Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 524, sondan 5713. ayet; 4. sure ve Nisâ Suresinin 31. ayetidir. Nisâ Suresi 31. ayetinin kelime sayisi 12, harf sayısı 57 ve toplam ebced değeri ise 4580 olarak hesaplanmıştır. Nisâ Suresinin toplam ebced değeri 1117221 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ان تجتنبوا كـبائر ما تنهون عنه نكفر عنكم سيـاتكم وندخلكم مدخلا كريما
Dinin yasakladığı ve işleyenin ceza göreceğini bildirdiği davranışlara günah (Arapça’da “ism”) denilmektedir. Günahlar büyük (kebâir) ve küçük (sağâir) olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Küçük günahlar için Kur’an-ı Kerîm’de lemem, büyük günahlar için ise fâhişe ve bunun çoğulu olan fevâhiş kelimeleri de kullanılmaktadır (Necm 53:32). Bu bağlamda seyyiât (tekili seyyie) kelimesinin de “küçük günah” anlamında kullanıldığı görülmektedir (seyyie hakkında bilgi için bk. En’âm 6:160). Büyük günahların tanımı ve sayısı konusunda farklı ifadeler vardır. Tanımları arasından, bir fikir vermek üzere şunlar zikredilebilir:
a) Nisâ sûresinin başından buraya kadar sayılan günahlardır.
b) Karşılığında ateş, azap ve lânet zikredilen günahlardır.
c) Kur’an-ı Kerîm’de yasaklanan davranışlardır.
d) Kişinin dini önemsemediğini, dindarlığının zayıf olduğunu gösteren günahlardır.
Bir kısmı hadislerde sıralanmış olan büyük günahlar listesinde şunlar vardır: Allah’a ortak koşmak, adam öldürmek, iffetli kadınlara iftira atmak, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, dinini yaşayabilmek için hicret ettikten sonra –şartlar değişmediği halde– tekrar eski yurduna dönmek, büyü (sihir) yapmak, Mescid-i Harâm’da günah işlemek, ana-baba hakkına riayet etmemek, yalancı şahitlik yapmak, faiz yemek... (Buhârî, “Edeb”, 6, “Eymân”, 16; Müslim, “Îmân”, 143-144).
Günahların büyük ve küçük olanlarının dünya ve âhiret hayatını ilgilendiren farklı hüküm ve etkileri vardır. Büyük günah işleyenler Ehl-i sünnet’e göre dinden çıkmazlar, dünyada ve âhirette fâsık mümin olarak muamele görürler. Mu‘tezile’ye göre imanla küfür arasında bir yerde bulunurlar. Hâricîler’e göre ise dinden çıkmış sayılırlar. Büyük günahlarla ilgili yasaklama şekli daha şiddetli ve serttir. Büyük günah işleyenlerin tövbe etmeleri gereklidir. Büyük günahları iradelerini kullanarak terkedenler küçük günahlardan tövbe etmiş sayılırlar. Büyük günah işleyenler fâsık sıfatını alır ve birçok vazife ve ehliyet için gerekli bulunan “adalet” vasfını kaybetmiş olurlar. Büyük günah işleyen hâkimin hükmü bozulur. Açıktan açığa büyük günah işleyenlerle sosyal ilişkiler kesilebilir. Bunlara karşı, münkerin (dine ve ahlâka aykırı davranışlar) ortadan kaldırılması çerçevesinde mücadele edilir.
Mehmet Okuyan
Yasaklandıklarınızın büyüklerinden (büyük günahlardan) kaçınırsanız, küçük günahlarınızı örteriz ve sizi değerli bir yere koyarız.
Bu ayet geleneksel algıda iddia edilen “şefaatin büyük günah sahiplerine olacağı” şeklindeki iddiayı geçersiz kılmaktadır. Bu mesaj, Şûrâ 42:37 ve Necm 53:32 ile okunmalıdır.
Bayraktar Bayraklı
Uzak durmanız emredilen büyük günahlardan kaçınırsanız, küçük günahlarınızı örteriz ve sizi şerefli bir yere yerleştiririz.
Siz ilmimizin-hikmetimizin gereği yasaklandığınız büyük günahlardan, bunların savunuculuğundan, sözcülüğünden kaçınırsanız, biz de sizin kusurlarınızı sileriz, bağışlarız. Sizi güzel, saygı gösterilen hoş bir yere koyarız.
Eğer uzak durmanız emredilen büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin (diğer küçük) kusurlarınızı da örteriz ve sizi bereket ve nimet dolu bir yere yerleştiririz.
Bkz. 42:37, 53:32Allah’ın, yapılmasını yasakladığı her şey günahtır. İslam’da günahlar nitelik açısından “büyük günahlar” ve “küçük günahlar” diye iki kategoride ele alınır. Farzların icra edilmemesi, şirk, sihir, haksız yere öldürmek, zina, kumar, hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, aldatmak, yalan, iftira, gıybet ve insanlarla alay etmek büyük günahtır. Büyük günahlar dışında kalan mekruhlar ise küçük günahlar olarak değerlendirilir. Aslında küçük ya da büyük her işlenen günahta Allah’a karşı bir saygısızlık vardır. İşlenen günahlar büyük olmasa da kartopu gibi, işlendikçe ve çoğaldıkça büyüyeceği için güzel ve faydalı amellerle, tevbe ve istiğfarla temizlenmeleri gerekir.
Diyanet İşleri (Eski)
Size yasak edilen büyük günahlardan kaçınırsanız, kusurlarınızı örter ve sizi şerefli bir yere yerleştiririz.
