Bakara Suresi 71. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 78, sondan 6159. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 71. ayetidir. Bakara Suresi 71. ayetinin kelime sayisi 24, harf sayısı 97 ve toplam ebced değeri ise 7499 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (19) ل (14) م (3) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
قال انه يقول انها بقرة لا ذلول تثير الارض ولا تسقي الحرث مسلمة لا شية فيها قالوا الـن جئت بالحق فذبحوها وما كادوا يفعلون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
قالانهيقولانهابقرةلاذلولتثيرالارضولاتسقيالحرثمسلمةلاشيةفيهاقالواالـنجئتبالحقفذبحوهاوماكادوايفعلون
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Kâle innehu yekûlu innehâ bekaratun lâżelûlun tuśîru-l-arda velâ teski-lharśe musellemetun lâ şiyete fîhâ (c)kâlu-l-âne ci/te bilhakk(i)(c) feżebehûhâ vemâ kâdû yef’alûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Mûsâ şöyle dedi: “Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır.” Onlar, “İşte, şimdi tam doğrusunu bildirdin” dediler. Nihayet o sığırı kestiler. Neredeyse bunu yapmayacaklardı.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
(Musa da) “Allah diyor ki o, henüz boyunduruk altına alınmayan, toprak sürmeyen, ekin sulamayan, serbest dolaşan, renginde hiç alacası bulunmayan bir inektir.” demişti. (Bunun üzerine onlar) “İşte şimdi gerçeği getirdin (tam olarak açıkladın)!” cevabını vermişler ve hemen (onu bulup) kesmişlerdi ama neredeyse yapamayacaklardı.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Mûsâ dedi ki: “Allah şöyle buyuruyor: O inek, henüz boyunduruk altına alınmayan, yer sürmeyen, ekin sulamayan, serbest dolaşan, hiç alacası bulunmayan bir inektir.” “İşte şimdi gerçeği anlattın” dediler ve bunun üzerine onu bulup kestiler, ama az kalsın kesmeyeceklerdi.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Musa: “Allah, onun ekin sulayarak, çifte koşularak yıpranmamış; alacası olmayan, kusursuz bir sığır olduğunu söylüyor.” dedi. Onlar: “İşte şimdi gerçeği bildirdin.” dediler. Ve nihayet sığırı boğazladılar. Az kalsın bunu yapmayacaklardı.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
(Bunun üzerine Musa onlara, Rabbim) Diyor ki: “O (sığır), yeri sürmek ve ekini sulamak için boyunduruğa alınmayan, salma ve alacası olmayan bir inektir" diye bildirmiş, (O zaman mecburen:) "Şimdi gerçeği getirdin" demişler, böylece ineği kesmişlerdi. Ama (bu kasıtlı ve sorumluluktan kaytarıcı soruları yüzünden) neredeyse (bunu) yapmayacaklardı.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Musa, Allah diyor ki demişti, ne çifte koşulup tarla sürmüş olacak, ne ekin sulamış olacak. Ayıpsız, lekesiz, alacasız olmalı. Hah demişlerdi, şimdi gerçeği söyledin. İneği boğazladılar, boğazladılar ama az kaldı bu emri yerine getiremeyeceklerdi.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Musa'nın cevabı şu oldu: “Allah o kurbanın, ne boyunduruğa koşulup arazi süren ve ne de ekin sulayan bir hayvan olmayacağını; kusursuz ve alacasız bir sığır olmasını istiyor.” Onlar: “İşte sonunda gerçeği bildirdin” dediler. Bunun üzerine o ineği güç bela bulup boğazladılar, az kalsın bunu yapmıyacaklardı.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Mûsâ: “Allah, henüz boyunduruk altına alınmayan, tarla sürmeyen, ekin sulamayan, serbest dolaşan, kusursuz, sağlıklı, renginde hiç alaca olmayan bir sığırdır, buyuruyor" dedi. Bunun üzerine: “İşte şimdi hakikati ortaya koydun" dediler. Onu kestiler. Az kalsın bu emri yerine getirmeyeceklerdi.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Musa da: "O, onun yeri sürerek veya ekin sulayarak bitkinleşmiş olmayan, kusursuz ve üzerinde alacalık bulunmayan bir inek olduğunu söylüyor" dedi. Bunun üzerine "İşte şimdi gerçek olanı bildirdin" dediler ve ineği kestiler. Ama az kalsın bunu yapmayacaklardı.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
