Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3163, sondan 3074. ayet; 27. sure ve Neml Suresinin 4. ayetidir. Neml Suresi 4. ayetinin kelime sayisi 10, harf sayısı 45 ve toplam ebced değeri ise 2510 olarak hesaplanmıştır. Neml Suresinin toplam ebced değeri 334427 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure طس hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (0) س (0) bulunuyor.
Arapça Metin
ان الذين لا يؤمنون بالاخرة زينا لهم اعمالهم فهم يعمهون
İnanmayanların yapıp ettiklerinin kendilerine güzel gösterilmesi Allah’ın onlara inanç ve yaşayışları konusunda seçme hakkı tanımaması anlamına gelmez; bilâkis kendi irade ve tercihleriyle inkârcılıkta ısrar ettikleri için Allah onları yapıp ettikleriyle baş başa bırakır. Böylece kalpleri katılaşır, iman etmezler ve yaptıklarının güzel olduğunu sanırlar. Bunun sonucu olarak da hem dünyada hem de âhirette yaptıklarının sonucuna katlanırlar (bu konuda ayrıca bk. Bakara 2:7).
Mehmet Okuyan
Ahirete inanmayanların işlerini, kendilerine süslü gösterdik; bocalayıp duruyorlar.
Ahirete inanmayanlara gelince; Biz onlara kendi yaptıkları (kötü amellerini) süslemişiz (yanlışlık ve haksızlıklarını fark etme ferasetlerini köreltmişiz) dir, böylece onlar, '(gaflet içinde) şaşkınca dolaşıp (debelenmektedirler) ’.
Ahirete inanmayanlara gelince, onlara yapıp ettiklerini güzel göstermişizdir. Bu yüzden, manevi körlük ve zihinsel karışıklık içersinde bocalayıp durmaktadırlar.
Gerçek şu ki; ahirete inanmayanların (kötü) amellerini biz, (yaptıkları yüzünden) kendilerine süslü püslü gösterdik. Bu yüzden onlar kalpleri körelmiş olarak şaşkınlık içinde bocalar dururlar.
Öte dünyanın varlığına inanmayan ve dolayısıyla, yapıp ettiklerinin hesabını vermeyeceklerini zanneden, bu yüzden de hiçbir ahlâkî kural tanımayan o inkârcılara gelince; Biz, insanlığın yaratıldığı günden bu yana Peygamberlerin onlara öğrettiği yasalara göre, kötü olduğunu bile bile yaptıkları o çirkin işleri, zamanla kendilerine süslü gösterdik. Böylece onlar, inkâr ve cehâlet karanlıklarındabocalayıp giderler.
Ahireti hesaba katmayanlara gelince; onlar yaptıklarını güzel gösterme gayreti içindeler bu yüzden şaşkınlık içinde bocalayıp duruyorlar. 13/5, 40/59, 43/36...39, 47/14
Âhirete inanmayanlara gelince… Biz onlara yapıp ettiklerini süslemişizdir; bu yüzden onlar saplandıkları (kuşku) bataklığında debelenip dururlar;[3280]
[3280] Ya‘mehûnun türetildiği el-‘ameh “şaşkınlıktan dolayı bir işte tereddüde düşmek” (et-tereddüt fi’l-emr mine’t-tehayyür) anlamına gelir. Böyle olan sanki “kör” biri gibi davranır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Şüphe yok o kimseler, ki ahirete inanmazlar, onlar için yaptıklarını süslemişizdir. Artık onlar mütehayyirane bir halde bulunurlar.
İnsanlara yaptıkları işlerin süslenmesi fiili, Kur’ân’da bazen Allah Teâlâya, bazan da şeytana izafe edilir. Birinci durumda her insanın kendi tercihi ile benimseyip yaptığı iş, Allah tarafından da güzel gösterilir, o bunu yapmaktan memnun olur. İkinci durumda ise yine insanın tercihi ile yaptığı iş şeytan tarafından güzel gösterilir.
Süleyman Ateş
Ahirete inanmayanların işlerini kendilerine süslemişizdir, onlar körü körüne bocalarlar.
(1) Buna benzer âyetlerin açıklamalarında da değinildiği gibi, yaptıkları işin onlara hoş gösterilmesi, onların inkârlarının sonucudur, nedeni değildir. Onların zaten yapmakta oldukları ve bilerek tercih ettikleri işler, onların tercihleri sonucunda Allah tarafından kendilerine hoş gösterilmiştir. 2:7, 6:125 ve 7:175-6’nın açıklamalarına bakınız.
Yaşar Nuri Öztürk
Şu bir gerçek ki, âhirete inanmayanların amellerini biz, kendileri için süsleyip püsledik. Bu yüzden onlar kalpleri körelmiş olarak şaşkınlık içinde bocalar dururlar.