İnsanlar, melekler gibi yaratılışları icabı günahtan korunmuş değildir, günah ve suç işleme kabiliyetleri de vardır, faziletleri de. Faziletleri, nefsânî arzularına karşı verdikleri mücadeleden gelmektedir. Kul elinden geleni yapınca Mevlâ, ufak tefek kusurları örtecek, yüze vurmayacaktır.
Edip Yüksel
Büyük yasaklardan kaçınırsanız günahlarınızı örter ve sizi onurlu bir girişle kabul ederiz
Eğer kendisinden yasaklanmakta olduğunuz (günahlar)ın büyüklerinden kaçınırsanız, (küçük) günahlarınızı sizden örteriz ve sizi çok hoş bir yere (Cennete) koyarız.(3)
(3)“Ma‘sıyetin (günâhın) mâhiyetinde, eğer devâm ederse, küfür tohumu vardır. Çünki, o ma‘sıyete devâm eden ülfet peydâ eder (alışır). Sonra ona âşık ve mübtelâ olur. Terkine imkân bulamayacak dereceye gelir. Sonra o ma‘sıyetin ikāba mûcib olmadığını (cezâlandırılmayı gerektirmediğini) temennîye başlar. Bu hâl böylece devâm ettikçe küfür tohumu yeşillenmeye başlar. En nihâyet, gerek ikābı (cezâyı) gerek dâru’l-ikābı(cezâ yerini) inkâra sebeb olur.” (Mesnevî-i Nûriye, Habbe, 111)
İlyas Yorulmaz
Eğer size yasaklanmış günahların büyüklerinden kaçınırsanız, bizde sizin hatalarınızı örter (göz önünde bulundurmadan), girmeniz gereken en değerli mekânlara girmenizi sağlarız.
Eğer siz, size yasaklanan büyük günahlardan kaçınabilirseniz, Biz de ufak tefek suçlarınızı bağışlar ve sizi muhteşem ikramlarla ağırlayacağımız şerefli bir makâma yüceltiriz! O hâlde, bu nîmetleri kazanmak için gayret gösterin, hiç olmayacak hayaller peşinde koşarak oyalanmayın:
Size yasaklanan günahların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin diğer kusurlarınızı örteriz ve sizi onurlu ve üstün bir makama yerleştiririz. 42/37, 48/5, 53/32
Büyük günahlar, Allah’ın kesin olarak haram kılmakla beraber işleyenleri âhirette azap ile tehdit ettiği günahlardır. Bir hadis-i şerife göre bunlar: Şirk, sihir, adam öldürmek, yetim malı yemek, zina, meşrû savaşta ordudan kaçmak, namuslu mümin kadınlara zina isnad etmektir. Bazı rivayetlerde anne babaya isyan, faiz yemek de bunlardan sayılmıştır. Öyle anlaşılıyor ki en büyük günahlar, hepsinden kaçınmayı temin etmek için, müphem bırakılmıştır.
Süleyman Ateş
Eğer size yasaklanan büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere sokarız.
[*] Allah'ın Elçisi (ona dua ve selâm olsun) konu ile ilgili olarak şunları söylemiştir: "Felâkete sürükleyen yedi şeyden sakınınız. - Ey Allah'ın Elçisi nelerdir onlar? - Allah'a ortak koşmak, sihir, haklı sebeple olması bir yana Allah'ın dokunulmaz kıldığı bir canı öldürmek, faiz yemek, yetim malı yemek, düşmana toplu hücum yapılacağı sırada savaştan kaçmak ve kötü yolla ilgisi olmayan namuslu mümin kadınlara zina iftirasında bulunmaktır." (Buhârî, vesâyâ, 23; Müslim, İman 145) Bunlara ilave olarak Kur'an'da içki, kumar, fuhuş çeşitleri ve eşcinsellik, Allah hakkında bilmediği şeyi söylemek, Allah'ın ayetlerini tahrif etmek, malların paranın ve insanların serbest dolaşımına engel olacak her türlü terör ve düzen bozucu faaliyet (zorbalık) büyük günahlar olarak tek tek belirtilmiştir.
Şaban Piriş
Size yasaklananların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin kusurlarınızı örteriz ve sizi onurlu ve üstün bir makama girdiririz.
(16) Büyük günahlar, “kebair” adıyla bilinen ve haramlığı kesin delillerle sabit olmuş, işleyenler hakkında şiddetli tehditler bulunan günahlardır. Bunların en büyükleri ise bir hadiste “helâk edici” olarak nitelenmiş ve şöyle sayılmıştır: Allah’a ortak koşmak, büyü yapmak, haksız yere cana kıymak, yetim malı yemek, faiz yemek, düşmana hücum edildiği sırada savaştan kaçmak, mâsum kadınlara zina yakıştırmak. (Buhârî, Vesâyâ: 23; Müslim, İman: 145; Ebû Davud, Vesâyâ: 10.)
Yaşar Nuri Öztürk
Eğer yasaklandığınız günahların büyüklerinden uzak kalırsanız, diğer kötülüklerinizi örteriz ve sizi nimet ve bereket dolu bir varış yerine ulaştırırız.
Eger ıraḳ olsañuz ulusından yazuḳlaruñ ki Tañrı ḳaytarmışdur andan,giderür‐biz üstüñüzden günāhlaruñuzı. Daḫı givürür‐biz sizi yaḫşı girçekyire ki cennetdür.