İbrahim, “Allah güneşi doğudan getirmektedir; sen de onu batıdan getir.” demişti de o kâfir şaşakalmıştı. Allah zalimler topluluğunu doğru yola ulaştırmaz.
Burada kastedilen kişinin Nemrut olduğu genel kabul görmektedir. Rivayete göre, bu azgın kişi yanına aldığı iki kişiden birini sağ bırakıp diğerini öldürerek kendince Hz. İbrahim’i mağlup etmeye çalışmıştı.
Bayraktar Bayraklı
Allah kendisine hükümdarlık verdiği için şımararak Rabbi hakkında İbrâhim ile tartışmaya gireni görmedin mi? İşte o zaman İbrâhim, “Rabbim hayat veren ve öldürendir” demişti. O da, “Hayat veren ve öldüren benim” demişti. İbrâhim, “Allah güneşi doğudan getirmekte, haydi sen de onu batıdan getir” deyince kâfir apışıp kaldı. Allah zâlimler topluluğunu hidayete erdirmez.
Allah, kendisine mülk¹ verdi diye İbrahim'le Rabb'i hakkında tartışanı görmedin mi? Hani İbrahim: “Benim Rabb'im diriltir ve öldürür.” demişti. O da: “Ben de diriltir ve öldürürüm.” demişti. İbrahim: “Öyleyse, Allah Güneş'i doğudan çıkarıyor, sen de batıdan çıkar.” deyince, o gerçeği yalanlayan nankör, şaşırıp kaldı. Allah, zalim olan halka doğru yolu göstermez.
Allah, kendisine mülk verdi diye, Rabbi konusunda İbrahim’le tartışmaya gireni (Nemrut kâfirini) görmedin mi? Hani İbrahim: “Benim Rabbim diriltir ve öldürür” deyince; o da: “Ben de öldürür ve diriltirim (istediğimi katleder, istediğimi öldürmekten vazgeçerim) ” demişti. (O zaman) İbrahim: “Şüphesiz Allah Güneş’i doğudan getirir; (haydi) sen de onu batıdan getir (de görelim) ” deyince, o inkârcı böylece afallayıp kalıvermişti. Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmeyecektir.
Kendisine Allah'ın saltanat verdiği kişinin, İbrahim'le çekişmeye başladığını görmedin mi? O zaman İbrahim, benim Rabbim diriltir, öldürür demişti. O, ben de diriltirim, öldürürüm dedi. İbrahim dedi ki: Şüphe yok ki Allah, güneşi doğudan çıkarmada, sen batıdan doğdur. İnanmayan, bu söze şaşırıp kalmıştı. Allah zalim kavmi doğru yola sevketmez ki.
İbrahîm Peygamber'le davaya girişen Nümrud'dur. Halk arasında bu padişaha Nemrut denegelmiştir. Rivâyete göre Tanrılık dâvasına kalkışan ilk adamdır.
Abdullah Parlıyan
Başka bir dayanağı olmadan Allah kendisine hükümdarlık bağışladığı için İbrahim ile Rabbi hakkında münakaşa eden o hükümdarı görmez misin? Hani İbrahim: “Rabbim hayat veren ve öldürendir” demişti de, O: “Ben de hayat verir ve öldürürüm.” demişti. Bunun üzerine İbrahim: “Allah güneşi doğudan doğduruyor, öyleyse sen de batıdan doğdur” demişti de, bunun üzerine Allah'tan gelen gerçekleri örtbas eden o kâfir hükümdar, şaşırıp donakalmıştı. Allah varlık sebebine aykırı davranan böyle kimseleri asla hidayete erdirmez.
Allah kendisine zenginlik ve saltanat verdiği için, şımararak, Rabbi hakkında deliller getirerek İbrâhim'le tartışanı, diktatör Nemrud'u görmüyor musun? İbrahim:
“Yaratan, yaşama kabiliyeti, gücü ve varlıklara işleyiş düzeni veren, koruyan, kontrol eden Rabbim, hayat veren ve eceller gelince ölümü gerçekleştirendir" dedi. Nemrud:
“Ben de hayat veririm ve ölümü gerçekleştiririm" diye karşılık verdi. İbrâhim:
“Allah güneşi doğudan doğduruyor. Haydi sen de batıdan doğdur" dedi. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhüdünü, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuuraltına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden Nemrud şaşırıp kaldı. Allah, inkârı, isyanı alışkanlık haline getirmiş, zâlim, müşrik bir kavmi, hidayete, doğru yola sevketme lütfunda bulunmayacak.