(Bunun üzerine Musa, “Rabbim) diyor ki: O, yeri sürmek ve ekini sulamak için boyunduruğa alınmayan, salma ve alacası olmayan bir inektir' dedi. (O zaman): 'Şimdi gerçeği bildirdin” dediler. Böylece ineği kestiler; ama neredeyse (bunu) yapmayacaklardı.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Mûsâ dedi ki, Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: “- bir sığırdır ki, ne çifte koşulur, tarla sürer, ne de ekin sular; ayıbsız ve salmadır. Alaca değildir. İsrâil Oğulları: “- İşte şimdi, ineğin vasıfını doğru ve tastamam getirdin.” dediler. Bunun üzerine o ineği (bulub) boğazladılar ki, az kalsın bunu yapamıyacaklardı.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Musa: “Rabbim diyor ki; o boyunduruk altına alınıp yeri süren, ekini sulayan bir inek değildir. Sapasağlam ve rengi katıksızdır” dedi. Onlar: “İşte şimdi hakkı söyledin” dediler. Ve o ineği kestiler. Neredeyse yapmayacaklardı.
Besim Atalay
Besim Atalay
Musa dedi: «Toprak sürüp, aylak dolaşmış ola, ekin dahi sulamamış buluna, esen ola, alacalı olmaya»; dediler ki: «Şimdi doğru söyledin», hemen onu kestiler, az kala kesmezlerdi !
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
(Musa) demişti ki: “(Allah) buyuruyor ki: O, henüz boyunduruk altına alınmayan, yer sürmeyen, ekin sulamayan, serbest dolaşan (salma), renginde hiç alacası bulunmayan bir inektir.” Bunun üzerine onlar: “İşte şimdi gerçeği anlattın,” diyerek tanımlanan sığırı kestiler. Ama az kalsın bu emri yerine getiremeyeceklerdi.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
"Yeri sürüp, ekini sulayarak boyunduruk altında ezilmemiş, kusursuz, alacasız bir sığır olduğunu söylüyor" dedi. "Şimdi gerçeği bildirdin" deyip sığırı boğazladılar; az kalsın bunu yapmayacaklardı.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
(Musa) dedi ki: Allah şöyle buyuruyor: O, henüz boyunduruk altına alınmayan, yer sürmeyen, ekin sulamayan, serbest dolaşan (salma), renginde hiç alacası bulunmayan bir inektir. «İşte şimdi gerçeği anlattın» dediler ve bunun üzerine (onu bulup) kestiler, ama az kalsın kesmeyeceklerdi.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
"O diyor ki, o düve yeri sürüp ekini sulayarak boyunduruk altında ezilmemiş, kusursuz, alacasız bir düvedir," dedi. "İşte şimdi gerçeği getirdin!," diyerek sonunda düveyi boğazladılar; az kalsın bunu yapmıyacaklardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Musa, "Rabbim buyuruyor ki o, ne çifte koşulup tarla süren, ne de ekin sulayan, ne de salma gezen ve hiç alacası olmayan bir sığırdır". Onlar da: "İşte tam şimdi gerçeği ortaya koydun." dediler. Nihayet onu bulup boğazladılar. Az kaldı yapmayacaklardı.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Rabbim, dedi: Şöyle buyuruyor: Bir bakare ki ne koşulur arazi sürer ne de ekin sular, salma, hiç alacası yok, işte dediler, şimdi hak ile geldin, bunun üzerine o bakareyı boğazladılar, ki az kaldı yapmıyacaklardı
