Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 770, sondan 5467. ayet; 5. sure ve Mâide Suresinin 101. ayetidir. Mâide Suresi 101. ayetinin kelime sayisi 26, harf sayısı 100 ve toplam ebced değeri ise 6463 olarak hesaplanmıştır. Mâide Suresinin toplam ebced değeri 824694 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
يا ايها الذين امنوا لا تسـلوا عن اشياء ان تبد لكم تسؤكم وان تسـلوا عنها حين ينزل القران تبد لكم عفا الله عنها والله غفور حليم
Ey iman edenler! Size açıklandığı takdirde, sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın.[161] Eğer Kur’an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size açıklanır. (Hâlbuki) Allah onları bağışlamıştır. Allah, çok bağışlayandır, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)
Bazı kimseler Hz. Peygamber’e, “Hac her yıl mı farz, yoksa ömürde bir defa mı?”, “Benim babam kimdir?” “Babam cennette mi, cehennemde mi?” gibi sorular yöneltmişti. Bunun üzerine âyette, kişinin üzerine lazım olmayan, nezaket kaidelerine uymayan cevap verilirse, soru sahibinin üzülmesine yol açan sorulardan kaçınılması tavsiye edilmiştir.
Bu âyetlerin nüzûl sebebi olarak zikredilen olaylardan biri şudur: Haccın farz olduğunu bildiren âyet indiğinde Hz. Peygamber bir hutbe okumuş, Allah Teâlâ’ya hamd ve senâdan sonra “Allah size haccı farz kıldı” buyurmuştu. Bir sahâbî “Her yıl mı ey Allah’ın resulü?” diye sordu. Resûlullah soruyu duymazdan geldi. Sorunun üçüncü defa tekrar edilmesi üzerine Hz. Peygamber “Şayet evet deseydim (her yıl haccetmeniz) farz olurdu. Siz ise buna tahammül edemezdiniz. Benim değinmediğim konularda soru sormayın. Sizden önceki bazı toplumlar peygamberlerine çok soru sormaktan ve sonra da bunlar üzerinde ihtilâfa düşmekten dolayı helâk olmuşlardır. Şu halde size bir şeyi emrettiğimde onu olabildiğince yerine getirmeye çalışın, size yasakladıklarımdan da kaçının” buyurmuştur (Müslim, “Hac”, 412).
Âyetlerdeki sakındırma ifadesinden, dinin tamamlanmasının veya eksik kalmasının vahyin geldiği esnadaki sorulara bağlanmış olduğu gibi bir anlam çıkarmak doğru olmaz. Zira bir hususun dinî bildirimler arasında yer alabilmesinin kaçınılmaz şartı, dinin sahibi olan Allah’ın onu murat etmiş olmasıdır. Yine, ilâhî iradenin bir sonucu olarak Resûlullah bazı dinî hükümleri belirli münasebetlerle, olayların tabii akışı içinde ve çevresinden gelen sorular üzerine tebliğ etmiştir. Şu halde bu âyette verilmek istenen mesajı şöyle açıklamak mümkündür: Vahyin indiği dönemde bazı vecîbelerin bildirilmesi soru sorulmasına bağlanmış olduğundan, müminler yerli yerince soru sormalı, yersiz sorulardan ve ısrarcı tavırlardan kaçınmalıdırlar. Ayrıntılar üzerinde fazla sorular sorulması halinde, cevapları duyanlar veya yorumlayanlar –farz kılınmadığı halde– yanlışlıkla yeni farzlar icat edebilirler. Hz. Peygamber’in yukarıda aktarılan ifadesinden de anlaşıldığı üzere, buradaki mesaj Kur’an’ın indirildiği dönemle sınırlı olmayıp, bütün zamanlarda müminlerin şu hususa dikkat etmeleri gerekir: Dinî yükümlülükler konusunda herkes Resûlullah’ın buyruklarını olabildiğince yerine getirmeye çalışmalı, yasakladıklarından kaçınmalı, kendi anlayışını ve içinde yaşadığı toplumun geleneklerini dine yamamaya kalkışmamalıdır. Tarihî tecrübeler de burada insan psikolojisine ışık tutan önemli bir uyarının bulunduğunu göstermektedir. Konumuz olan âyette ve hadiste önceki toplumlardan bazılarının kendilerine bildirilen dinî yükümlülükleri âdeta yetersiz bularak daha fazla yükümlülük isteyen bir tavır içine girdiklerinden, sonra da bunlar üzerinde görüş ayrılığına düşüp asıl vecîbeleri de terkeder hale geldiklerinden söz edilmektedir. Müslüman toplumlarda da bu psikolojinin etkisiyle zaman zaman asıl dinî vecîbeleri bırakıp yeni yükümlülük arayışı içine girildiği ve dinin aslında olmayan hususların temel dinî yükümlülüklerden daha önemli hale getirildiği gözlenmektedir.