Allah kendisine hükümdarlık verdi diye, İbrahim'le Rabbi hakkında tartışmaya gireni görmedin mi? İbrahim: "Benim Rabbim dirilten ve öldürendir" dediğinde "Ben de diriltir ve öldürürüm" demişti. Bunun üzerine İbrahim: "Allah güneşi doğudan getirir, sen de onu batıdan getir bakalım" deyince o inkar eden şaşırıp kaldı. Allah zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.
Allah, kendisine mülk verdi, diye Rabbi konusunda İbrahim'le tartışmaya gireni görmedin mi? Hani İbrahim: 'Benim Rabbim diriltir ve öldürür' demişti; o da: 'Ben de öldürür ve diriltirim' demişti. (O zaman) İbrahim: 'Şüphe yok, Allah güneşi doğudan getirir, (hadi) sen de onu batıdan getir' deyince, o inkârcı böylece afallayıp kalmıştı. Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.
Allah, kendisine saltanat ve mülk verdi diye (azarak) İbrahim ile Rabbi hakkında mücadele eden Nemrud'u görmedin mi? İbrahim ona; “- Benim Rabbim (kudreti ile) hem diriltir, hem öldürür.” dediği vakıt o Nemrud; “- Ben de diriltir, öldürürüm.” demişti. İbrahim (Aleyhisselâm); “- Allah güneşi doğudan getiriyor, haydi sen onu batıdan getir” söyleyince, o küfreden Nemrud şaşırıp tutuldu. Allah zâlimler kavmini muvaffak etmez. (Nemrud öldürülmesi gereken bir kimseyi azâp edip, bir suçsuzu da öldürmek suretiyle, kendisinin gûya diriltmeye ve öldürmeye kâdir olduğunu Hazreti İbrahim'e karşı söylediği rivayet edilir.”)
Allah ona iktidarı vermiş olduğundan (şımararak) Rabbi hakkında İbrahim’le tartışanı görmedin mi? Hani İbrahim; “Rabbim, dirilten ve öldürendir” deyince, O: “Ben de diriltirim ve öldürürüm” dedi. İbrahim: “Rabbim güneşi doğudan batıya getiriyor. Sen de onu batıdan geri getir” deyince, o kâfir şaşkına döndü. Hiç şüphesiz Allah, zalim bir toplumu doğru yola iletmez.
Kendisine ülke verildiğinde, Tanrısı hakkında, İbrahim ile çekişen kimseyi görmedin mi sen? İbrahim ona dedi ki: «Dirilten de, öldüren de benim Tanrımdır», o da dedi ki: «Ben de diriltirim, ben de öldürürüm!», İbrahim dedi ki: «İmdi Allah güneşi doğudan gönderiyor, sen batıdan getirsene!...» Kâfir de donakaldı, zalim olan bir ulusu, Allah doğru yola iletmez
Allah kendisine hükümdarlık verdi diye (şımarıp azarak) Rabbi hakkında İbrahim ile münakaşa eden (Nemrût'u) görmedin mi (ondan haberin olmadı mı)? Hani İbrahim: “Benim Rabbim hem diriltir hem de öldürür.” demişti. O (Nemrut) da: “Ben (de) yaşatır ve öldürürüm (istediğimi katleder, istediğimi öldürmekten vazgeçerim).” demişti. (Bunun üzerine) İbrahim: “Allah güneşi doğudan getirmektedir; haydi sen de onu batıdan getir.” deyince kâfir (Nemrut) apışıp kalmıştı. Allah zulmeden kimseleri doğru yola ulaştırmaz.
Cemal Külünkoğlu Bakara Suresi 258. Ayet Açıklaması
Hükümdar (Nemrut): “Ben de hayat verir ve öldürürüm.” diyor ve bunu ispatlamak için öldürülmesi gereken idama mahkûm bir kimseyi belli bir müddet azap ettikten sonra bağışlıyor, bir suçsuzu da öldürtüyordu. Böylece, kendisinin güya yaşatmaya ve öldürmeye muktedir olduğunu göstermeye çalışıyordu.Ayette zikredilen hükümdarın “Nemrutlardan herhangi birisi olduğu söylenmektedir. Nasıl ki, Eski Mısır hükümdarlarına “Firavun” deniyorduysa, Keldani kavmi hükümdarlarına da “Nemrut” denirdi.
