Sebe' Suresi 3. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3609, sondan 2628. ayet; 34. sure ve Sebe' Suresinin 3. ayetidir. Sebe' Suresi 3. ayetinin kelime sayisi 32, harf sayısı 122 ve toplam ebced değeri ise 11503 olarak hesaplanmıştır. Sebe' Suresinin toplam ebced değeri 254246 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
وقال الذين كفروا لا تأتينا الساعة قل بلى وربي لتأتينكم عالم الغيب لا يعزب عنه مثقال ذرة في السموات ولا في الارض ولا اصغر من ذلك ولا اكبر الا في كتاب مبين
Harf Sayımı
Harf Sayımı
وقالالذينكفروالاتأتيناالساعةقلبلىوربيلتأتينكمعالمالغيبلايعزبعنهمثقالذرةفيالسمواتولافيالارضولااصغرمنذلكولااكبرالافيكتابمبين
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Vekâle-lleżîne keferû lâ te/tînâ-ssâ’a(tu)(s) kul belâ verabbî lete/tiyennekum ‘âlimi-lġayb(i)(s) lâ ya’zubu ‘anhu miśkâlu żerratin fî-ssemâvâti velâ fî-l-ardi velâ asġaru min żâlike velâ ekberu illâ fî kitâbin mubîn(in)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
İnkâr edenler, “Kıyamet bize gelmeyecektir” dediler. De ki: “Hayır, öyle değil, gaybı bilen Rabbime andolsun ki, Kıyamet size mutlaka gelecektir. Ne göklerde ve ne de yerde zerre ağırlığında bir şey bile O’ndan gizli kalmaz. Bundan daha küçük ve daha büyük ne varsa, hepsi apaçık bir kitaptadır.”
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Kâfir olanlar, “O (Son) Saat bize gelmeyecektir!” demişlerdi. De ki: “Hayır! [Gayb]ı (bilinemeyeni) bilenRabbime yemin olsun ki o (Son Saat) mutlaka size gelecektir.” Göklerde ve yerde zerre miktarı bir şey bile O’ndan uzak (ve gizli) kalmaz. Bundan daha küçük ve daha büyük (hiçbir şey) yoktur ki apaçık bir kitapta (ilahi kanunda) bulunmasın.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
İnkâr edenler, “Kıyamet bize gelmeyecek” dediler. De ki: “Hayır! Gaybı bilen Rabbim hakkı için, kıyamet mutlaka size gelecektir. Göklerde ve yerde zerre ölçüsünde bir şey O'ndan gizli kalamaz. Bundan daha küçük ve daha büyüğü de şüphesiz apaçık bir kitaptadır.”
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Gerçeği yalanlayan nankörler: “Bize o Sa'at¹ gelmeyecek.” dediler. De ki: “Bilakis! Gaybı bilen Rabb'ime ant olsun ki, o kesinlikle size gelecektir. Göklerde olsun, yerde olsun zerre kadar da olsa hiçbir şey O'ndan gizli kalmaz. En küçüğünden en büyüğüne kadar her şey Kitab-ı Mubin'dedir.²
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
İnkâr edenler dediler ki: "Kıyamet saati (asla) bize gelmez (ve bu dünya hayatı ve fırsatları bizden ve neslimizden sonsuza kadar gitmez.) " De ki: "Hayır, gaybı bilen Rabbime andolsun ki, o (kıyamet ve ahiret) muhakkak size gelecektir. Göklerde ve yerde zerre ağırlığınca hiçbir şey O'ndan uzak (saklı) kalmaz. Bundan daha küçük olanı da, daha büyük olanı da, istisnasız, mutlaka apaçık bir kitapta (yazılı) dır." (İlahi bilgi merkezlerinde kayıtlıdır.)
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Kafir olanlar dediler ki: Kıyamet kopmayacak; de ki: Hayır, gizli şeyleri bilen Rabbime andolsun ki kopacak kıyamet başınıza; zerre kadar bir şey bile gizli kalmaz ondan; göklerde olsun, yeryüzünde bulunsun, bundan da küçük olsun, bundan da büyük olsun, hepsi de apaçık kitaptadır.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Allah'tan gelen gerçekleri inkâr edenler: Kıyamet saati bizi asla bulmaz diye düşünürler. De ki: “İnsan kavrayışının ötesindeki herşeyi bilen Rabbim hakkı için, o saat size mutlaka gelecektir. Göklerde ve yerde zerre kadar birşey bile, O'nun bilgisinden kaçamaz ve bundan daha küçük veya daha büyük birşey yoktur ki, O'nun apaçık kitabında yer almış olmasın.”
