Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4501, sondan 1736. ayet; 45. sure ve Câsiye Suresinin 28. ayetidir. Câsiye Suresi 28. ayetinin kelime sayisi 14, harf sayısı 54 ve toplam ebced değeri ise 3981 olarak hesaplanmıştır. Câsiye Suresinin toplam ebced değeri 153393 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (0) م (6) bulunuyor.
Arapça Metin
وترى كل امة جاثية كل امة تدعى الى كتابها اليوم تجزون ما كنتم تعملون
O gün her ümmeti diz çökmüş görürsün. Her ümmet kendi kitabına çağrılır. (Onlara şöyle denilir:) “Bugün (yalnızca) yaptıklarınızın karşılığı verilecektir.”
Öldükten sonra dirilmeyi, dünyada yapıp ettiklerinden hesaba çekilmeyi inkâr eden, bu konuları anlatan âyetleri alaya alan müşriklere, yanlış yollarında devam ettikleri takdirde nelerle karşılaşacakları daha detaylı olarak açıklanmak suretiyle imana gelmeleri teşvik edilmektedir. Dünyada topluluklar (kavimler, kabileler, ümmetler, milletler...) sosyal gruplar olarak ayrılmış, her grup da kendi içinde alt bölünmelere tâbi tutulmuş, insanlık tarihinde birçok yer ve zamanda bu gruplar ayrı defterlere kaydedilmiş, burada grubun her ferdi için de bir hâne açılmıştır. Âyetlerden anlaşıldığına göre âhiret hesabı bakımından da hem gruplara birer defter tahsis edilmiş, hem de her bir ferdin yapıp ettikleri kayda geçirilmiştir.
Mehmet Okuyan
O gün her ümmeti, diz çökmüş olarak görürsün. Her ümmet, kendi kitabına çağrılacaktır. (Onlara şöyle denecektir:) “Bugün size (dünyada) yaptıklarınızın karşılığı verilmektedir!
O gün Sen, her ümmeti diz üstü çökmüş (veya toplanmış) olarak göreceksin. Her ümmet kendi kitabına (kutsal kaynaklarına ve amel kayıtlarına göre) çağrılıp (hesaba çekilecek ve) "Bugün (dünyada iken) yaptıklarınızla karşılık göreceksiniz" (denilecektir).
Ve görürsün ki her ümmet, diz çökmüş, kendi kitabına çağrılmada. O gün, ne yaptıysanız onun karşılığını bulur, ona göre mücazata ve mükafata erişirsiniz.
Ve o gün bütün insanları, o günün dehşetinden dolayı, zillet içinde diz üstü çökmüş, perişan bir halde görürsün. Herkes kendisi hakkında tutulan kitabıyla, kayıtlarıyla yüzleşmeye çağrılır. O gün ne yaptıysanız mutlaka karşılığını bulacaksınız.
O gün, her milleti diz çökmüş görürsün. Her millet, kendilerine gönderilen ilâhî kitabı yeniden görmeye ve amel defterlerini okumaya sevk edilir.
“Bugün amellerinizin karşılığını göreceksiniz” denilir.
O gün sen, her ümmeti diz üstü çökmüş (veya toplanmış) olarak görürsün. Her ümmet, kendi kitabına çağrılır. 'Bugün yaptıklarınızla karşılık göreceksiniz.'
Ve (Ey Rasûlüm), sen her ümmeti toplanmış bir halde göreceksin. Her ümmet (her din sahibi) amelinin yazılı bulunduğu deftere çağrılacak. (Onlara denir ki:) Bugün o işlediğiniz amellerin cezası size verilecek.
O gün her toplum toplanıp diz çökerler. Her toplum kendi kitaplarına çağrılacaklar. (O kitap:) “İşte bugün yaptıklarınızın karşılığı() size verilecektir.” (der.)
O gün bütün ümmetleri/insanları, bir araya toplanmış ve diz çökmüş vaziyette (zillet içinde) görürsün. Herkes, kendi hesabıyla yüzleşmeye çağrılır. (Onlara:) “Daha önce ne yaptıysanız bugün sadece onun karşılığını alacaksınız” (denir).
Âyette belirtildiği gibi her dinin bağlıları, Allah’ın huzuruna toplanacak ve davranışlarının yazıldığı «amel defterleri» verilmek üzere çağırılacak, ayrıca yaptıklarının karşılığı da kendilerine verilecektir.
Edip Yüksel
Her toplumu diz çökmüş halde görürsün. Her toplum kendi kitabına çağrılır: "Bugün size, yaptıklarınızın karşılığı ödenecektir."
Ve sen (Habîbim) her ümmeti diz çökmüş bir halde göreceksin. Her ümmet kitabı (nın başı) na çağırılacak (ve onlara şöyle denilecekdir:) «Bu gün (dünyâda) yapmış olduklarınızın karşılığı verilecek».