Diyanet İşleri (Eski)
Allah kendisine mülk verdi diye İbrahim ile Rabbi hakkında tartışanı görmedin mi? İbrahim: "Rabbim, dirilten ve öldürendir" demişti. "Ben de diriltir ve öldürürüm" dedi; İbrahim, "Şüphesiz Allah güneşi doğudan getiriyor, sen de batıdan getirsene" dedi. İnkar eden şaşırıp kaldı. Allah zulmeden kimseleri doğru yola eriştirmez.
Allah kendisine mülk (hükümdarlık ve zenginlik) verdiği için şımararak Rabbi hakkında İbrahim ile tartışmaya gireni (Nemrut'u) görmedin mi! İşte o zaman İbrahim: Rabbim hayat veren ve öldürendir, demişti. O da: Hayat veren ve öldüren benim, demişti. İbrahim: Allah güneşi doğudan getirmektedir; haydi sen de onu batıdan getir, dedi. Bunun üzerine kâfir apışıp kaldı. Allah zalim kimseleri hidayete erdirmez.
ALLAH kendisine hükümdarlık verdiği halde, İbrahim ile Rabbi hakkında tartışan dikkatini çekmedi mi? İbrahim, "Benim Rabbim O'dur ki yaşatır ve öldürür," deyince, "Ben de yaşatır ve öldürürüm," demişti. İbrahim, "ALLAH güneşi doğudan getiriyor. Sen de batıdan getirsene," deyince inkarcı adam şaşırıp kalmıştı. ALLAH zalim toplumu doğruya iletmez.
Bu tartışmada İbrahim'in yöntemi ilgi çekicidir. Kralın, "Ben de yaşatır öldürürüm" biçimindeki demagojisini tartışmayarak bir başka soruya geçiyor. Bak 13:15.
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah, kendisine hükümdarlık verdi diye, Rabbi hakkında İbrahim'le tartışanı görmedin mi? Hani İbrahim, ona: "Benim Rabbim odur ki, hem diriltir, hem öldürür." dediği zaman: "Ben de diriltir ve öldürürüm." demişti. İbrahim: "Allah güneşi doğudan getiriyor, haydi sen onu batıdan getir!" deyince o inkâr eden herif şaşırıp kaldı. Öyle ya, Allah zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.
Baksanâ ona: O, kendine Allah meliklik verdi diye İbrahime rabbı hakkınd a huccet yarışına kalkana, İbrahim ona «benim rabbım o kadirı kayyumdur ki hem diriltir hem öldürür» dediği vakit «ben diriltirim ve öldürürüm» demişti, İbrahim: «Allah güneşi Meşrıktan getiriyor, haydi sen onu Mağribden getir» deyiverince o küfreden herif dona kaldı, öyle ya: Allah zalimler güruhunu muvaffak etmez
Allah kendisine mülk (-ü saltanat) verdiği için (şımararak) İbrâhîm ile, Rabbi hakkında, çekişeni görmedin mi? Hani İbrahim: «Benim Rabbim hem diriltir, hem öldürür» deyince o: «Ben de diriltir, öldürürüm» demişdi. İbrâhîm: «Allah güneşi doğudan getiriyor. Haydi sen de onu batıdan getir» deyince ise o kâfir şaşırıb (ve tutulub) kalmışdı. Allah zaalimler güruhunu muvaffak etmez.
Allah kendisine saltanat verdi diye (gururlanarak) Rabbi hakkında İbrâhîm ile tartışanı (Nemrud'u) görmedin mi? O zaman İbrâhîm (ona): “Rabbim, hayat veren ve öldürendir!” demişti. (O ise:) “Ben (de) hayat verir ve öldürürüm!” dedi.(2) İbrâhîm (bununüzerine): “İşte şübhesiz Allah, güneşi doğudan getiriyor, haydi (sen de) onu batıdan getir!” dedi de artık o inkâr eden şaşırıp kaldı. Çünki Allah, zâlimler topluluğunu (inkârlarındaki ısrarları sebebiyle) hidâyete erdirmez.
(2)Nemrud, bu haksız iddiâsını isbât için hapishâneden getirttiği iki mahkûmdan birisini öldürttü, diğerini bağışladı; böylelikle güyâ hayâta iâde etti. (Kurtubî, c. 2:3, 285)
İlyas Yorulmaz
Kendisine Allah tarafından mülk verilmiş olduğu halde, İbrahim ile kendisine mülkü veren Rabbi hakkında münakaşa edeni gördün mü? İbrahim “Benim Rabbim hem dirilten ve hemde öldürendir” demişti de, o da “Bende diriltir ve öldürürüm” demişti. İbrahim “Şüphesiz Allah güneşi doğudan getirir, batıdan batırır, sende güneşi batıdan getir” deyince, böylece inkâr eden şaşırtıldı. Allah zulmeden toplumları doğru yola eriştirmez.
