Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2250, sondan 3987. ayet; 18. sure ve Kehf Suresinin 110. ayetidir. Kehf Suresi 110. ayetinin kelime sayisi 24, harf sayısı 95 ve toplam ebced değeri ise 3927 olarak hesaplanmıştır. Kehf Suresinin toplam ebced değeri 495659 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
قل انـما انا بشر مثلكم يوحى الي انـما الهكم اله واحد فمن كان يرجوا لقاء ربه فليعمل عملا صالحا ولا يشرك بعبادة ربه احدا
De ki: “Ben de ancak sizin gibi bir insanım. (Ne var ki) bana, ‘Sizin ilâh’ınız ancak bir tek ilâhtır” diye vahyolunuyor. Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa yararlı bir iş yapsın ve Rabbine ibadette kimseyi ortak koşmasın.”
Şüphesiz ki Hz. Muhammed bir insandır. Allah’ın bütün ilmini kuşatması mümkün değildir. O, sadece kendisine vahyedilenleri bilir. Bu sûredeki kıssalar ona vahyedilen ilimlerdendir. Ona vahyedilenlerden biri de bütün insanların tanrısının bir tek tanrı olduğu gerçeğidir. O halde kim rabbine kavuşmayı umuyorsa güzel işler yapsın ve O’na kullukta başkalarını ortak koşmasın!
İslâm’a göre en büyük günah Allah’a ortak koşmaktır, yani Allah ile birlikte başka varlıkların da tanrı olduklarını kabullenmek ve onlara kulluk etmektir. Kur’an ıstılahında buna şirk denilmiştir ki Allah bunu kesinlikle affetmeyeceğini bildirmiştir (bk. en-Nisâ, 4:116). Şirkin açığı olduğu gibi gizlisi de vardır. Allah’tan başkasına tapmak, ondan yardım dilemek, tanrı imiş gibi itaat etmek, korumasına sığınmak ve benzeri davranışlar açık şirk, gösteriş için Allah’a ibadet etmek de gizli şirk sayılmıştır. Nitekim hadislerde bundan küçük şirk diye de bahsedilmiştir. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “Sizin hakkınızda en çok korktuğum şey küçük şirktir.” Ashap “Ey Allah’ın resulü! Küçük şirk nedir?” diye sormuşlar. Resûlullah, “gösteriştir” diye cevap vermiş ve buyurmuştur ki, “Kıyamet gününde Allah Teâlâ insanlara amellerinin karşılığını vereceği zaman, riyakârlara şöyle diyecek: ‘Dünyada kendilerine gösteriş yaptığınız kimselere gidin, bakın bakalım onların katında herhangi bir mükâfat bulabilecek misiniz?” (Müsned, V, 428).
Mehmet Okuyan
De ki: “Ben yalnızca sizin gibi bir insanım. Bana ‘ilahınızın tek bir ilah olduğu’ vahyolunuyor.” Artık kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa iyi işler yapsın ve Rabbine ibadette kimseyi ortak koşmasın!
De ki: “Ben de sadece sizin gibi bir insanım. Bana sizin tanrınızın tek bir Tanrı olduğu vahyolunuyor. Kim Rabbine kavuşmak isterse iyi amel yapsın ve kullukta hiçbir kimseyi Rabbine ortak koşmasın.”[304]
[304] Kehf sûresinden çıkarılacak genel ilkeler için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XII, 69-71.
Erhan Aktaş
De ki: “Ben de ancak sizin gibi bir beşerim. Sizden farkım; bana, ilâhınızın ancak tek ilâh olduğu vahyedilmiş olmasıdır. Onun için her kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa, sâlihâtı¹ yapsın ve Rabb'ine kullukta hiç kimseyi ortak koşmasın.
1- Bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, düzeltici olmak, yapıcı olmak, düzeltmeye teşvik etmek, iyiye yönlendirmek.
Ahmet Akgül
De ki: “Şüphesiz Ben, ancak sizin benzeriniz olan bir beşerim; sadece bana sizin ilahınızın tek bir ilah olduğu vahyedilmektedir. Kim Rabbine (rahmetine, cennetine ve rü’yetine) kavuşmayı umuyorsa, artık salih bir amel işlesin ve Rabbine ibadette hiç kimseyi ortak etmesin (insanlara gösteriş ve riyakârlık yapıp amellerini boşa vermesin) .”
