Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4499, sondan 1738. ayet; 45. sure ve Câsiye Suresinin 26. ayetidir. Câsiye Suresi 26. ayetinin kelime sayisi 18, harf sayısı 69 ve toplam ebced değeri ise 3904 olarak hesaplanmıştır. Câsiye Suresinin toplam ebced değeri 153393 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (1) م (10) bulunuyor.
Arapça Metin
قل الله يحييكم ثم يميتكم ثم يجمعكم الى يوم القيمة لا ريب فيه ولكن اكثر الناس لا يعلمون
De ki: “Allah sizi yaşatıyor. Sonra sizi öldürecek, sonra da kendisinde şüphe olmayan Kıyamet gününde sizi bir araya getirecek, ama insanların çoğu bilmezler.”
İnsanlara verilmiş bulunan bilgi vasıtaları ile fizik ötesi âlemi bilmek mümkün değildir; öldükten sonra dirilme ve âhiret de bu âleme dahildir. İnkârcıların bu konudaki iddiaları, bilmedikleri ve bilemeyecekleri bir konuda tahmin yürütmekten ibarettir. Bu sebeple mantık dışı önermelere başvurmakta, olmayacak taleplerde bulunmaktadırlar. “Atalarımızı geri getirin” teklifi de bu kabildendir; çünkü dinin iddiası onları geri getirmek değil, diğer âlemde diriltmek ve bir araya getirmektir, bu da olacaktır. Bu dünyada gidenlerin geri getirilmesi ilâhî programa uygun bulunmamaktadır.
Mehmet Okuyan
De ki: “Allah sizi diriltecektir (yaşatacaktır), sonra sizi öldürecektir. Sonra sizi kendisinde şüphe olmayan kıyamet günü bir araya toplayacaktır.” Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.
De ki: “Sizi yaşatan sonra öldüren Allah'tır. Sonra sizi, hakkında kuşku olmayan Kıyamet Günü bir araya toplayacaktır.” Ancak insanların çoğu bu gerçeği kavramıyorlar.
De ki: "Allah sizi (yaratıp) hayat veriyor, sonra sizi öldürüyor, sonra kendisinde hiçbir kuşku olmayan kıyamet günü O sizi bir araya getirip-toplayacaktır. (Bütün bunlardan bir ibret alınmalıdır.) Ancak insanların çoğu (gerçekleri ve görevlerini) bilmez (cahillerdir) ."
De ki: Size hayat veren de, sonra sizi öldüren de Allah'tır ve sonunda O, hepinizi kıyamet günü bir araya toplayacaktır ki, o günün gelip çatmasında hiçbir şüphe yoktur. Fakat insanların çoğu bu gerçeği bilmezler.
Onlara:
“Allah size hayat verir, yaşatır, sonra ecelleriniz gelince sizin ölümünüzü gerçekleştirir. Sonra sizi, gerçekleşeceği konusunda şüphe olmayan Kıyamet gününe toplayıp getirir. Fakat insanların çoğu bunu bilmiyorlar.” de.
De ki: 'Allah sizi diriltiyor, sonra sizi öldürüyor, sonra kendisinde hiç bir kuşku olmayan kıyamet günü O sizi bir araya getirip-toplayacaktır. Ancak insanların çoğu bilmezler.'
(Ey Rasûlüm, onlara) de ki: “- Sizi Allah diriltiyor, sonra sizi O öldürecek. Sonra da sizi, vukuunda şübhe olmıyan kıyamet günü (diriltib bir araya) toplıyacaktır.” Fakat insanların çoğu (bu gerçeği) bilmezler.
De ki: “Size hayat veren ve sonra sizi öldüren Allah'tır. Sonunda kendisinde hiçbir kuşku olmayan kıyamet günü O sizi bir araya getirecektir. Fakat insanların çoğu bunu bilme(k isteme)zler.”
(Ey Muhammed!) De ki: "Allah sizi diriltir. Sonra sizi o öldürür, sonra da geleceğinde şüphe olmayan kıyamet gününde (diriltip) bir araya toplar. Fakat insanların çoğu bilmezler.
