Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 540, sondan 5697. ayet; 4. sure ve Nisâ Suresinin 47. ayetidir. Nisâ Suresi 47. ayetinin kelime sayisi 29, harf sayısı 121 ve toplam ebced değeri ise 5229 olarak hesaplanmıştır. Nisâ Suresinin toplam ebced değeri 1117221 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
يا ايها الذين اوتوا الكتاب امنوا بما نزلنا مصدقا لما معكم من قبل ان نطمس وجوها فنردها على ادبارها او نلعنهم كما لعنا اصحاب السبت وكان امر الله مفعولا
Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri silip de tersine çevirmeden, yahut cumartesi halkını[120] lânetlediğimiz gibi onları lânetlemeden, yanınızda bulunanı (Tevrat’ı) doğrulayıcı olarak indirdiğimiz bu kitaba (Kur’an’a) iman edin. Allah’ın emri mutlaka yerine gelecektir.
“Cumartesi halkı” ifadesi ile, Hz. Mûsâ’nın dinine göre, cumartesi günü ile ilgili bazı yasakları çiğneyenler kastedilmektedir. Konu ile ilgili olarak ayrıca bakınız: Bakara sûresi, âyet, 65; Nisâ sûresi, âyet, 154; A’râf sûresi, âyet, 163-166; Nahl sûresi, âyet, 124.
“Yüzleri silip dümdüz etme”nin hakikat mânası yüzdeki organları kaldırmak, yok etmektir. Mecaz mânası ise bu organların işe yararlığını ortadan kaldırmak; çirkin, nursuz, işe yaramaz hale getirmektir. Hakikat mânası kastedildiği takdirde “arkalarına çevirmek”ten maksat bu organları kafanın arkasına koymaktır. Organlar burada olunca öne gitmek isteyen kimse arkaya doğru gidecektir. Kelimenin mecaz mânası kastedilmiş ise geriye çevirmekten maksat, bu organlar ile elde edilecek hayır, bereket, verimlilik ve saadetten mahrum olmak, kemale doğru ilerlemek yerine ilkelliğe doğru gerilemektir (“cumartesi adamlarının lânetlenmesi” hakkında bk. Bakara 2:65-66; A‘râf 7 /163).
Mehmet Okuyan
Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri silerek arkalarına çevirmeden veya onları Cumartesi (yasağını çiğneyen) halk gibi lanetlemeden önce, elinizdekini (Tevrat’ın aslını) doğrulayıcı olarak indirdiğimize (Kur’an’a) iman edin! (Çünkü) Allah’ın emri yerine getirilmiştir.
Burada sözü edilen durum, umutları söndürülerek arkalarına baktırılmaları, geçmiş günlerin aranması anlamında bir pişmanlık hâli mecaz olarak ifade edilmek istenmektedir. Bu olay, Medine’de verdikleri sözün gereğini yerine getirmeyen, ihanete ve hainliğe başvuran Nadîroğullarının Medine’den sürülmelerine ve sürgün edilirken de hasretle geri dönüp bakmalarına işaret etmektedir.,Cumartesi Yasağı ile ilgili bkz. Bakara 2:65, dipnot 4.
Bayraktar Bayraklı
Ey kitap ehli! Biz, birtakım yüzleri silip dümdüz ederek arkalarına çevirmeden, yahut onları Cumartesi adamları gibi lânetlemeden önce, size gelenleri doğrulamak üzere indirdiğimize iman ediniz; Allah'ın emri mutlaka yerine gelecektir.
Ey kendilerine kitap verilenler! Bazı yüzlerin azalarını silip, arkaları gibi dümdüz yapmadan veya Cumartesi yasağını çiğneyenleri lanetlediğimiz gibi sizi de lanetlemeden önce yanınızda bulunanı, doğrulayıcı olarak indirdiğimize iman edin. Zira Allah'ın hükmü mutlaka gerçekleşir.
Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri(n nurunu) silip (insanlık onurunu giderip) tersine çevirmeden, ya da Cumartesi ekibini (o gün yasağı çiğneyenleri) lanetlediğimiz gibi, onları da lanetlemeden evvel, yanınızdakini (Tevrat ve İncil'i) doğrulayıcı olarak indirdiğimize (Kur'an-ı Kerim’e ve Hz. Muhammed’e) iman edin. Aksi takdirde Allah'ın emri kesinlikle ve fiilen gerçekleşecektir. (Dini hükümler yerine getirilmek içindir ve Allah’ın va’adi gerçekleşecektir.)
Ey kendilerine kitap verilenler, yüzlerinizi mahvedip eski haline getirmeden, yahut cumartesi gününü tanıyanlara lanet ettiğimiz gibi size de lanet etmeden, sizdeki kitabı da gerçeklemek üzere indirdiğimiz kitaba inanın ve Allah'ın emri, mutlaka yerine gelecek.
Cumartesi gününü tanıyanlardan maksat, Mûsâ dinine uymuş olanlardır. Ahd-i Atıyk'e göre yerle gök ve ikisinde olanlar, altı günde yaratılmış, yedinci günü Tanrı istirahat etmiştir (Tekvin, 1-2, 1-31, 1-3). Bu yüzden Tanrı, yedinci gün olan cumartesi gününü, Mûsâ dinine uyanların istirahat ve ibadet günü olarak tâyin etmiş ve o gün hiçbir iş yapılmamasını buyurmuştur (Huruc, 20, 8-11). Bu hüküm, İsa dininde neshedilmiştir (Matyus, 12, 1-14).
Abdullah Parlıyan
Siz ey geçmişte bize kitap verildi diyenler! Bir takım yüzleri silip dümdüz ederek arkalarına çevirmeden, yahut onları cumartesi günü yasağını çiğneyen adamlar gibi lanetlemeden önce, yanınızdaki kitabı doğrulayıcı olarak indirdiğimiz kitaba inanın. Zira, Allah'ın emri mutlaka yerini bulacaktır.
Ey kendilerine verilen kutsal kitapların hükmünce sorumlu tutulanlar! Biz, bir takım yüzleri silip, arkalarına çevirmeden, yahut onları, Cumartesi yasağını çiğneyenleri, yahudileri lânetlediğimiz gibi lânetlemeden önce, elinizdeki mevcut doğru bilgileri tasdik etmek üzere indirdiğimize, Kur'ân'a iman edin. Allah'ın planı mutlaka gerçekleşecektir.
Ey kendilerine kitap verilenler! Bazı yüzleri düzleyip arkalarına döndürmemizden yahut Cumartesi gününe saygı göstermeyenleri lanetlediğimiz gibi şunları da lanetlemeden önce sizin yanınızda olanı doğrulayıcı olarak gönderdiğimize iman edin. Allah'ın emri her zaman yerine getirilir.
47.İbnu İshak`ın Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre, Resulullah (a.s.) yahudilerin bilginlerine hitab ederek: "Ey yahudi topluluğu! Allah`tan korkun ve Müslüman olun. Vallahi benim getirdiğimin gerçek olduğunu muhakkak biliyorsunuz" diye buyurdu. Onlarsa: "Biz böyle bir şey bilmiyoruz, ey Muhammed!" dediler. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.
Ali Bulaç
Ey kendilerine kitap verilenler birtakım yüzleri silip de arkalarına çevirmeden ya da cumartesi adamlarını (o gün yasağı çiğneyenleri) lanetlediğimiz gibi onları da lanetlemeden evvel, yanınızdakini (Tevrat ve İncil'i) doğrulayıcı olarak indirdiğimize (Kur'an'a) iman edin. Allah'ın emri yerine getirilmiştir.
Ey kendilerine kitap verilenler! İndirdiğimiz Kur'âna iman edin ki, o, beraberinizde olan Tevrat'ı (Tevhîd hususunda) tasdik edicidir; hem biz bir takım yüzleri silipte enselerine çevirmezden veya SEBT ASHABI'na (cumartesi gününe saygı göstermiyen Yahudilere) yaptığımız lânet gibi, onları lânetlemezden önce iman edin. Allah'ın (azâb) emri olagelmiştir.
