Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2610, sondan 3627. ayet; 22. sure ve Hacc Suresinin 15. ayetidir. Hacc Suresi 15. ayetinin kelime sayisi 22, harf sayısı 85 ve toplam ebced değeri ise 7941 olarak hesaplanmıştır. Hacc Suresinin toplam ebced değeri 364750 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
من كان يظن ان لن ينصره الله في الدنيا والاخرة فليمدد بسبب الى السماء ثم ليقطع فلينظر هل يذهبن كيده ما يغيظ
Her kim ona (Muhammed’e) Allah’ın dünyada ve ahirette asla yardım etmeyeceğini zannediyorsa hemen tavana bir ip çeksin, sonra kendini assın da bir baksın; başvurduğu (bu yöntem), öfkelendiği şeyi giderecek mi?[374]
Âyet şöyle de tercüme edilebilir: “Her kim ona (Muhammed’e) Allah’ın dünyada ve ahirette asla yardım etmeyeceğini zannediyorsa, hemen göğe bir ip çeksin (bir merdiven kursun) ve onunla yol alsın. Böylece baksın bakalım başvurduğu bu yöntem, öfkelendiği şeyi giderecek mi?”
“Ona” diye çevrilen zamirle kimin kastedildiğine ilişkin yorum, bu âyete mâna verirken belirleyici bir role sahip olmaktadır. Müfessirler genellikle bu zamirin Hz. Peygamber hakkında olduğu kanaatini benimsemişlerdir. Bunu zorlama bir yorum olarak niteleyen M. Esed, burada 11. âyette belirtilen ve Allah’a iman-küfür sınırında kulluk eden kişilere, yani kendisine yardım için Allah’ın yeterli olmadığını düşünen, Allah’ın gücünün bu dünyada ve âhirette mutluluğa ulaştırmaya yeteceğinden şüphe eden kimselere imada bulunulduğunu belirtir (II, 670). Âyetin “bir çaresini bulup göğe uzansın” şeklinde çevirdiğimiz kısmını “Tavana ip bağlayıp kendini assın” şeklinde ve “kesip baksın” diye tercüme ettiğimiz kısmını “dünya veya hayat ile ilişkisini kessin” ve “İpi kesip intihar etsin” şeklinde anlayanlar olduğu gibi, bu ifadeye “Göğe yükselip vahyin veya ilâhî yardımın kaynağını kesmeye çalışsın” gibi mânalar verenler de olmuştur (Taberî, XVII, 125-128; Şevkânî, III, 497). Burada emir kipi kullanılarak, gerçekleşmeyecek bir şarta bağlı ifadeyle muhatabın âciz düşürülmesi amaçlanmış; içlerinde inkârcılığın oluşturduğu kin ve psikolojik baskıdan bir türlü kurtulamayan kişilerin hangi yollara başvururlarsa vursunlar, son tahlilde yaptıklarının bir yarar sağlamayacağına ve dünyalarını da âhiretlerini de yitirmelerine sebep olacağına dikkat çekilmiştir (İbn Âşûr, XVII, 219-220).
Mehmet Okuyan
Kim Allah’ın, dünya ve ahirette kendisine asla yardım etmeyeceğini sanıyorsa, artık göğe doğru bir sebebe uzansın; sonra da (diğer şeylerle ilişkisini) kessin! Baksın ki bu önlemi kendisini öfkelendiren şeyin kökünü nasıl da kazıyacak!
Bu ayet Hacc 22:11. ayetten itibaren ele alınan ve iman ile inkâr arasındaki çizgide bulunan olumsuz insan tipiyle ilgilidir; yoksa iddia edildiği gibi konu hiçbir şekilde Hz. Muhammed’le ilgili değildir.
Bayraktar Bayraklı
Her kim Allah'ın, Peygamberine dünya ve âhirette yardım etmeyeceğini sanıyorsa, göğe ulaşacak bir çare arasın; sonra eğer mümkünse o yardımı kessin. Baksın bu hilesi, kızdığı yardımı engelleyecek mi?
Kim Allah'ın, ona dünyada ve ahirette kesinlikle yardım etmeyeceğini zannediyorsa, o zaman semaya¹ bir araç uzatsın da sonra onu² kessin de baksın bakalım bu planı kendisini kızdıran şeyi giderecek mi?
1- İzafeten; yüce rahmet ve yardım kapısına. 2- Yardım ve desteği.
