Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4137, sondan 2100. ayet; 40. sure ve Mü'min Suresinin 4. ayetidir. Mü'min Suresi 4. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 52 ve toplam ebced değeri ise 4063 olarak hesaplanmıştır. Mü'min Suresinin toplam ebced değeri 360656 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (0) م (2) bulunuyor.
Arapça Metin
ما يجادل في ايات الله الا الذين كفروا فلا يغررك تقلبهم في البلاد
“Allah’ın âyetleri hakkında tartışmaya girişmek”ten maksat, yüce Allah’ın kelâmından olabildiğince doğru ve sağlıklı bir şekilde yararlanmak için bunların anlamını kavrama çabası içinde olmak, bu amaçla âyetlerin anlamları üzerine bilimsel tartışmalar yapmak değildir; zira bu, müslümanların başlıca görevlerinden olup İslâm tarihi boyunca da başta tefsir olmak üzere fıkıh, kelâm gibi ilimlerde bu tür tartışmalar geniş bir biçimde yapılmıştır. Âyetin eleştirdiği tutum, Mekke putperestlerinin, akıllarınca 2. âyette vurgulanan hakikati yani Kur’an’ın Allah katından indirildiği gerçeğini inkâr maksadıyla tartışmaya girişerek bu gerçekle mücadele etmeye, onu çürütmeye çalışmalarıydı. Bunlar çoğunlukla o günkü toplumun ekonomik ve sosyal statü bakımından ileri gelen kesimini oluşturdukları için Kur’an’ın hak, adalet, eşitlik, özgürlük gibi değerleri önde tutan öğretisi karşısında bu konumlarının sarsılacağından kaygı duyuyor, bu sebeple Allah’ın âyetlerini etkisiz kılma savaşı veriyorlardı. Onlar, bütün inkârcı ve zorba tutumlarına rağmen, belirtilen ekonomik ve sosyal konumları sayesinde çeşitli şehirlere daha çok ticaret amaçlı geziler yapabiliyor, geniş imkânlar elde edebiliyorlardı. Muhtemelen bu durumun müslümanlar üzerinde bir moral bozukluğuna ve ümitsizliğe yol açmasını önlemek üzere âyette, “Onların şehirden şehire rahat rahat dolaşabilmesi seni yanıltmasın” buyurulmuş; böylece yüce Allah’ın onlara bu imkânları vermesinin, kendileri için bir fırsat ve imtihan olduğu, sonunda hak edenlerin gerektiği şekilde cezalandırılacağı ima edilmiştir (İbn Âşûr, XXIV, 83). Nitekim 5-7. âyetlerde Hz. Nûh’un inkârcı kavmiyle bunların ardından gelen çeşitli toplumların benzer tutumlarına ve bunların âkıbetlerine yapılan kısa değinmeler de bunu göstermektedir. Kur’an-ı Kerîm, inkâr ve haksızlıkta ısrar eden hiçbir toplumun bu tutumunu devam ettirdiği sürece ayakta kalamayacağını, mutlaka günün birinde kahredici bir ceza ile yok olup gideceğini, âhirette de cehenneme atılacaklarını, bunun ilâhî bir yasa (sünnetullah) olduğunu sık sık vurgular.
Mehmet Okuyan
Kâfir olanlardan başkası, Allah’ın ayetleri hakkında tartışmaz. Onların diyar diyar dolaşması kesinlikle seni aldatmasın!
Allah'ın ayetleri (ve Kur’an’ın hükümleri) konusunda, inkâr edenlerden (münafık ve kâfirlerden) başkası mücadele etmez (çarpıtmaya girişmez) . Öyleyse (bu gibi fasık ve münafıkların ve Hakk’tan cayıp bâtıla kayanların) ülkelerde ve beldelerde (bir müddet varlık ve şımarıklık içinde) dönüp dolaşmaları Seni aldatıp imrendirmesin (kafanı karıştırmasın).
Allah'ın ayetleri hakkında, inkâra saplananlardan başkası sürtüşüp tartışmaz. Sakın! onların yeryüzünde, refah ve zevk içinde keyiflerince dolaşmaları seni yanıltmasın.