De ki: Ben de ancak sizin gibi bir insanım, bana vahyedildiki mabudunuz ancak ve ancak bir mabuttur, arttık Rabbiyle buluşmayı uman iyi işlerde bulunsun ve Rabbinin kulluğunda hiçbir kimseyi eş tutmasın.
De ki: Ben de sizin gibi insanım. Şu farkla ki, ilahınızın bir tek ilah olduğu bana vahyolundu. Artık kim, Rabbine kavuşmayı umuyorsa, hayırlı ve düzgün davranışlar ortaya koysun. Rabbine yaptığı ibadette hiç kimseyi ve hiç birşeyi ortak koşmasın.
“Ben ancak sizin gibi bir beşerim, insanım. Ne var ki, ilâhınızın, bana bir tek ilâh olduğu vahyolunuyor. Kim diriltilerek Rabbinin huzurunda hesaba çekilmeyi, mükâfat ve cezayı umuyorsa, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirsin, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlasın, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olsun, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işlesin. İlâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Rabbine kulluk ve ibadette riya yaparak, ilâhlığında hiç kimseyi ortak etmesin.” de.
De ki: "Ben ancak sizin gibi bir insanım. Bana sizin ilahınızın tek ilah olduğu vahyolunuyor. Artık kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa salih amel işlesin ve Rabbine olan ibadetine kimseyi ortak tutmasın."
110.İbnu Ebi Hatim`in ve İbnu Ebi Dunya`nın Tavus`tan rivayet ettiklerine göre bir adam: "Ey Resulullah (a.s.)! Ben Allah`ın rızasını isteyerek amel ediyorum ama yaptığımın görülmesinden de hoşlanıyorum" dedi. Resulullah (a.s.) önce herhangi bir cevap vermedi. Daha sonra bu ayeti kerime indirildi. Bu rivayet mürseldir. (Çünkü Tavus tabiindendir). Hakim bunu el-Mustedrek`te Tavus`un Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayeti tarıkıyla mevsul olarak nakletmiştir ve onun rivayeti Buhari ve Müslim`in şartlarına göre sahihtir. Bazı rivayetlerde belirtilen sözü söyleyen kişinin Cundeb bin Zuheyr (r.a.) olduğu bildirilmektedir.İbnu Ebi Hatim`in Mücahid`den rivayet ettiğine göre de bir adam iyi çarpışır ama çarpışırken görülmekten de hoşlanırdı. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.
Ali Bulaç
De ki: 'Şüphesiz ben, ancak sizin benzeriniz olan bir beşerim; yalnızca bana sizin ilahınızın tek bir ilah olduğu vahyolunuyor. Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa, artık salih bir amelde bulunsun ve Rabbine ibadette hiç kimseyi ortak tutmasın.'
De ki: “- Ben, ancak sizin gibi bir insanım. Yalnız İlâhınız bir tek ilâh'dır, diye bana vahyolunuyor. Onun için her kim Rabbine kavuşmayı arzu ederse sâlih bir amel işlesin ve Rabbine yaptığı ibadete hiç kimseyi ortak etmesin.”
De ki: “Ben ancak sizin gibi bir insanım. Mabudunuz tek bir İlahtır diye bana vahyediliyor. Artık kim Rabbiyle buluşmak istiyorsa, güzel ibadet ve iyi işler yapsın, Rabbine yaptığı ibadete hiç kimseyi ortak etmesin.
Diyesin ki: «Sizcileyin, ben de bir insanım, bana vahiy geliyor, Tanrınız bir tek Tanrı, Tanrısına kavuşmayı dileyen iyi işler işlesin, eş koşmasın kulluk etmekte Tanrısına kimseyi»
De ki: “Ben de sizin gibi ancak (ölümlü) bir insanım. (Ne var ki) bana ilahınızın bir tek ilah olduğu vahyolundu. Öyleyse, artık her kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa, dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koysun ve Rabbine özgü kullukta hiç kimseyi, hiçbir şeyi (O'na) ortak koşmasın!”
De ki: "Ben de ancak sizin gibi bir insanım; ancak bana tanrınızın tek bir Tanrı olduğu vahyolunuyor. Rabbine kavuşmayı uman kimse yararlı iş işleşin ve Rabbine kullukta hiç ortak koşmasın."
De ki: Ben, yalnızca sizin gibi bir beşerim. (Şu var ki) bana, İlâh'ınızın, sadece bir İlâh olduğu vahyolunuyor. Artık her kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa, iyi iş yapsın ve Rabbine ibadette hiçbir şeyi ortak koşmasın.
