Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2598, sondan 3639. ayet; 22. sure ve bu surenin 3. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 12, harf sayısı 44 ve toplam ebced değeri ise 3046 olarak hesaplanmıştır.
ومن الناس من يجادل في الله بغير علم ويتبع كل شيطان مريد
ومنالناسمنيجادلفياللهبغيرعلمويتبعكلشيطانمريد
Vemine-nnâsi men yucâdilu fi(A)llâhi biġayri ‘ilmin veyettebi’u kulle şeytânin merîd(in)
İnsanlardan kimi vardır ki, hiçbir bilgisi olmadığı hâlde, Allah hakkında tartışmaya girer ve her azgın şeytanın[371] ardına düşer.
Tefsir bilginleri, En’âm sûresi, âyet, 112 ve Nâs sûresi, âyet, 4, 5, 6’dan hareketle; buradaki “şeytan” kelimesinin cinlerden olan şeytan ile birlikte şeytan tıynetindeki insanları da kapsayabileceğini ifade etmişlerdir.
Evren Allah’ın kudretini gösteren delillerle dolu iken ve peygamberler de öldükten sonra dirilme gerçeğini anlatıp insanları açık bir biçimde uyarmışken, bazı insanların Allah’ın gücü ve âhiret hayatının varlığı hakkında tartışmaya girmeleri, üstelik hiçbir sağlam bilgiye sahip olmadıkları halde inkârcılıkta inat etmeleri tarihin her döneminde görülen bir durumdur. Bu âyetlerde, ilk iki âyetteki bildirim ve ikaza rağmen bazı kimselerin bu tutumlarından vazgeçmedikleri gerçeğinden hareketle bu beşerî zaafa ve sonuçlarına tekrar dikkat çekilmektedir. Esasen genel bir teşhis ve uyarı içermekle beraber 3. âyetin Nadr b. Hâris hakkında inmiş olduğu rivayet edilir (Taberî, XVII, 115). Kureyş’in amansız inkârcılarından olan bu şahıs, babasıyla Hîre’de tıp ve felsefe öğrenimi görmüştü (Taberî, XVII, 115, nâşirin notu).
3. âyetteki “her âsi şeytan” ifadesiyle, İblîs ve avenesinin yahut Kureyş’in ileri gelen inkârcılarının kastedildiği yorumları yapılmıştır (Râzî, XXIII, 5); âyetin üslûbundan, ikinci yorumun daha güçlü olduğu izlenimi edinilmektedir (Derveze, VII, 75). Buradaki “her” anlamına gelen küll kelimesinin –Kur’an’daki benzer ifadeler dikkate alındığında– çokluğu belirtmek için kullanıldığı anlaşılmaktadır (İbn Âşûr, XVII, 192-193). “Âsi” olarak tercüme ettiğimiz merîd kelimesine “had bilmez, zorba, inatçı, azgın, mütekebbir” gibi mânalar da verilebilir.
4. âyette şeytan ve onu dost edinecek kişiler hakkında kaçınılmaz sonuç ve hükmü belirtmek üzere lafzan “Onun hakkında şöyle yazıldı” mânasına gelen bir ifade kullanılmıştır. Bu sonuç şeytana uyanın doğru yolda kalamayacağı, dolayısıyla cehennem azabına sürükleneceğidir. Burada dikkat çeken bir husus da şudur: Şeytana insanları doğru yoldan saptırma fırsatı verilmekle beraber, ona uyanlar iradelerini bu yönde kullandıkları, ilâhî ikazları bir kenara bırakıp şeytanı dost edindikleri için sorumluluk kendilerine aittir (şeytan hakkında bilgi için bk. Fâtiha
1:1 (eûzü); Bakara
2:34; Nisâ
4:117-121; Enfâl
8:48).
İnsanların bir kısmı, bilgisi olmaksızın Allah hakkında tartışmaya girer ve her azgın şeytana uyar.
İnsanlardan öyleleri vardır ki, Allah hakkında bilgisizce tartışırlar ve her inatçı şeytana uyarlar.
Ve insanlardan öyle kimseler vardır ki; hiçbir bilgisi olmadığı halde, Allah hakkında ileri geri konuşurlar ve bütün azgın şeytanların¹ peşinden giderler.
1- Toplumların ileri gelen saptırıcılarının.
(Cahil ve gafil) İnsanlardan kimisi de, (yeterli) bilgisi (ve gerçeği arama niyeti) olmaksızın (Cenab-ı) Allah (C.C.) hakkında (O’nun kaderi, kudreti ve Kur’an hükümleri konusunda rastgele) mücadele etmekte (tartışmaya girişmekte) dir; (ve böylece) azgın ve saptırıcı şeytanın (ve şeytanlaşmış kaypak ilim adamlarının) peşine düşülmektedir. (Yani; Allah hakkında bilgisi olmaksızın -delilsiz dayanaksız-tartışmaya girişmekte ve her azgın-kaypak şeytanın-ve şeytan kafalı insanların-peşine gidilmektedir.)