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Yeniden dirilişi inkârda ısrar edenler, küfre saplananlar: “Bize, kıyametin kopacağı an gelmeyecek” dediler. “Evet, duyu ve bilgi alanı ötesini, gaybı bilen Rabbin hakkı için kıyametin kopacağı an mutlaka size de gelecek. Göklerde ve yerde, zerre kadar bir şey O'nun ilminden kaçmaz, O'na gizli kalmaz. Bundan daha küçük ve daha büyüğü de, şüphesiz doğruları, hakkı ortaya koyan kâinatın kayıt sicilinde, kanunlar ve ilkeler kitabında, bilgi işlem merkezinde Levh-i Mahfuz'dadır.” de.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
İnkâr edenler: "Bize kıyamet gelmeyecek" dediler. De ki: "Hayır. Gaybı bilen Rabbime yemin olsun ki o size muhakkak gelecektir. Göklerde ve yerde zerre ağırlığınca bir şey O'ndan gizli değildir. Bundan küçük olsun büyük olsun ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
İnkâr edenler, dediler ki: 'Kıyamet-saati bize gelmez.' De ki: 'Hayır, gaybı bilen Rabbime andolsun, o muhakkak size gelecektir. Göklerde ve yerde zerre ağırlığınca hiç bir şey O'ndan uzak (saklı) kalmaz. Bundan daha küçük olanı da, daha büyük olanıda, istisnasız, mutlaka apaçık bir kitapta (yazılı)dır.'
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Kâfir olanlar ise şöyle dediler: “- Bize, o kıyamet vakti gelmiyecek.” (Ey Rasûlüm, onlara) de ki: “-Öyle değil, doğrusu gaybi bilen Rabbim hakkı için, kıyamet muhakkak size gelecektir. O'ndan (Rabbimin ilminden), göklerde ve yerde zerre miktarı bir şey kaçmaz. Bundan daha küçük ve daha büyük ne varsa hepsi muhakkak bir Kitab-ı Mübîn'dedir= Levh-i Mahfuz'da yazılıdır.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
O kâfirler: “Kıyamet bize gelmeyecektir” dediler. De ki: “Evet.. Ve bütün gizlilikleri bilen Rabbime andolsun! O kıyamet gelecektir. Gökler ve yer içinde zerre miskal bir şey ve o zerre miskalden ne küçük ne büyük hiçbir şey, O Rabbinden kaybolmaz. Bütün bunlar, Kitab-ı Mübinde (ana rehberde) yazılıdırlar.”
Besim Atalay
Besim Atalay
Kâfirler derler ki: «Bizim için kıyamet yok!», diyesin ki: «Evet! görünmezi bilen Tanrım hakkıyçin, o size gelecektir, göklerde, yerde zerre ağırlığında olan şey de, ondan ırak değildir, zerreden küçük de, büyük de hepsi belli olan kitap içredir
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
İnkârcılar: “Kıyamet bize gelmeyecek” dediler. De ki: “Hayır, insan kavrayışının ötesindeki her şeyi bilen Rabbimin hakkı için o mutlaka sizi bulacaktır! Göklerde ve yerde zerre miktarı bir şey O'ndan gizli kalmaz. Ve bundan daha küçük veya daha büyük (mikro âlemden makro âleme) hiçbir şey yoktur ki (O'nun) apaçık fermanında (bilgisinde) yer almasın.”
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
İnkar edenler: "Kıyamet bize gelmeyecektir" dediler. De ki: "Hayır, öyle değil; görülmeyeni bilen Rabbim'e and olsun ki, o saat size muhakkak gelecektir. Göklerde ve yerde zerre kadar olanlar bile O'nun ilminin dışında değildir. Bundan daha küçüğü ve daha büyüğü de şüphesiz apaçık Kitap'tadır."
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
İnkârcılar: Kıyamet bize gelmeyecek, dediler. De ki: Hayır! Gaybı bilen Rabbim hakkı için o, mutlaka size gelecektir. Göklerde ve yerde zerre miktarı bir şey bile O'ndan gizli kalmaz. Bundan daha küçük ve daha büyüğü de şüphesiz, apaçık kitaptadır (yazılıdır).
Edip Yüksel
Edip Yüksel
İnkarcılar, "Saat, hiç bir vakit gerçekleşmeyecek," dediler. De ki, "Kesinlikle, Rabbime andolsun size gelecektir. O, geleceği Bilendir. Göklerde ve yerde bir atom ağırlığı O'ndan gizli kalmaz. İster ondan küçük olsun, yahut büyük olsun... Hepsi apaçık bir kitaptadır."
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
İnkâr edenler: "Bize o kıyamet saati gelmez." dediler. De ki: "Hayır, öyle değil, gaybı bilen Rabbim hakkı için kıyamet size mutlaka gelecektir. O'nun ilminden göklerde ve yerde zerre kadar bir şey kaçmaz. Bundan daha küçük ve daha büyük ne varsa, hepsi muhakkak açık bir kitaptadır."