De ki, "Ben sizin gibi bir insandan başka bir şey değilim. Tanrınızın bir tek Tanrı olduğu bana vahyedildi. Rabbiyle karşılaşmayı uman herkes erdemli işler yapsın ve Rabbine olan kulluğa hiç kimseyi ortak koşmasın."
De ki: "Ben de sizin gibi ancak bir beşerim. Ne var ki, bana ilâhınızın ancak bir ilâh olduğu vahyolunuyor. Onun için her kim Rabbine kavuşmayı arzu ederse iyi amel işlesin ve Rabbine yaptığı ibadete hiç kimseyi ortak etmesin."
De ki ben sırf sizin gibi bir beşerim ancak bana şöyle vahyolunuyor: İlâhınız ancak bir tek İlâhdır, onun için her kim râbbının lıkasını arzu ederse salih bir amel işlesin ve rabbının ıbâdetine hiç bir şirk karıştırmasın
De ki: «Ben ancak sizin gibi bir beşerim. (Şu kadar ki) bana yalınız Tanrınızın bir tek Tanrı olduğu vahyediliyor. Artık kim Rabbine kavuşmayı ümîd (ve arzu) ediyorsa güzel bir amel işlesin ve Rabbine ibâdetde (hiç bir kimseyi ve hiç bir şey'i) ortak tutmasın».
De ki: “Ben de ancak, sizin gibi bir insanım; (şu var ki) bana, İlâhınızın ancak tek bir İlâh olduğu vahyediliyor. Artık kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa, o hâlde sâlih amel işlesin ve Rabbine kulluk etmekte (riyâkârlığa girerek) hiçbir kimseyi ortak koşmasın!”
Deki “Bende sizin gibi bir insanım. Yalnızca bana, sizin ilahınızın tek bir ilah olduğu vahy ediliyor. Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa, salih ameller işlesin (doğru işler yapsın) ve Rabbine ibadet ederken hiçbir şeyi ve hiçbir kimseyi O’na ortak koşmasın.
De ki ben sizin gibi beşerden başka bir şey değilim. Bana vahiy olunuyor ki tapacağınız, bir tek tapacaktır. Her kim Rabbine kavuşmayı emel edinirse [⁵] iyi amel işlesin. Hiçbir kimseyi Rabbine ibadette ortak tutmasın.
İsmail Hakkı İzmirli Kehf Suresi 110. Ayet Açıklaması
[5] Veya haşirden korkarsa.
Kadri Çelik
De ki: “Şüphesiz ben, ancak sizin benzeriniz olan bir beşerim; yalnızca bana sizin ilahınızın tek bir ilah olduğu vahyediliyor. Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa, artık salih bir amelde bulunsun ve Rabbine ibadette hiç kimseyi ortak tutmasın.”
O hâlde, sonsuz ilim ve hikmet Sahibinin en önemli tavsiyesini insanlığa iletmek üzere de ki: “Ey insanlar! Ben de ancak sizin gibi ölümlübir insanım; şu kadar ki, bana, ilahınızın ancak, eşi ve ortağı olmayan bir tek İlâh olduğu bildirilmiştir. O hâlde, her kim Rabb’ine kavuşmayı ümit ediyorsa, dürüst ve erdemlice davranışlar ortaya koysun ve Rabb’ine kulluk ve ibâdetinde hiç kimseyi ve hiçbir şeyi O’na ortak koşmasın!”
De ki: -“Doğrusu ben sizin gibi bir beşerim.
Bana vahyediliyor ki; ilahınız bir tek ilahtır.
Kim rabbine kavuşmayı umuyorduysa, salih bir amel işlesin!
Rabbine kullukta hiç kimseyi şirk / ortak koşmasın!”.
(Ve onlara): “Şüphesiz ben, sadece sizin gibi bir beşerim. Ancak bana ‘sizin ilâhınızın tek bir ilâh olduğu’, vahyolunuyor. Öyleyse kim Rabbine kavuşmayı arzu ediyorsa, derhal inandığı iyi işleri yapsın ve Rabbine ibâdette hiç kimseyi Ona eş koşmasın.”1 de.
1 Yukarıda geçtiği üzere âyetlerine ve Ona kavuşmaya küfredenler gibi açık şirki de, riya yaparak veya Allah’ı bırakıp Onun kullarını velîler edinerek gizli şirki de yapmasın.