Ve (o gün) her ümmeti câsiye (diz çökmüş) olarak görürsün! Her ümmet, kendi kitâbına (amel defterlerine) çağrılır. (Onlara şöyle denilir:) “Bugün, yapmakta olduklarınızlakarşılık göreceksiniz!”
Bugün bütün inanç sahibi gurupları, diz çökmüş olarak görürsün. Her inanç gurublarından her biri, kendi yaptıklarının kayıtlarına davet edilir. “Bugün yalnızca yapmış olduklarınızın karşılıkları ile cezalandırılacaksınız.”
O gün her ümmeti dehşetinden diz çökmüş bir halde [³] görürsün. Her ümmet defter-i âmaline dâvet olunur: Denir ki «— Bugün dünyada ne yapmışsanız onunla cezalanacaksınız»;
İsmail Hakkı İzmirli Câsiye Suresi 28. Ayet Açıklaması
[3] Veya topluca, boyun eğmiş bir halde.
Kadri Çelik
O gün sen, her ümmeti diz üstü çökmüş olarak görürsün. Her ümmet, kendi kitabına çağrılır. (Onlara şöyle denir) “Bugün yaptığınız amellerin cezası verilecektir.”
O Gün, Allah’a başkaldıran bütün insanların zillet içinde diz üstü yere çökmüş olduklarını göreceksin. Böylece her toplum, kendigünah ve sevaplarının kaydedildiği kitabı görmek için çağrılacak.Ve Allah şöyle buyuracak: “Ey zâlimler! Bugün, dünyadayken yaptığınız her şeyin karşılığını tam olarak göreceksiniz!”
Sen o gün her ümmeti itinalı bir şekilde1 toplanmış olarak görürsün. Sonra her ümmet, kendi kitabıyla (yüzleşmeye) çağrılır2 ve onlara: “Bugün yaptıklarınızla cezalandırılacaksınız!”
1 Câsiye: İki mana ile tefsîr edilmiştir. Birisi; “diz çökmüş” manasınadır ki burada kast olunan bu olsa gerektir. Zira diz çökmek; derli toplu en itinalı ve en hürmetli vazıyettir. Birisi de; “toplanmış cemaat” manasınadır ki, “bir araya gelmiş taş yığını” anlamına gelen (جثوة) den alınmıştır. Burada asıl kastedilen, Yasin: 32 de: “Çünkü onların hepsi, (canları istese de istemese de) huzurumuza toplanıp (âhirette hesaba çekilmek üzere) getirilmişlerdir.” buyurulduğu üzere hakkın huzurunda hesap için toplanmaktır.2 Bu ayetten, insanların bireysel olarak hesaba çekilmelerinin dışında ayrıca ümmet olarak da hesaba çekileceklerini anlamak mümkündür. Bu sebeple her Müslüman “İslam Ümmeti” içindeki görev ve sorumluluklarını bilerek bu hesaba da hazırlanmalıdır.
Muhammed Esed
Ve [o Gün] bütün insanları [zillet içinde] diz çökmüş görürsün; herkes kendi sicili ile [yüzleşmeye] çağrılır: “Bugün, yaptığınız her şeyin karşılığını göreceksiniz!
Ve o gün, her toplumu korkudan diz üstü çökmüş göreceksin. Her toplum kendi kitabı/amel defteriyle yüzleşmeye çağrılacak ve işte o gün hepiniz yaptıklarınızın karşılığını tastamam alacaksınız. 18/49, 39/69
Ve o gün her toplumu zillet içinde diz çökmüş bir halde göreceksin; her toplum kendi hesabını (görmeye) çağrılacak: “Bugün yapageldiğiniz her şeyin karşılığını bulacaksınız.
Ve her ümmeti diz çökmüş bir halde göreceksin. Her ümmet, kitabına çağırılacaktır. «Yapmış olduğunuz şey ile bugün cezalandırılacaksınız (denilecektir).»
O gün bütün ümmetleri, bir araya toplanmış ve diz çökmüş vaziyette görürsün. Her ümmet, hesap defterlerini okumaya çağırılır. Daha önce ne yaptıysanız bugün sadece onun karşılığını alırsınız. [17, 14; 75, 13-15; 18, 49]
(O gün) Her ümmeti (Allah'ın huzurunda) toplanmış görürsün. Her ümmet, kendi Kitabına (yaptığı işlerin tutanağı olan amel defterine) çağırılır: "Bugün yaptıklarınızla cezalandırılacaksınız!"
Veya: "diz çökmüş görürsün..." ÌËèÉ (cesve), toplanma ve diz çökme anlamlarına gelir.
Süleymaniye Vakfı
Dini toplumların(ümmetlerin) her birini diz çökmüş olarak göreceksin. Her toplum (ümmet) kendi kitabına çağrılacak; o gün hepiniz yaptığınızın karşılığını bulacaksınız.
O gün tüm ümmetleri, toplanıp diz çökmüş görürsün. Her ümmet kendi kitabına davet edilir. Bugün, yapıp-ettiklerinizin karşılığıyla yüz yüze getirileceksiniz.