Ahmet Akgül
Her kim Allah’ın (davet ve istikamet yolunda sebat ve sadakat ehli kuluna) O’na ne dünyada ne de ahirette asla yardım etmeyeceğini (ve başarıya eriştirmeyeceğini) sanıyor (ve savunuyorsa, aldanıyor ve şeytani karakterinden böyle söylüyor.) Hele göğe (darağacı gibi) bir araç uzatsın (ve ipi boynuna taksın) sonra (ayaklarını yerden) kesiversin de baksın (bakalım, ruhundaki nifaktan dolayı) kurduğu tuzak içindeki öfkesini giderebilecek mi? (Halbuki hainler ve kâfirler çatlasa da, Allah elçilerini muvaffak, dinini hükümran kılıverecektir.)
Allah, peygambere dünyada da, ahirette de yardım etmeyecek sanan bilsin ki yardım edecektir, isterse tavana bir ip takıp assın kendini de ölsün ve baksın da görsün, bu yaptığı düzen, kızdığı şeyi ortadan kaldırır mı?
Her kim Allah'ın peygamberine bu dünyada ve ahirette yardım etmeyeceğini düşünüyorsa kendisine bir çare bulup göklere uzansın, Allah'la olan bütün bağlantılarını kessin ve böylece görsün bakalım, bu kurduğu düzen onu sıkıntısından kurtaracak mı?
Allah'ın, dünya ve âhirette, ebedî yurtta Rasûlüne asla yardım etmeyeceğini sanan kimseler, güçleri yetiyorsa eğer, herhangi bir vasıta ile göğe çıksınlar, sonra da yardımı kessinler. Değilse takındıkları düşmanca tavırların, gizli mücadele planlarının, kurdukları tuzakların, öfke duydukları şeyi, İslâm'ın ilerlemesini, Kur'ân'ı, Allah'ın peygambere, müslümanlara yardımını ortadan kaldırmadığını görerek akıllarını başlarına toplasınlar.
Kim Allah'ın ona (peygambere) dünyada ve ahirette yardım etmeyeceğini sanıyorsa göğe bir araç uzatsın sonra kessin de baksın bakalım bu oyunu onun öfkesini giderecek mi? [1]
1.Bu ayetin anlamı hakkında müfessirler değişik yorumlarda bulunmuşlardır. Tefhimu`l-Kur`an, 3:350-351`de bu yorumlar özet halinde sıralanmıştır.
Ali Bulaç
Kim, Allah'ın ona, dünyada ve ahirette kesin olarak yardım etmeyeceğini sanıyorsa, göğe bir araç uzatsın, sonra kessin de bir baksın; kurduğu düzen, onun öfkesini giderebilecek mi?
Kim ki, Allah, Peygambere dünyada ve ahirette asla yardım etmez zannediyorsa, hemen yukarıya (evinin tavanına) bir ip uzatsın, sonra intihar etsin (boğulsun) de baksın, yaptığı bu iş, kendini öfkelendirmekte olan Allah'ın (Peygamberine) yardımını giderecek mi? (Çatlasa, patlasa, yine de Allah, Peygamberine, hem dünyada hem ahirette zafer verecektir.)
Kim, Allah’ın dünya ve ahirette, ona (Peygamber’e ve kendisine) yardım etmeyeceğini sanırsa, bir araç ile göğe yükselsin. Sonra ilişkisini kessin, baksın; yaptığı çare, onun (Allah’a ve İslam’a olan) kinini giderebiliyor mu?
Dünyada, ahrette ona Allahın hiç yardım kılmayacağın sanan bir kimse, yukarıya bir ip atsın, sonra ipe asılsın, bakasın ki bu alı giderir mi kızgınlığın?
Her kim kendisine Allah'ın dünyada ve ahirette yeterli yardımı yapmayacağını düşünerek (Allah'tan başka varlıklardan yardım dilenirse), bir sebeple (tefekkür ederek) hemen semaya yönelsin (Allah'tan yardım istesin), sonra da (manevi anlamda dünya ile irtibatını) kessin de bir baksın; (kendisine kurduğu şirk) tuzağı, onun (Allah'tan başka varlıklardan destek görerek) sıkıntısını giderecek mi?
