Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5208, sondan 1029. ayet; 64. sure ve Teğabun Suresinin 9. ayetidir. Teğabun Suresi 9. ayetinin kelime sayisi 27, harf sayısı 122 ve toplam ebced değeri ise 9864 olarak hesaplanmıştır. Teğabun Suresinin toplam ebced değeri 78629 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
يوم يجمعكم ليوم الجمع ذلك يوم التغابن ومن يؤمن بالله ويعمل صالحا يكفر عنه سيـاته ويدخله جنات تجري من تحتها الانهار خالدين فيها ابدا ذلك الفوز العظيم
Toplanma vakti için Allah'ın sizi toplayacağı günü düşün. O gün aldanışın ortaya çıkacağı gündür. Kim Allah'a inanır ve salih amel işlerse, Allah onun kötülüklerini örter ve onu içinden ırmaklar akan, ebedî kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır.
Böylece ilk beş âyette veciz bir anlatımla Allah-evren-insan arasındaki ontolojik ve ahlâkî bağı doğru bir şekilde kurabilmeyi sağlayacak ufuklar açılarak önce İslâm inançları teorisinin üç temel konusundan birincisini oluşturan ulûhiyyet (Allah’ın varlığı ve sıfatları) konusunun altı çizilmiştir. 6-10. âyetlerde ise diğer ikisi yani nübüvvet (peygamberlik, vahiy) ve âhiret konuları üzerinde durulmaktadır. 6 ve 7. âyetlerde peygamberleri, onların bildirdiklerini ve özellikle öldükten sonra diriltilme gerçeğini inkâr etmenin inkârcılara bir şey kazandırmadığı, Cenâb-ı Allah’a da bir şey kaybettirmediği, ama bir süre sonra onların bütün bu yaptıklarını bir bir önlerinde görecekleri ifade edilmekte; buna bağlı olarak 8. âyette Kur’an’ın muhatapları Allah’a, peygamberine ve O’nun indirdiği ışığa (Kur’an’a) iman etmeye çağrılmaktadır. 9. âyette haşir gününde gerçek anlamda kâr ve zararın ortaya çıkacağına değinilmekte ve iman edip erdemli davranışlarla ömrünü iyi değerlendirenlerin âhirette kavuşacakları mükâfat hatırlatılmaktadır. 10. âyette ise inkâr eden ve Allah’ın âyetlerini yalan sayanların acı âkıbetini gösteren bir uyarı yapılmaktadır. İnkârcıların peygamberlerin çağrısını kabul etmemekte haklı olduklarını ispat için sık sık kullandıkları argüman 6. âyette, “Bir beşer mi bizi doğru yola çıkaracak!” şeklinde özetlenmiş olup birçok âyette bu delilin çürüklüğü ortaya konmuştur (meselâ bk. İbrâhim 14:10-11; Kehf 18:110; Mü’minûn 23:24, 33; Furkan 25:7). Bu âyetin “Allah da muhtaç olmadığını gösterdi” şeklinde çevrilen kısmı, “Onların imanına ve kulluğuna muhtaç olmadı, muhtaç olmadığını gösterdi”, “Gücü yettiği halde onları imana zorlamadı” ve “Ortaya koyduğu açık ve kesin kanıtlarla yetinmek ve onları zorlamamak suretiyle kemalini gösterdi” gibi mânalarla açıklanmıştır (Zemahşerî, IV, 105; Şevkânî, V, 271). Müfessirlerin genel kanaatine göre 8. âyetin “İndirdiğimiz o ışığa iman edin” diye çevrilen cümlesinde geçen “nûr” kelimesinden maksat Kur’ân-ı Kerîm ve onun içeriğidir (Taberî, XXVIII, 121; İbn Atıyye, V, 319). 