Bakara Suresi 58. Ayet

A-
A+
TR
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 65, sondan 6172. ayet; 2. sure ve bu surenin 58. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 20, harf sayısı 95 ve toplam ebced değeri ise 8702 olarak hesaplanmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (17) ل (9) م (5) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
واذ قلنا ادخلوا هذه القرية فكلوا منها حيث شئتم رغدا وادخلوا الباب سجدا وقولوا حطة نغفر لكم خطاياكم وسنزيد المحسنين
Harf Sayımı
Harf Sayımı
واذقلناادخلواهذهالقريةفكلوامنهاحيثشئتمرغداوادخلواالبابسجداوقولواحطةنغفرلكمخطاياكموسنزيدالمحسنين
Türkçe Okunuşu
Türkçe Okunuşu
Ve-iż kulne-dḣulû hâżihi-lkaryete fekulû minhâ hayśu şi/tum raġaden vedḣulu-lbâbe succeden vekûlû hittatun naġfir lekum ḣatâyâkum(c) vesenezîdu-lmuhsinîn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Hani, “Şu memlekete[18] girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve “hıtta!” (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki, biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere ise daha da fazlasını vereceğiz” demiştik.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Hani (İsrailoğulları’na) şöyle demiştik: “Şu şehre girip (yerleşin); onun (nimetlerinden) dilediğiniz gibi bolca yiyip (yararlanın)! Kapıdan eğilerek (saygıyla) girin ve “[Hıttah]! (Bizi bağışla!)” deyin ki sizin için hatalarınızı bağışlayalım. Güzel davrananların (ödülünü) ileride daha da artıracağız.”
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
İsrâiloğulları'na, “bu kente giriniz, orada bulunanlardan bol bol yiyiniz; kapısından boyun eğerek giriniz; ‘Hıtta/hatalıyız' deyiniz ki hatalarınızı bağışlayalım. Çünkü biz, iyi davrananlara fazlasıyla vereceğiz” demiştik.[21]
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Hani: “Şu şehre girin, orada dilediğinizden bol bol yiyin. O kapıdan secde¹ ederek girin. Ve bizi bağışla deyin ki Biz de hatalarınızı bağışlayalım. İyilik yapanlara daha fazlasını vereceğiz.” demiştik.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Ve hatırlayın, size: "Şu şehre (Kudüs’e ve bereketli Filistin ülkesine) girin ve orada istediğiniz yerde (yerleşip ziraat, hayvancılık ve ticaretle kazandıklarınızı) bol bol yiyin, (buna karşılık) sadece; secde ederek kapısından girerken: (Rabbimizden) ‘Dileğimiz bağışlanmadır’ deyin, (ki Biz de) hatalarınızı bağışlayalım; üstelik iyilik yapanların (ecirlerini daha da) arttıracağız" demiştik.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Bir vakit şu şehre girin, nimetlerinden, nerede dilerseniz orada bolbol yiyin, kapısından secde ederek girin, burası yurttur deyin, yarlıganma dileyin de suçlarınızı örtelim; iyilikte bulunanların sevabını daha da arttıracağız demiştik.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Ve yine hatırlayın o günleri, biz şöyle demiştik: “Girin şu beldeye, yiyeceklerinden dilediğiniz kadar bol bol yiyin, fakat kapısından saygı göstererek, boyun eğerek girin ve günahlarımızın yükünü üzerimizden kaldır deyin ki, günahlarınızı bağışlayalım ve iyilik yapanlara daha fazlasını verelim” demiştik.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Hani biz: "Bu şehre girip yerleşin. Buradaki nimetlerden Allah'ın sünnetine, düzeninin yasalarına uygun iradesinin tecellisi içinde tercihinizi isabetli kullanarak dilediğiniz şekilde bol bol yeyin. Kapılardan, şehrin giriş noktalarından birlikte, saygıyla secde ederek girin, girerken, kelime-i tevhidi ikrar edin, doğruları söyleyin, ya Rabbi, bizi affet deyin ki, sizin hatalarınızı affedelim. İyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman kullarımıza nimetlerimizi daha da artıracağız." demiştik.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Hani, "Şu kasabaya girin, orada istediğiniz yerden bolca yiyin. Kapıdan secde ederek girin ve 'bizi bağışla' deyin ki, biz de sizin yanlışlıklarınızı bağışlayalım. İyilere olan lütuflarımızı ise artıracağız" demiştik.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Ve hatırlayın, demiştik ki: 'Şu şehre girin, orada istediğiniz yerde bol bol yiyin, yalnızca secde ederek kapısından girerken 'dileğimiz bağışlanmadır' deyin; (biz de) hatalarınızı bağışlayalım; iyilik yapanların (ecirlerini) arttıracağız.'