Birinci cümledeki “hû” zamirinin Hz. Muhammed’i işaret ettiğini söyleyenler olsa da yukarıdan itibaren ayetlerin anlam akışına dikkat edilirse, Allah’tan başka varlıklardan yardım dileyen kişinin hatasına dikkat çekiliyor. Dolaysıyla ayetin ilk cümlesindeki “hû” zamirinin; Allah’tan yeterli yardımı alıp alamayacağı konusunda kuşku duyan kişiyi imâ ettiğini düşünmek daha doğru olur.
Diyanet İşleri (Eski)
Allah'ın peygamber'e dünyada ve ahirette yardım etmeyeceğini sanan kimse, yukarı bağladığı bir ipe kendini asıp, boğsun; bir düşünsün bakalım, bu hilesi kendisini öfkelendiren şeye engel olabilir mi?
Her kim, Allah'ın, dünya ve ahirette ona (Resûlüne) asla yardım etmeyeceğini zannetmekte ise, (Allah ona yardım ettiğine göre) artık o kimse tavana bir ip atsın; (boğazına geçirsin); sonra da (ayağını yerden) kessin! Şimdi bu kimse baksın! Acaba, hilesi (bu yaptığı), öfke duyduğu şeyi (Allah'ın Peygamber'e yardımını) gerçekten engelleyecek mi?
Bu âyet şu manada da anlaşılmıştır: «Her kim, Allah’ın Resûlüne dünya ve ahirette yardım etmeyeceğini zannediyor idiyse, bir merdivenle göğe çıksın da Peygamber’e gelen vahyi kessin! Bunu yapamayacağına göre, şimdi baksın bakalım hilesi, öfke duyduğu şeyi, yani Allah’ın Peygamber’e yaptığı yardımı engelleyebiliyor mu?»
Edip Yüksel
Kim ALLAH'ın dünya ve ahirette kendisine yardım edemiyeceğini sanıyorsa göğe (Tanrı'ya) doğru yönelsin ve sonra (umut bağladığı diğerlerinden) umudunu kessin de uyguladığı bu planın, kendisinin canını sıkan her şeyden kurtarıp kurtarmadığına bir baksın.
Allah'ın ona (peygambere) dünyada ve ahirette yardım etmeyeceğini sanan kimse hemen yukarıya bir ip uzatsın, sonra (kendini intihar edip) boğsun da baksın bu hilesi kendisini öfkelendiren şeyi giderecek mi?
Her kim, ona Allah Dünyada ve Âhırette aslâ yardım etmez zannediyorsa hemen Semâya bir ip uzatsın sonra nefesini kessin de baksın keydi gayzını giderecek mi?
Kim dünyâda da, âhiretde de ona (o peygambere) Allahın asla yardım etmeyeceğini sanıyorsa (evinin) tavan (ın) a bir ip uzatsın, sonra kendini (yerden) kes (ib boğ) sun da bir baksın, (bu) hıylesi onun öfkelenmekde olduğu şey'i behemehal giderecek mi?!
Kim Allah'ın, dünyada ve âhirette ona (peygamberine) aslâ yardım etmeyeceğini sanıyorsa, o hâlde göğe (evinin tavanına) bir sebeb (ip) uzatsın; sonra (onu boğazına geçirerek, nefesini) kessin de baksın; (bu) hîlesi, öfkelenmekte olduğu şeyi (Allah'ın Peygambere yardımını) hiç giderebilecek mi?
Kim Allah’ın kendisine dünya ve ahirette yardım etmeyeceğini zannediyorsa, göğe ulaşmak için başka bir araç bulsun ve sonrada bu aracı bıraksın. Sonra baksın hazırladığı hilesi (çabası) öfkelendiği şeyi (azabı) giderebilecek mi?
Allah/ın, peygambere dünya ve âhirette asla yardım etmeyeceğini zanneden kimse öfkelerini gidermek için ne yaparsa yapsın, evinin tavanına ip bağlasın, onunla asılsın [⁵] da baksın [⁶], onun bu hilesi öfkesini davet eden yardımı giderebilir mi? [⁷]
İsmail Hakkı İzmirli Hacc Suresi 15. Ayet Açıklaması
[5] Yahut göğe erişecek bir vasıta arasın, o vasıtayla mesafeyi kat'etsin veya ip ile göğe çıksın bir kere baksın bir şey yapabilir mi Nusratı, vahyi kesilebilir mi? Bunlar mümteni olunca öfkelenmesinde fayda yoktur. Yahut Allah kendisine rızk vermez zannında bulunan kimse ne kadar feryat ederse etsin, kendini boğsun, yine kısmete galebe edemez, bu fiili ona rızk verdirmez.[6] Veya düşünsün dursun.[7] Maksadına erebilir mi? Asla!