Mehmet Okuyan
Ey iman edenler! Size açıklanırsa hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın! Kur’an indirilirken onları sorarsanız size açıklanır. (Bildirmediğine göre) Allah onları affetmiştir. Allah çok bağışlayandır, hoşgörülüdür.
Bu ayette soru sorulması yasaklanmamakta, sadece bazı konularda acele edilmemesi, gereksiz soru sorulmaması, vahyin indirilmesinin beklenmesinin önemi vurgulanmaktadır. Çünkü Duhâ 93:10’da soru soranların azarlanmaması emredilmektedir
Benzer mesajlar: Bakara 2:275; Mâide 5:95; Enfâl 8:38.
Bayraktar Bayraklı
Ey iman edenler! Açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayınız. Eğer Kur'ân indirilirken onları sorarsanız, size açıklanır. Açıklamadığına göre Allah onları affetmiştir. Zira Allah çok bağışlayıcıdır; yumuşak davranandır.
Ey iman edenler! Her şeyi sormayın! Açıklandığında sizi zor duruma düşürecek şeyler vardır. Oysaki Kur'an indirildiği anda o şeyleri sorarsanız size açıklanır. Allah, onlardan vazgeçmiştir¹. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Çok Hoş Görülü'dür.
Ey iman edenler! Size açıklandığında, sizi üzecek (kötü ve çekilmez gelecek) şeyleri (gereksiz yere) sorup durmayın; Kur'an indirildiği (ve meali okunuverdiği) zaman sorarsanız, size (gereken) açıklama yapılır. (Halbuki siz sormasaydınız) Allah onu affedip (bırakmıştı). Allah Bağışlayandır, (kullara) yumuşak olan (Halîm) dir.
Ey inananlar, size açıklanınca hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın Kur'an indirilirken bunlara ait bir şey sorarsanız hükmü açıklanır size, halbuki Allah geçmişti ondan, ona ait hükmü bildirmemişti ve Allah, suçları örter, rahimdir.
Ey iman edenler! Açıklandığı zaman sizi üzecek şeyleri sormayın. Kur'ân indirilmekte iken onları sorsaydınız size açıklanabilirdi. Yine de Allah daha önce, bu kuralı bilmeden sorduklarınızdan dolayı, sizi affetmiştir. Zira Allah, çok bağışlayıcı ve cezayı geciktirirse de ihmal etmeyip acele etmeyendir.
Ey iman nimetine kavuşanlar, aklınıza gelen, sizi ilgilendirmeyen, ilahi kanunların üzerlerinde cari olduğu konularda ısrarla sualler sormayın. Sualleriniz sebebiyle hayata geçireceğiniz yeni kurallar ortaya konursa, bu sizi sıkıntıya sokar, üzer. Kur'an indirilirken ısrarla sorular sorduğunuz takdirde, sizin için yeni kurallar konarak açıklanır. Kur'an ile bir düzenleme getirilmeyen sormadığınız konularda Allah sükût geçmiş, ruhsat tanımış, af ilan etmiştir. Allah kullarını daima koruma kalkanına alır, çok bağışlayıcı, kudretli, âdil ve müsamahakârdır, fırsatlar ve imkânlar tanır.
Ey iman edenler! Açıklandığında hoşunuza gitmeyecek şeylerden sormayın. Eğer bu şeylerden Kur'an'ın indirilmekte olduğu sırada sorarsanız size açıklanır. Allah onları affetti. [17] Allah bağışlayıcıdır ve yumuşak davranandır.