İnsanlardan öylesi de var ki bilgisi olmadığı halde Allah hakkında münakaşaya girişir ve her azgın Şeytanın peşine düşer.
Hal böyleyken yine de, nice insan herhangi bir bilgiye sahip olmaksızın, Allah hakkında tartışmakta ve bu yolda baş kaldıran her türlü şeytan ve yandaşlarının peşine takılmaktadır.
Allah hakkında, hiçbir bilgileri, ilmî delilleri olmadığı halde, tartışan insanlar var. Bunlar, mütemadiyen bozgunculuk ve kötülük yapan şeytanın, şeytan tıynetli ahlâksız azgınların, şeytanî güçlerin peşine takılıyorlar.
İnsanlardan kimi de Allah hakkında bilgisizce tartışır ve her azgın şeytana uyar.
3.İbnu Ebi Hatim`in Ebu Malik`ten rivayet ettiğine göre bu ayeti kerime Nadr bin Haris hakkında inmiştir.Rivayete göre bu kişi çok tartışmacı biriydi. Meleklerin Allah`ın kızları olduğunu, Kur`an-ı Kerim`in eskilerin hikâyeleri olduğunu ileri sürerdi. Yeniden dirilişi ve toprak olan insanların yeniden yaratılacaklarını inkâr ederdi. Bu tür delilsiz ve boş iddialarla Resulullah (a.s.)`a karşı tartışmaya girerdi. (Nadr bin Haris hakkında ayrıca Enfal suresinin 31 ve 32. ayeti kerimelerinin iniş sebeplerine bakınız.)
İnsanlardan kimi, Allah hakkında bilgisi olmaksızın tartışır durur ve her azgın-kaypak şeytanının peşine düşer.
İnsanlardan kimi de vardır, Allah'ın dini hakkında bir bilgisi olmadığı halde, mücadele eder de, her inatçı şeytana tâbi olur.
(Buna rağmen) insanlardan öyleleri var ki; ilmi bir delile dayanmadan Allah hakkında mücadele eder ve şerlerde direten her şeytana uyar.
Hiç bilgisi olmadan, Allah hakkında uğraş eden kimse var, her azgın şeytana uyar o!
İnsanlardan öylesi vardır ki, Allah hakkında bilgisizce tartışmaya girer ve (bu konuda) her kaypak şeytanın peşinden gider.
Şeytan terimi Kur’an’da çoğu zaman doğru ve iyi olan her şeye karşı çıkan güç ya da etki anlamında kullanılmaktadır. Bu itibarla, şeytan tabiri, en geniş ve soyut anlamıyla, meşru ve geçerli olan ahlakî prensiplere aykırı her türlü kuvvet ve dürtüyü ifade eden bir kavramdır. İnsanın kendi ruhunda ve toplumsal çevresinde bulunan ve onu manevi ve ahlakî değerlerden koparıp Allah’tan uzaklaştıran her türlü güç ve güdünün genel adıdır şeytan.
Allah hakkında bilmeden taşıyan ve her azılı şeytana uyan insanlar vardır.
İnsanlardan, bilgisi olmaksızın Allah hakkında tartışmaya giren ve her inatçı şeytana uyan birtakım kimseler vardır.
Bazı müfessirlere göre bu âyetteki «şeytan» dan maksat, inkârcıların ileri gelenleri, şeytan kadar azgınlaşmışları da olabilir.
İnsanlardan öyleleri var ki ALLAH hakkında bilgisizce tartışır ve her azılı şeytana uyar.
İnsanlardan bazıları Allah hakkında bir bilgisi olmadığı halde tartışır da her azılı şeytanın ardına düşer.
Nâstan kime de vardır Allah hakkında bigayri ılim mücadele eder de her kaypak Şeytanın ardına düşer
İnsanlardan kimi Allah (ın dîni) hakkında bir bilgisi olmaksızın münâkaşa eder durur ve (bu hususda) her azgın şeytanın ardına düşer.
İnsanlardan bazısı, Allah hakkında bilgisizce mücâdele eder ve her inadcı şeytana uyar.
İnsanların içinde, hiçbir bilgisi olmadığı halde, aldatıcı şeytani güçlerin fikirlerine uyarak, Allah hakkında tartışanlar var.
Nâs arasında hiçbir bilgileri olmaksızın Tanrı hakkında cidalde bulunanlar vardır. Onlar bu hususta her azılı şeytana tâbi olurlar.