Muhammed Esed
De ki: “Ben de sizin gibi ölümlü bir insanım. Tanrınızın bir Tek Tanrı olduğu vahyolundu bana. Öyleyse, artık her kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa, dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koysun ve Rabbine özgü kullukta hiç kimseyi, hiçbir şeyi [O'na] ortak koşmasın!”
De ki: – Ben de yalnızca sizin gibi bir beşerim, şu var ki bana ilahınızın sadece tek bir ilah olduğu vahyediliyor. Artık kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa, iyi ve güzel işler yapsın ve Rabbine kullukta hiç kimseyi O’na şirk koşarak ortak etmesin!/Hiç kimseyi araya sokmasın! 18/38, 28/88, 41/6
De ki: “Elbet ben de sizin gibi ölümlü bir insanım:[2450] Bana ilâhınızın bir tek ilâh olduğu vahyolunuyor. Artık kim Rabbinin (rahmetine) kavuşmayı umuyorsa, işte o imanıyla uyumlu iyilikler yapsın[2451] ve Rabbine kulluk ederken hiç kimseyi O’na ortak koşmasın!”
Mustafa İslamoğlu Kehf Suresi 110. Ayet Açıklaması
[2450] Onun her insan gibi ölümlü olması, Allah’ın seçilmiş elçisi olma ayrıcalığı ile birlikte düşünülmelidir. Bu takdirde Rasul’ün beşerî varlığının ölümlü, misyonunun ölümsüz olduğu gerçeğiyle karşılaşırız. O ölümsüz misyonu taşıma emaneti ise, âyette “sizin gibi” ile ifade edilen İslâm ümmetinin omuzlarındadır.
[2451] ‘Amelen sâlihanı çevirimiz için bkz: 103:3, not 5.
Ömer Nasuhi Bilmen
De ki: «Ben ancak sizin gibi bir beşerim, bana vahyolunuyor ki, sizin ilâhınız ancak bir ilâhtır. Artık her kim Rabbinin huzur-u mânevisine ermek niyazında bulunur oldu ise sâlih amel işlesin ve Rabbinin ibadetine hiçbir kimseyi ortak edinmesin.»
De ki: “Ben sadece sizin gibi bir insanım. Ancak şu farkla ki bana “sizin ilahınız tek İlahtır” diye vahyediliyor. Artık kim Rabbine âhirette kavuşacağını umuyorsa, makbul ve güzel işler işlesin ve sakın Rabbine ibadetinde hiç bir şeyi O'na ortak koşmasın.
De ki: "Ben de sizin gibi bir insanım; Tanrınızın bir tek Tanrı olduğu bana vahyolunuyor. Kim Rabbine kavuşmayı arzu ediyorsa iyi iş yapsın ve Rabbine (yaptığı) ibadete hiç kimseyi ortak etmesin.
De ki "Ben de tıpkı sizin gibi insanım. Bana ilahınızın tek bir ilah olduğu vahyolunmaktadır. Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa iyi iş yapsın ve tek olan Rabbine kullukta, hiçbir şeyi O’na ortak saymasın."
De ki:-Ben de ancak sizin gibi bir insanım! Bana ilahınızın sadece tek ilah olduğu vahyediliyor. Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa, salih amel işlesin ve Rabbine kullukta hiç kimseyi O'na ortak koşmasın!
De ki: Ben de sizin gibi bir beşerim. Ancak bana, “Tanrınız tek bir Tanrıdır” diye vahyedilmiştir. Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa, güzel işler yapsın ve Rabbinin ibadetine hiç kimseyi ortak etmesin.
De ki: "Ben de sizin gibi bir insanım. Ancak, tanrınızın bir tek tanrı olduğu bana vahyediliyor. O halde, Rabbine kavuşmayı uman, hayra ve barışa yönelik iş yapsın ve Rabbine ibadette hiç kimseyi O'na ortak koşmasın!"
eyit “bayıķ ben ādemįvan sizcileyin vaḥy olınur baña bayıķ Tañrı’ñuz Tañrı’dur bir. pes her kim oldı umar çalabı’sı görmegini işlesüñ iş eyü daħı ortaķ eylemesün çalabı’sı ŧapmaġına kimseyi.”
Eyit yā Muḥammed: Ben degül‐men, illā sizüñ gibi ādem oġlı. Vaḥy olur baña ki sizi yaradan Tañrı bir Allāhdur. Pes kim ki ümīẕ‐vār‐ısa özini yaradan ḥażretine durmaġa, ol dünyāda eylük eylesün, daḫı şirk getürmesün öziniyaradan ḳulluġına hīç kimse.