101.Buhari`nin Enes bin Malik (r.a.)`ten rivayet ettiğine göre Resulullah (a.s.) bir konuşma yaptı. Bir adam: "Benim babam kimdir?" diye sordu. Resulullah (a.s.) da: "Filanca" diye buyurdu. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet edildiğine göre bazen insanlar Resulullah (a.s.)`a şaka olsun diye soru soruyorlardı. Adamın biri kalkıp: "Benim babam kimdir?" diye soruyordu. Devesi kaybolmuş biri kalkıp: "Benim devem nerdedir?" diye soruyordu. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.Ahmed bin Hanbel, Tirmizi ve Hakim`in Ali bin Ebi Talib (r.a.)`den rivayet ettiklerine göre de Yüce Allah Müslümanlara haccı farz kılan ayeti kerimesini indirince: "Ey Resulullah (a.s.)! Her yıl mı?" diye sordular. Resulullah (a.s.) sustu. Onlar aynı soruyu tekrar ettiler. Resulullah (a.s.) da: "Hayır" dedi. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.İbnu Hacer ayeti kerimenin indirilmesinin her iki olayla da bağlantısının olabileceğini ifade etmiştir.17.Bu cümlede "onları" denilirken kastedilenin ne olduğu konusunda müfessirler iki ayrı görüş ileri sürmüşlerdir. Birinci görüşe göre bu zamir ile kastedilen Müslümanların geçmişte sordukları sorularıdır. İkinci görüşe göre ise buradaki zamirle Müslümanların hoşlarına gitmeyecek durumlar kastedilmektedir.Ayeti kerimede "Kur`an`ın indirilmekte olduğu sırada..." denilirken kastedilen Kur`an`ın indirilmesinin devam ettiği dönem yani nübüvvet dönemidir.
Ali Bulaç
Ey iman edenler, size açıklandığında sizi üzecek şeyleri sormayın; Kur'an indirildiği zaman sorarsanız, size açıklanır. Allah onu affetti. Allah bağışlayandır, (kullara) yumuşak olandır.
Ey iman edenler! Öyle şeylerden Peygambere sormayın ki, size açıklanırsa fenanıza gidecektir. Halbuki Kur'an indirilirken sorarsanız onlar size açılır, meydana çıkar. (önceki ümmetlerin helâki, peygamberlerine çok soru sormaları ve ihtilâfları yüzünden olmuştur.) Allah, şimdiye kadarki sorularınızı bağışladı. Allah çok bağışlayıcıdır, azabında aceleci değildir.
Ey iman edenler, açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek meseleleri sormayın. Kur’an inerken onları sorarsanız, o meseleler açıklanır da, (hoşunuza gitmez.) Hâlbuki Allah o şeyleri affetmiştir. Şüphesiz Allah çok bağışlayan ve şefkatle muamele edendir.
Ey inanmış olanlar! Açığa vurulunca, hoşunuza gitmiyen şeylerden sormayınız, eğer Kur'an inerken onu sormuş bulunsaydınız, size açıklanırdı, Allah onu bağışladı, Allah bağışlayıcı, Allah halimdir
Ey inananlar! Size açıklandığı takdirde sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın! Eğer Kur'an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size açıklanır. Hâlbuki Allah onları bağışlamış, sizi onlardan muaf tutmuştur. Çünkü Allah çok bağışlayandır, halimdir (affı ve müsamahası geniştir)
Cemal Külünkoğlu Mâide Suresi 101. Ayet Açıklaması
Hz. Peygamber; “Allah üzerinize haccı farz kıldı” buyurunca; sahabeden birisi, ‘her sene mi?’ Sonra tekrar ‘her sene mi? Ey Allah’ın Resulü!’ diye sordu. Bunun üzerine Peygamberimiz, bir sonraki ayette görüldüğü gibi “sizden evvelkiler hep çok soru sormaktan helâk oldular, işi zorlaştıracak sorular sormayın” diye uyarıda bulundu ve bunun üzerine bu ayet nazil oldu.
Diyanet İşleri (Eski)
Ey İnananlar! Size açıklanınca hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın. Kuran indirilirken onları sorarsanız size açıklanır (ama üzülürsünüz). Allah sorduğunuz şeyleri affetmiştir. Allah Bağışlayan'dır, Halim'dir.
Ey iman edenler! Açıklanırsa hoşunuza gitmeyecek olan şeyleri sormayın. Eğer Kur'an indirilirken onları sorarsanız size açıklanır. (Açıklanmadığına göre) Allah onları affetmiştir. (Siz sorup da başınıza iş çıkarmayın). Allah çok bağışlayıcıdır, aceleci değildir.