Kadri Çelik
Kim, Allah'ın ona (Peygamber'e), dünyada ve ahirette kesin olarak yardım etmeyeceğini sanıyorsa göğe bir ip uzatsın, sonra (bu iple kendini asarak nefesini) kesiversin de bir bakıversin, kurduğu düzen, onun öfkesini giderebilecek mi?
(Bu ayetin gerçek anlamının ne olduğu konusunda çok farklı görüşler vardır. Konuyu bütünlüğü içinde göz önünde bulundurursak, ayet aslında şu anlama gelmektedir: “Sen Allah’ın hükümlerini değiştirmek için ne yaparsan yap, bu hükümler ve emirler senin düzenlerine uygun düşsün veya düşmesin, kullandığın hiç bir alet ve tuzağın işe yaramadığını göreceksin.)
Mahmut Kısa
Her kim ki, Allah’ın kendisine dünyada da, âhirette de yardım etmeyeceğini sanıyor ve kurtuluş için O’ndan başka varlıkların himâyesine sığınarak onlardan medet umuyorsa, o zaman haydi, o sözde ilahların ona vereceği bir araçla göğe yükselsin de, Allah ile kendi arasındaki bütün bağlantıları kessin; sonra da bir düşünsün bakalım; acaba bu çözüm yolu, kendisini çâresizliğin, terk edilmişliğin verdiği sıkıntılardan kurtarıp öfkesini giderebilecek mi? Ayrıca, Allah’a ve Elçisine savaş açan zalimler şunu iyi bilsinler ki: Her kim Allah’ın, kendi yolunda mücadele eden kulunu terk ettiğini ve ona dünyada da, âhirette de yardım etmeyeceğini sanıyor ve beklediğinin tam tersinin gerçekleştiğini gördükçe öfkesinden kuduruyorsa; o zaman haydi, gücü yetiyorsa bir araçla göğe yükselsin de, Allah ile müminler arasındaki bağlantıyı keserek ilâhî lütuf ve yardımları engellesin; sonra da bir düşünsün bakalım; acaba böyle bir şeye güç yetirebilecek mi; Allah’ın nurunu söndürmek için kurduğu tuzaklar amacına ulaşıp da, müminlere karşı yüreğinde beslediği kinini, öfkesini giderebilecek mi?
Kim “Dünya’da ve Âhiret’te Allah ona hiç yardım etmeyecek” diye zannediyorduysa, Göğe bir sebep uzatsın, sonrasında kessin (kesin emin olsun); bir baksın, onun düzeneği, öfkelendiren şeyi gideriyor mu?
Kim Allah’ın o (Peygamber’e) dünyada ve âhirette asla yardım etmeyeceğini sanıyorsa, göğe bir araç uzatsın sonra da (ona gelen yardımı kesebilirse) kesiversin (bakalım.)1 (Sonra da) bu tuzağı onun öfkesini giderebilecek mi? bir baksın.2
1 Âyetin bu bölümü, “...hemen yukarıya bir ip uzatsın, sonra (kendini boğup) nefesini kessin de bir baksın...” şeklinde de tercüme edilebilir. 2 Bu soru inkaridir. Yani; “kurduğu tuzak Hz. Muhammed (a.s)’a gelecek yardımı engellemek bir tarafa, kendi öfkesini bile gideremeyecek.” demektir.
Muhammed Esed
Kim ki Allah'ın kendisine bu dünyada da, ahirette de yardım etmeyeceğini 14 düşünüyorsa, göğe başka bir yolla ulaşmayı denesin de yol katetsin; 15 ve böylece görsün, bakalım, bu hilesi onu sıkıntısından 16 kurtaracak mı?
Her kim Allah’ın bu dünyada ve ahirette kendisine doğrudan asla yardım edemeyeceğini düşünüyorsa, o zaman bir sebebe tutunup yücelere doğru bir yönelsin; sonra da kendisine yardım edeceğini zannettiği kişilerle ilişkisini kessin, baksın bakalım bu yaptığı şey onun içine düştüğü sıkıntıyı giderecek mi yoksa gidermeyecek mi? 2/186, 7/3, 40/60, 73/8
Her kim, Allah’ın kendisine[2806] dünya ve âhirette[2807] asla (aracısız) yardım etmeyeceğini düşünüyorsa, bir sebebe[2808] tutunup göğe uzanıversin ve (Allah dışında yalvardıklarıyla ilişkiyi) kessin;[2809] daha sonra görsün bu tedbiri kendisini öfkelendiren şeyin kökünü kazıyacak mı (kazımayacak mı)?[2810]
[2806] Hu zamirinin Allah Rasûlü’nü gösterdiği görüşü sûrenin bağlamıyla uyuşmamaktadır. Baştan beri Allah Rasûlü’ne hiç atıf yapılmaması bir yana, konu tevhid, muhatap da insan cinsidir.