Ey kitap verilenler! Tersine çevireceğimiz veya cumartesi yasağına uymayanları lanetlediğimiz gibi lanetleyeceğimiz yüzleri silip enselerine çevirmeden, yanınızdaki vahyi tasdik edici olarak indirdiğimiz Kur’ana inanın! Muhakkak Allah ne emretmişse, o yapılacaktır.
Ey kitaplı olanlar! Çehreleri belirsiz eyliyerek, arkaya döndürmeden, ya da Cumartesine saygı göstermiyen, Yahudilere lânet ettiğimiz gibi, lanetlemeden, elinizde bulunan kitabı gerçekliyen bir kitaba inanınız, Allahın buyrumu yerine gelir
Ey geçmişte kendilerine kitap verilenler! Ümitlerinizi boşa çıkarmadan ve onları sona erdirmeden ya da cumartesi yasağını çiğneyenleri lanetlediğimiz gibi lanetlemeden yanınızda bulunanı (Tevrat'ı) doğrulayıcı olarak indirdiğimiz bu kitaba (Kur'an'a) iman edin. Allah'ın emri mutlaka yerine gelecektir.
Ey Kitap verilenler! Yüzleri silip arkaya çevirerek enseler gibi dümdüz yapmadan, yahut cumartesi güncüleri lanetlediğimiz gibi lanetlemeden önce, yanınızdakini tasdik ederek indirdiğimiz Kuran'a inanın; Allah'ın emri daima yapılagelmiştir.
Ey ehl-i kitap! Biz, birtakım yüzleri silip dümdüz ederek arkalarına çevirmeden, yahut onları, cumartesi adamları gibi lânetlemeden önce (davranarak), size gelenleri doğrulamak üzere indirdiğimize (Kitab'a) iman edin; Allah'ın emri mutlaka yerine gelecektir.
Âyette geçen «sebt», yahudilerce mukaddes olan cumartesi günüdür. Cumartesi adamlarından maksat, gerekli bulunduğu halde cumartesi gününe saygı göstermeyen, bu ve benzeri günahlarından dolayı lânetlenen bazı yahudilerdir.
Edip Yüksel
Kitaplılar! Bazı yüzleri çevirip sürgüne göndermeden ve Cumartesi Halkını lanetlediğimiz gibi lanetlemeden önce, yanınızdakileri onaylayıcı olarak indirdiğimize inanın. ALLAH'ın emri sürekli uygulanmıştır.
Ey kendilerine kitap verilenler! Gelin yanınızda bulunan (Tevrat)ı tasdik etmek üzere indirdiğimiz bu kitaba iman edin. Biz birtakım yüzleri silip de enselerine çevirmeden yahut cumartesi halkını (yahudileri) lanetlediğimiz gibi onları lanetlemeden önce iman edin. Yoksa Allah'ın emri mutlaka yerine gelecektir.
Ey o kendilerine kitab verilenler! gelin o beraberinizdekini tasdıklamak üzere indirdiğimiz bu kitaba iyman edin biz bir takım yüzleri silib de enselerine çevirmezden veya onlar esahbı Sebti lâ'netlediğimiz gibi lâ'netlemezden evvel, yoksa Allahın emri fi'le çıkarılagelmiştir
Ey kendilerine kitab verilenler, nezdinizdeki (kitab) ları tasdıyk edici (doğrultucu) olmak üzere indirdiğimiz (Kur'ân-ı kerim) e — biz bir takım yüzleri silib ve belirsiz edip de enselerine çevirmezden, yahud cumartesi yaranına etdiğimiz lâ'net gibi kendilerini de lâ'netlemezden evvel — îman edin. Allahın emri yerine gelecekdir.
