Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3612, sondan 2625. ayet; 34. sure ve Sebe' Suresinin 6. ayetidir. Sebe' Suresi 6. ayetinin kelime sayisi 16, harf sayısı 67 ve toplam ebced değeri ise 3548 olarak hesaplanmıştır. Sebe' Suresinin toplam ebced değeri 254246 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ويرى الذين اوتوا العلم الـذي انزل اليك من ربك هو الحق ويهدي الى صراط العزيز الحميد
Kendilerine ilim verilenler, Rabbinden sana indirilen Kur’an’ın gerçek olduğunu ve onun, mutlak güç sahibi ve övgüye lâyık Allah’ın yoluna ilettiğini görürler.
Burada sözü edilen “kendilerine bilgi verilenler” ile Abdullah b. Selâm gibi Ehl-i kitap’tan İslâmiyet’i kabul edenlerin veya Hz. Muhammed’in ashabının ya da onun ümmetinden olan herkesin kastedildiği yorumları yapılmıştır (Taberî, XXII, 62; İbn Atıyye, IV, 406).
Bize göre burada “aklını ve bilgisini iyi kullanan” bütün insanlar kastedilmiştir.
Mehmet Okuyan
Kendilerine bilgi verilenler, Rabbinden sana indirilenin (Kur’an’ın) gerçek olduğunu ve onun güçlü, övgüye layık olan (Allah’ın) yoluna ulaştırdığını görürler (bilirler).
1- Vahiy. 2- Ehl-i Kitap. (10:94) 3- Yüce, Güçlü ve Övgüye Değer Yegâne Varlık.
Ahmet Akgül
Kendilerine ilim verilenler ise, Rabbinden Sana indirilenin Hakkın ta kendisi olduğunu ve (Kur’an’ın) Üstün, Güçlü, Övülmeye layık olan (Allah) ın yoluna yöneltip-ilettiğini (anlayıp gerçeği) görmekte (ve ona göre davranmaktadırlar).
Bilgi ve kavrayış yeteneği ile donatılmış olanlar, Rabbinden sana indirilen Kur'ân'ın gerçek olduğunu bilirler ve o Kur'ân'ın çok güçlü ve övgüye layık olan Allah'ın yoluna ilettiğini de bilirler.
Kendilerine ilim verilen, sorumluluk sahibi âlimler, dinî ilimler uzmanları, âdil objektif düşünen ilim adamları, Rabbinden sana indirilenin, Kur'ân'ın gerekçeli, hikmete dayalı, toplumda hakça düzeni gerçekleştirecek hak bir kitap olduğunu görürler, bilirler. Kur'ân'ın, kudretli, hükümran övgüye, şükre lâyık olan Allah'ın yolunu, birlikte nezaket içinde yaşama kurallarına, sevgiye dayalı kardeşliğe, hasedi, hilesi, dalaveresi, nefreti, düşmanlığı olmayan örnek hayat tarzına götüren Allah'ın yolunu, İslâm'ın yolunu aydınlattığını da bilirler.
Kendilerine ilim verilenler ise, Rabbinden sana indirilenin hakkın ta kendisi olduğunu ve üstün, güçlü, övülmeye layık olan (Allah)ın yoluna yöneltip ilettiğini görüyorlar.
Kendilerine ilim verilmiş olanlar (ashab), görüyorlar ki, Rabbinden sana indirilen Kur'an hakkın kendisidir; ve o, hamde lâyık, her şeye gâlib olan Allah'ın yolunu (dinini) gösteriyor.
Bilgi ve kavrayış yeteneği ile donatılmış olanlar görüyorlar ki, Rabbinden sana indirilen (Kur'an), hakikatin ta kendisidir. O, kuvvetinde sınır olmayan, her türlü övgüye lâyık olan Allah'ın yolunu gösteriyor.
Kendilerine bilgi verilenler, Rabbinden sana indirilenin (Kur'an'ın) gerçek olduğunu bilir; onun, mutlak galip ve övgüye lâyık olan (Allah'ın) yoluna ilettiğini görürler.
Bilgi verilenlerin, sahâbe-i kiram ve onların izinden giden müminler veya Abdullah b. Selâm ve arkadaşları gibi ehl-i kitabın âlimleri olduğu açıklanmıştır. Bu sıralamaya Kur’an ve Hz. Peygamber hakkında olumlu ve gerçekçi tutum izleyen objektif ilim adamları da katılabilir.
Edip Yüksel
Kendilerine bilgi verilmiş olanlar, Rabbinden sana indirilenin gerçek olduğunu ve onun Üstün ve en çok Övülen'in yoluna ilettiğini görürler.