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Bir vakit de (Tîh sahrasından çıktıktan sonra): “- Şu Kudüs şehrine girin de nimetlerinden dilediğinizi, bol bol yeyin; kapısından secde ederek girin ve “Hıtta” deyin (günahınızdan istiğfar edin) ki, günahlarınızı afvedelim. Biz, ihsan (iyilik ve itâat) edenlere, sevabı daha artıracağız.” demiştik.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Yine bir vakit: “Bu şehre girin, istediğiniz yerden rahatça yiyin, kapıdan secde etmek üzere girin, günahlarınızın affı için ricada bulunun, Biz hatalarınızı affederiz. Ve iyilikte bulunanların iyiliğini arttırırız” dedik.
Besim Atalay
Besim Atalay
Hani, biz de onlara: «Şu kente giresiniz, dilediğiniz şeylerden bol bol dahi yiyesiniz, kapıdan da, secde ile giresiniz; «Dileğimiz bağışlanmak» deyiniz; günahlarınızı bağışlarız sizlerin, iyileri ödülleriz» dediğimizde
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Ve yine hatırlayın o günleri (Sina çölünü geçtikten sonra), “Bu beldeye (Kudüs ya da Eriha'ya) girin ve yiyeceklerinden dilediğiniz kadar bolca yiyin. Kapıdan tevazu içinde (şükür) secdesi ederek girin ve “Hıtta!” (Günahlarımızın yükünü üzerimizden kaldır!) diye dua edin ki günahlarınızı bağışlayalım. Çünkü iyilik yapanlara sınırsız mükâfat vereceğiz.” diye vaadimiz vardır. 
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
"Şu şehre girin, orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin, secde ederek kapısından girin, "bağışla!" deyin, Biz de yanılmalarınızı bağışlarız, iyilere daha da artırırız" demiştik.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
(İsrailoğullarına:) Bu kasabaya girin, orada bulunanlardan dilediğiniz şekilde bol bol yeyin, kapısından eğilerek girin, (girerken) «Hıtta!» (Yâ Rabbi bizi affet) deyin ki, sizin hatalarınızı bağışlayalım; zira biz, iyi davrananlara (karşılığını) fazlasıyla vereceğiz, demiştik.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
"Bu şehre girin. Orada dilediğiniz yerden bol bol yiyin. Kapıdan alçak gönüllü olarak girin ve dostça konuşun ki hatalarınızı bağışlayalım. Güzel davrananlara daha fazlasını veririz," demiştik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Hani bir zamanlar "Şu şehre girin de onun nimetlerinden dilediğiniz şekilde bol bol yiyin ve kapıdan secde ederek girin ve "hıtta" (bizi bağışla!) deyin ki, size, hatalarınızı mağfiret ediverelim, iyilik yapanlara nimetlerimizi daha da arttıracağız" dedik.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Ve bir vakit «şu şehre girin de ni'metlerinden dilediğiniz veçhile bol bol yeyin ve secdeler ederek kapıya girin ve «hıtta» deyin ki size hatı'elerinizi mağfiret ediverelim, muhsinlere ise daha artıracağız» dedik
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Hani: («Tîh» den çıkdıkdan sonra) şu kasabaya girib dilediğiniz yerde istediğinizi bol bol yeyin, kapısından secde ederek (eğilerek, saygı göstererek) girin ve (dileğimiz) hıtta (dır, günahlarımızın dökülüp düşmesidir) deyin, (tevbe edin de o sayede) kusurlarınızı örtelim, iyilik (ve itaat) edenler (in ecrin) i ise daha artıracağız» demişdik.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Yine bir zaman (size) şöyle demiştik: “Şu şehre (Kudüs'e) girin de ondan dilediğiniz yerde bol bol yiyin; (ama) kapıdan secde eden kimseler olarak girin ve 'حِطَّةٌ (Yâ Rab! Bizi affet!)' deyin ki, size hatâlarınızı bağışlayalım!” Çünki (biz,) iyilik edenle re (mükâfâtla rı nı daha da)artıracağız.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
