Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5473, sondan 764. ayet; 72. sure ve Cin Suresinin 26. ayetidir. Cin Suresi 26. ayetinin kelime sayisi 7, harf sayısı 27 ve toplam ebced değeri ise 3551 olarak hesaplanmıştır. Cin Suresinin toplam ebced değeri 66593 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Gaybı yalnızca Allah’ın bildiği, bu konuda O’nun hoşnut olup seçtiği elçinin dışında –cinler dahil– hiç kimseye bilgi vermediği ifade buyurulmuştur. Allah’ın hoşnut olup seçtiği elçiden maksat peygamberler, onlara bildirdiği gayb bilgileri ise ilâhî vahiyler ve haberlerdir ki bunlar da onların peygamber olduğunu gösterir. Meselâ Hz. Peygamber’e kıyamet gününde ve âhirette meydana gelecek olaylar vb. birçok gayb haberini içeren Kur’an vahyedilmiştir. Şevkânî’nin eserinde, Kur’an ve vahiy dışında da Hz. Peygamber’e fiten ve benzeri bazı gayb bilgilerinin verildiği zikredilmiş ve âyetin bunlara da işareti söz konusu edilmiştir (bk. Taberî, XXIX, 76-77; Şevkânî, 358-359).
İlâhî vahyin korunması, ona şeytan sözünün karışmaması ve peygamberlerin Allah’ın mesajlarını tebliğ edip etmediklerinin tam olarak ortaya çıkması için Allah Teâlâ, elçisinin önünde ve arkasında koruyucu / gözetleyici melekler görevlendirmiş (bk. İbn Âşûr, XXIX, 250), çevrelerini bunlarla donatmış ve tahkim etmiştir. Allah bunu, vahyi koruyamadığından değil, hikmeti gereği yapmaktadır; zira Allah’ın her şeye gücü yeter; O’nun ilmi her şeyi kuşatmıştır (gayb hakkında bilgi için bk. Bakara 2:2). Allah’ın peygamberlerini kıyamet ve âhiret halleri gibi bazı gayb konularından haberdar etmesinin bir amacı da mûcize mahiyetindeki bu bilgilerle onların nübüvvetini kanıtlamaktır. Bu âyetler, astroloji yoluyla olağan üstü bilgilere ulaştıklarını söyleyenleri de yalanlamaktadır. Zemahşerî gibi Mu‘tezile âlimleri bu âyetlere dayanarak kerametin imkânsızlığını, keramet olduğu söylenenlerin asılsız olduğunu savunmuşlardır (bk. V, 172-173). Ancak Râzî, burada özellikle âhiretle ilgili gaybî bilgilerden söz edildiğini belirterek Mu‘tezile’nin âyetten bu anlamı çıkarmasını dayanaksız bulmuştur (XXX, 168-170).
Mehmet Okuyan
[Gayb]ı (bilinemeyeni) bilen (Allah) [gayb]ını (bilinemeyeni) kimseye açmaz.
26,27,28. Bilen O'dur göze görünmiyeni, hoşnut bulunduğu bir peygamberden başkasını, kendi sırrına kimseyi bilirli kılmaz, Tanrının elçiliklerin eriştirdiğin bilmeklik için, onun önünde, ardında bekçiler koyduk, her hallerin bilir, her nesnenin sayısını saymıştır»
26,27. Çünkü ğaybı ancak O, bilir ve Peygamberlerinden seçtikleri dışında, ğay-bını kimseye açıklamaz.1 Çünkü O, elçisinin önüne ve arkasına koruyucular koyar.
1 Ancak Rasulleri içinden seçip dilediği bir Rasule gaybından bazı şeyler açıklar. Henüz meydana gelmeyen şeyleri açıkça bildirir. Bunlar o peygamberin mucizeleri, emirleri, ahkâm ve müeyyideleri gibi peygamberliğin maksatlarına ait bilgiler olur. Bu surette ise yine o Rasul gaybı bilmiş olmaz. Kendisine bildirilmiş olanı bilir. Onun için ona o kıyametin mutlaka olacağı bildirilmiş ise de yakın mı uzak mı ne zaman olacağı bildirilmemiştir.
Muhammed Esed
[Yalnız] O bilir yaratılmışların kavrayış sınırlarının ötesindekini ve hiç kimseye açmaz Kendi erişilmez derinlikteki sırlarını, 20
26, 27, 28. O bütün gaybı bilir. Fakat gayplarını kimseye açmaz. Ancak, bildirmeyi dilediği bir elçiye bildirir. Bu durumda (mesajı korumak için) o elçisinin önüne ve arkasına gözetleyiciler yerleştirir. Böylece (Allah) elçilerinin, Rab'lerinin mesajlarını gereğince tebliğ ettiklerini bilmek (yani fiilen görmek) ister. Doğrusu Allah, kullarının nezdinde ne var, ne yoksa her şeyi ilmiyle ihata etmiş, her şeyi bir bir kaydetmiştir. [2, 255]
Allah’ın gaybı Resulüne bildirmesi, gaybı O’ndan başkasının bildiğini göstermez. Aksine gaybın Allah’a has olduğunu teyid eder. Gözetleyicilerden maksat meleklerdir. Allah Resulüne gönderdiği gaybı, meleklerince koruma altına alınmış olarak gönderir. Hz. Peygamberin risaletinden sonra, gök kapıları cinlere büsbütün kapanınca, onlar, melekler tarafından sıkı bir korumanın olduğunu anlamışlardı. Ayetin meali, muhtemel üç tefsir arasından, bizce en kuvvetlisine göre verilmiştir.
Süleyman Ateş
Gaybı bilen O'dur. Gizli bilgisini kimseye göstermez.