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Küfredenler ise «bize o saat gelmez» dediler, de ki hayır, rabbım hakkı için o size behemehal gelecek, gaybi bilen rabbım ki ondan Göklerde ve Yerde zerre mikdarı bir şey kaçmaz, ne ondan daha küçüğü, ne de daha büyüğü, hepsi mutlak bir «kitabı mübîn» dedir
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Küfredenler: «O saat bize gelmeyecek» dedi (ler). Sen de ki (Habîbim): «Hayır, ğaybı bilen Rabbim hakkıyçün o, size mutlakaa gelecekdir. Ne göklerde, ne yerde bir zerre mıkdârı Ondan (Onun ilminden) kaçmaz. Bundan daha küçük ve daha büyük (hiçbir şey) müstesna olmamak üzere (hepsi) muhakkak apaçık bir kitabda (yazılıdır).
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
İnkâr edenler ise: “Bize kıyâmet gelmez” dedi(ler). De ki: “Hayır! Gaybı hakkıyla bilen Rabbime yemîn ederim ki, (kıyâmet) size mutlaka gelecektir!(2) Ne göklerde, ne de yerde zerre ağırlığınca (bir şey) O'ndan gizli kalmaz; ve ne bundan daha küçük, ne de daha büyük hiçbir şey yoktur ki, apaçık beyân eden bir kitabda (Levh-i Mahfûz'da) bulunmasın!”
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Doğruları inkâr edenler “Kıyamet saati bize gelmeyecek” dediler. Tam tersine, bilinmeyenleri (gaybı) bilen Rabbim, o kıyamet saatini size mutlak getirecektir. Göklerde ve yerde olan en ufak bir zerre, gerek ondan daha küçük veya ondan daha büyük olsa dahi, o saatten kaçamaz. Onların hepsi açıkça bir kitapta kayıtlıdır.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Kâfir olanlar «— Kıyamet bize gelmeyecek» dediler, sen onlara de ki gaybi bilen Rabbim hakkı için elbette kıyamet size gelecektir. Ne göklerde, ne yerde zerre kadar bir şey O/nun ilminden gizli kalamaz. Bundan daha küçük veya daha büyük hiçbir şey yoktur ki açık Kitapta bulunmasın.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Küfre sapanlar dediler ki: “Kıyamet bize gelmez.” De ki: “Hayır, gaybı bilen Rabbime andolsun, o muhakkak size gelecektir. Göklerde ve yerde zerre ağırlığınca hiç bir şey O'ndan uzak (saklı) kalmaz. Bundan daha küçük olanı da daha büyük olanı da istisnasız mutlaka apaçık bir kitaptadır.”
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Hakikati inkâr edenler, “Kıyâmet asla kopmayacak!” diyorlar. Ey Müslüman, onlara de ki: “Hayır, evrende insanların bildiği ve kimsenin bilemeyeceği herşeyi, bütün gaybı bilen Rabb’ime yemin olsun ki, kıyâmet mutlaka kopacaktır! Göklerde ve yerde zerre kadar bir şey bile O’ndan gizli kalmaz; bundan daha küçük ve daha büyük hiçbir şey yoktur ki, apaçık bir Kitapta olmasın. Sizin bildiğiniz ve bilmediğiniz her şey Allah’ın ilminde vardır. Allah her şeyi bilir”
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
İnkâr edenler: -“Saat bize gelmez” dedi. De ki: -“Evet! Gayb’ı / Görülmeyen’i bilen rabbime yemin olsun ki size elbette gelir! Yer’de de, Gökler’de de zerre ağırlığı O’ndan kaçmaz. Bundan daha küçüğü de, daha büyüğü de ancak açıkça bir kitaptadır.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Kâfirler: “O kıyamet vakti bize gelmez.” dediler. (Sen de onlara): “Hayır ğaybı1 (sadece kendisi) bilen2 Rabbime yemin olsun ki, o (kıyamet) size muhakkak gelecektir. Göklerde ve yerde zerre kadar3 bir şey bile Ondan saklı kalamaz ve bundan daha küçük veya daha büyük olan her şey, istisnasız, o apaçık kitapta (levh-i mahfuz’da4 yazılı)dır.” de.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Ama hakikati inkara şartlanmış olanlar, “Kıyamet Saati bizi asla bulmaz!” diye düşünürler. 2 De ki: “Hayır, insan kavrayışının ötesindeki her şeyi bilen Rabbimin hakkı için o mutlaka sizi bulacaktır!” Göklerde ve yerde zerre kadar bir şey bile O'nun bilgisinden kaçamaz; ve bundan daha küçük veya daha büyük bir şey yoktur ki [O'nun] apaçık fermanında yer almasın;
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