(Hatırlayın) Size şu kasabaya girin, dilediğiniz yiyeceklerden bol bol yiyin, kapısından içeri secde ederek (kibirlenmeden) girin ve “Bizi bağışla” deyin ki, bizde sizin kusurlarınızı bağışlayalım” demiştik. Güzel davrananların iyiliklerini elbette ki artıracağız.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Hani bu kasabaya girin, dilediğiniz yerde onun yiyeceklerinden bol bol yiyin. Kapısından secde [¹] ederek girin, «hıtta» [²] deyin ki biz de suçlarınızı yarlıgayalım, iyilik edenlerin ecirlerini de artıracağız, demiştik. [³]
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Hani, “Şu kasabaya girin, orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, kapısından secde ederek girin, “Günahlarımızı bağışla” deyin ki böylece biz de hatalarınızı bağışlayalım, (şüphesiz biz) ihsan sahiplerine daha da artırırız” demiştik.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Hani bir zamanlar İsrail Oğulları’na demiştik ki:“Halkı zâlim olan şu şehre girip orayı fethedin ve orada bulunan nîmetlerden dilediğiniz gibi, serbestçe yiyin için fakat şehri ele geçirdiğiniz zaman, kapısından kibir ve çalımla değil, “Hıtta!” yani, “Bağışla bizi, ey Rabb’imiz!” diyerek alçakgönüllülükle, saygıyla eğilerek girin ve insanlara karşı affedici, bağışlayıcı olun ki, biz de sizin günahlarınızı bağışlayalım. Unutmayın, doğru ve yararlı davranış gösterenleri, hak ettiklerinden çok daha fazlasıyla ödüllendireceğiz.”
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Hani, dedik ki: -“Şu Şehir’e girin, bolca, oradan dilediğiniz şekilde yiyin! Kapı’dan secdeler ederek girin! ‘Hıtta / Affet / Bağışla!’ deyin; hatalarınızı bağışlayalım! Muhsinler’e / İyilik-Güzellik Edenler’e artıracağız”.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
(Ey İsrâil oğulları!) Bir zamanlar da size: “Şu şehre1 girin ve oranın (yiyeceklerinden) istediğinizi dilediğiniz gibi yiyin, kapıdan da secde ederek girin2 ve ‘günâhlarımızı bağışla!’ deyin ki (Biz de) sizin günâhlarınızı affedelim. Unutmayın ki Biz, iyilik edenlere nîmetlerimizi daha da artıracağız.” dedik.3
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Ve yine [hatırlayın o günleri,] Biz, “Bu beldeye 42 girin ve yiyeceklerinden dilediğiniz kadar bol bol yiyin; fakat kapıdan (tevazu içinde,) boyun eğerek girin ve ‘Günahlarımızın yükünü üzerimizden kaldır!’ 43 deyin ki günahlarınızı bağışlayayım ve iyilik yapanlara sınırsız mükafat vereyim” demiştik.
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Hani demiştik ki “Şu kasabaya girin, dilediğiniz yerden istediğinizi bol bol yiyin. Kapısından alçak gönüllü olarak girin ve “Bağışla” deyin ki bizde sizin hatalarınızı bağışlayalım. Güzel davrananların mükâfatını da artırırız.” 7/161-162
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Bir zaman da demiştik ki: Girin şu şehre, istediklerinizden bol bol yiyin! Ama (şehre ait) kapıdan tevazu içerisinde iki büklüm girin ve “Bizi affet!”[111] deyin! Böylece biz de sizin hatalarınızı affedelim. Sonuçta, iyilikle muamele edenlerin[112] ecrine ecir katacağız.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve hani demiştik ki: «Şu kasabaya girin, ondan dilediğiniz yerde bol bol yiyiniz. Kapısından secde ederek giriniz ve 'hıtta' deyiniz, sizin için hatalarınızı setredelim. Ve iyilik edenlere mükâfaatı daha artıracağız.»
