Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3286, sondan 2951. ayet; 28. sure ve Kasas Suresinin 34. ayetidir. Kasas Suresi 34. ayetinin kelime sayisi 14, harf sayısı 56 ve toplam ebced değeri ise 3858 olarak hesaplanmıştır. Kasas Suresinin toplam ebced değeri 399353 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure طسم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ط (0) س (2) م (2) bulunuyor.
Arapça Metin
واخي هرون هو افصح مني لسانا فارسله معي ردءا يصدقني اني اخاف ان يكذبون
“Kardeşim Hârûn’un dili benimkinden daha düzgündür. Onu da benimle birlikte, beni doğrulayan bir yardımcı olarak gönder. Çünkü ben, onların beni yalanlamalarından korkuyorum.”
Mûsâ daha önce Kıptîler’den birini öldürdüğü gerekçesiyle Firavun’un eline geçtiği takdirde kendisinin de öldürülebileceğinden, dolayısıyla peygamberlik görevini yerine getiremeyeceğinden endişe ediyordu. Ayrıca kardeşi Hârûn kendisinden daha düzgün konuşuyordu (krş. Tâhâ 20:25-32). Bu sebeple Hârûn’u da kendisiyle birlikte görevlendirmesi için Allah’tan niyazda bulundu, Allah Teâlâ da dileğini kabul etti.
Mehmet Okuyan
Kardeşim Harun’un dili benimkinden daha düzgündür. Onu da beni doğrulayan bir yardımcı olarak benimle birlikte gönder! Beni yalanlamalarından korkuyorum.” demişti.
Hz. Musa’nın, kardeşinin vezîr olarak görevlendirilme isteği Şu‘arâ 26:13’te ona peygamberlik verilmesi şeklinde yer almakta, dolayısıyla risalet görevinin ona da verilmesinin arzu edildiği anlamı elde edilmektedir. Benzer mesajlar: Tâhâ 20:29-30; Furkân 25:35; Şu‘arâ 26:13.,Benzer mesaj: Şu‘arâ 26:12.
Bayraktar Bayraklı
“Kardeşim Hârûn'un dili benimkinden daha düzgündür. Onu, beni destekleyen bir yardımcı olarak benimle gönder; çünkü beni yalanlamalarından korkuyorum” dedi.
“Kardeşim Hârûn'un konuşması benden daha düzgündür. Onu da beni doğrulayan bir yardımcı olarak, benimle birlikte gönder. Doğrusu beni yalanlamalarından korkuyorum.”
“Ve kardeşim Harun; dil bakımından (lisanı ve konuşma tarzı olarak) o benden daha düzgün (fasih) durumdadır, Onu da benimle birlikte bir yardımcı olarak gönder ki, beni doğrulayıp desteklesin. Çünkü onların beni yalanlamalarından korkuyorum” (diyerek Allah’tan destek istemişti).
Ve kardeşim Harun, dil bakımından benden daha fasih, onu da benimle beraber gönder de bana yardım etsin, gerçeklesin beni, çünkü ben yalanlamalarından korkmaktayım.
Ayrıca kardeşim Harun'un konuşma tarzı, benimkinden daha düzgündür; öyleyse benim söylediklerimi doğrulayan bir yardımcı olarak, O'nu da benimle birlikte gönder. Çünkü gerçek şu ki, beni yalanlayacaklarından korkuyorum.”
“Kardeşim Hârûn'un dili benimkinden daha düzgündür. Onu da, yanımda beni tasdik eden bir yardımcı olarak, özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere peygamberlikle görevlendir. Ben, onların beni yalanlamalarından korkuyorum.” dedi.
Kardeşim Harun'un dili benimkinden daha düzgündür. Onu benimle beraber yardımcı olarak gönder beni doğrulasın. Çünkü ben onların beni yalanlamalarından korkuyorum.
'Ve kardeşim Harun; dil bakımından o benden daha düzgün konuşmaktadır, onu da benimle birlikte bir yardımcı olarak gönder, beni doğrulasın. Çünkü onların beni yalanlamalarından korkuyorum.'
Kardeşim Hârûn, lisan bakımından benden daha düzgündür o. Bunun için, beni tasdik eder bir yardımcı olmak üzre beraberimde onu peygamber gönder. Doğrusu ben, beni tekzib edeceklerinden korkuyorum.”
Ve kardeşim Harun, dilce benden daha fasihtir. Tasdik edici, yardımcı ve koruyucu olarak onu de benimle beraber gönder. Ben onların beni yalanlamalarından korkarım” dedi.
Kardeşim Harun'un dili benimkinden daha düzgündür. Onu da benimle birlikte, beni doğrulayan bir yardımcı olarak gönder. Çünkü ben, onların beni yalanlamalarından korkuyorum.”
33,34. Musa: "Rabbim! Doğrusu ben onlardan bir cana kıydım. Beni öldürmelerinden korkarım. Kardeşim Harun'un dili benimkinden daha düzgündür. Onu, beni destekleyen bir yardımcı olarak benimle gönder, çünkü beni yalanlamalarından korkarım" dedi.
Kardeşim Harun'un dili benimkinden daha düzgündür. Onu da beni doğrulayan bir yardımcı olarak benimle birlikte gönder. Zira bana yalancılık ithamında bulunmalarından endişe ediyorum.
