Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 877, sondan 5360. ayet; 6. sure ve En'am Suresinin 88. ayetidir. En'am Suresi 88. ayetinin kelime sayisi 16, harf sayısı 59 ve toplam ebced değeri ise 2554 olarak hesaplanmıştır. En'am Suresinin toplam ebced değeri 933851 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ذلك هدى الله يهدي به من يشاء من عباده ولو اشركوا لحبط عنهم ما كانوا يعملون
Araplar’ın ataları olarak bildikleri (Hac 22:78) ve saygı duydukları İbrâhim’le birlikte on sekiz peygamberin ismi zikredilerek hepsinin de hidayet üzere yaşadıkları, iyi ve sâlih kimselerden oldukları, bunların atalarından ve zürriyetlerinden de, Allah’ın fazlu keremiyle, âlemlere üstün kılınmış kimselerin bulunduğu; bütün bu sayılanların doğru yoldan giderek hidayete kavuşturulmuş seçkin insanlar olduğu ifade edildikten sonra “İşte bu, Allah’ın hidayetidir; O, bununla kullarından dilediğini doğru yola ulaştırır. Eğer onlar (siz Kureyş müşrikleri gibi) Allah’a ortak koşsalardı, yapageldikleri iyi şeyler elbette boşa giderdi” buyurularak, Câhiliye Arapları’nın, ataları İbrâhim’in de içinde bulunduğu bu üstün insanların gittikleri doğru yoldan saptıklarına zımnen işaret edilmektedir.
Mehmet Okuyan
İşte bu, Allah’ın hidayetidir, kullarından dilediğini (layık olanı) ona ulaştırır. Onlar da Allah’a ortak koşsalardı, yaptıkları işler elbette boşa giderdi.
Buradaki içerik Zümer 39:23’ten farklı olduğu için Allah’ın iradesi ön plandadır.,Bu ayet Enbiyâ 21:29 ve Zümer 39:65. ayetlerle birlikte okunmalıdır.
Bayraktar Bayraklı
İşte bu, Allah'ın hidayetidir, kullarından dileyeni ona iletir. Eğer onlar da Allah'a ortak koşsalardı, yapmakta oldukları amelleri elbette boşa giderdi.
1- Gerçeğe yönelmek, gerçeği kavramak, gerçeğe ve doğruya ulaşmak. Doğru yolu bulmak, gerçeği seçmek. Doğru yolu göstermek. Örneğin: 22.4; 76.3; 37.118: “Kendilerini doğru yola çıkardık.” 2.16, 3.20: Eğer İslam'a girerlerse hidâyete ermiş olurlar.
Ahmet Akgül
İşte bu, Allah'ın hidayeti (ve dosdoğru dini) dir; kullarından dilediğini (iman ve itaat edeni) bununla hidayete erdirir. Şayet onlar da şirk koşsalardı, elbette bütün yapıp-ettikleri 'onlar adına' boşa çıkmış olacaktı. (Peygamber çocuğu olmak onları kurtaramazdı.)
İşte bu Allah'ın rehberliğidir. O, bu Kur'ân'la kullarından isteyen kimseleri dilediği şekilde doğru yola ulaştırır. Onlar Allah'tan başkalarına ilahlık yakıştırmış olsalardı, o ana kadar yaptıkları bütün iyi şeyler gerçekten boşa gitmiş olurdu.
İşte bu, Allah'tan gelen, Allah'ın hidâyet rehberiyle öğrettiği dindir. Kullarından sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimseleri hak yola iletir.
Eğer onlar da, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak koşsalardı, işlemeye devam ettikleri bilinçli amelleri elbette boşa giderdi.
Bu, Allah'ın hidayetidir; kullarından dilediğini bununla hidayete erdirir. Onlar da şirk koşsalardı, elbette bütün yapıp-ettikleri 'onlar adına' boşa çıkmış olurdu.
İşte o yol, Allah'ın hidâyet yoludur ki, O, bunu kullarından dilediğine nasîb eder. Eğer onlar da (peygamberler) Allah'a ortak koşsalardı, yaptıkları bütün (hayırlı) ameller elbette boşa çıkmış gitmişti.
İşte bu, Allah’ın hidayetidir. Kullarından istediğini onunla doğru yola iletir. Eğer Allah’a eş koşmuş olsalardı, yapmış oldukları her şey boşa çıkardı.
İşte bu, Allah'ın gösterdiği dosdoğru yoldur ki, O, kullarından dilediğini (kullar da dilediği taktirde) bu yola iletir. Eğer onlar da (peygamber olmalarına rağmen) Allah'a (en küçük bir şeyi) ortak koşsalardı, bütün yaptıkları boşa gidecekti.
İşte bu, Allah'ın hidayetidir, kullarından dilediğini ona iletir. Eğer onlar da Allah'a ortak koşsalardı yapmakta oldukları amelleri elbette boşa giderdi.