9. âyette geçen yevmü’t-tegåbün tamlaması “kayıp ve kazancın ortaya çıkacağı gün” şeklinde tercüme edilmiş olup buradaki tegåbün kelimesi hakkında geniş açıklamalar yapılmıştır. Bu kelimenin kökü olan gabn (gabn, gaben) masdarı sözlükte “gizlemek, unutmak, hata etmek, zayıf olmak ve aldatmak” gibi mânalara gelir. Fıkıh terimi olarak gabin de, iki tarafa borç yükleyen akidlerde edimler arasındaki dengesizliği, özellikle satım sözleşmesinde satım parasıyla satılan malın piyasa değeri arasında belirgin bir fark bulunmasını ifade eder. Tegåbün kelimesi Arapça’da genellikle iki veya daha fazla kişinin karşılıklı fiillerini anlatmak için kullanılan “tefâül” kalıbındadır. Bu sebeple daha çok “birbirini aldatmak” yahut “hem aldanmak hem aldatmak” mânalarıyla açıklanmıştır. İbn Atıyye ise burada bu kalıbın karşılıklı bir durumu değil, –“tevazu” kelimesinde olduğu üzere– fiilin konusundaki çokluğu ve yoğunluğu belirtmek için kullanıldığı kanaatindedir. Birçok müfessir –“doğruya karşılık sapkınlığı satın alanlar” şeklindeki (Bakara 2:16) tasvirden de yararlanarak– burada inkârcı ve münafıkların imanı küfür ile, âhireti de dünya ile değişmelerindeki yanlışlık ve aldanmaya bir telmih bulunduğu yorumunu yapmıştır. Bazılarına göre bu kelimeyle, hesap gününde eşyanın dünyadaki miktar ve değerinden farklı görüneceği anlatılmaktadır. Başka bir yoruma göre burada kastedilen şudur: Bazılarının “Allah’a verdikleri sözü düşük bir bedelle satmaları”, “Allah’ın müminlerden canlarını ve mallarını cennet karşılığında satın alması” (Tevbe 9:111) gibi Kur’an’da mânevî anlamda alışveriş lafzının kullanıldığı durumların gerçek kârlılık yönü yani kimin kazanıp kimin kaybettiği o gün ortaya çıkacaktır (başka yorumlarla birlikte bk. İbn Atıyye, V, 319; Râzî, XXX, 24-25; Elmalılı, VII, 5028-5030). Bu izahları ve bağlamı dikkate alarak, anılan tamlamayı “kayıp ve kazancın ortaya çıkacağı gün” şeklinde çevirdik.
Mehmet Okuyan
Toplanma gününde sizi toplayacağı gün, işte o [teğâbun] (karşılıklı aldanma) günüdür. Kim Allah’a inanır ve iyi iş(ler) yaparsa, (Allah) onun kötülüklerini örtecektir; onu içinde [ebedî] kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştirecektir. İşte büyük kurtuluş budur.
Burada amaç, putperestlerin ve putların mahşerde karşılıklı aldanmış olacaklarını dile getirmektir.
Bayraktar Bayraklı
Sizi bir araya toplayacağı günü düşününüz. İşte o gün, kayıp ve kazanç günüdür. Kim Allah'a inanır ve iyi ameller işlerse, Allah onun kötülüklerini örter. Onu, içinde ırmaklar akan, süreli olarak kalacağı cennetlere koyar. İşte büyük kurtuluş budur.[648]
[648] Teğâbün/karşılıklı aldanma hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIX, 341-343.
Erhan Aktaş
Toplanma günü için sizi bir araya toplayacağı gün, işte o gün aldanma¹ günüdür. Kim Allah'a iman eder ve salihatı yaparsa, Allah onun kötülüklerini örter ve onu içinde kesintisiz olarak, sürekli kalacağı, içinden nehirler akan Cennetlere koyar. İşte bu, büyük kurtuluştur.
1- Kimin aldandığının, kimin zarar ettiğinin ortaya çıktığı gündür.
Ahmet Akgül
Sizi (mahşerde hesaplaşmak üzere) toplanma günü için bir araya getireceği gün; işte bu “Teğabün” (dünyaya kapılıp ahireti unutanların pişman ve perişan olacakları aldanma) günüdür. Kim Allah'a iman edip salih bir amelde bulunursa (Allah) onun kötülüklerini örtecek ve içinde ebedi kalıcılar olmak üzere onu altından ırmaklar akan cennetlere sokacaktır. İşte 'büyük mutluluk ve kurtuluş (fevz) ' bu olacaktır.
O gün, sizi toplantı günü için bir araya getirecektir ve bugün, aldananın, aldatanın, kar ve ziyan edenin meydana çıkacağı gündür ve kim inanırsa Allah'a ve iyi işlerde bulunursa onun kötülüklerini örter ve kıyılarından ırmaklar akan cennetlere, ebedi kalmak üzere sokar onu; bu, pek büyük bir kurtuluş, kutluluk ve murada eriştir.
