Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2796, sondan 3441. ayet; 24. sure ve Nûr Suresinin 5. ayetidir. Nûr Suresi 5. ayetinin kelime sayisi 11, harf sayısı 43 ve toplam ebced değeri ise 4032 olarak hesaplanmıştır. Nûr Suresinin toplam ebced değeri 414067 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu ayetle aynı/benzer 1 ayet daha bulunmaktadır. Bunlar; 3:89 ayetleridir.
Arapça Metin
الا الذين تابوا من بعد ذلك واصلحوا فان الله غفور رحيم
Kazf suçunu işlemiş olanlar pişman olur, tövbe eder, bu kötü huylarını düzeltirlerse tövbeleri neyi etkiler, onlara ne kazandırır? Bu konuda farklı yorumlar vardır. Mâlik, Ahmed, Şâfiî gibi müctehidlere göre tövbe edenlerin sabıka kaydı silinir ve şahitlikleri de kabul edilir. Ebû Hanîfe’ye göre tövbe yalnızca fâsık olma niteliğini ortadan kaldırır, ancak tanıklık ehliyetini yeniden kazandırmaz.
Mehmet Okuyan
Ancak bundan sonra tevbe edip kendilerini düzeltenler hariçtir. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Ancak bundan (masum kadın ve erkeklere iftira atmaktan) sonra (samimiyetle) tevbe eden ve salihçe davranıp durumu düzeltenler hariç. Çünkü gerçekten Allah, Bağışlayandır, esirgeyip merhamet edendir.
Ancak bundan sonra yaptığından dolayı tevbe edip, kendini düzeltip uslananlar, bu kısıtlamanın dışındadır. Çünkü Allah, çok acıyan ve çok bağışlayandır.
Ancak bundan sonra, iftiradan, günah işlemekten vazgeçerek Allah'a itaate yönelenlerin, tevbe edip kendilerini düzeltip ıslah-ı nefs edenlerin, din ve dünya işlerini, sosyal ilişkilerini düzelterek, geliştirerek yaşayanların şâhitliğini kabul edin. Allah çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibidir.
Ancak, işledikleri bu günahın hemen ardından tövbe edip kendilerini düzeltenler elbette bağışlanacaklardır. Çünkü Allah, çok bağışlayıcı, çok merhametlidir. Fakat Allah’ın onları affetmesi, kendilerine verilecek cezayı düşürmez. Çünkü hâkim, suçlunun gerçekten tövbe edip etmediğini ve Allah’ın bu tövbeyi kabul edip etmediğini bilemez. Bu yüzden, zina iftirası atan kişi tövbe ettiğini söylese bile, seksen değnekten kurtulamaz. Ancak daha sonra ortaya koyduğu hayat tarzıyla tövbesini ispat ederse şâhitliği kabul edilebilir.
Ancak, bundan sonra (yaptığından ötürü) tevbe edip kendini düzeltenler 8 [bu kısıtlamanın dışındadır]; çünkü Allah çok acıyıp esirgeyen gerçek bağışlayıcıdır.
Ancak bundan sonra, tövbe ederek kendilerini düzeltenler hariçtir. Şüphe yok ki Allah, çok bağışlayan ve çok merhamet edendir. 7/153, 15/49, 20/82, 25/68...71, 39/53
[2979] Yani: “İftira cezasının ardından..” Hz. Ömer ve ona katılan bir çok isme göre tevbe, bir kamu dâvâsına dönüşen iftiranın cezaî sonuçlarıyla değil, âyette belirtilen “tanıklık yasağı”nın kaldırılmasıyla alâkalıdır (Taberî).
Ömer Nasuhi Bilmen
Bundan sonra tevbe edenler ve hallerini ıslah eyleyenler müstesna. Çünkü Allah Teâlâ şüphe yok ki, gafûrdur, rahîmdir.
Tövbe ile had cezasının düşmeyeceğinde ittifak vardır. Hanifi mezhebinde “fasıklık damgası” düşer, fakat şahitliğinin ömür boyunca kabul edilmemesi hükmü devam eder. Şafiî mezhebine göre tövbe, hem fasıklık damgasını kaldırır, hem de şahitliği iade eder.
Süleyman Ateş
Ancak bundan sonra tevbe edip uslananlar hariç. Çünkü Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.