Kendisine padişahlık verdiğinden nâşi [⁴] Rabbi hakkında İbrahim/e çene çalan Nemrud-u görmedin mi? Hani İbrahim ona «yaşatan da öldüren de benim Rabbimdir» demişdi. O da «ben de yaşatır, öldürürüm» demişdi. Tekrar İbrahim «Allah güneşi şark tarafından getirir, haydi sen de onu garp tarafından getir» deyince kâfir olan Nemrut tutulup kalmış idi. Allah zâlimlere hidayet etmez.
İsmail Hakkı İzmirli Bakara Suresi 258. Ayet Açıklaması
[4] Yahut padişahlığı verdiği vakit.
Kadri Çelik
Allah kendisine hükümranlık verdi diye İbrahim ile Rabbi hakkında tartışanı görmedin mi? Hani İbrahim, “Rabbim dirilten ve öldürendir” dediğinde, “Ben de diriltir ve öldürürüm” demişti. İbrahim, “Şüphesiz Allah güneşi doğudan getiriyor, sen de batıdan getirsene” dedi. Küfre sapan kimse şaşırıp kaldı. Allah zulüm eden kimseleri hidayete eriştirmez.
Allah kendisine hükümdarlık verdi diye, O’nun bahşettiği zenginlik ve güçle şımarıp azgınlaşarak Rabb’i hakkında İbrahim’le tartışmaya girişen Nemrut adındaki kimsenin hâline bir baksana! Hani İbrahim:“Benim Rabb’im hem dirilten, hem de öldürendir!” deyince, o:“Ben de tıpkı senin Rabb’in gibi diriltir ve öldürürüm!” dedi. Sonra güya iddiasını ispatlamak için, ölüm cezası almış iki mahkûmu zindandan çıkarttı. Birini öldürdü, diğerininse hayatını bağışladı. Buna karşılık İbrahim, onunla kısır tartışmalara girmeden:“Peki, Allah güneşi doğudan getirir, haydi sen de kayıtsız şartsız itaat edilmeye lâyık bir otorite isen, onu batıdan getirsene!” deyince, o inkârcı şaşırıp kaldı, İbrahim’e verecek bir cevap bulamadı.Allah, hakîkati bile bile reddeden zâlim toplumu doğru yola iletmez. Gelelim, ikinci örneğe:
Allah ona Mülk’ü / Yönetim’i / İktidar’ı verdi diye, rabbi hakkında İbrahim ile tartışan kimseye bakıp görmedin mi?
Hani, İbrahim:
-“Hayat veren ve öldüren benim rabbimdir” dedi.
O da: -“Ben, hayat veririm ve öldürürüm” dedi.
İbrahim:
-“Gerçekten Allah, Güneş’i Doğu’dan getiriyor. Sen de onu Batı’dan getir!” dedi.
İnkâr eden kimse donup kaldı.
Zâlim Kavm’i Allah hidayete eriştirmez.
Allah, kendisine hükümdarlık verdi diye şımararak, rabbi konusunda İbrahim ile tartışmaya girişen1 (adamın yaptıklarını,) bilmiyor musun? İbrahim ona: “Benim Rabbim, hem diriltir hem de öldürür.” deyince o: “Ben de hem diriltir hem de öldürürüm.” dedi. Bunun üzerine İbrahim: “Allah, güneşi doğudan getiriyor, haydi sen de onu batıdan getir, bakalım.” deyince o kâfir, şaşırıp kaldı. Şüphesiz Allah, böyle zalim bir toplumu, asla dosdoğru yola ulaştırmaz.