O kıyamet günü sizi bir araya toplayacağı zamanı düşünün ki, o gün aldananın ve aldatanın, kar ve zarar edenin meydana çıkacağı gündür. Kim Allah'a inanır ve doğru dürüst işler yaparsa, Allah onun kötü işlerini silecek ve onu içinden ırmaklar akan ebedi kalacakları cennetlere sokacaktır. İşte bu büyük kurtuluştur.
Sizleri, o mahşer günü, hesap günü dolayısıyla toplayacağı gün, işte o gün aldatanla aldananın, kâr ile zararın, iman etmemekten dolayı pişmanlığın, imandaki zâfiyetin, amelde, hayırlı icraatlarda ve kalıcı hizmetlerdeki noksanlığın ortaya çıkacağı, hiç kimsenin çevresinde olup bitenin farkına varamayacağı bir gündür. Allah'a iman edip, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenlerin, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanların, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanların, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenlerin kusurlarını Allah siler, bağışlar. Onları, altından ırmaklar akan, içinde ebedî yaşayacakları cennet konaklarına koyar. İşte bu büyük mutluluktur.
O gün sizi toplanma günü için biraraya getirir. İşte bu aldanma günüdür. Kim Allah'a iman eder ve salih amel işlerse, (Allah) onun kötülüklerini örter ve içinde sonsuza kadar kalıcılar olarak altından ırmaklar akan cennetlere sokar. İşte büyük kurtuluş budur.
Sizi toplanma günü için bir arada toplayacağı gün; işte bu aldanma (teğabün) günüdür. Kim Allah'a iman edip salih bir amelde bulunursa (Allah) onun kötülüklerini örter ve içinde ebedi kalıcılar olmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere sokar. İşte büyük 'mutluluk ve kurtuluş (fevz)' budur.
Sizi, o toplanma günü (hesab) için bir araya getireceği günü (kıyameti) hatırla. İşte bu, (kâfirler için) aldanma günüdür. Kim Allah'a iman eder ve salih amel işlerse, Allah onun günahlarını örter ve onu, (ağaçları) altından ırmaklar akar cennetlere koyar; ebedî olarak oralarda kalıcılar oldukları halde... İşte bu, çok büyük kurtuluştur.
(Allah’ın) sizi toplanma (mahşer) günü için topladığı zaman, işte o gün aldanma günüdür (her şeyin altüst edildiği, dünyada iken üstün olanların alçalacağı bir gündür.) Ve kim, Allah’a inanıp yararlı işler yaparsa, (o gün) Allah, onun günahlarını siler, onu, içinde ebedî kalacakları, altlarında nehirler akan Cennetlere koyacaktır. İşte en büyük kazanç da budur!
O gün Allah sizleri —toplantı günü için— toparlıyacak; bu aldanılan bir gündür, Allaha inanarak, onat iş görenlerin, Allah günahlarını bağışlar, altından ırmaklar akan cennetlere koyacak, orda sonsuz kalırlar, işte ulu onunç bu
Toplanma gününde Allah sizi (mutlaka) bir araya getirecektir. O gün, aldanışın ortaya çıkacağı gündür. Kim Allah'a inanır, makbul ve güzel işler yaparsa, Allah onun günahlarını siler ve devamlı kalmak üzere içinden ırmaklar akan cennetlere koyar. İşte en büyük kurtuluş ve saadet budur.
Cemal Külünkoğlu Teğabun Suresi 9. Ayet Açıklaması
Burada ahiretle ilgili geniş bir tablo ortaya konuyor. Kaçmanın ve kaytarmanın mümkün olmayacağı, insanların mutlaka bir araya getirilerek dünyada yaşadıklarına göre muamele edileceği vurgulanıyor ve böylece daha yolun başındayken akıllarını başlarına devşirerek hayatlarına çekidüzen vermeleri, makbul ve güzel işler yapmaları, erdemli bir hayat ortaya koymaları isteniyor.
