Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 627, sondan 5610. ayet; 4. sure ve Nisâ Suresinin 134. ayetidir. Nisâ Suresi 134. ayetinin kelime sayisi 14, harf sayısı 62 ve toplam ebced değeri ise 3335 olarak hesaplanmıştır. Nisâ Suresinin toplam ebced değeri 1117221 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
من كان يريد ثواب الدنيا فعند الله ثواب الدنيا والاخرة وكان الله سميعا بصيرا
İslâm dini kendi mensuplarından dünya menfaatini, ziynetini, güzelliklerini terketmeyi istememiştir, ancak bunların hayatın amacı kılınmasını, ebedî hayatın ve mutluluğun unutulmasını da büyük bir bahtsızlık saymış; böyle bir tercihi, değerlinin, değersiz karşılığında satılması olarak tasvir etmiştir. Âyet iki muhtemel yanlışı düzeltmeye yöneliktir: a) Bütün amaçları dünya menfaatinden, dünya hayatını maddî zevkleri bakımından dolu dolu yaşamaktan ibaret olanlara âhiret saadetini hatırlatmış, ona karşı hazırlıklarının ne olduğunu sormuştur. b) Âhiret menfaatini, mutluluğunu isteyenlerin dünyadan bir şey istememeleri gerektiğini zannedenlere, bunlar arasında bir çelişme bulunmadığını, âhireti isteyenlerin, dengeyi bozmadan dünyayı da istemelerinin sakıncalı olmadığını hatırlatmıştır.
Mehmet Okuyan
Kim dünya sevabını (ödülünü) isterse (bilsin ki) dünyanın da ahiretin de sevabı (ödülü) yalnızca Allah katındadır. Allah duyandır, görendir.
Kim bu dünyanın nimetlerini isterse ona hatırlat ki, hem bu dünyanın, hem de ahiretin nimetleri Allah katındadır ve Allah gerçekten herşeyi duyan ve herşeyi görendir.
Kim dünya mükâfatını isterse, bilsin ki, dünyanın da, âhiretin de bütün mükâfatı Allah'ın katındadır. Allah söylenenleri işitici ve yapılanları görücüdür.
Kim dünya mükâfatını istiyorsa, bilsin ki dünya ve ahiretin mükâfatı, Allah katındadır. (Ebediyetle mümkündür.) Ve şüphesiz Allah çok iyi işiten ve çok iyi görendir.
Kim (yalnız) dünya nimetini isterse, (bilsin ki) dünya ve âhiret nimeti Allah'ın elindedir (Allah onu istediğine istediği şekilde verir). Allah (her şeyi) hakkıyla işiten, (her şeyi) hakkıyla görendir.
Kim dünya mükâfâtını isterse, artık (bilsin ki) dünyanın da âhiretin de mükâfâtı Allah katındadır.(3) Allah ise, Semî' (hakkıyla işiten)dir, Basîr (hakkıyla gören)dir.
(3)“Bütün hayrât (hayırlar) O’nun elinde, bütün hasenât (iyilikler) O’nun defterinde, bütün ihsânât O’nun hazînesindedir. Öyle ise hayır isteyen O’ndan istemeli, iyilik arzu eden O’na yalvarmalı!” (Mektûbât, 20. Mektûb, 73) Ayrıca, dünya hayâtının mâhiyeti hakkında bakınız; (sahîfe 12, hâşiye 2)
İlyas Yorulmaz
Kim yaptıklarının karşılığını dünyada isterse, şunu bilsin ki, dünya ve ahiretteki karşılıklar tamamıyla Allah’ın elindedir. Allah her şeyi işiten ve görendir.
O hâlde, kim bu dünyanın nîmetlerini istiyorsa, Allah’a yönelsin ve çağrısına kulak versin, çünkü hem bu dünyanın, hem de âhiretin nîmetleri Allah’ın katındadır. Unutmayın, Allah, her şeyiişitendir, her şeyi görendir.İşte, bu nîmetleri elde etmenin yolu:
Kim, bu dünyanın nîmetlerini isterse, bilsin ki dünyanın da âhiretin de nîmetleri Allah’ın katındadır. Allah her şeyi çok iyi işiten ve çok iyi görendir.
Kim bu dünyanın nimetlerini isterse, [ona hatırlat ki] hem bu dünyanın hem de ahiretin nimetleri Allah katındadır ve Allah gerçekten her şeyi duyan, her şeyi görendir.
Kim dünyanın nimet ve ödülünü isterse, bilsin ki dünyanın da ahiretin de mükâfatı Allah katındadır. Allah, her şeyi işiten ve görendir. 11/15, 17/18-19, 42/20
Kim bu dünyanın nimetlerini isterse, iyi bilsin ki, bu dünyanın da âhiretin de nimetleri[843] Allah’a aittir ve Allah her şeyi işitendir, her şeyi tarifsiz görendir.
Kim dünya mutluluğunu isterse bilsin ki dünya mutluluğu da, âhiret saadeti de Allah'ın yanındadır. Allah hakkıyle işitir ve görür. [2, 200-202; 42, 20; 17, 18-21]