Ey kendilerine kitab verilenler! Birtakım yüzleri (tanınmayacak hâle getirerek) silip, enselerine (benzer bir hâle) döndürmemizden veya onları, Cumartesi ehlini(2) lâ'netlediğimiz gibi lâ'netlemeden önce, berâberinizde olanı (Tevrât'ı) tasdîk edici olarak indirdiğimize(Kur'ân'a) îmân edin! Allah'ın emri ise (mutlaka) yerine gelecektir.
(2)Cumartesi ehli, Cumartesi gününe mahsus İlâhî emirlere hürmetsizlik ettikleri için Allah tarafından maymun şekline döndürülen bir kısım yahudilerdir. (İbn-i Kesîr, c. 1, 401)
İlyas Yorulmaz
Ey kendilerine kitap verilenler! (Hesap gününde) Yüzleri değiştirip, gerisin geriye arkalarına çevirdiğimiz gün gelmeden önce, sizin yanınızda olanı (Tevrat’ı) tasdik eden veya cumartesi günü yasağına uymayanları lanetlediğimiz gibi sizi de lanetlemeden önce, indirdiğim kitaba (Kur’an’a) inanın. Allah’ın emri (vaat ettiği) yerine gelmiştir.
Ey Kitaba nâil olanlar! Çehreleri belirsiz edip arkalarına çevirmeden [⁸] veya Cumartesiye hürmet etmeyen Yahııdilere ettiğimiz lânet gibi lânet etmeden evvel [⁹] sizdeki Kitabı tasdik ederek indirdiğimiz Kitaba iman edin. Allah/ın emri yerine gelir.
İsmail Hakkı İzmirli Nisâ Suresi 47. Ayet Açıklaması
[8] Gözü, kaşı, burnu, ne varsa hepsini belirsiz edip çehrelerini arkaları gibi yamyassı yapmadan evvel veya ikbalinizi edbara çevirmeden evvel.[9] Azap gelmeden evvel.
Kadri Çelik
Ey kitab verilenler! Bir takım yüzleri silip dümdüz ederek arkalarına çevirmeden yahut cumartesi ashabını (Yahudileri) lânetlediğimiz gibi lânetlemeden önce, elinizdeki kitabı tasdik ederek indirdiğimize iman edin. Allah'ın emri (eninde sonunda mutlaka) yerine getirilmiştir.
Ey kendilerine Kitap verilmiş olan Yahudi ve Hıristiyanlar! Elinizdeki tahrif edilmemiş ilâhî bilgileri onaylayıp pekiştirmek üzere indirmiş olduğumuz şu Kur’an’a iman edin! Aksi hâlde, ya bazılarınızın hakîkati işitme, görme ve dile getirme yeteneklerini tamamen ellerinden alarak yüzlerini silip arkasına döndüreceğiz, ya da Cumartesi yasağını çiğneyenleri lânetlediğimiz gibi, sizi deömür boyu alçaklık ve perişanlığa mahkûm ederek lânetleyeceğiz! Allah’ın emri, mutlaka yerine getirilecektir. Sakın ola ki, “Ne de olsa Allah’a iman ediyoruz, nasılsa bağışlanırız!” ümidiyle Allah’ın ayetlerine sırt çevirmeyin! Unutmayın ki:
Ey Kitap verilenler!
Yüzleri düzleyip enselerine çevirmemizden / tersyüz etmemizden önce yahut Cumartesi arkadaşlarını lanetlediğimiz gibi onları da lanetlememizden önce, yanınızdakini tasdik edici olarak indirdiklerimize iman edin!
Allah’ın emri yapılagelmiştir.
Ey kendilerine kitap verilenler! Gelin yanınızda bulunan (Tevrât)’ı doğrultucu olarak indirdiğimiz bu kitaba Biz birtakım yüzleri tersine çevirip mahvetmeden1 yahut cumartesi yasağını çiğneyen2 (Yahû-dîleri) lânetlediğimiz gibi sizleri de lânetlemeden önce, îman edin. (Şunu bilin ki) Allah’ın emrettiği her şey, mutlaka yerine getirilir.