Diyanet İşleri (Eski)
Toplanma günü için, sizi bir araya getirdiği zaman, işte o, kimin aldandığının ortaya çıkacağı gündür; Allah'a kim inanmış ve yararlı iş işlemişse, Allah onun kötülüklerini örter, onu içinde temelli ve sonsuz kalacağı, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar; büyük kurtuluş işte budur.
Mahşer vaktinde sizi toplayacağı gün, işte o zarar günüdür. (Ancak) kim Allah'a inanır ve yararlı iş yaparsa, Allah onun kötülüklerini örter, onu (ve benzerlerini), içinde ebedî kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar. İşte büyük kurtuluş budur.
Kıyamet günü herkes bir araya getirilip toplanacak ve yaptıklarının hesabı sorulacaktır. O gün kötülerin aldandığı, iyilerin de haklı olduğu ortaya çıkacaktır. Ayetteki «yevmü’t-teğâbün» ifadesine «kâr-zarar günü» anlamı da verilmiştir.
Edip Yüksel
Gün gelir, sizi toplanma günü için toplarız. Bu, aldanma günüdür. Kim ALLAH'a inanır ve erdemli davranırsa, kötülüklerini örter ve onu altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Orada ebedi kalırlar. Büyük başarı işte budur.
Toplanma günü için sizi topladığı zaman var ya, işte o gün, kimin aldandığının açığa çıkacağı aldanma günüdür. Kim Allah'a inanır ve yararlı iş yaparsa, Allah onun kötülüklerini örter ve onu, içinde ebedi kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar. İşte büyük kurtuluş budur.
Sizi o dernek gününe dereceği gün ki o gün tegabün günü (kâr ve zarar günü) dür, her kim Allaha iyman eder de yaraşıklı iş yaparsa Allah onun kabahatlerini örter de onu altından ırmaklar akar Cennetlere kor, öyle ki Ebediyyen onlarda kalmak üzere, işte büyük kurtuluş odur
(Evet, «yapdığınız şeyler mutlakaa size haber verilecekdir») O günde ki (Allah) o toplama günü için hepinizi bir araya getirecek. İşte bu, aldanma günüdür. Kim Allaha îman eder, iyi amel (ve hareket) de de bulunursa, O, bunun kötülüklerini örter, onu altlarından ırmaklar akan cennetlere — kendileri içlerinde ebedî, sermedî kalıcı olmak üzere — sokar. İşte büyük kurtuluş (ve seâdet) budur.
O toplanma (o mahşer) günü için sizi bir araya getireceği gün, işte o, teğâbün(aldanma) günüdür!(3) Artık kim Allah'a îmân edip sâlih amel işlerse, (Allah) onun kötülüklerini örter ve onu altlarından ırmaklar akan Cennetlere koyar; orada ebedî olarak kalıcıdırlar. İşte büyük kurtuluş budur!
(3)Burada geçen “aldanma günü” dünya hayâtı mukābilinde âhiretini fedâ eden insanların bu alışverişte ne kadar aldandıklarını o gün anlayacaklarından kinâyedir. (Râzî, c. 15:30, 26)
İlyas Yorulmaz
Kıyamet günü sizi toplanma günü için bir araya getirir ve “Bu gün, bütün bilinmeyenlerin (sırların) açığa çıktığı gündür. Kim Allah’a inanır ve salih ameller yaparsa, yapmış olduğu kötülükler o kimseden silinir ve altlarından ırmakların aktığı, içinde sürekli kalacağı cennetlere girer. İşte bu büyük bir kurtuluştur.
O gün, «Toplanılacak bir gün» için sizi O, toplayacak [²]. İşte o gün, «aldanılacak bir gün» [³] dür. Her kim Allah/a iman eder ve iyi iş işlerse Allah onun kötülüklerini örter, kendisini ağaçları altından ırmaklar akar uçmaklara sokar. Onlar orada ebedî kalırlar. İşte büyük kurtuluş, budur.
İsmail Hakkı İzmirli Teğabun Suresi 9. Ayet Açıklaması
[2] Gelenleri, geçenleri hesap ve ceza için topladığı kıyamet günü, sizi O, toplayacak. Yahut bütün mahlûkatın toplandığı gün sizi kabrinizden O, kaldıracak.[3] O gün kâfir imanı terk, mü'min, ihsanda kusur ettiğinden dolayı aldanmış bulunur. Yahut o gün her bir hayırdan ümitler kesilir.
