Duhân Suresi 58. Ayet

A-
A+
TR
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4472, sondan 1765. ayet; 44. sure ve bu surenin 58. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 5, harf sayısı 29 ve toplam ebced değeri ise 2222 olarak hesaplanmıştır. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (0) م (2) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
فانما يسرناه بلسانك لعلهم يتذكرون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
فانمايسرناهبلسانكلعلهميتذكرون
Türkçe Okunuşu
Türkçe Okunuşu
Fe-innemâ yessernâhu bilisânike le’allehum yeteżekkerûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
(Ey Muhammed!) Biz Onu (Kur’an’ı) senin dilinle kolaylaştırdık ki, düşünüp öğüt alsınlar.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Biz onu (Kur’an’ı gerçeği) hatırlasınlar diye senin diline kolaylaştırdık.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Böylece biz Kur'ân'ı senin kendi dilinde kolay anlaşılır kıldık ki, düşünüp öğüt alsınlar.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
İşte Biz, onu senin dilinle kolaylaştırdık. Umulur ki onlar öğüt alırlar.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
(Ey Resulüm!) Biz O (Kur’an’ı) Senin dilinle (indirdik ve açıklattık) ve (anlaşılmasını) kolaylaştırdık ki, düşünüp öğüt alsınlar (böylece gerçeği ve görevlerini öğrensinler).
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Gerçekten de öğüt alsınlar diye Kur'an'ı senin dilinle indirdik, okuyuşunu da kolaylaştırdık.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Böylece ey peygamber! Biz bu kitabı senin kendi dilinde, kolay anlaşılır kıldık ki, insanlar düşünüp ondan ders alabilsinler.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Biz Kur'ân'ı senin dilinle indirip kolaylaştırdık. Umulur ki, onlar düşünüp öğüt alırlar.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Belki düşünüp öğüt alırlar diye onu (Kur'an'ı) senin dilinle kolaylaştırdık.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Belki onlar öğüt alıp-düşünürler diye, Biz onu (Kur'an'ı), senin dilinle kolaylaştırdık.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Biz Kur'an'ı senin dilinle indirib onu (okuyuşunu) kolaylaştırdık; olur ki anlar ve öğüd alırlar.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
İşte Biz bu Kur’anı, ancak senin lisanınla kolaylaştırdık ki, idrak edip öğüt alsınlar.
Besim Atalay
Besim Atalay
«Öğüt alsınlar diye, Kur'anı senin dilince kolaylattık!»
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
(Ey Resul!) Biz o (Kur'an')ı (aklını işleterek anlamaya çalışanlar için) senin dilinle kolaylaştırdık ki, düşünüp öğüt alsınlar.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
58,59. Biz, öğüt alırlar diye, Kuran'ı senin dilinde indirerek kolayca anlaşılmasını sağladık. Sen bekle, onlar da beklemektedirler.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Biz onu (Kur'an'ı), öğüt alalar diye senin dilinde indirerek kolayca anlaşılmasını sağladık.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Öğüt alsınlar diye senin dilinle onu kolaylaştırdık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz Kur'ân'ı senin dilinle indirip kolaylaştırdık. Umulur ki onlar öğüt alırlar.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Biz onu sâde senin dilinle müyesser kıldık gerek ki iyi düşünsünler
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Biz onu, (iyi anlayıb) ibret alsınlar diye, ancak senin dilinle (indirerek) kolaylaşdırdık.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Artık onu (o Kur'ân'ı) sâdece senin dilinle (indirerek insanlara) kolaylaştırdık; tâ ki ibret alsınlar.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Biz Kur’an’ı senin dilinde, insanlar anlayıp düşünsünler diye kolaylaştırdık.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Biz Kur/an/ı, ancak «Anlayıp nasihat kabul etsinler» diye diline kolaylık verdik.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Belki onlar hatırlayıp kendilerine gelirler diye biz onu (Kur'an'ı), senin dilinle kolaylaştırdık.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Ey Muhammed! Bu tebliğin ulaştığı hiç kimse, ilâhî çağrıdan habersiz olduğunu öne süremez. Çünkü Biz bu Kur’an’ı, senin dilinde kolayca anlaşılır bir hâle getirdik ki, önce onun ilk muhatabı olan Araplar, sonra da kıyâmete kadar gelecek tüm insanlar onu düşünüp öğüt alabilsinler.
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Onu, öğüt almaları için senin dilin ile kolaylaştırdık.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
(Ey Muhammed!) Biz bu (Kur’an’ı) belki düşünüp (inanırlar) diye, senin dilinle (indirerek) kolaylaştırdık.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
BÖYLECE [ey Peygamber,] Biz bu [ilahî kelâmı] senin kendi dilinde kolay anlaşılır kıldık ki, insanlar düşünüp ondan ders alabilsinler. 34
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Düşünüp ibret alsınlar diye bu Kuran’ı senin dilin ile kolaylaştırdık. 19/97, 41/44
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
İŞTE böylece Biz, bu (vahyi) senin dilinle kolaylaştırdık ki düşünüp de ders alabilsinler.[4463]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Şüphe yok ki, onu (Kur'an-ı Mübîn'i) senin lisanınla kolaylaştırdık. Umulur ki onlar tefekkür ederler.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Biz Kur'ân'ı, insanlar iyi anlayıp ibret alsınlar diye, senin dilinle indirerek anlaşılmasını kolaylaştırdık.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Biz o(Kur'a)nı senin diline kolaylaştırdık ki, düşünüp öğüt alsınlar.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Bunu senin dilinle kolay anlaşılır hale getirdik ki akıllarını başlarına alsınlar.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Öğüt alsınlar diye onu senin dilin ile kolaylaştırdık.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
İyice düşünüp öğüt alsınlar diye, Biz bu Kur'ân'ı senin dilinde indirdik ve kolaylaştırdık.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Biz o Kur'an'ı senin dilinle/senin diline kolaylaştırdık ki, düşünüp öğüt alabilsinler.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
pes bayıķ geñez eyledük anı dilüñ-ile ya'nį 'arab dili-y-ile ola kim anlar ögütleneler.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Biz bu Ḳur’ānı geñez indürdük senüñ lüġatüñ üstine. Ola kim fehm idüpögütlenür.
Bunyadov-Memmedeliyev
Bunyadov-Memmedeliyev
Biz onu (Qur’anı ümmətin üçün) ancaq sənin dilinlə asanlaşdırdıq. Bəlkə, anlayıb öyüd-nəsihət qəbul edələr!
M. Pickthall (English)
M. Pickthall (English)
And We have made (this Scripture) easy in thy language only that they may heed.
Yusuf Ali (English)
Yusuf Ali (English)
Verily, We have made this (Qur´an) easy,(4734) in thy tongue, in order that they may give heed.*