1 Bu âyette ve diğer bazı âyetlerde Hz. İbrahim’le uğraştığı ve onu ateşe atma emrini verdiğinden bahsedilen bu adamın, rivâyetlere göre Nemrut olduğu söylenmektedir. Nemrut, Hz. İbrahim’in yaşadığı dönemde ülkenin hükümdarının veya makamının ismi, olabilir. Bu bilgilerin çoğu, Yahûdî kökenli olup efsanevî rivâyetlerden ibarettir ve üzerinde durmaya değer nitelikte değildir. Esasen şahsın kimliği değil, temsil ettiği “tağuti yapı” önemlidir ve Kur’an da bu yapıyı ele almaktadır. Bk. (En’am: 76-80, Nahl: 26, Enbiyâ: 51-74, Şuara: 71-74, Ankebut: 16-25, Saffat: 85-98)
Muhammed Esed
SIRF Allah kendisine hükümdarlık bağışladığı için İbrahim ile Rabbi hakkında münakaşa eden o [hükümdar]dan haberin yok mu? Hani İbrahim: “Rabbim hayat veren ve ölüm dağıtandır!” demişti. Hükümdar cevap vermişti: “Ben [de] hayat verir ve ölüm dağıtırım!” İbrahim: “Allah güneşi doğudan doğdurur; öyleyse sen de batıdan doğdur!” demişti. Bunun üzerine, hakikati inkara şartlanmış olan o kişi hayretler içinde kaldı: Allah [bile bile] zulüm işleyen 251 toplumu hidayete erdirmez.
Allah kendisine hükümdarlık verdi diye şımarıp, Rabbi hakkında İbrahim’le tartışmaya gireni görmedin mi? İbrahim: “Benim Rabbim yaşatır ve öldürür.” demişti. O da: “Ben de öldürür ve yaşatırım.” demiş. İbrahim de: “Benim Rabbim, güneşi doğudan getirir; haydi sen de onu batıdan getir!” deyince, o kâfir şaşırıp kalmıştı. Allah, haddini aşan zalimleri emellerine ulaştırmaz. 6/80...83, 10/31
Sırf Allah kendisine hükümranlık verdi diye[479] Rabbi hakkında İbrahim’le tartışan kimseye baksana! O zaman İbrahim demişti ki: “Benim Rabbim hayat veren ve öldürendir”. O cevap verdi: “Ben de hayat verir ve öldürürüm.” İbrahim: “Allah güneşi doğudan getirir, hadi sen de onu batıdan getir!” demişti de, küfre gömülen bu herif donakalmıştı:[480] Evet, Allah zulme gömülmüş bir topluma asla rehberliğini bahşetmez.
Mustafa İslamoğlu Bakara Suresi 258. Ayet Açıklaması
[479] Zımnen: İktidarın gerçek kaynağı Allah’tır; kaynağına yabancılaşan iktidar Nemrud üretir.
[480] Nemrud’un “Ben de hayat verir ve öldürürüm” iddiası bir muğalata (demagoji) idi. Hz. İbrahim ikinci teklifi yapmakla onun muğalatasının önünü kesmiş oldu.
Ömer Nasuhi Bilmen
Sen görnedin mi Allah Teâlâ kendisine mülk verdiği için İbrahim ile Rabbi hakkında mücadelede bulunanı? O zaman İbrahim: «Rabbim, o Zât-ı zîKudrettir ki, diriltir ve öldürür deyince «Ben de diriltir ve öldürürüm,» demişti. İbrahim: «Şüphe yok ki, Allah Teâlâ güneşi maşrıktan getirir. İmdi sen onu mağrıb tarafından getir,» deyince de o kâfir (acizlikle) şaşkınlaşıp kalmıştı. Ve Allah Teâlâ zalimler gürûhuna hidâyet etmez.
Allah kendisine hükümdarlık verdiği için şımararak Rabbi hakkında İbrâhim ile tartışan kişinin haline bir baksana! İbrâhim ona: “Benim Rabbim hayatı veren ve hayatı alandır. ” deyince O: “Ben de yaşatır ve öldürürüm. ” dedi. Bunun üzerine İbrâhim: “İşte Allah güneşi doğudan doğduruyor, haydi sen de batıdan doğdur bakalım! ”der demez kâfir donakaldı. Zaten Allah zalimleri hidayet etmez, emellerine kavuşturmaz.
{KM, Tesniye 32,39} Rivayete göre Nemrut hapishaneden iki adam getirterek birini öldürüp öbürünü hayatta bıraktıktan sonra, demagoji kabilinden böyle söylemişti. Fakat güneş deliline karşı hiç bir şey söyleyemedi.
Süleyman Ateş
Allah, kendisine hükümdarlık verdi diye (şımararak) Rabbi hakkında İbrahim'le tartışanı görmedin mi? İbrahim: "Benim Rabbim O'dur ki yaşatır, öldürür" demişti. "Ben de yaşatır, öldürürüm" dedi. İbrahim: "Allah, güneşi doğudan getirir, sen de onu batıdan getir!" deyince inkar eden o adam şaşırıp kaldı. Allah, zalim toplumu doğru yola iletmez.
