En'am Suresi 125. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 914, sondan 5323. ayet; 6. sure ve En'am Suresinin 125. ayetidir. En'am Suresi 125. ayetinin kelime sayisi 28, harf sayısı 110 ve toplam ebced değeri ise 7131 olarak hesaplanmıştır. En'am Suresinin toplam ebced değeri 933851 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
فمن يرد الله ان يهديه يشرح صدره للاسلام ومن يرد ان يضله يجعل صدره ضيقا حرجا كانما يصعد في السماء كذلك يجعل الله الرجس على الذين لا يؤمنون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
فمنيرداللهانيهديهيشرحصدرهللاسلامومنيردانيضلهيجعلصدرهضيقاحرجاكانمايصعدفيالسماءكذلكيجعلاللهالرجسعلىالذينلايؤمنون
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Femen yuridi(A)llâhu en yehdiyehu yeşrah sadrahu lil-islâm(i)(s) vemen yurid en yudillehu yec’al sadrahu dayyikan haracen keennemâ yessa’’adu fî-ssemâ-/(i)(c) keżâlike yec’alu(A)llâhu-rricse ‘alâ-lleżîne lâ yu/minûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Allah, her kimi doğruya erdirmek isterse, onun göğsünü İslâm’a açar. Kimi de saptırmak isterse, onun da göğsünü göğe çıkıyormuşçasına daraltır, sıkar. Allah, inanmayanlara azap (ve sıkıntıyı) işte böyle verir.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Allah kimi doğru yola ulaştırmak isterse onun göğsünü İslam’a açar. Kimi de saptırmak isterse (sapkınlıkta bıraktığı o kişinin) göğsünü sanki göğe çıkıyormuş gibi iyice daraltıp sıkıştırır. Allah inanmayanların üstüne işte böyle pislik verir.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Allah kimi doğru yola iletmek isterse, onun kalbini İslâm'a açar; kimi de saptırmak isterse, göğe çıkıyormuş gibi kalbini iyice daraltır. Allah, inanmayanların üstüne işte böyle murdarlık verir.[121]
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Allah, kime hidayet¹ dilerse² onun kalbini İslam'a açar; kime de sapkınlık dilerse² göğe çıkmaya çalışıyormuşçasına kalbini daraltır, sıkar. Allah, inanmayanları işte böyle sıkıntı içinde bırakır.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Allah, kimi hidayete erdirmek isterse, onun göğsünü (gönlünü) İslam'a açar; (ibadet ve hizmet yoluna sokar). Kimi de saptırmak isterse, onun göğsünü, sanki göğe yükseliyormuş gibi dar ve sıkıntılı kılar (Kur’an’a karşı ilgisiz ve sevgisiz kalır) . Allah, iman etmeyenlerin üstüne işte böyle pislik çökertir.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Allah, kimi doğru yola götürmek isterse Müslümanlığı kabul etmesi için gönlünü açar ve kimi sapıtmak isterse gönlünü öyle bir daraltır, sıkar ki sanki göğe ağacakmış da imkan bulamıyor sanır kendisini. İşte Allah, inanmayanlara böyle azap verir.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Allah, kimi doğru yola ulaştırmak isterse, kalbini O'na teslim olma arzusuyla genişletir. Kimin de sapmasına izin verirse, onun kalbini daraltır ve sıkıştırır, adeta göklere tırmanıyormuş gibi. İşte Allah iman etmeyenlerin üzerine, böyle sıkıntı, musibet ve pislik çökertir de, dehşete düşürür.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Allah kimi hidâyete erdirmek isterse, gönlünü İslâm'a açarak ferahlık verir. Kimin de, hak yoldan uzaklaşmasına, dalâleti tercihine özgürlük tanımak isterse, sanki güçlükle göğe yükselirken nefes almakta zorlandığı gibi, artan oranda o kimsenin göğsünü sıkmaya, bunaltmaya devam eder. Allah inanmayacakların boyunlarına, pis, kâfir, lânetli ve ceza mahkûmu yaftasını takarak işte böyle sıkıntıya sokar.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Allah kimi doğru yola eriştirmek isterse onun gönlünü de İslam'a açar. Kimi de sapıklığa düşürmek isterse onun da gönlünü adeta göğe yükseliyormuş gibi dar ve sıkıntılı eyler. İşte Allah iman etmeyenlerin üstüne böyle murdarlık bırakır. [13]
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Allah, kimi hidayete erdirmek isterse, onun göğsünü İslam'a açar; kimi saptırmak isterse, onun göğsünü, sanki göğe yükseliyormuş gibi dar ve sıkıntılı kılar. Allah, iman etmeyenlerin üstüne işte böyle pislik çökertir.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Allah, kime hidayet etmeği dilerse, İslâma onun göğsünü açar, gönlüne genişlik verir. Her kimi de sapıklığa bırakmak isterse, onun kalbini öyle daraltır sıkıştırır ki, iman teklifi karşısında göğe çıkacakmış gibi (zorlukta) olur. Allah, iman etmiyenler üzerine, böyle azab bırakır.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Allah, kime doğru yolu göstermek isterse, onun gönlünü Müslümanlık için açar. Saptırmak istediğinin de göğsünü dar, sıkıntılı, sanki göğe tırmanıyor gibi yapar. Allah böylece manevi azabı, inanmayanların üzerine kılar.