[2807] Yani: “..her zaman ve mekânda..”
[2808] Sebeb, hurma ağacına çıkmak için hurmanın tepesine bağlanarak aşağı sarkıtılan ipe denir. Âyet, Allah’a ulaşmada doğru vesilenin dua olduğu imasını içerir.
[2809] Veya 31. âyetin ışığında: “o ipi kessin (de kendini parçalanmak üzere yere bıraksın)”. Parantez içi açıklamaların gerekçesi âyetin bağlamı, özellikle de 12-13. âyetlerdir. Sınırda kulluk edenlerden imanı Allah’a has kılmaları istenmektedir.
[2810] Hel soru edatının genellikle cevabın olumluluğuna delâlet ettiği hatırlanmalıdır. Keyd’in müsbet anlamı için bkz: 12:76. Bu belâgat şahikası âyetin konumu da, mefhumu da emeği gerektirmektedir. Bu âyetin nasıl anlaşılması gerektiği, muhatabın kimliğine göre değişkenlik arzeder. Bu konuda iki ihtimal vardır:
1) Muhatap inkârcılardır: Bu inkârcılar: a) Birinci ve ikinci sınıfı 8 ve 11. âyetlerde dile gelen “insanların” bir üçüncü sınıfı da olabilir. Bağlaçsız gelmesi ve mine’n-nâsi men.. kalıbının kullanılmaması üçüncü bir sınıf olma ihtimalini zayıflatıyor. b) 11. âyetteki “sınırda kulluk edenler” içinden birileri olabilir: Doğrusu bu olsa gerektir. Burada resmi çizilen tip iman küfür sınırında tereddüt eden bir tiptir. “Uzak tanrı” düşüncesi öylesine yer etmiş ki, bu yüzden ne Allah’a aracısız kulluk edilebileceğine, ne de Allah’ın yardım edeceğine aklı yatıyor. Bu düşünce ile Allah’ın dininden çıkmak istiyor, onu da yapamıyor. Neticede öfkeden patlayacak hale geliyor. Bu âyet işte bu tipe ‘ironik’ bir îmâ ile öfkesinden kurtulmanın yolunu tarif ediyor ve zımnen diyor ki: Aracısız ne kulluk olur, ne de Allah’ın yardımı gelir düşüncesini aklından kazı! Bunun tek yolu bu! Allah uzak değil, şahdamarından yakındır. Eğer bu hakikate inanmak yerine bir adım daha atınca küfre düşecekmiş gibi sınırda inanmaya devam edersen, bu seni teskin ve tatmin etmek yerine öfkelendirir. Bu takdirde işte sana öfkeden kurtulmanın kestirme yolu..” c) Üçücü bir ihtimal; “kendisini öfkelendiren şey” ile kast edilen Furkan 27’de beliğ bir biçimde tasvir edilen, ahirette kendi kendisini aldatmış insan tipi olabilir. Bu tip, kendisini Hesap Günü kurtarsın diye Allah’la arasına aracı koyduğu kişiden dolayı hayal kırıklığına uğrayınca, “Ah, keşke!” diyecek, ama iş işten geçmiş olacaktır.
2) Muhatap Allah Rasûlü’dür: Bu takdirde Hac 15’i, En’âm 35 ışığında anlamak daha doğru olur. Zira her iki âyetin de ortak noktası “bir biçimde göğe uzanmak”tır. Hac 15’te bunun sebeb adı verilen “ip merdiven” ile, En’âm 35’te ise bunun sullem adı verilen “merdiven” ile yapılması teklif ediliyor. Üslup, imkânsızı teklif ve meydan okuma üzerine kuruludur. Zımnen denilen şudur: Allah’ın sana yardım etmeyeceğini sakın aklına dahi getirme! Kâfirlerin ısrarla istedikleri mucizeleri sen göğe tırmanıp da zorla indiremezsin. Diyelim ki bunu başardın, bu takdirde dahi seni üzen ve öfkelendiren kâfirler inatlarından vazgeçmezler. Yani sorun yine çözülmüş olmaz. En iyisi sen Allah’a teslim ol ve içini ferah tut!