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin, kâfirlerin dışında hiç kimse, Allah'ın âyetleriyle ilgili tartışmıyor. Onların çeşitli ülkelerde seyahat etmeleri, dış ticaretle uğraşmaları, servet, kudret, ticaret sahibi olarak refah içinde dolaşmaları seni aldatmasın.
Allah'ın âyetlerinde, ancak inkârcı kâfirler mücadele eder. (Ey Rasûlüm), şimdi onların (ticaret için) şehirler arası dönüb dolaşmaları seni aldatmasın (işlerinin sonu azabdır).
O kâfirlerden başkası, Allah’ın ayetleri hakkında mücadele etmez. Artık onların şehirlerde dolaşmaları seni aldatmasın. [Onların sonu helak olacaktır.]
İnkârcıların dolaşmaları, ticaret ve kârlı kazançlar için korkusuz ve tehlikesizce seyahat etmeleri, dünyada sağladıkları üstünlük ve buna karşı Cenab-ı Hakk’ın kendilerine mühlet vermesi şeklinde tefsir edilmiştir.
Edip Yüksel
İnkarcılardan başkası ALLAH'ın ayetleri ve mucizelerine karşı tartışmaz. Onların görünür başarıları seni aldatmasın.
Allahın âyetleri hakkında küfür (ve inkâr) edenlerden başkası mücadele etmez. Şimdilik (Habîbim) onların şehirler içinde dönüb dolaşması seni aldatmasın.
İnkâr edenlerden başkası Allah'ın âyetleri hakkında mücâdele etmez; şimdi onların o memleketlerde gezip dolaşmaları, seni aldatmasın! (Muhakkak ki varacakları yer Cehennemdir!)
Allah’ın ayetlerine, apaçık hakîkati inkâr eden nankörlerden başkası karşı gelmez. Fakat bunun cezasını mutlaka çekecekler; onların şimdilik lüks ve refah içerisinde diyar diyar gezip dolaşıyor olmaları, ilâhî adâlet konusunda seni yanıltmasın. Nitekim:
YALNIZCA hakikati inkara şartlanmış olanlar Allah'ın mesajlarını sorgulamaya yeltenirler. Fakat onların yeryüzünde keyiflerince dolaşmaları seni yanıltmasın:
Allah’ın ayetlerini tartışan ve geçersiz kılmaya çalışanlar yalnızca hakkı örtbas eden kâfirlerdir. Onların bu dünyada memleket memleket gezip dolaşıyor olması sakın seni aldatmasın. 28/87, 34/38, 3/196
ALLAH’IN âyetleri konusunda, sadece inkârda direnenler ileri geri konuşurlar.[4171] Fakat onların gözde mekânlarda[4172] keyif çatmaları seni yanıltmasın:
Mustafa İslamoğlu Mü'min Suresi 4. Ayet Açıklaması
[4171] İnkârını savunurken ilâhî kelâmı polemik konusu yapanlar kastedilir. Bu tür polemik 5. âyette “bâtıl uğruna hakikati kendisiyle alt etmeye çalışmak” şeklinde tanımlanmıştır.
[4172] Lafzen: “Beldelerde, ülkelerde” (Krş: 3:196).
Ömer Nasuhi Bilmen
Allah'ın âyetlerinde kâfir olanlardan başkası mücadelede bulunmaz. Onların şimdilik şehirlerde dolaşıp durmaları seni bir endişeye düşürmesin.
Din düşmanlarının servetlere ve maddi kuvvetlere malik olmaları, geçici bir imtihandır. Onlar bu husumetlerinin cezasını ileride göreceklerdir. Ayet, Hz. Peygamber (a.s.m) döneminde Şam, Yemen gibi diyarlarda İslam düşmanlığı yapanların sonlarının geldiğine de işaret etmektedir.
Süleyman Ateş
İnkar edenlerden başkası, Allah'ın ayetleri hakkında mücadele etmez. Onların (öyle) şehirlede dolaşmaları, seni aldatmasın.
Allah'ın ayetlerini etkisizleştirmeye çalışanlar, onları görmezlikten gelenlerden başkası değildir. Kafirlerin diyar diyar dolaşmaları seni yanıltmasın.