Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2658, sondan 3579. ayet; 22. sure ve Hacc Suresinin 63. ayetidir. Hacc Suresi 63. ayetinin kelime sayisi 15, harf sayısı 56 ve toplam ebced değeri ise 5456 olarak hesaplanmıştır. Hacc Suresinin toplam ebced değeri 364750 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
الم تر ان الله انزل من السماء ماء فتصبـح الارض مخضرة ان الله لطيف خبير
Gökten inen suyun yeryüzünü yeşertmesinden, insanlara pek çok kolaylıklar sağlayan deniz araçlarının hareketine ve olağan bir durum olarak algıladığımız yer-gök dengesine kadar evrendeki bütün yasaların, dengelerin ve oluşların hep Cenâb-ı Allah’ın dilemesine ve yaratmasına bağlı bulunduğuna dikkat çekilmekte; “görmüyor musun” sorusuyla, sıradan gibi düşündüğümüz bu durum ve olaylara, onların arkasındaki yüce kudreti farkeden bir bakış yapmamız istenmektedir. 66. âyette belirtildiği üzere, Allah’ın bu büyük nimetlerine ve engin merhametine rağmen insanoğlu nankör davranmakta ısrar eder. Başka âyetlerden de anlaşıldığı üzere, bütün insanlar nankör davranmaz, rabbine şükretmesini bilenler de vardır; fakat burada, basîret sahibi kimselerin ayan beyan görebilecekleri nimetleri görmezden gelme şeklindeki yaygın beşerî zaafa değinilmektedir (âyetlerde verilen örneklerin açıklaması için bk. Bakara 2:22, 29, 164; Ra‘d 13:2; İbrâhim 14:32-34; Nahl 16:10-11, 14-16, 65; İsrâ 17:66).
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki Allah’ın, gökten su indirmekte olduğunu ve (böylece) yerin yeşerdiğini görmüyor musun?Şüphesiz ki Allah çok lütufkârdır, haberdardır.
Bu ve benzer cümlelerdeki [enzele] gibi fiiller “geçmiş zaman” kalıbında olsa da Rabbimizin kâinata yerleştirdiği ve devam ettirmekte olduğu kanunlarını ifade ettikleri için, onları “şimdiki veya geniş zaman” anlamında yorumlamaktayız. Bu tür konularda “geniş zaman” kalıbında kullanımların olduğunu da unutmamak gerekir (A‘râf 7:57; Neml 27:63; Lokmân 31:34; Şûrâ 42:28). Bu ayette yer alan [tusbihu] fiili de “geniş zaman” kalıbında kullanılmaktadır.,Yüce Allah [latîf] olduğunu, yani bilgisinin her şeye nüfuz ettiğini ve lütfunun her şeye ulaştığını ifade etmekte, ayrıca [habîr] olduğunu yani her şeyden haberdar olduğunu ilan etmektedir. Bu iki sıfat ayetle bağlantılı bir şekilde Yüce Allah’ın eşsiz ve erişilmez bilgi sahibi oluşunu, her varlığın neye muhtaç olduğunu çok iyi bildiğini ifade etmektedir.
Bayraktar Bayraklı
Allah'ın gökten yağmur yağdırdığını ve bu sebeple yeryüzünün yemyeşil olduğunu görmez misin? Şüphesiz Allah, lütuf sahibidir; her şeyden haberdardır.
Görmez misin, şüphe yok ki Allah, gökten yağmur yağdırır da yeryüzü yemyeşil olur; şüphe yok ki Allah, lütuf ve ihsan sahibidir, her şeyden haberdardır.
Görmüyor musun, gökten su indiren Allah'tır ki, onunla yeryüzü yeşeriyor. Şüphesiz Allah, kulları hakkında lütuf ve ihsan sahibidir ve herşeyden de haberdardır.
Allah'ın gökten su indirdiğini, yeryüzünün yemyeşil olduğunu görmüyor musun? Allah hikmetine nüfuz edilmeyen yüce varlıktır, gizli-açık her şeyden haberdar olan Allah insanları bilgilendiriyor.
Görmedin mi? Allah gökten bir su indirdi. Yeryüzü onunla yemyeşil oluyor. Muhakkak Allah, Latiftir, Habirdir. (Letafetiyle her şeye nüfuz eder, görür, haberdar olur, O’nun icraatı gözle görülmez.)
Görmedin mi, Allah gökden su (yağmur) indirdi de (o sayede) yer (yüzü) yemyeşil olmakdadır. Şübhe yok ki Allah çok lûtufkârdır, (her şey'e) hakkıyle âgâhdır.