"Kardeşim Harun'un dili benimkinden daha düzgündür. Onu da beni doğrulayan bir yardımcı olarak benimle birlikte gönder. Zira bana yalancılık ithamında bulunmalarından endişe ediyorum."
Biraderim Harûn ise lisanca benden fesahatlidir beni tasdık eder bir muavin olmak üzere maıyyetimde ona da risalet ver. doğrusu ben beni tekzib ederler diye korkarım
«Biraderim Harun, o, lisan bakımından benden daha fasıyhdir. Binâen'aleyh onu da benimle beraber yardımcı (bir peygamber) olarak gönder ki beni tasdıyk etsin. Çünkü ben, beni tekzîb edeceklerinden endîşe ediyorum».
“Kardeşim Hârûn ise, o benden lisân cihetiyle daha düzgündür; onu da beni tasdîk eden bir yardımcı olarak benimle berâber gönder. Çünki ben, (onların) beni yalanlamalarından korkarım.”
“Kardeşim Harun’un konuşması benden daha düzgün. Bu zor durum için onu benimle beraber gönder ki, beni yalanlamalarından korkuyorum. Beni yalanladıklarında bana destek olup doğrulasın” dedi.
33, 34. Musa dedi ki «— Yâ Rab! Ben onlardan bir kişiyi öldürmüştüm. Korkarım ki ona bedel beni öldürürler. Kardeşim Harun lisanca benden fasihtir, onu benimle beraber arka olarak gönder ki beni tasdik etsin [²] korkarım ki beni yalancı sayarlar».
İsmail Hakkı İzmirli Kasas Suresi 34. Ayet Açıklaması
[2] Şüphelere cevap versin, delilleri açık söylesin.
Kadri Çelik
“Ve kardeşim Harun dil bakımından benden daha düzgün konuşmaktadır, onu da benimle birlikte bir yardımcı olarak gönder de beni doğrulasın. Çünkü onların beni yalanlamalarından korkuyorum.”
“Üstelik, çok güzel ve etkili konuşma yeteneğine sahip değilim. Kardeşim Hârûn’un konuşması benden daha düzgün, öyleyse, benim söyleyeceklerimi daha akıcı bir üslupla doğrulayan bir yardımcı olarak onu da benimle birlikte Firavuna elçi olarak gönder; çünkü onların beni yalanlayacaklarından korkuyorum.”
“Kardeşim Harun, lisan bakımından o benden daha fasih / açıktır.
Beni tasdik eden bir destekçi olarak onu benimle birlikte gönder!
Ben, beni yalanlamalarından korkuyorum”.
(Ve devamla): “Konuşması benden daha düzgün olan kardeşim Hârûn’u da beni destekleyen bir yardımcı olmak üzere, benimle birlikte, Peygamber olarak gönder. Zîrâ ben, onların beni yalanlamalarından korkuyorum.” dedi.
Ayrıca, kardeşim Harun'un konuşma tarzı benimkinden daha açık, daha düzgündür; 32 öyleyse benim söylediklerimi [daha akıcı bir şekilde] doğrulayan bir yardımcı olarak o'nu da benimle birlikte gönder; çünkü, gerçek şu ki, beni yalanlayacaklarından korkuyorum”.
– Kardeşim Harun’un konuşması benden daha açık ve etkili. Onu da benimle beraber elçi olarak görevlendir ki beni tasdik ederek bana destek olsun. Çünkü ben, onların beni yalanlamalarından korkuyorum. 20/29
İşte kardeşim Harun! Onun dili benden daha açık, daha düzgün: beni destekleyip doğrulayan bir yardımcı olarak onu da benimle birlikte gönder! Çünkü ben, beni yalanlamalarından korkuyorum.”
«Ve kardeşim Harun ise o lisanen benden daha fasihtir. İmdi onu da benimle beraber beni tasdik eder bir muin olarak gönder. Şüphe yok ki, ben, beni tekzîp edeceklerinden korkarım.»
“Kardeşim Harun'un ifadesi benimkinden daha düzgündür, onu da benimle beraber yardımcı olarak görevlendir ki beni tasdik etsin, Doğrusu beni yalancı saymalarından endişe ediyorum. ” [20, 26-30]
Kardeşim Harun, o, dil bakımından benden daha güzel konuşur. Onu da benimle beraber, beni doğrulayan bir yardımcı olarak gönder. Zira ben, beni yalanlayacaklarından korkuyorum.
Kardeşim Harun'un dili benden daha açık. Onu da benimle gönder bana destek ve tasdik edici olsun. Çünkü ben, onların beni yalanlamalarından korkuyorum.
“Kardeşim Harun ise benden daha güzel konuşur. Onu da yardımcı olarak benimle gönder ki beni tasdik etsin. Çünkü onların beni yalanlamasından korkuyorum.”
"Kardeşim Hârun var ya, o benden lisanca daha etkilidir/benden daha güzel konuşur. Onu da benimle yardımcı olarak gönder ki beni tasdiklesin; beni yalanlamalarından korkuyorum."
“daħı ķarındaşum ḥārūn ol revān dillürekdür benden dildin yaña pes viribi anı benüm-ile arķa verici girtü duta beni. bayıķ ben ķorķarın kim yalan dutalar beni.”