Ahkaf Suresi 29. Ayet

A-
A+
TR
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4539, sondan 1698. ayet; 46. sure ve bu surenin 29. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 18, harf sayısı 80 ve toplam ebced değeri ise 6954 olarak hesaplanmıştır. Bu sure حم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ح (1) م (7) bulunuyor.
Arapça Metin
Arapça Metin
واذ صرفنا اليك نفرا من الجن يستمعون القران فلما حضروه قالوا انصتوا فلما قضي ولوا الى قومهم منذرين
Harf Sayımı
Harf Sayımı
واذصرفنااليكنفرامنالجنيستمعونالقرانفلماحضروهقالواانصتوافلماقضيولواالىقومهممنذرين
Türkçe Okunuşu
Türkçe Okunuşu
Ve-iż sarafnâ ileyke neferan mine-lcinni yestemi’ûne-lkur-âne felemmâ hadarûhu kâlû ensitû(s) felemmâ kudiye vellev ilâ kavmihim munżirîn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Hani Kur’an’ı dinlemek üzere cinlerden bir grubu sana yöneltmiştik. Onlar, onun huzuruna gelince[492] birbirlerine, “Susun!” dediler. Kur’an’ın okunması bitince de uyarıcı olarak kavimlerine döndüler.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Hani cinlerden bir grubu, Kur’an’ı dinlemeleri için sana yönlendirmiştik. (Kur’an’ı dinlemeye) hazır olduklarında (birbirlerine) “Susun!” demişler, (dinlemeleri) bitince uyarıcılar olarak toplumlarına dönmüşlerdi.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Hani, cinlerden Kur'ân'ı dinlemek isteyen bir grubu sana yöneltmiştik. Onlar Kur'ân'ı dinlemeye geldiklerinde, “Susup dinleyin!” dediler. Kur'ân'ın okunması tamamlanınca, uyarıcılar olarak kavimlerine döndüler.[555]
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Bir grup cinni¹ Kur'an'ı dinlemeleri için sana yönlendirmiştik. Onlar, gelip Kur'an'ı dinlemeye başladıklarında birbirlerine, “sessiz olun, dinleyin.” dediler. Sonra da dinlemeleri bitince kendi halklarını uyarmak için geri döndüler.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Hani Biz, o vakit cinnlerden birkaçını, Kur'an dinlemek üzere Sana yöneltip yollamıştık. Böylece onun huzuruna geldikleri zaman: "Kulak verin (önemli ve hakikatli şeyler anlatıyor) " demişler; sonra bitirilince kendi kavimlerine uyarıcılar olarak dönmüş (ve gördüklerini anlatmışlardı).
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
An o zamanı ki hani cinlerin bir bölüğünü, Kur'an dinlesinler diye senin bulunduğun tarafa yollamıştık; oraya gelince birbirlerine, susun demişlerdi; okunuşu bitince de korkutmak için kavimlerine dönmüşlerdi de.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Ey Muhammed! hani biz, bir gurup cin'i Kur'ân'ı dinlemek üzere, sana çevirip göndermiştik. Kur'ân'ı dinlemeye hazır olunca; “Susup sessizce dinleyin” demişlerdi. Dinleme işi sona erip bitince, birer uyarıcı olarak kendi toplumlarına dönüp gittiler.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Hani, cinlerden bir grubu, Kur'ân'ı dinlemeleri için sana yöneltmiştik. Kur'ân'ı dinlemek için geldiklerinde, birbirlerine: “Susun, dinleyin, duyduklarınızı uygulayın!” dediler. Kur'ân'ın okunması bitince de, sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan birer uyarıcı olarak kavimlerine döndüler.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Hani cinlerden bir grubu Kur'an'ı dinlemeleri için sana yöneltmiştik. Ona geldiklerinde: "Susup kulak verin" dediler. (Okuma) bitirilince de uyarıcılar olarak kavimlerine döndüler.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Hani cinlerden birkaçını, Kur'an dinlemek üzere sana yöneltmiştik. Böylece onun huzuruna geldikleri zaman, dediler ki: 'Kulak verin;' sonra bitirilince kendi kavimlerine uyarıcılar olarak döndüler.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Hatırla ki, cinlerden (on kişiye yakın) bir grubu, Kur'an dinlemek üzere sana yollamıştık. Vakta ki, Kur'an'ın huzuruna vardılar. (Birbirlerine): “- Susun, dinleyin” dediler. Sonra (Hz. Peygamber tarafından okunmakta olan Kur'an) bitirildiği vakit de (cinler Peygambere ve Kur'an'a iman getirerek) döndüler, (hem iman'a davet, hem de iman getirmiyenleri) korkutmak üzere kavimlerine gittiler.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Hatırla ki, cinlerden bir topluluğu, Kur’an dinlemek üzere sana yönelttik. Kur’anı dinlemeye geldiklerinde (birbirlerine:) “Susun” dediler. Kur’an okunması bittiğinde, toplumlarına uyarıcılar olarak döndüler.