Kadri Çelik
Sizi toplanma günü için topladığı gün; işte o gün, kimin aldandığının açığa çıkacağı gündür. Kim Allah'a iman edip salih bir amelde bulunursa, (Allah) onun kötülüklerini örter ve içinde temelli kalıcılar olmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere sokar. İşte büyük kurtuluş budur.
Bu, Allah’ın, Toplanma Günü hepinizi hesaba çekmek üzere huzurunda bir araya getireceği, gerçek kâr ve zararın ortaya çıkacağı, nicelerinin pişmanlıktan feryat edeceği Aldanma Günüdür! İşte o Gün, her kim Allah’a gereğince iman etmiş ve O’nun mesajları doğrultusunda güzel ve yararlı davranışlar ortaya koymuşsa, Allah onun günahlarını bağışlayacak ve kendisini, ağaçlarının altından ırmaklar çağıldayan ve sonsuza dek içinde yaşayacağı cennet bahçelerine koyacaktır. İşte budur en büyük kurtuluş, en büyük başarı!
Cem’ / Toplanma günü için sizi toplayacağı gün, işte bu, TEĞABÜN’ün / Aldanma’nın günüdür.
Kim Allah’a iman ederse ve salih bir amel işlerse, kendi kötülüklerini örter.
Onu, ebedî olarak içinde kalacakları, altından Irmaklar akan cennetlere girdirir.
İşte bu Çok Büyük Başarı’dır / Kurtuluş’tur.
(Allah’ın) sizi bir araya getireceği toplanma günü (var ya, işte o gün); kimin aldatıp kimin aldandığının ortaya çıkacağı (kıyamet) günüdür.1 Kim Allah’a îman edip, inandığı iyi (işleri) yaşarsa (Allah) onun kötülüklerini örter ve onu içerisinde ebedî kalacağı, zemîninden ırmaklar akan cennetlere sokar. İşte, en büyük kurtuluş budur.
1 Teğabün: karşılıklı olarak aldatma veya aldanmanın ortaya çıkması demektir. Teğâbün günü ise; kimin aldatıp, kimin aldandığı, kâr ve zararın belli olacağı gün yani, hesap günü olan kıyamet günü veya cennetlikler karşısında, cehennemliklerin aldandığı gün demektir.
Muhammed Esed
O'nun sizi [Nihaî] Toplanma Günü bir araya toplayacağı zaman[ı düşünün 8 ], o Kayıp ve Kazanç Gününü! Kim, Allah'a inanıp iyi ve doğru işler yaparsa, [o Gün] Allah onun kötü fiillerini silecek ve onu içinden ırmaklar akan, sonsuza kadar kalacağı bahçelere koyacaktır: bu, büyük bir kurtuluş olacak!
O, sizi toplanma günü bir araya toplayacaktır. İşte o gün kazananın veya kaybedenin ortaya çıkacağı gündür. Kim Allah’a iman edip iyi ve güzel işler yaparsa Allah onun günahlarını örter ve tabanından ırmakların çağladığı cennetlere içinde sonsuza dek kalmak üzere yerleştirir. İşte büyük kurtuluş budur. 2/165...167, 10/28-29, 40/47.50
Toplanma günü geldiğinde[5133] O sizi bir araya toplayacaktır. O gün, kazananın ve kaybedenin ortaya çıktığı gündür.[5134] Ama kim Allah’a iman eder ve Allah rızası için iyi davranışta bulunursa, onun kötülüklerini örteriz; onu zemininden ırmaklar akan cennetlere -orada ebedî kalmak üzere- sokarız: işte gerçek büyük başarı budur.
Mustafa İslamoğlu Teğabun Suresi 9. Ayet Açıklaması
[5133] Lâmın vakit bildirme işlevine dayanarak.
[5134] Veya: “Kayıp ve aldanışın şiddetle hissedileceği gündür”. İşteşli fiil olan teğâbun, iki tarafın birbirini aldatmasını ifade eder. Bu bab bazen fiilin şiddetine delâlet eder. el-Ğabn, bir mala değerinden az paha biçmektir. Bizce bu işteşli fiil, âhiretteki aldanışın çift yönlü doğasına delâlet eder. Yani her aldatma özünde bir “kendini aldatma”dır; yani aldanmadır.