Arapçadaki ifade her iki anlamı da içeriyor. Bak 57:22-23.
Elmalılı Hamdi Yazır
İşte bu, Allah'ın doğru yoludur. Kullarından dilediğini o doğru yola iletir. Eğer onlar Allah'a ortak koşsalardı, yaptıkları bütün amelleri boşa giderdi.
İşte o (yol), Allahın hidâyet yoludur ki O, bunu kullarından kime dilerse ona nasıyb eder. Eğer onlar da (Allaha) eş koşsalardı yapageldikleri her şey kendi hesâblarına elbette boşa gitmişdi.
İşte bu (yol), Allah'ın hidâyetidir; kullarından kimi dilerse (hikmetine binâen, kendi lütfundan) onunla hidâyete erdirir. Fakat şirk koşsalardı, elbette yapmakta oldukları şeyler (ameller) kendilerinden (kabûl edilmez) boşa giderdi.
Böylece Allah, kullarından dileyeni o’nun (Kur’an) ile bu dosdoğru yoluna iletir. Eğer onlar (doğru yola ulaştırdıklarımız) Rablerine ortak koşmuş olsalardı, onların bütün yaptıkları boşa giderdi.
Bu, Allah'ın hidayetidir; kullarından dilediğini bununla hidayete eriştirir. Onlar da şirk koşsalardı, elbette bütün yapıp ettikleri kendilerinden boşa çıkmış olurdu.
İşte bu, Allah’ın gösterdiği yoldur, kullarından dilediğini bu yola iletir. Ancakkulların da bunu dilemiş olmaları şarttır. Nitekim, o Peygamberler bile şâyet Allah’a ortak koşmuş olsalardı, bütün yaptıkları iyilikler boşa giderdi.
İşte bu, Allah’ın hidayetidir.
Kullarından dileyeceği kimseleri bu şekilde hidayete eriştirir.
Allah’a şirk koşsalardı, işliyor oldukları şeyler boşa giderdi.
İşte bu yol, Allah’ın kullarından dilediğini ulaştırdığı, dosdoğru yoludur. Eğer onlar da Allah’a ortak koşsalardı, onların da yaptıkları her şey boşa giderdi.
Bu, Allah'ın rehberliğidir: O, bununla kullarından kimi dilerse onu doğru yola ulaştırır. Onlar, Allah'tan başka şeylere ilahlık yakıştırmış olsalardı, o âna kadar yaptıkları bütün [iyi] şeyler gerçekten boşa gitmiş olurdu:
İşte bu, Allah’ın rehberliğidir ki kullarından hak eden kimseyi bununla doğru yola ulaştırır. Eğer onlar, Allah’a şirk koşmuş olsalardı, yapmış oldukları her şey kesinlikle boşa giderdi. 23/51, 39/23-65, 40/54, 46/12
Bu Allah’ın rehberliğidir: O bununla kullarından tercih edeni/tercih ettiğini doğru yola ulaştırıyor. Eğer onlar şirk koşmuş olsalardı, yapmış oldukları her şey kesinlikle boşa gitmiş olurdu.
İşte bu, Allah Teâlâ'nın hidâyetidir, onunla kullarından dilediğine hidâyet eder. Ve eğer onlar şirk etmiş olsalardı, elbette yapmış oldukları amelleri kendilerinden sükut edip gitmiş olurdu.
İşte bu yol Allah'ın hidâyet yoludur ki kullarından dilediğini ona götürür. Eğer onlar Allah'a ortak tanısalardı, bütün yaptıkları, elde ettikleri bütün kazançları heder olmuş gitmişti. [39, 65; 43, 81; 21, 17; 39, 4]
İşte bu, Allah'ın hidayetidir, kullarından dilediğini bununla doğru yola iletir. Eğer (onlar Allah'a) ortak koşsalardı, yaptıkları (güzel) şeyler hiç olur, giderdi.
İşte bu, Allah'ın yoludur. O, tercihini doğru yapan kullarına bu yolu gösterir. Eğer (bu nebiler) ortak (şirk) koşsalardı bütün yaptıkları boşa giderdi.
İşte bu, Allah'ın hidayetidir. Kullarından dilediği kimseyi bununla hidayete ulaştırır. Eğer Allah'a şirk koşsalardı, yapmış oldukları şeyler, boşa giderdi.
Allah'ın yol göstermesidir bu. Kullarından dilediğini bununla iletir iyiye ve güzele. Eğer onlar şirke bulaşsalardı yapıp ettikleri kendilerine yararsız hale gelirdi.
şol ŧoġru yoldur Tañrı’nuñ yol gösterür anuñ-ile aña kim diler ķullarından. daħı eger şirk eyleyelerdi bāŧıl oladı anlardan ol kim ol dılar-ıdı işlerler.