Resûl-i Ekrem (s.a.) «Allah size haccı farz kıldı, hac vazifenizi yapınız» dediği zaman birisi kalkarak «Her sene mi yâ Resûlallah?» demiş ve sorusunu üç kere tekrarlamıştı. Peygamberimiz bir müddet sükût ettikten sonra «Eğer evet deseydim her sene farz olurdu; eğer her sene farz olsaydı buna da gücünüz yetmezdi» buyurdu. Bu âyetin geliş sebebi budur. Allah unuttuğu için değil, affettiği, kolaylık dilediği için bazı şeyleri açıklamaz; sorular sorarak işi güçleştirmek, teşrî hikmetine aykırıdır.
Edip Yüksel
İnananlar, açıklandığı vakit hoşunuza gitmeyecek şeyler hakkında sorular sormayın. Kuran'ın ışığında sorarsanız size açık olurlar. ALLAH özellikle onlardan söz etmedi. ALLAH Bağışlayandır, Yumuşaktır.
Kuran, bizim için gerekli olan her şeyi açıklıyor. Kuran'ı yeterli görmeyenler, tıpkı 2:67-71'de anlatılan Yahudiler gibi sorular sormuşlar, cevabını Kuran'da bulamayınca da uydurdukları cevapları "Hadis" diye sunarak din haline getirmişlerdir. Böylece, tırnağın hangi sırayla kesileceğinden, sakalın kaç karış bırakılacağına, helaya hangi ayakla girileceğinden, hangi taraf üzerine yatılacağına kadar yüzlerce emir ve yasağı içeren bir din oluşturulmuştur (9:31; 42:21).
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey iman edenler! Açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek olan şeylerden sormayın. Eğer onları Kur'ân indirilirken sorarsanız size açıklanır. Halbuki Allah onlardan geçmiştir. Allah çok bağışlayan ve çok yumuşak davranandır.
Ey o bütün iyman edenler; öyle şeylerden sual etmeyin ki size açılırsa fenanıza gidecektir, halbuki Kur'an indirilmekte iken sorarsanız onlar size açılır, Allah onlardan şimdilik afiv buyurdu, Allah gafur, halîmdir
Ey îman edenler, Allahın afvetdiği şeyleri — ki eğer size açıklanırsa ve siz bunları Kur'an inerken sorub da hükmü kendinize izhar edilirse fenanıza gidecekdir — sormayın. Allah çok yarlığayıcıdır, cezada da aceleci değildir.
Ey îmân edenler! Size açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek şeylerdensormayın! Buna rağmen Kur'ân indirilirken (peygamber aranızda olduğu zaman) onları sorarsanız, size (hükmü) açıklanır. Allah onları (geçmişteki sorularınızı) affetti. Çünki Allah, Gafûr (çok mağfiret eden)dir, Halîm (cezâlandırmakta hiç acele etmeyen)dir.(2)
(2)Haccın farz olduğuna dâir âyet indirilince, Sürâka bin Mâlik (ra): “Yâ Resûlallah! Her sene mi haccetmek gerektir?” diye sordu. Resûl-i Ekrem (asm) buna cevab vermedi. O zât bu suâli üç kere tekrâr edince, Peygamberimiz (asm): “Eğer evet deseydim, her sene haccetmek size farz olurdu. Buna ise gücünüz yetmeyecekti. Fakat ömrünüzde bir keredir. Ben sizi hâlinize bıraktıkça, siz de beni kendi hâlime bırakın!” buyurdu. Bunun üzerine bu âyet-i kerîme nâzil olmuştur. (Beyzâvî, c. 1, 285)
İlyas Yorulmaz
Ey iman edenler! Açıklandığında sizi üzecek olan konular hakkında elçiye sorular sormayın. Eğer Kur’an indirildiği sıralarda, o konular hakkında soru sorsaydınız size açıklanırdı. Allah sizi bu gibi soruları sorduğunuz için affetmiştir. Allah bağışlayıcı ve kullarına çok yumuşak davranandır.
Ey iman edenler! Size belli olunca iç üzüntüsü verecek şeyler sormayın. Eğer Kur/an/ın indirildiği zaman onları sorarsanız sizin için onlar meydana çıkarılır. [⁴] Allah o sualinizi affeylemiştir. Allah yarlıgayandır, yavaştır.