1 (طَمَسَ) Esasen bir şeyin eserlerini yok edip alametlerini izale etmek manasına olmakla burada yüzlerin kılığından çıkıp yüz denecek halleri kalmamak manasını ifade eder. Bu fiilin diğer anlamları için Bk. (Yûnus: 88, Yasin: 66, Kamer: 37, Mürselat: 8) Âyetin bu bölümü, mecâzî anlamıyla, “Biz birtakım kimseleri helâk etmeden” şeklinde de anlaşılabilir.2 Konu ile ilgili olarak Bk. (Bakara: 65-66, Nahl: 124)
Muhammed Esed
Siz ey [geçmişte] kendilerine vahiy bahşedilmiş olanlar! [Şimdi,] sahip olduğunuz [hakikati] tasdik edici olarak indirdiğimiz vahye inanın ki ümitlerinizi boşa çıkarmayalım ve onları sona erdirmeyelim, 62 tıpkı Sebt'i ihlal eden o toplumu lânetlediğimiz gibi; zira Allah'ın irade ettiği şey mutlaka icra edilir. 63
Ey kendilerine kitap verilenler! Sizi hor, hakir ve gözünüz arkada kalmış bir şekilde bu topraklardan çıkarmadan veya Cumartesi yasağını çiğneyenleri lanetlediğimiz gibi lanetlemeden, elinizdeki gerçekleri doğrulayıcı olarak indirdiğimiz bu vahye/Kuran’a iman edin! Allah’ın emri mutlaka gerçekleşir. 515, 12/111, 7/163
Siz ey önceki vahiylerin müntesipleri! Sizdekini tasdik edici olarak indirdiğimiz vahye inanın ki, umutlarınızı söndürüp arkanıza baktırarak size geçmiş günlerinizi aratmayalım;[786] ya da Cumartesi yasağını çiğneyen topluluğu lânetlediğimiz gibi lânetlemeyelim;[787] zira Allah’ın iradesi mutlaka gerçekleşir.
[786] Bu cümle ile iki şey ima ediliyor olabilir: 1) Onları geçmişte yaşadıklarından daha büyük acıların beklediği; ki bu takdirde onlar eski kara günlerini bile arar hale geleceklerdir. 2) Geçmiş günlerin özlemiyle yanıp tutuştukları; ki bu, gelecekten umutları yitirdikleri anlamına gelir. Gelecek için umudu olmayanlar, geçmişin özlemiyle avunurlar. Allah Rasûlü’nün bu âyetlerin hemen peşinden indiği Hendek kuşatmasında çağın iki süper gücü olan Sasani ve Bizans imparatorluklarını ashabına müjdelemesi hatırlanmalı.
[787] Sebt yasağı için bkz: 2:65, not 120 (Krş: Eski Ahid, Çıkış 31:14-15).
Ömer Nasuhi Bilmen
Ey kendilerine kitap verilmiş olanlar! Sizin beraberinizde bulunanı musaddık olarak indirmiş olduğumuza imân ediniz, Biz birtakım yüzleri silip de enselerine çevirmenizden veya Ashâb-ı Sebt'e lânet ettiğimiz gibi onlara lânet etmemizden evvel. Ve Allah Teâlâ'nın emri, vaki bulunmaktadır.
Ey kendilerine daha önce kitap verilen Ehl-i kitap! Yanınızdaki kitapları tasdik etmek üzere indirdiğimiz bu kitaba da iman edin. İman edin: enseleriniz nasıl dümdüz ise bazılarınızın yüzlerini bir darbe ile gözden, ağızdan, azalardan ederek dümdüz hale getirmeden, veya Ashab-ı sebte yaptığımız gibi lânet etmeden! Allah'ın emri mutlaka yerine gelir. [2, 65; 7, 163] {KM, Çıkış 31, 14; Sayılar 15, 32-36
Ashab-ı sebt: Allah, Yahudilerin cumartesi günü balık avlamalarını yasaklamıştı. Bu yasağı dinlemeyen Eyle ahalisini Allah cezalandırmıştı.