O saat bu dünyanın sonunun geleceği gerçeğine inanmayan kâfirler dediler ki: – Başımıza o saat falan gelmeyecek. Onlara de ki: – Hayır! Tüm geleceği bilen Rabbime andolsun ki o saat mutlaka başınıza gelecektir. Zira göklerde ve yerde zerre kadar bir şey bile onun bilgisi dışında değildir. İster bundan daha küçük olsun isterse daha büyük hepsi apaçık bir yasayla kayıt altındadır. 18/36, 27/4, 40/59, 18/49, 58/6
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Ama küfürde direnenler “(Kıyamet) Saati asla gelip bizi bulmayacak!” dediler. De ki: “Hayır, Rabbime andolsun ki o mutlaka gelip sizi bulacaktır!” O, idraki aşan hakikatleri bilendir.[3806] Göklerde ve yerde zerre kadar bir şey bile O’nun bilgisinden kaçıp kurtulamaz:[3807] İster bundan daha küçük olsun, ister daha büyük; bütün bunlar kesin ve net bir yazılım ve yasayla kayıt altına alınmıştır.[3808]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve kâfir olanlar dedi ki: «Bize o saat gelmeyecektir.» De ki: «Hayır, gaybı bilen Rabbime andolsun ki elbette size gelecektir.» Ondan ne göklerde ve ne de yerde bir zerre miktarı ve ondan daha küçük ve daha büyük bir şey uzaklaşamaz; hepsi de ancak apaçık gösteren bir kitaptadır.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Kâfirler: “Başımıza gelecek kıyamet (dirilme ve duruşma) diye bir şey yok! ” diye iddia ettiler. De ki: “Hayır! Rabbim hakkı için o gelecektir! O gaybları bilen öyle bir Zattır ki O'nun ilminden göklerde ve yerde zerre miktarı birşey bile kaçamaz. ”Zerreden daha küçük ve daha büyük hiç bir şey yoktur ki her şeyi açıklayan kitapta (levh-i mahfuzda) bulunmasın. [7, 187; 20, 15; 10, 53; 64, 7]
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
İnkar edenler: "O Sa'at bize gelmez," dediler. De ki: "Hayır, gaybı bilen Rabbim hakkı için o, mutlaka size gelecektir. Göklerde ve yerde zerre ağırlığınca bir şey, O'ndan gizli kalmaz. Ne bundan küçük, ne de bundan büyük hiçbir şey yoktur ki apaçık bir Kitapta bulunmasın.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Görmezlikten gelenler şöyle derler: "Kıyamet saati bize dokunmaz". De ki: "Hayır, görülmeyeni bilen Sahibim'e yemin olsun ki, o, size de dokunacaktır. Göklerde ve yerde zerre kadar bir şey bile ondan kaçmaz. Onun daha küçüğü ve daha büyüğü de her şeyi beyan eden bir Kitap’tadır."
Şaban Piriş
Şaban Piriş
İnkar edenler:-Kıyamet bize gelmeyecek, dediler. De ki:-Hayır, Rabbi'me yemin ederim ki, o size mutlaka gelecektir. Göklerde ve yerde zerre miktarı bir şey bile gaybı bilenden gizli kalmaz. Bundan daha küçük veya daha büyük birşey yoktur ki apaçık bir kitapta bulunmasın.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
İnkâr edenler “Kıyamet başımıza gelmez” dediler. De ki: Evet, gaybı bilen Rabbime and olsun ki o sizin başınıza gelecek. Ne göklerde ve ne de yerde, zerre ağırlığında birşey bile Ondan uzak kalamaz. Ondan küçük olsun, büyük olsun, ne varsa hepsi apaçık bir kitapta yazılmıştır.(1)
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Küfre sapanlar şöyle dediler: "Kıyamet saati bize gelmez!" De ki: "Hayır, öyle değil! Gaybı bilen Rabbime yemin olsun ki, o size mutlaka ve mutlaka gelecektir! Göklerde ve yerde zerre miktarı bir şey bile Rabbimden gizli kalmaz. Zerreden daha küçük veya daha büyük hiçbir istisna olmamak üzere, her şey apaçık bir Kitap'ta belirlenmiştir;
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
daħı eyitti anlar kim kāfir oldılar “gelmeye size ķıyāmet.” eyit “evet çalabum ḥaķķıyiçün bayıķ gele size bilici ġaybı.” ıraķ olmaz andan zerre ķadarı göklerde ne daħı yirde ne daħı giçirek andan ne daħı uluraķ illā kitābdadur ya'nį lavħ bellü eyleyici
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Daḫı kāfirler eyitdi ki: Bize ḳıyāmet gelmez, didiler. Eyit: Beni yaradan ḥaḳḳı‐çun size gelicidür ki ġaybı bilicidür, ġāyib olmaz anuñ ‘ilminden bir ẕerreaġırınca nesne, göklerde ne daḫı yirlerde, ne daḫı andan kiçilere, ne daḫıandan ulu, illā levḥ‐i maḥfūẓdadur.