İsmail Hakkı İzmirli Mâide Suresi 101. Ayet Açıklaması
[4] Meydana çıkarılınca sizi üzer. Artık onlardan sormayın.
Kadri Çelik
Ey iman edenler! Size açıklanınca hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın. Kur'an indirilirken onları sorarsanız size açıklanır (açıklanınca da hoşunuza gitmez ve üzülürsünüz). Allah onları (önceden sorduğunuz bu yersiz sorularınızı) affetmiştir. Allah bağışlayandır, hilim sahibidir.
Ey iman edenler! Size cevabı verildiği takdirde,altından kalkamayacağınız yükümlülükler getirerek, sıkıntıya düşüp üzülmenize sebep olabilecek sorular sormayın. Kur’an indirildiğinde bunları sorarsanız, onun tarafındansize gerekli ve yeterli açıklama yapılacaktır. Allah bir konu hakkında herhangi bir açıklama yapmamışsa, onu unutmuş veya gözden kaçırmış olduğundan değil, bilakis, dinini kolaylaştırmak ve böylece sizi rahmet ve merhametine ulaştırmak için bazı konularda sizleri affetmiştir. Unutmayın ki, Allah çok bağışlayıcı, çok şefkatlidir. Öyleyse, Allah’ın size açıkça bildirdiği kadarını gücünüz yettiğince yapmaya çalışın, yersiz zorlamalarla hayalî haramlar ve farzlar icat etmeye kalkmayın. Nitekim;
Ey iman edenler!
Açıklanırsa kötü bulacağınız şeyleri sormayın!
Kur’ân ineceği sırada eğer sorarsanız, size açıklanır.
Allah onlardan muaf tutmuştur.
Allah halîm gafûrdur.
Ey îman edenler! Kur’an inerken, sorduğunuzda size açıklanıverecek ve açıklandığında da hoşunuza gitmeyecek olan Allah’ın sizi muaf tuttuğu şeyleri sormayın.1 Çünkü Allah, çok bağışlayandır ve (kullarına karşı) çok yumuşak davranandır.
1 Peygamberimiz: “Allah üzerinize haccı farz kıldı” buyurunca; sahabeden birisi, “her sene mi ey Allah’ın Rasûlü!” dedi ve bunu üç defa tekrar etti, bunun üzerine Peygamberimiz, “hayır, fakat evet demeyeceğime nasıl emin oldun. Vallahi evet deseydim vacip olacaktı, vacip olsaydı dayanamayacaktınız, terk etseydiniz kâfir olacaktınız. Benim sizi terk ettiğim müddetçe siz de beni terk edin, sizden evvelkiler hep çok soru sormaktan ve Peygamberlerine karşı ihtilâftan helâk oldular. Size bir şey emrettiğim zaman gücünüz yettiği kadar tutun, yasakladığım zaman da ondan sakının.” buyurdu. (Tirmîzî)
Muhammed Esed
SİZ EY imana ermiş olanlar! [Kesin hukukî kurallar şeklinde] açıklandığı takdirde sizi sıkıntıya sokabilecek olan konular hakkında soru sormayın; 120 zira, Kur’an vahyedilirken onlar hakkında soru sorsaydınız, size [hukukî kurallar şeklinde] açıklanabilirlerdi. 121 Allah, bu konuda [sizi her türlü yükümlülükten] azad etmiştir: 122 Zira Allah, çok bağışlayıcıdır, halîmdir.
Ey İman edenler! Açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek şeyleri sorup durmayın. Eğer Kuran inerken onları sorarsanız, onlar size açıklanır. (Açıklanmadığına göre) Allah, sizi onlardan muaf tutmuştur. Zira Allah, çok bağışlayandır ve hemen cezalandırmayandır. 43/44
SİZ ey iman edenler! Açıklanması hâlinde sizi zora sokabilecek şeyler hakkında soru sormayın! Nitekim Kur’an iniyorken onlar hakkında soru sorarsanız size açıklanır. (Açıklanmadığına göre), Allah onlarla sizi mükellef tutmamıştır.[994] Allah tarifsiz bağışlayandır, cezalandırmada acele etmeyendir.