Görmedin mi ki, doğrusu Allah, gökten bir su indirdi de (böylece) yeryüzü yemyeşil oluyor.(2) Muhakkak ki Allah, Latîf (çok ihsân eden)dir, Habîr (herşeyden haberdâr olan)dır.
(2)“(Yağmurda) yağmurun tâneleri sayısınca menfaatler ve katreleri (damlaları) adedince rahmânî cilveler (rahmet parıltıları) ve reşhaları (damlaları) mikdârınca hikmetler içinde bulunuyor. Hem o şirin ve latif ve mübârek katreler o kadar muntazam ve güzel halk olunuyorlar (yaratılıyorlar) ki, husûsan yaz mevsiminde gelen dolu o kadar mîzan (ölçü) ve intizâm ile gönderiliyor ve iniyor ki, fırtınalar ile çalkanan ve büyük şeyleri çarpıştıran şiddetli rüzgârlar, onların muvâzenelerini (dengelerini) ve intizamlarını bozmuyor; katreleri birbirine çarpıp, birleştirip, zararlı kütleler yapmıyor. Ve bunlar gibi çok hakîmâne(hikmetli) işlerde ve bilhassa zîhayatlarda (canlılarda) çalıştırılan basit ve câmid (ruhsuz) ve şuursuz müvellidü’l-mâ ve müvellidü’l-humûza (hidrojen ve oksijen) gibi iki basit maddeden terekküb eden(birleşen) bu su, yüz binlerle hikmetli ve şuurlu ve muhtelif hizmetlerde ve san‘atlarda istihdâm ediliyor(çalıştırılıyor). Demek bu tecessüm etmiş ayn-ı rahmet olan yağmur, ancak bir Rahmân-ı Rahîm’in hazîne-i gaybiye-i rahmetinde yapılıyor.” (Şuâ‘lar, 7. Şuâ‘, 102)
İlyas Yorulmaz
Bakmaz mısın? Allah gökten su indirdiğinde yeryüzü yemyeşil oluyor. Elbetteki Allah yarattıklarına en ince şekilde davranan ve her şeyden de haberdar olandır.
Görmüyor musun; Allah gökten nasıl yağmur yağdırıyor da, yeryüzü baştan başa yemyeşil hâle geliyor?İşte aynı şekilde Allah, bereketli vahiy yağmurlarıyla ölü kalplere hayat veriyor. Doğrusu Allah, kullarına karşı sonsuz lütuf sahibidir, her şeyi en mükemmel şekilde bilendir.
Görmüyor musun, gökten su indiren Allah'tır; ki onunla yeryüzü yeşeriyor? Doğrusu, Allah her şeyden haberdar olan, [bilgi ve gözetimiyle] her şeye nüfûz eden ama kendisine asla nüfûz edilemeyen aşkın Varlık'tır. 78
Allah’ın gökten su indirmesiyle yeryüzünün yemyeşil olduğunu görmüyor musun? Allah, akıl sır ermez bir bilgiye sahip ve her şeyden haberdardır. 7/59, 22/5, 35/9, 41/39, 50/9...11
(Ey insan!) Görmez misin ki, gökten su indiren Allah’tır? Ki bu sayede yeryüzü yeşillenmektedir. Çünkü Allah dilediği şeyi cömertçe lütfeder, (nankörün nankörlüğünden) haberdar olur.
Görmedin mi ki Allah gökten yağmur indirir de yer yemyeşil oluverir. Allah latiftir, habîrdir (lütfu boldur, her şeyden haberdardır). [31, 16; 27, 25; 6, 59; 10, 61]
Latîf: Letâfet’ten “gizliliklere nüfuz eden”, lutf’dan ise “lütuf ve ihsanda bulunan” anlamına gelir. Latîf isminin tecellisiyle Allah öyle işler takdir eder ki bunlar gerçekleşip gözle görülünceye kadar, hiç kimsenin anlayamayacağı bir gizlilik ve incelikle cereyan eder.
Süleyman Ateş
Görmedin mi Allah gökten bir su indirdi de yer yeşeriyor. Doğrusu Allah latiftir (bilgisi veya lutfu en ince ve nazik şeylere kadar varır), habirdir (her türlü tedbiri bilir, her şeyi haber alır).
Hiç görmedin mi Allah gökten su indirir de yeryüzü yemyeşil olur? Allah, her şeyi en ince ayrıntısına kadar yapar, her şeyin iç yüzünü bilir. (Allah, her şeyin iç yüzünü en ince ayrıntısına kadar bilir.)
Görmedin mi: Allah gökten bir su indirir de yeryüzü onunla yemyeşil olur. Hiç kuşku yok ki Allah'ın lütfu pek geniştir, Onun bilgisi herşeyin bütün inceliklerini kapsar ve O herşeyden haberdardır.