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
(Musa şöyle dedi: «Rabbim buyuruyor ki: O, ne boyunduruğa koşulub arazî sürecek, ne ekin sulayacak bir inek değildir. Salmadır (yahud ayıbdan salimdir). Hiçbir alacası da yokdur». Onlar: «İşte şimdi hakikati getirdin (vasfını tastamam bildirdin)» dediler. Bunun üzerine o ineği (bulub) boğazladılar ki az kaldı (bunu) yapmayacaklardı.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
(Mûsâ şöyle) dedi: “Şübhesiz O (Rabbim) buyuruyor ki: Doğrusu o, ne yeri sürmek üzere boyunduruğa vurulan, ne de (su taşıyarak) ekin sular bir sığırdır. Kusursuzdur, onda bir alaca yoktur.” (Onlar:) “İşte şimdi gerçeği getirdin!” dediler. Bunun üzerine onu (bulup)kestiler, fakat nerede ise (bunu) yapmayacaklardı.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Musa “O sığır, toprağı sürmek için koşulmamış, tarla sulamak için götürülmemiş, kusursuz (her organı tamam, eksiksiz), alacasız bir sığır olsun istiyor” dedi. Onlarda “Şimdi tam olarak doğru bir tarif getirdin” dediler ve sığırı kestiler. Neredeyse kesmeyi yapmayacaklardı.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Musa «— Rabbim buyuruyor ki o ram olup tarla sürmemiş, ekin sulamamış bir inektir, ayıptan salimdir, lekesizdir [¹]» dedi. Onlar «— işte şimdi doğru bildirdin, dediler. Hemen o ineği bulup boğazladılar, az kaldı bunu yapmayacaklardı.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
“Yeri sürüp ekini sulayarak boyunduruk altında ezilmemiş, kusursuz ve alacasız bir sığır olduğunu söylüyor” dedi. “Şimdi hakkı bildirdin” deyip sığırı boğazladılar; az kalsın bunu yapmayacaklardı.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Mûsâ: “Allah onun, henüz boyunduruk altına alınmamış, toprak sürmeyen, ekin sulamayan, her yerde serbestçe dolaşan, alacasız ve beneksiz, kısacası tam da Mısırlılarca kutsal sayılan özellikleri taşıyan bir inek olduğunu söylüyor!” deyince, onlar nihâyet, daha fazla itirazın kendilerini helâke sürükleyeceğini anlayarak:“İşte şimdi gerçeği söyledin!” dediler ve istemeyerek de olsa, ineği boğazladılar, fakat az kalsın bunu yapmayacaklardı.Aslında bu iş için herhangi bir ineğin kesilmesi yeterli olacaktı. Fakat bu insanlar, basit bir inek kesme emrini bile o kadar kurcaladılar ki, sonunda kendileri de işin içinden çıkamaz hâle geldiler. Öyleyse, size emredilenleri gücünüz yettiğince yapmalı, olmadık yorumlara dalıp gereksiz yükümlülükler icat ederek dini karmakarışık ve uygulanamaz bir hâle getirmekten kaçınmalısınız.Bu ineğin kurban edilişinin asıl hikmetine gelince:
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
-“O söylüyor ki bu, ne koşulup Arazi sürer, ne Ekin sular; salma bir sığır, lekesi olmayan kusursuzdur” dedi. -“Şimdi Hakk’ı getirdin” dediler. Derken, onu kestiler. Az kalsın yapmıyorlardı.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
(Mûsa): “Rabbim o sığırın yeri sürüp, ekin sulayarak boyunduruk altında ezilmemiş, kusursuz ve alacasız bir sığır olduğunu söylüyor.” dedi. Bunun üzerine onlar: “İşte şimdi tam anlattın.”1 diyerek onu kestiler. Ama az kalsın bunu yapmayacaklardı.2
Muhammed Esed
Muhammed Esed
[Musa'nın] cevabı şu oldu: “O, bu kurbanın ekinleri sulamak veya toprağı sürmek için hiç koşulmamış, kusursuz, alacasız bir sığır olmasını istiyor”. Onlar: “İşte, sonunda gerçeği bildirdin!” dediler; ve hemen (onu) kurban ettiler, halbuki neredeyse hiçbir şey yapmadan kalacaklardı. 55