Kendilerine ilim verilmiş olanlar görüyorlar ki, Rabbinden sana indirilen Kur'ân, hakkın kendisidir. O, gücüne nihayet olmayan, her hamde lâyık bulunan Allah'ın yolunu gösteriyor.
Kendilerine ılim verilmiş olanlar ise sana rabbından indirileni görüyorlar ki o mahzâ hak, ve o ızzetine nihayet olmıyan sahib hamdin yolunu gösteriyor
Kendilerine ilim verilenler ise Rabbinden sana indirilen (Kur'an) in hakıykatın ta kendisi olduğunu bilir (ler) ve (onlar) her hamde lâyık olan Ğaalib-i mutlakın (ya'ni Allahın) yolunu gösterir (ler).
Hâlbuki kendilerine ilim verilenler, Rabbinden sana indirilen (Kur'ân')ın gerçekten hak olduğunu ve Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen), Hamîd (yegâne hamd edilmeye lâyık olan Allah')ın yoluna hidâyet ettiğini görürler.
Kendilerine ilim verilenler, sana indirilenin Rabbin den indirilen bir gerçek (hak) ve çok güçlü, övgüye layık olan Allah’ın, doğru yoluna götüren bir rehber olduğunu görürler.
İsmail Hakkı İzmirli Sebe' Suresi 6. Ayet Açıklaması
[2] Veya «bir de bilecekler ki» demektir.
Kadri Çelik
Kendilerine ilim verilenler ise, Rabbinden sana indirilenin, hakkın ta kendisi olduğunu ve de güçlü, övülmeye layık olanın yoluna hidayet ettiğini görürler.
Öte yandan, kendilerine ilim ve anlayış bahşedilen dürüst ve insaflı kimseler, Rabb’inden sana indirilen bu muhteşem ayetlerin gerçeğin ta kendisi olduğunu; sonsuz kudret sahibi ve her türlü övgüye lâyık olan Allah’ın yoluna ilettiğini bilirler.
Kendilerine ilim verilenler1 ise sana Rabbinden indirilenin, gerçeğin ta kendisi olduğunu ve o (Kur’an’ın); yüceliğinin sonu olmayan, her türlü övgüye layık olan (Allah’ın) yolunu gösterdiğini bilirler.
1 Bunlar; Peygamberimizin ashâbı ve ümmetinden onların izi üzere giden âlimler veya ehl-i kitab’ın âlimlerinden olup da Müslüman olanlardır.
Muhammed Esed
BİLGİ ve kavrayış yeteneği ile donatılmış olanlar, Rabbinden sana indirilen her şeyin hak olduğunu ve kudret Sahibi'nin, her türlü övgüye layık Olan'ın yoluna ilettiğini bilirler.
Kendilerine gelen hakikati anlayıp kavrayanlar, sana Rabbinden indirilen bu Kuran’ın hak bir kitap olduğunu ve insanlara, mutlak üstün ve bütün övgülere layık olan Allah’ın yolunu gösterdiğini bilmektedirler. 2/121, 22/54, 30/56
KENDİLERİNE ilim verilmiş olanlar,[3810] Rabbinden sana indirilenin hakikatin ta kendisi olduğunu; ve O yüceler yücesi, O tüm övgülere lâyık olanın yoluna yönelteceğini görmektedirler.
[3810] Lafzen: “bilgi verilmiş olanlar”. (‘İlm’in tarifi için bkz: 21:74, not 74)
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve kendilerine ilim verilmiş olanlar görüyor ki, sana Rabbinden indirilmiş olan o (Kur'an) mahz-ı hakîkattır ve azîz, hamîd olanın yolunu göstermektedir.
Kendilerine ilim nasib edilenler, sana indirilen kitabın, Rabbin tarafından gelen gerçeğin ta kendisi olduğunu ve o mutlak kudret sahibi, bütün güzel övgülere lâyık olan Allah'ın yolunu gösterdiğini bilirler. [7, 43; 36, 52; 30, 56]
Kendilerine ilim verilenler, Sahibinden sana indirilenin, gerçekleri içerdiği, güçlü ve yaptığını güzel yapanın yolunu gösterdiği kanaatine varacaklardır.
Kendilerine ilim verilmiş olanlar görüyor ki, sana Rabbinden indirilmiş olan kitap hakkın tâ kendisidir ve insanları, herşeyin mutlak galibi ve her türlü övgünün gerçek muhatabı olan Allah'ın yoluna iletmektedir.