Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4498, sondan 1739. ayet; 45. sure ve Câsiye Suresinin 25. ayetidir. Câsiye Suresi 25. ayetinin kelime sayisi 16, harf sayısı 68 ve toplam ebced değeri ise 4719 olarak hesaplanmıştır. Câsiye Suresinin toplam ebced değeri 153393 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (1) م (4) bulunuyor.
Arapça Metin
واذا تتلى عليهم اياتنا بينات ما كان حجتهم الا ان قالوا ائتوا بابائنا ان كنتم صادقين
İnsanlara verilmiş bulunan bilgi vasıtaları ile fizik ötesi âlemi bilmek mümkün değildir; öldükten sonra dirilme ve âhiret de bu âleme dahildir. İnkârcıların bu konudaki iddiaları, bilmedikleri ve bilemeyecekleri bir konuda tahmin yürütmekten ibarettir. Bu sebeple mantık dışı önermelere başvurmakta, olmayacak taleplerde bulunmaktadırlar. “Atalarımızı geri getirin” teklifi de bu kabildendir; çünkü dinin iddiası onları geri getirmek değil, diğer âlemde diriltmek ve bir araya getirmektir, bu da olacaktır. Bu dünyadan gidenlerin geri getirilmesi ilâhî programa uygun bulunmamaktadır.
Mehmet Okuyan
Onlara ayetlerimiz açıkça [tilavet] edildiğinde (okunup aktarıldığında) “Doğruysanız atalarımızı getirin (de görelim)!” demelerinden başka delilleri yoktur.
Onlara, ayetlerimiz açık ve kanıtlayıcı olarak okunduğu zaman da hüccetleri¹, “Eğer doğru söylüyorsanız, atalarımızı geri getirin.” demekten başka bir şey olmadı.
Onlara açık belgeler olarak ayetlerimiz okunduğu zaman, onların (sözde) delilleri (ve mazeretleri) : "Eğer doğru sözlüler iseniz, atalarımızı (diriltip) getirin" demekten başkası olmamıştır. (Böyle akılsız kimselerdir.)
Onlara açık açık ayetlerimiz okunduğu zaman: “Doğru iseniz, babalarımızı dirilterek getirin bakalım” demelerinden başka, öne sürecekleri bir delilleri yoktur.
Kendilerine âyetlerimiz açıkça okunduğu zaman:
“Eğer sözünüzde doğru iseniz, atalarımızı diriltip getirin” demelerinden başka delil diye ileri sürebilecekleri bir şeyleri yok.
Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğunda (ortaya sürdükleri) delilleri: "Eğer doğru sözlüler iseniz atalarımızı getirin" demelerinden başka bir şey değildir.
Onlara açık belgeler olarak ayetlerimiz okunduğu zaman, onların (sözde) delilleri: 'Eğer doğru söylüyor iseniz, atalarımızı (diriltip) getirin' demekten başkası değildir.
Kendilerine açık açık ayetlerimiz okunduğu zaman, delilleri ancak şunu demekten ibaret olmuştur: “- Haydi, babalarımızı getirin, (eğer öldükten sonra dirilme var sözünde) doğru iseniz.”
Kendilerine âyetlerimiz açıkça okunduğu zaman; "Eğer sözünüzde doğru iseniz atalarımızı diriltip getirin." demekten başka söylenecek hiçbir delil yoktur.
Karşılarında açık açık beyyineler halinde âyetlerimiz okunurken şöyle demekten başka bir tutunacakları yoktur: haydi babalarımızı getirin doğru iseniz!
Karşılarında açık açık âyetlerimiz okunduğu zaman onların «Eğer (iddianızda) doğrucular iseniz (ölmüş) atalarımızı (diriltib) getirin» demelerinden başka tutanakları yokdur.
Ve kendilerine âyetlerimiz apaçık olarak okunduğu zaman: “Eğer (iddiânızda) doğru kimseler iseniz, atalarımızı (geri) getirin!” demekten başka bir delilleri olmamıştır.
Açık anlaşılır ayetlerimiz onlara okunduğu zaman, ellerinde hiçbir geçerli delilleri yokken, yalnızca söyleyebildikleri “O halde doğru söylüyorsanız, daha önce yaşamış atalarımızı geri getirin” demeleri olmuştur.
Her ne zaman kıyamete ait âyetlerimiz onlara açık bir surette okunsa ellerindeki bütün hüccetleri, «— Dâvanda gerçeksen haydi bizim göçen ana ve babalarımızı diriltip getirin» demekten ibarettir.
Onlara açık belgeler olarak ayetlerimiz okunduğu zaman, onların (sözde savunma) delilleri, “Eğer doğru sözlüler iseniz, babalarımızı (diriltip) getirin” demekten başkası değildir.
Hakikati ortaya koyan ayetlerimiz onlara tüm açıklığıyla tebliğ edilince, “Eğer doğru sözlü iseniz, haydi atalarımızı diriltip karşımıza getirin!” demekten başka ileri sürecek delilleri olmamıştır ve olmayacaktır da.
Açık belgeler olarak onlara bizim âyetlerimiz okunacağı zaman: -“Doğru söylüyorsanız, babalarımızı getirin!” dediklerinden başka karşı delilleri olmadı.
Onlara âyetlerimiz bütün açıklığıyla okununca (buna karşılık) onların tek delilleri: “eğer doğru söylüyorsanız atalarımızı diriltip getirin bakalım.” demeleri olmuştur.
Ve [böylece,] ne zaman mesajlarımız bütün açıklığıyla onlara tebliğ edildiyse tek cevapları şu olmuştur: 27 “Atalarımızı [şahit olarak] getirin, eğer iddianızda haklı iseniz!” 28
Ama ne zaman onlara ayetlerimiz apaçık bir şekilde iletilse: – Eğer doğru söylüyorsanız ölüp gitmiş atalarımızı geri getirin, demekten başka bir delil ortaya koyamıyorlar. 44/34...36
Mustafa İslamoğlu Câsiye Suresi 25. Ayet Açıklaması
[4491] “Âhiret varsa babamı getir” diyen akıl, âhireti dünyada arayan şaşkın akıldır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve kendilerine karşı âyetlerimiz açık açık okunduğu zaman onların delilleri, «Eğer doğru sözlüler oldu iseniz atalarımızı getirin» demekten başka değildir.
Kendilerine iman esaslarına ve bu arada âhirete dair âyetlerimiz açık açık okunduğunda, onların ileri sürdükleri tek iddia: “Eğer siz bu inancınızda tutarlı iseniz, gelip geçmiş atalarımızı diriltin de önümüze getirin” demekten başka bir şey olmaz. [2, 28; 30, 27]