Allah bir krallık vermiş diye, İbrahim’e karşı Sahibi (Rabbi) hakkında delil getireni, gözünde canlandırmadın mı? İbrahim, “Yaşatan ve öldüren benim Sahibimdir (Rabbimdir)!” dediğinde o, “Ben de yaşatırım, ben de öldürürüm!” dedi. İbrahim, “Allah, güneşi doğudan getirir, sen de batıdan getir!” deyince, âyetleri görmezlikten gelen o kişi dondu kaldı. Allah, yanlışlar içinde olan bir topluluğu yola getirmez.
Allah, kendisine hükümdarlık verdi diye, Rabbi hakkında İbrahim'le tartışmaya gireni görmedin mi? İbrahim:-Rabbim dirilten ve öldürendir, dediği zaman, O da:-Ben de öldürür ve diriltirim demiş. İbrahim de:-Allah, güneşi doğudan getirir, haydi sen de onu batıdan getir! deyince, o küfreden şaşırıp kalmıştı. Allah, zalim topluma doğru yolu göstermez.
Allah'ın kendisine verdiği hükümranlıkla şımarıp da İbrahim ile Rabbi hakkında tartışmaya giren kimseyi görmedin mi? İbrahim “Benim Rabbim dirilten ve öldürendir” dediği zaman, o “Ben de diriltir ve öldürürüm” demişti. İbrahim ise “Benim Rabbim güneşi doğudan getirir; haydi, sen de onu batıdan getir” dedi ve o kâfir donup kaldı. Zaten Allah öyle zalimler güruhuna yol göstermez.(134)
(134) İbrahim Aleyhisselâm ile tartışan kişi, ülkede iktidarı elinde tuttuğu için, dilediğini öldürüp dilediğini de sağ bırakabileceğini öne sürüyor, bunu da Allah’ın diriltme ve öldürmesine benzetiyordu. Tâğutlardan söz eden âyetlerden hemen sonra gelen bu âyet, onların, insanları şaşırtmak için başvurdukları tuzakların en önemlilerinden birine işaret etmektedir ki, bu tuzak, kâinatta tecellî eden İlâhî fiilleri birbirinden soyutlayarak aralarındaki bağları koparmak şeklindedir. Böylelikle, İlâhî fiil ve tasarrufları birtakım kişilere, sebeplere, tabiat ve tesadüf gibi kavramlara dağıtmak için güya yol açılmış olmaktadır. Gerçekten de bu yolla insanların ne kadar kolaylıkla şaşkınlığa itildikleri ve hattâ imanlarını kaybettikleri, özellikle zamanımızda çok rahat bir şekilde gözlenebilmektedir. İbrahim Aleyhisselâmın bu cerbeze karşısındaki tutumu, azamet ve kibriya hakikatlerini öne sürerek şirkin muhaliyetini göstermek olmuştur. Gerçekten de, insan, hergün nicelerine tanık olduğu öldürme, diriltme, rızıklandırma, yaratma, şifa, ikram, af, hidayet gibi İlâhî fiilleri bütün varlık âlemindeki tecellîleriyle birlikte dikkate alırsa, bu fiillerin azameti görmekte ve imanını bir kat daha güçlendirmekte hiç zorlanmaz.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah'ın kendisine mülk ve saltanat verdiğini iddia ederek/Allah kendisine mülk- saltanat verdiği için, Rabbi hakkında İbrahim'le çekişeni görmedin mi? İbrahim şöyle demişti: "Benim Rabbim odur ki, hayat verir ve öldürür." O da şöyle demişti: "Ben de hayat veririm, ben de öldürürüm." İbrahim, "Allah, Güneş'i doğudan getiriyor, hadi sen onu batıdan getir!" deyince, küfre sapan o adam apışıp kalmıştı. Allah, zalimler toplumunu doğruya ve güzele kılavuzlamaz.
Görmez misin ‘aceblemez misin ol kimseyi kim çekişdi İbrāhīm bile TañrıTa‘ālā ḥaḳḳında, Tañrı Ta‘ālā aña virdügi‐çün pādişāhlıġı. Ol vaḳt kimİbrāhīm eyitdi: Benüm Tañrım oldur kim dirildür ve öldürür. Eyitdi: Ben daḫıdirildür‐men ve öldürür‐men. İbrāhīm eyitdi: Tañrı Ta‘ālā güneşi maşrıḳdan çıḳarur, sen güneşi maġribden getür, didi. Pes dili dutuldı ol kāfi‐rüñ ki Nemrūddur. Daḫı Tañrı Ta‘ālā hidāyet virmez kāfir ḳavmlere.