Ömer Nasuhi Bilmen
O gün ki sizi toplanma günü için toplayıverir, işte o bir Tegâbün (bir kâr ve zarar) günüdür. Ve her kim Allah'a imân eder ve sâlih amellerde bulunursa onun günahlarını yarlığar ve altlarından ırmaklar akan cennetlere orada ebedîyyen kalıcılar olmak üzere girdirir. İşte en büyük necât odur.
Gün gelir, Allah hepinizi en büyük toplantı günü olan mahşerde bir araya getirir. İşte o gün aldanma günüdür. Kim Allah'a iman eder, makbul ve güzel işler yaparsa, Allah onun fenalıklarını, günahlarını siler ve içinden ırmaklar akan cennetlere, hem de devamlı kalmak üzere yerleştirir. İşte en büyük başarı, en büyük mutluluk budur.
Allah’a iman etmek, sadece O’nun varlığına inanmaktan ibaret olmayıp O’nun kitabı ve elçisi vasıtasıyla bildirdiği kemal sıfatlarına inanmakla kâmil olur. Keza güzel işlerin de ölçüsü, Allah’ın nezdinde güzel sayılmasıdır.
Süleyman Ateş
Toplantı günü için sizi topladığı gün, işte o aldanma günüdür. Kim Allah'a inanır ve yararlı iş yaparsa (Allah) onun kötülüklerini örter ve onu, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokar, orada ebedi kalırlar. İşte büyük başarı budur.
Dünyâda büyük, üstün olduklarını sananlar, orada yanıldıklarını, gerçekte alçak kimseler olduklarını anlayacaklar; dünyâda hakaret içinde tutulan bazı kişilerin de orada çok şerefli, değerli ve büyük ikrama mazhar kimseler olduklarını göreceklerdir. O gün dünyâ değerleri ters döner.
Süleymaniye Vakfı
Sizi bir araya getirdiği gün, o toplanma günü, beklentilerinizdeki yanlışların ortaya çıktığı gündür. Kim Allah’a inanıp güvenmiş ve iyi işler yapmışsa, Allah kabahatlerini örter ve onu ölümsüz olarak sürekli kalacağı, içinden ırmaklar akan bahçelere yerleştirir. Büyük kurtuluş işte budur.
Süleymaniye Vakfı Teğabun Suresi 9. Ayet Açıklaması
[*] Sevabı günahından fazlaysa.
Şaban Piriş
Sizi toplanma günü bir araya getirecektir. İşte o, aldanma günüdür. Kim Allah'a iman edip, doğru olanı yaparsa onun günahlarını örter ve alt tarafından ırmaklar aktığı cennetlere girdirir. Orada ebedi kalacaklardır. İşte o, en büyük kurtuluştur.
Sizi o büyük toplanma günü için bir araya getirdiği gün, aldanmaların ortaya çıktığı gündür. Kim Allah'a iman eder ve güzel işler yaparsa, Allah onun günahlarını örter ve onu, ebediyen kalmak üzere, altından ırmaklar akan Cennetlere koyar. Bu ise pek büyük bahtiyarlıktır.
"Toplanma günü" için sizi bir araya getirdiği gün, karşılıklı aldatış ve aldanışların ortaya çıktığı gündür. Kim Allah'a iman eder, barışa/hayra yönelik bir iş yaparsa Allah onun çirkinliklerini örter ve kendisini altından nehirler akan cennetlere, içlerinde sürekli kalmak üzere yerleştirir. İşte büyük başarı budur.
ol gün kim dire sizi dirmek güni içün şol maġburılıķ günidür daħı her kim inana Tañrı’ya daħı işleye eyü iş yarlıġaya aña yavuz işlerin daħı givüre anı uçmaķlara aķar altından ırmaķlar ebed ķalıcılarken anuñ içinde hemįşe. şol žafer bulmaķdur ulu.
Ol gün ki cem‘ ide sizi Allāh dirmek günine. Ol gün maġbūnluḳ günidür.Daḫı kim ki Tañrıya īmān getürse ve ‘amel‐i ṣāliḥ işlese, anuñ günāhlarınyarlıġar. Daḫı özini givürür uçmaḳlara, aḳar altından ırmaḳlar. Ebedīḳalurlar anda. Ol ulu sa‘ādete yitişmekdür.