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Musa; “Allah, onun yeri sürüp ekini sulayarak boyunduruk altında ezilmemiş, kusursuz, alacasız bir sığır olduğunu söylüyor.” dedi. “Şimdi gerçeği bildirdin.” deyip sığırı kestiler; az kalsın bunu yapmayacaklardı. 2/67...71
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
“O diyor ki: o, toprağı sürmek[135] ve ekin sulamak için çifte koşulmamış, kusursuz, alacasız bir inek olmalı” dedi. Onlar: “İşte şimdi gerçeği bildirdin” dediler ve hemen onu (bulup) kurban ettiler: fakat neredeyse yapmayacaklardı.[136]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Dedi ki: «O buyuruyor ki, o muhakkak bir sığırdır ki zillete uğramamıştır. Ne tarla sürmeğe, ne de ekin sulamağa alıştırılmamıştır. Bütün kusurlardan salîmdir. Onda renk karışıklığı yoktur, tam sarıdır.» Dediler ki: «İşte şimdi hakikatı getirdin. Hemen onu (o sığırı bulup) boğazladılar.» Halbuki (bunu) yapmağa asla yaklaşmıyorlardı.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Mûsâ: «Rabbim şöyle diyor: O inek, ne toprağı sürmek için çifte koşulmuş, ne de ekin sulamada çalıştırılmış olmayan, salma ve her kusurdan uzak, hiç alacası bulunmayan bir inek olacaktır. » Onlar: «İşte şimdi gerçeği tam anlayacağımız tarzda bildirdin» diy
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Dedi: "O şöyle diyor: O, henüz boyundurluk altına alınmamış bir inektir. Yeri sürmez, ekin sulamaz. Salma, (çifte koşulmamış) hiç alacası yok." "İşte şimdi gerçeği getirdin" deyip ineği boğazladılar; az daha yapmayacaklardı.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Dedi ki Sahibim şöyle diyor: “O bir boğadır; [1] ne koşulup toprağı sürmüş ne de ekin sulamıştır. Salmadır; [2] alacası da yoktur.” “Şimdi tüm bilgiyi getirdin!” dediler ve boğayı kestiler. Neredeyse emri yerine getirmeyeceklerdi.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Musa:-Rabbim, onun yeri sürüp ekini sulayarak boyunduruk altında ezilmemiş, kusursuz, alacasız bir inek olduğunu söylüyor, dedi.-Şimdi gerçeği bildirdin, deyip ineği kestiler; az kalsın bunu yapmayacaklardı.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Musa, “Allah buyuruyor ki,” dedi, “o boyunduruğa koşulup da toprağı sürmemiş, ekin sulamamış bir inektir. Kusursuzdur, renginde alacası yoktur.” Onlar, “İşte şimdi bize gerçeği anlattın” dediler. Onu bulup kestiler; ama az kalsın bunu yapamayacaklardı.(38)
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Cevap verdi Mûsa: "Allah diyor ki, bahsettiğim, boyunduruk yememiş bir inektir; toprağı sürmez, ekini sulamaz. Salma hayvandır. Alaca yoktur onda." Dediler ki: "İşte şimdi gerçeği getirdin." Ve ardından onu boğazladılar, az kalsın yapmayacaklardı.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
eyitti mūsā: “bayıķ ol eydür: bayıķ ol bir śıġırdur, yavaş olmış degül, aķtara yiri; daħı śuvarmaz ekini. selāmet olınmışdur ya'nį 'ayıbdan 'aybı yoķ yā ayruķsı rengi yoķ anuñ içinde.” eyittiler: “imdi getürdüñ ḥaķķı” ya'nį bellü eylemegi. pes boġazladılar anı; daħı yaķın olmadılar kim işleyeler.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Mūsā eyitdi ki: Tañrı Ta‘ālā eydür, ol bir ṣıġırdur ki ẕelīl degüldür. Yiri sürmeyüpdür, ekini daḫı içürmeyüpdür. Sālimdür, ḳamu ‘ayblardan. Hīç‘aybı yoḳdur. Eyitdiler: İmdi geldüñ ḥaḳḳ‐ıla, bellü itdüñ. Pes boġazladılarol ṣıġırı, daḫı yaḳın olmadılar işlemege.