De ki: «Sizi Allah diriltiyor. Sonra sizi O öldürüyor. Bilâhare yine sizi, hakkında hiçbir şübhe bulunmayan, kıyamet gününe O (getirib) toplayacakdır. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.
De ki: “Allah size hayat veriyor, sonra sizi vefât ettirecek, sonra da sizi kendisinde hiç şübhe olmayan kıyâmet gününde bir araya toplayacaktır; fakat insanların çoğu bilmiyorlar.”
Deki “Size Allah hayat veriyor, sonra sizi öldürüyor, sonrada geleceğinde hiçbir şüphenin olmadığı kıyamet gününde sizi bir araya getirecek. Fakat insanların çoğu bunları bilmiyor.”
De ki Allah size ananızın karnında can verir, sonra sizi öldürür, sonra kopacağına hiçbir şüphe bulunmayan kıyamet günü sizi bir araya toplayacak. Fakat nâs/ın pek çoğu bunu bilmez de kıyameti inkâr eder.
De ki: “Allah sizi diriltir, sonra sizi öldürür, sonra da kendisinde hiç bir kuşku olmayan kıyamet günü O sizi bir araya getirip toplar. Ancak insanların çoğu bilmezler.”
Ey Müslüman! Onlara de ki “Size hayatı bahşeden Allah, bir ömür yaşattıktan sonra sizi öldürecek ve en sonunda, gerçekleşeceğinde asla şüphe bulunmayan Diriliş Günü huzurunda toplayacaktır! Ama ne var ki, insanların çoğu bu apaçık hakîkatin bilincinde değil.”
(Ey Muhammed! Onlara): “sizi (önce) dirilten, sonra da vefat ettiren, daha sonra da geleceğinde asla şüphe olmayan kıyamet günü sizi bir araya getirecek olan hep Allah’tır. Fakat insanların pek çoğu bunu bilmezler.” de.
De ki: “Size hayat veren ve sonra sizi öldüren, Allah'tır; ve sonunda O, hepinizi Kıyamet Günü bir araya toplayacaktır, ki o [Gün'ün gelip çatacağı,] her türlü şüphenin üstündedir ama insanların çoğu bunu anlamaz”.
De ki: - Sizi yaşatan da öldürecek olan da, geleceğinden hiç şüphe olmayan kıyamet gününde hepinizi bir araya getirecek olan da Allah’tır. Fakat insanların çoğu bu gerçeği bilmiyorlar. 10/31, 30/19
De ki: “Hayatınızı bahşeden, ardından ölümünüzü takdir eden Allah’tır. En sonunda sizi geleceğinde kuşku olmayan Kıyamet Günü bir araya getirecektir; fakat insanların çoğu bunun (kaçınılmaz bir sonuç olduğunu) bilmiyorlar”[4492]
De ki: “Size hayatı veren Allah'tır. Sonra sizi yine O öldürür, sonra da hepinizi, hakkında hiç şüphe olmayan kıyamet (dirilme) günü bir araya toplar; ama insanların çoğu bu gerçeği bilmezler. ” [64, 9; 77, 12-13; 11, 104; 70, 6-7]
De ki: "Allah sizi yaşatıyor, sonra sizi öldürüyor. Sonra sizi, toplayıp duruşma gününe getirecektir. Bunda asla şüphe yoktur, ama insanların çoğu bilmezler."
De ki “Sizi yaşatan, sonra öldüren ve (mezardan) kalkış günü bir araya toplayacak olan Allah’tır. Bunun şüphe götüren yanı yoktur. Ama insanların çoğu bilmez.”
De ki:- Size hayat veren, sonra öldürecek olan, sonra da hakkında şüphe olmayan kıyamet gününde bir araya getirecek olan Allah'tır. Fakat insanların çoğu bilmezler.
De ki: "Sizi Allah yaşatıyor; sonra sizi öldürecek, sonra da o hakkında hiç kuşku bulunmayan kıyamet gününde bir araya getirecek. Ama insanların çokları bilmiyorlar."