İnsanların kimi, Allah hakkında bilgisi olmaksızın tartışır durur ve hiçbir faydası olmayan her şeytanın peşine düşer.
Öyle insanlar var ki; doğru ve geçerli bir bilgiye dayanmaksızın, tutup Allah hakkında körü körüne ve inatla tartışmaya girişir ve neredeisyankâr, azgın bir insan veya cin şeytanı varsa, hep onun peşinden gider. Oysa ki:
İnsanlar’dan bir kısmı var ki; Allah hakkında bilgisizce tartışır ve her dönek şeytana uyar.
İnsanlardan kimi de Allah hakkında bilgisizce tartışır ve her azgın şeytanın1 peşine düşer.2
1 “Her azgın şeytanın” ifâdesinden şeytanın bir tane olmayıp çok olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca bundan, her türlü şeytanca düşünceler de anlaşılabilir.2 Bu âyet; “melekler Allah’ın kızlarıdır, Kur’an eskilerin hikâyeleridir” diyen ve öldükten ve toprak olduktan sonra dirilmeyi inkâr eden Nadr b. Haris hakkında nâzil olmuştur. (Esbâb-ı Nüzûl-Suyûtî)
Hal böyleyken, yine de, nice insan, herhangi bir bilgiye sahip olmaksızın Allah hakkında tartışmakta ve (bu yolda,) baş kaldıran her türlü şeytanî gücün 3 peşine takılmaktadır;
İnsanlardan kimileri şeytan tabiatlı azgınların peşinden giderler de hiçbir bilgiye dayanmaksızın Allah hakkında ileri geri konuşurlar. 15/39...42, 16/98...100, 17/64- 65, 31/20
Ne ki yine de insanlar içerisinden, Allah’ı bilmeden tartışma konusu yapan ve haddini bilmez her tür şeytanın peşine takılan kimseler çıkabilmektedir.[2790]
[2790] Şeytânindeki belirsizlik çeviriye “her tür” olarak yansımıştır. Bunlar, görünen ve görünmeyen, somut ve soyut her tür varlıktan olabilir (Râzî). Âyette kastedilenler, Allah’ın varlığını değil gücünü ve kudretini tartışma konusu yapıyorlar.
İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah hakkında bilmeksizin mücadelede bulunur ve herbir inatçı şeytana uyar.
Öyle insanlar vardır ki, hiçbir bilgiye dayanmaksızın Allah hakkında tartışıp durur, her azgın ve hayasız şeytanın peşine takılır.
Hak din dışındaki inanç grupları Allah’ın dini hakkında çeşitli iddialar ileri sürerler. “Melekler Allah’ın kızlarıdır.”, “Kur’ân geçmiş insanların düzmesidir.”, “Çürümüş toz toprak olmuş insanlar diriltilemez.” gibi. Hülasa âyet din konusunda, heva ve hevesine uyarak cahilce tartışma yapan herkesi kapsar. Kendisine tâbi olanları din dışına çıkmaya çağıran insan şeytanları, kâfir reisler yahut İblis ve askerleri kasdedilmiş olabilir.
İnsanlardan kimi, Allah hakkında bilmeden tartışır ve her kaba (şarlatan) şeytana uyar.
Kimi insanlar, bir yararı olmayan şeytanlara uyarak Allah ile ilgili konularda bilgisizce mücadeleye girerler.
Bazı insanlar bir ilme dayanmadan, Allah hakkında tartışıp durur ve her azgın şeytana tabi olurlar.
Fakat insanlardan öylesi vardır ki, hiçbir şey bilmeden Allah hakkında tartışmaya girer ve nerede bir inatçı şeytan bulsa peşine takılır.
İnsanlardan bazıları vardır, hiçbir ilme sahip olmadan Allah konusunda mücadele eder ve her inatçı-kaypak şeytanın ardı sıra gider.
daħı ādemįlerden bir nicesi oldur kim ŧartışalar Tañrı ḥaķķında bilmeksüz daħı uyar her şeyŧāna boyun virmeyici.
Daḫı ḫalḳuñ niçesi çekişürler Tañrı Ta‘ālā ḥaḳḳında ‘ilmsüz. Daḫı uyar herfesād idici şeyṭāna.
Allah haqqında heç bir şey bilmədən (elmsiz-dəlilsiz “Rəbbimiz mələklərdən Özünə övlad götürmüşdür” - deyə) mübahisə edən və Allaha asi olmuş hər bir şeytana uyan insanlar da vardır.
Among mankind is he who disputeth concerning Allah without knowledge, and followeth each froward devil;
And yet among men there are such as dispute about Allah, without knowledge, and follow every evil one obstinate in rebellion!