Mustafa İslamoğlu Mâide Suresi 101. Ayet Açıklaması
[994] Zımnen: Bir şey yasak değilse serbesttir. Kur’an tefakkuhunun en temel kurallarından biri olan “Eşyada aslolan serbestliktir” ilkesi, bu âyetin zımnî karşılığıdır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ey imân edenler! Öyle şeylerden sual etmeyiniz ki, eğer size açıklanırsa sizi müteessir eder. Ve eğer siz Kur'an'ın nüzul ettiği sırada sorarsanız onlar size açılır. Allah Teâlâ onlardan af buyurmuştur. Ve Allah Teâlâ gafûrdur, halîmdir.
Ey iman edenler! Açıklandığı takdirde hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın. Eğer Kur'ân'ın indirilmesi esnasında onları sorarsanız, size açıklanır. Halbuki Allah onları bağışlamış, sizi onlardan muaf tutmuştur. Çünkü Allah gafurdur, halimdir (affı ve müsamahası geniştir).
Hz. Peygamber (a.s.m) haccın farz kılındığını tebliğ ettiği sırada ashabından biri: “Her sene mi?” diye sorup tekrarlamıştı. İşi zorlaştıracak soruların yersizliği bildirilerek müminler eğitiliyor.
Süleyman Ateş
Ey inananlar, açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın. Eğer Kur'an indirilirken onları sorarsanız, size açıklanır. Halbuki Allah onlardan geçmiştir. Allah bağışlayandır, halimdir.
Hac âyeti indiği zaman Sürâka ibn Mâlik, Hz. Peygamber'e: Ğ Her sene mi hac yapacağız ey Allah'ın Elçisi? diye sordu. Hz. peygamber cevap vermedi. Sürâka sorusunu üç kez yineledi. Hz. Peygamber: Ğ Hayır, dedi, evet, deseydim, hac her sene farz olurdu. (Her sene) Farz olsaydı, bunu yapamazdınız. Benim sizi (serbest) bıraktığım şeylerde siz de beni (serbest) bırakınız, dedi. İşte âyetin, bu olay üzerine indiği söylenir .
Süleymaniye Vakfı
Ey inanıp güvenenler (müminler)! Her şeyi sormayın; açıklansa hoşunuza gitmez. Kur’an indirilirken sorarsanız açıklanır ama Allah onlardan sorumlu tutmamıştır. Allah bağışlar, ikramı boldur.
Süleymaniye Vakfı Mâide Suresi 101. Ayet Açıklaması
[*] Bakara olayında olduğu gibi
Şaban Piriş
- Ey İman edenler! Açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın. Eğer Kur'an inerken onları sorarsanız, onlar size açıklanır. Allah, onları bağışlamıştır. Allah bağışlayandır, yumuşak davranandır.
Ey iman edenler! Açıklandığı takdirde sizi üzecek şeyleri sormayın. Kur'ân'ın indiği sırada soracak olursanız, o da size açıklanıverir; oysa Allah onu sizden affetmiştir. Çünkü Allah çok bağışlayıcıdır, kullarına müsamahası pek geniştir.(28)
(28) Peygamberimiz hac âyetini tebliğ ederken, bir adam ısrarla “Her sene mi?” diye sormuş, Peygamberimiz ise buna cevap vermemişti. Adam yine ısrar edince Peygamberimiz “Evet dersem farz olur; bu defa güç yetiremezdiniz; terk edince de sapardınız. Ben birşey söylemediğim sürece siz de susun; sizden öncekileri çok sormaları ve peygamberlerine karşı olan ihtilâfları helâk etti” buyurmuştu. Konuyla ilgili bir başka vak’ada da, insanlar Peygamberimizi gereksiz sorularla bunaltmışlardı ki, bunlar arasında, “Benim babam kim?” gibi sorular da vardı. (Buhârî, Tefsir 5:12; Müslim, Fedâil: 134-138; Tirmizî, Tefsir 5:15-16.) Bakara Sûresinde de, kendilerine inek kesmelerini emreden Hz. Musa’yı sordukları gereksiz sorularla kendi işlerini ağırlaştıran Yahudilerin durumu anlatılmıştı. (Bk. 2:67-71.)
Yaşar Nuri Öztürk
Ey iman sahipleri! Size açıklandığında canınızı sıkacak şeylerle ilgili soru sormayın. Kur'an indirilmekte iken onları sorarsanız size açıklanır. Allah onlardan vazgeçmiştir. Allah Gafûr'dur, Halîm'dir.