Süleyman Ateş
Ey Kitap verilenler, biz bazı yüzleri, silip arkalarına döndürmeden, ya da Cumartesi adamlarını la'netlediğimiz gibi onları da la'netlemeden önce, yanınızdakini doğrulayıcı olarak indirdiğimiz(Kur'an)a inanın. Allah'ın buyruğu yapılır.
(57) Âyette yahûdî Nadîr Oğulları kabîlesinin, hiyyânetlerinden dolayı müslümanlar tarafından yurtlarından sürelmesine; sürülenlerin, giderken hasretle arkalarına dönüp bakakalmalarına işâret vardır. (58) Yahûdîlikte kutsal sayılan Cumartesi yasağını çiğneyen yahûdîler kasdedilmektedir.
Süleymaniye Vakfı
Ey kendilerine Kitap verilenler! Sizin yanınızda olan Kitabı tasdik eden bu Kitaba inanıp güvenin. Yoksa itibarınızı yok eder, sizi yüzsüz hale getiririz. Yahut cumartesi yasağını çiğneyen ahaliyi[1] dışladığımız (lanetlediğimiz) gibi siz de dışlarız. Allah'ın emri yerine gelir[2].
[*] Bkz. Araf 7:163-166 [2] Nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah'ın desteğini ve insanların desteğini görenler hariç hepsi sefillik içinde olur, Allah'ın öfkesi ile yıkılırlar. Tamamının üzerine çaresizlik çökmüştür. Evet, öyle! Çünkü onlar, Allah'ın âyetlerini görmezlikten gelirler ve nebîlerini haksız yere öldürürler. Evet, öyle! Çünkü isyana dalar ve aşırı giderler. (Al-i İmran 3:112)
Şaban Piriş
Ey kitap verilenler! Bazı yüzleri silip, arkalarına çevirmeden ya da onları da cumartesi yasağını ihlal edenleri lanetlediğimiz gibi, sizi de lanetlemeden önce yanınızdaki (kitabı) tasdik ederek indirdiğimize iman edin. Allah'ın emri yapıla gelmiştir.
Ey Kitap Ehli! Biz bir kısım yüzleri dümdüz edip de tersine çevirmeden ve Cumartesi yasağını ihlâl edenleri(21) lânetlediğimiz gibi onları da lânetlemeden önce, sizin yanınızdaki kitabı doğrulamak üzere indirdiğimiz kitaba da iman edin. Yoksa, Allah'ın emrettiği şey mutlaka yerine gelir.
Ey kendilerine kitap verilenler! Biz bir takım yüzleri silip arkalarına çevirmeden, yahut Cumartesi Ashabı'nı lanetlediğimiz gibi onları da lanetlemeden önce, yanınızda bulunanı tasdikleyici olarak indirdiğimize inanın. Allah'ın emri yerine getirilmiş olacaktır.
ey anlar kim virinildiler kitāb įmān getürüñ aña kim indürdük girçek dutıcı- y-iken anı kim sizüñ-iledür; andan ilerü kim yoyavuz yüzleri pes döndürevüz anları arķaları üzere. yā ıraķ eyleyevüz anları nite kim ıraķ eyledük şenbe gün islerini. daħı oldı Tañrı işi işlenmiş.
Yā ol kişiler ki kitāb virildi anlara, īmān getürüñüz biz indürgen kitāba,girçekleyicidür sizüñle olan kitābı. Andan burun ki yüzleri maḥv eyleye‐vüz, ya‘nī gözleri görmez ola, yā döndermezden burun yüzlerini ardlarına, yāla‘net itmezden burun anlara la‘net eyledügümüz gibi, Eṣḥāb‐ı Sebte kiṭoñuz ve maymūn oldılar. Taḥḳīḳ Tañrı Ta‘ālānuñ buyruġı işlense gerek.