Ömer Nasuhi Bilmen
Her kim O'na (peygambere) Allah'ın ne dünyada ve ne de ahirette yardım etmeyeceğini zannediyor ise semaya bir ip uzatsın, sonra onunla intihar etsin, artık baksın ki, kendisinin bu hilesi onun nefret ettiği şeyi giderecek mi?
Kim Allah'ın, Resulünü dünyada ve âhirette desteklemeyeceğini zannederse, haydi öfkesinden bir ip alıp tavandan uzatsın, boğazından geçirsin. Sonra nefesini kessin de bir baksın, bulduğu bu tedbiri, bu çırpınışları öfke duyduğu şeyi, Allah'ın Resulüne yardımını engelleyecek mi?
Dine karşı olan, Hz. Peygamberin dininin yücelmesini bir türlü çekemez, kıskanır. Oysa Allah’ın Peygamberine yardımı o derece kesindir ki, o düşmanın yapacağı tek şey, kahrından kendini boğmaktır. Kendini asmakla beraber, âhiretten bakabilirse baksın bakalım: Din galip gelmesin diye başvurduğu bu çare, Allah’ın dinine yardımına sanki mani olacak mı olmayacak mı?
Süleyman Ateş
Kim Allah'ın, dünyada ve ahirette kendisine yardım etmeyeceğini sanıyorsa öfkesini gidermek için göğe bir sebep(ip)le uzansın, sonra (ayaklarını yerden) kessin de baksın, bu çaresi, öfkelendiği şeyi giderebilecek mi?
Bu âyete şöyle bir mânâ da verilir: Kim Allah'ın, dünyâda ve âhirette ona (yani peygamber'e) yardım etmeyeceğini sanıyor idiyse (şimdi öfkesini gidermek için) bir sebeple göğe uzansın (gökle yer arasındaki mesâfeyi) kat'etsin de baksın; tuzağı, öfkelendiği şeyi giderecek mi? (Bu hareketiyle Allah'ın, Elçisine yaptığı yardıma engel olacak mı? Yani o adam ne yaparsa yapsın nâfile. Allah dilediğini yapar. Kâfirler hased ve öfkelerinden çatlasalar da Allah'ın, Elçisine ve mü'minlere yardımına engel olamazlar.)
Süleymaniye Vakfı
Kim Allah’ın, dünyada da âhirette de kendine asla yardım etmeyeceği kanaatine varmışsa bir gerekçeyle göğe (Allah’a) yönelsin, diğer ilişkilerini derhal kessin ve baksın ki bu yol kendini bunaltan şeyi gerçekten giderecek mi yoksa gidermeyecek mi?”
[*] Göğe yönelmek demek Allah'ın makamına yönelmek demektir. En yaygın şekli ellerini göğe açarak dua etmek veya namaza durmaktır.
Şaban Piriş
Kim, Allah'ın dünyada ve ahirette ona yardım edemeyeceğini zannediyorsa, göğe bir ip uzatsın ve sonra kesiversin. Baksın, kurduğu düzen onun öfkesini giderebilecek mi?
Kim Allah'ın Peygambere dünyada ve âhirette yardım etmeyeceğini sanıyorsa, elinden geldiği takdirde semâya bir yol uzatsın da Allah'ın ona yardımını kessin; bakalım kendisini öfkelendiren şeyi giderebilecek mi?
Kim Allah'ın dünyada ve âhirette kendisine yardım etmeyeceğini sanıyorsa; bir sebeple göğe uzansın, sonra öteki ilişkilerini kessin de bakıversin: Oyunu, öfkelendirdiği şeyleri gerçekten giderecek mi?"
her kim oldı gümān eyler kim arķa virmeye aña ya'nį muḥammed'e Tañrı dünye içinde daħı āħiretde uzatsuñ bir ip ev örtüsindin yaña andan kessüñ pes baķsuñ hįç giderür mi ḥįlesi anuñ ķaķımaġın.
Kim ki ẓan eylese ki Tañrı Ta‘ālā özi nuṣret virmez dünyāda ve āḫiretde, pes bir ip baġlasun evi saḳfına, andan ṣoñra özini boġup ipi kessün. ḥīlesisevmegen nesneyi.