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Bir zaman da şöyle dedik: “Şu şehre girin ve orada istediğiniz yerden bol bol yiyin! Şehrin kapısından secde ederek, saygılı bir tavırla girin ve “Affet bizi ya Rebbenâ (hıtta)” deyin ki suçlarınızı affedelim; iyilik yapanların mükâfatlarını daha da artıracağız. [4, 154; 7, 161]
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Demiştik ki: "Şu kente girin, oradan dilediğiniz yerde bol bol yeyin; secde ederek kapıdan girin ve "hitta (ya Rabbi, bizi affet)" deyin ki, biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım, güzel davrananlara daha fazlasını da veririz.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Bir gün şöyle demiştik: “Şu şehre girin de beğendiğiniz yerden, çekinmeden yiyin. Secde edip kapıdan girin ve ‘hıtta!’ (günah yükümüzü kaldır!) deyin ki hatalarınızı bağışlayalım. Güzel davrananlara ikramımız olacaktır.”
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Hani:-Şu kasabaya girip, dilediğiniz yerden istediğinizi bol bol yiyin. Kapısından secde ederek girin ve “bağışla” deyinde sizi bağışlayalım. Güzel davrananların mükafatını da artıralım, demiştik.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Yine hatırlayın ki, “Şu beldeye girin ve dilediğiniz yerden bol bol yiyin,” demiştik. “Ama şehrin kapısından secde ederek girin ve 'Hıtta' deyin ki, Biz de sizin günahlarınızı bağışlayalım. İyilik yapanları Biz ziyadesiyle ödüllendireceğiz.”
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Şöyle demiştik: "Girin şu kente; orada, dilediğiniz yerde bol bol yiyin. Kapıdan secde ederek girin ve "Affet bizi!" deyin ki, hatalarınızı bağışlayalım. Biz güzel davranıp, güzellik üretenlere daha fazlasını da veririz."
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
daħı ol vaķt kim eyittük “girüñ uşbu köye pes yiñ andan ne yirde kim dilersiz dirlik dirligi. daħı girüñ ķapuya egilmişlerken daħı eyidüñ bıraķmaķlıķdur yarlıġayavuz size yazuķlaruñuzı; daħı arturavuz eyü işleyicilere.”
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Daḫı ol vaḳt kim eyitdük: Girüñüz bu Ḳudüs şehrine. Pes yiñüz anda neyirden dileseñüz ‘āfiyet‐ile. Daḫı girüñüz ḳapudan secde eyleyüp, daḫıeyidüñüz yazuḳlarumuz baġışla. Yarlıġayavuz siz yazuḳlaruñuzı. Daḫı ar‐tuḳçı ni‘met virür‐biz yaḫşı kişilere.
Bunyadov-Memmedeliyev
Bunyadov-Memmedeliyev
Xatırlayın ki, (Tih səhrasından çıxandan sonra ) sizə: “Bu kəndə girin, bəyəndiyiniz yerdə, istədiyiniz şeyləri rahatlıqla yeyin və buranın qapısından (Allaha) səcdə edən halda “hittə!” (“bizi bağışla!”) söyləyərək daxil olun, Biz də günahlarınızı bağışlarıq. Biz yaxşı əməl edənlərin savabını (mükafatını) artıracağıq”, -demişdik.
M. Pickthall (English)
M. Pickthall (English)
And when We said: Go into this township and eat freely of that which is therein, and enter the gate prostrate, and say: "Repentance." We will forgive you your sins and increase (reward) for the right-doers.
Yusuf Ali (English)
Yusuf Ali (English)
And remember We said: "Enter this town(72), and eat of the plenty therein as ye wish; but enter the gate with humility, in posture and in words, and We shall forgive you your faults and increase (the portion of) those who do good."*