Besim Atalay
Besim Atalay
Allah bir kimseyi doğru yola götürmek istediğinde, İslâmlığa karşı gönlünü açar, saptırmak istediğinin, gönlün daraltır, sıkıntıda bırakır, göğe çıkar gibi olur, inanmayan kimselere, Allah böyle azabeder
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Allah, her kimi (iyi niyetinden dolayı) doğruya erdirmek isterse, onun kalbini İslâm'a açar. Kimi de (kötü niyet ve eyleminden dolayı) sapıklıkta bırakmak isterse, onun da kalbini göğe yükseliyormuş gibi dar ve sıkıntılı kılar. Allah iman etmeyenlerin üstüne, işte böylece pislik/azap bırakır.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Allah kimi doğru yola koymak isterse onun kalbini İslamiyet'e açar, kimi de saptırmak isterse, göğe yükseliyormuş gibi, kalbini dar ve sıkıntılı kılar. Allah böylece, inanmayanları küfür bataklığında bırakır.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Allah kimi doğru yola iletmek isterse onun kalbini İslâm'a açar; kimi de saptırmak isterse göğe çıkıyormuş gibi kalbini iyice daraltır. Allah inanmayanların üstüne işte böyle murdarlık verir.  
Edip Yüksel
Edip Yüksel
ALLAH kimi doğru yola ulaştırmak dilerse onun gönlünü islama (Tanrı'ya teslim olmaya) açar. Kimi de saptırmak dilerse göğsünü, göğe yükseliyormuş gibi dar ve sıkıntılı kılar. ALLAH inanmıyanları işte böyle kötü duruma sokar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah kimi hidayete erdirmek isterse, onun gönlünü İslâm'a açar. Kimi de saptırmak isterse, sanki göğe yükseliyormuş gibi, göğsünü dar ve sıkıntılı yapar. Allah, inanmayanları işte böyle pislik içinde bırakır.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Hasılı Allah her kimi hidayetine irdirmek isterse, islâma sinesini açar, gönlüne genişlik verir, her kimi de dalalete bırakmak isterse onun da kalbini daraltır öyle sıkıştırır ki sanırsın öfkesinden göke çıkacak, iymana gelmezleri Allâh o murdarlık içinde hep böyle bırakır
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Allah kime doğru yolu gösterir, îmana muvaffak ederse onun göksünü islâm için açar (genişletir). Kimi de sapıklıkda bırakmak dilerse onun da kalbini son derece daraltır, sıkar. O, (İslâmı kabul hususunda) gûyâ zorla göğe çıkacakmış gibi (kendinde bir imkânsızlık ve) zahmet (görür). Allah îman etmeyeceklerin üstüne işte böyle murdarlık çökertir.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Artık kim ki, Allah onu (hikmetine binâen, kendi lütfundan) hidâyete erdirmek isterse, onun göğsünü İslâm'a açar. Ve kim ki, (küfründeki inâdı sebebiyle, Allah) onu dalâlete atmak isterse, sanki göğe tırmanıyormuş gibi göğsünü iyice daralmış sıkıntılı hâle sokar.(1) Allah, îmân etmeyenlerin üzerinde böyle kötülük (rezillik ve azab) bırakır.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Allah kimi doğru olan yola iletmek isterse, onun göğsünü İslam’a ısındırır (açar). Kimi de saptırmak isterse, sanki yükseğe çıkıp ta havasızlıktan göğsü daralan gibi, göğsünü daraltır. İşte böylece Allah, inanmayanları pislik içerisinde bırakır.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Allah herkimi doğru yola götürmek isterse göğsünü İslâm için açar [¹]. Herkimi de sapık kılmak isterse onun göğsünü sanki zorla göğe çıkıyormuş gibi [²] darlaşmış, sıkışmış bir hale koyar, Böylece Allah iman etmeyenlere azap [³] verir,
Kadri Çelik
Kadri Çelik
O halde Allah kimi hidayete eriştirmek isterse onun kalbini İslam'a açar, kimi de saptırmak isterse, göğe yükseliyormuş gibi kalbini dar ve sıkıntılı kılar. Allah iman etmeyenlerin üstüne pisliği, işte böyle karar kılar.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Allah kimi doğru yola iletmek isterse, onun gönlünü İslâm’a açar; kimi de saptırmak isterse, onun da kalbini daraltır; âdetâ göklere tırmanıyormuş gibi, sıkıştırdıkça sıkıştırır. İşte Allah, imandan yüz çevirenlerin başına böyle sıkıntılar yağdırır. Yaratıcıyı ve evreni, insanı ve insanın yaratılışındaki amacı kavrayamayan ve bu hayatın sonunda onu nasıl bir âkıbetin beklediğini bilmeyen bir toplumda, ahlâkî değerler yavaş yavaş kaybolur. Bunun sonucunda, zulüm ve haksızlık, ruhsal bunalımlar, psikolojik hastalıklar yaygınlaşır. Bütün bu sıkıntıların çaresi ise, Allah’ın gönderdiği bu Kitabın ışığında hakîkati anlamak ve ona teslim olmaktır.
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Allah, kimi hidayete eriştirmek isterse, onun göğsünü İslam’a açar; Kimi de saptırmak isterse, onun göğsünü de sanki Gök’te yükseliyormuş gibi sıkıntılı halde daralmış kılar. İşte böyle, Allah iman etmeyenlere Rezalet verir.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Allah kimi dosdoğru yola iletmek isterse onun gönlünü İslâm’a açar.1 Kimin de saptırılmasını isterse onun da gönlünü sanki göğe çıkıyormuş gibi iyice daraltır. (Allah dilerse) îman etmeyen kimseleri işte böyle pislik2 içerisinde bırakıverir.3
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Allah kimi doğru yola ulaştırmak isterse, kalbini [O'na] teslim olma arzusuyla genişletir; kimin de sapmasına izin verirse onun kalbini daraltır ve sıkıştırır, adeta göklere tırmanıyormuş gibi: böylece Allah, inanmayanları dehşete düşürür.
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Kim Allah’ın doğru yoluna girmek isterse, Allah, onun göğsünü İslam’a açar. Kimin de sapkınlığını onaylarsa, sanki göğe yükseliyormuş gibi göğsünü daraltır. Allah, iman etmeyenleri pislik içinde bırakır. 8/55, 39/22, 10/100
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Allah kimi doğru yola ulaştırmak isterse, onun kalbini teslimiyet için genişletir; kimin de sapmasına izin verirse, onun kalbini de adeta semada yukarı tırmanıyormuş gibi daraltıp sıkıştırır:[1118] Allah, inanmamakta direnen kimselerin üzerine pisliği[1119] işte böyle boca eder.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
İmdi Allah Teâlâ her kime hidâyet etmek isterse onun göğsünü İslâm için genişletir. Ve her kimi dalâlete düşürmek dilerse onun göğsünü daraltır, sıkışmış bir hale getirir, sanki zorla göğe yükselecek imiş gibi (bulunur). İşte Allah Teâlâ imân etmeyenlerin üzerine böylece pisliği (havale) kılar.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Hasılı Allah kimi doğru yola koymak isterse, onun kalbini İslâm'a açar. Kimi de saptırmak isterse, onun göğsünü sanki o kişi gökte yükseliyormuşcasına dar ve tıkanık yapar. İşte Allah böylece, imana gelmeyenlere rüsvaylık verir. [20, 25; 39, 22; 49, 7] {KM, II Makkabe 1, 4; Resullerin işleri 16, 14}
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Allah kimi doğru yola iletmek isterse onun göğsünü İslam'a açar, kimi de saptırmak isterse onun göğsünü, (o kimse) göğe çıkıyormuş gibi dar ve tıkanık yapar. Allah. inanmayanların üstüne işte böyle pislik (sıkıntı) çökertir.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Allah, kimin yola geldiğini onaylamak isterse gönlünü İslam’a açar. Kimin de sapttığını onaylamak isterse[1] onun da içini daraltır[2]; sanki göğe yükseliyor gibi olur. Allah kendine güvenmeyenleri o zararlı işin içine işte böyle sokar.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Allah kimi doğru yola eriştirmek isterse, onun gönlünü İslam'a açar. Kimi de dalalette bırakmak isterse, zorla göğe çıkıyormuş gibi onun göğsünü daraltır. Allah, iman etmeyenlere, işte böyle rüsvaylık verir.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Allah kime hidayet vermeyi dilerse, onun gönlünü İslâma açar. Kimi saptırmayı dilerse, sanki gökyüzünde yükseliyormuşçasına onun göğsünü sıkar ve tıkar. İman etmeyenlerin üzerine pisliği Allah işte böyle çökertir.(21)
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Allah, iyiye ve güzele götürmek istediğinin göğsünü İslam'a açar. Saptırmak dilediğinin de göğsünü öylesine daraltıp tıkar ki, o, göğe yükseliyormuş gibi olur. Allah, iman etmeyenler üzerine pisliği işte böyle atıverir.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
pes her kimi diler-ise Tañrı kim ŧoġru yol göstere aña yan gogsini müsülmanlıķ içün daħı her kimi diler ise kim azdura eyleye gögsini ŧār yavlaķ gāne yuķaru çıķar göge ancılayın eyler Tañrı 'aźābı yā şeytānı anlaruñ kim inanmazlar.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Kimi dilese Tañrı Ta‘ālā hidāyet virmege, yüregini münşeriḥ eyler İslām‐ıla. Daḫı kimi dilese azdurmaġa, yüregini dar eyler, göge çıḳar gibi olur.Anuñ gibi ḳılur Tañrı Ta‘ālā rüsvāylıġı ol kişiler üstine ki īmān getürmez‐ler.