Besim Atalay
Besim Atalay
Kur'anı dinlemek üzere, cinden birkaç kişiyi sana göndermiş idik; hazır olduklarında dediler ki: «Susunuz!»; iş bittiğinde, kocundurmak üzere, kendi uluslarına dönüp gittiler
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Hani biz cinlerden bir grubu, Kur'an'ı dinleyebilsinler diye sana doğru yöneltmiştik ve onun mesajlarını fark eder etmez de (birbirlerine): “Susun (dinleyin)!” demişler ve (okuma) bittiğinde (aldıkları mesajlarla) kendi toplumlarına uyarıcı olarak dönmüşlerdi.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Kuran'ı dinleyecek cinlerden bir takımını sana yöneltmiştik. Onlar Kuran'ı dinlemeğe hazır olunca birbirlerine: "Susun" dediler. Kuran'ın okunması bitince, her biri birer uyarıcı olarak milletlerine döndüler.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Hani cinlerden bir gurubu, Kur'an'ı dinlemeleri için sana yöneltmiştik. Kur'an'ı dinlemeye hazır olunca (birbirlerine) «Susun» demişler, Kur'an'ın okunması bitince uyarıcılar olarak kavimlerine dönmüşlerdi.  
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Cinlerden bir grubu, Kuran'ı dinlemek üzere sana yöneltmiştik. Ona geldiklerinde, "Susun" dediler. (Okuma) bitirilince topluluklarına birer uyarıcı olarak döndüler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey Muhammed! Hani biz cinlerden bir grubu Kur'ân'ı dinlemeleri için sana yöneltmiştik. Onlar Kur'ân'ı dinlemek için hazır bulundukları zaman birbirlerine "susun" dediler. Kur'ân'ın okunması bitince de birer uyarıcı olarak kavimlerine döndüler.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Bir de şu vaktı anlat ki: Cinlerden bir takımını Kur'an dinlemek üzere sana sevketmiştik, bu suretle vaktâ ki ona hâzır oldular, susun dinleyin dediler, sonra bitirildiği vakıt da döndüler, inzar etmek üzere kavımlarına gittiler
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Yâdet o zamanı ki cinlerden bir taaifeyi Kur'an dinlemeleri için sana (doğru) çevirmişdik. İşte bunlar onun huzuuruna gelince (birbirine) «Susun (dinleyin)» demişler, (okunması) bitirilince de (kendilerini azâb ile) korkutmıya me'mur olarak kavmlerine dönmüşlerdi.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Ve bir zaman, cinlerden birtakımını Kur'ân'ı dinlemeleri üzere sana yöneltmiştik. Nihâyet ona (ulaşarak) hazır olduklarında (birbirlerine): “Susun (dinleyin)!” dediler. (O Kur'ân kırâeti) bitirilince de (artık îmân etmiş kimseler ve Allah'ın azâbı ile) korkutucular olarak kavimlerine döndüler.(1)
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Kur’an’ı dinlemek isteyen, tanınmayan (cin) bir gurup insanları sana yönlendirmiştik. Onu dinlemek için hazır olduklarında “Susun” dediler. Kur’an’ın okuması bitirildiğinde, dinledikleri Kur’an ile uyarıcı olarak kendi kavimlerine döndüler.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Hani Kur/an/ı dinlemek üzere tarafına birkaç peri [¹] göndermiştik. Onlar Kur/an dinlemeye hazır olunca birbirlerine «— Susun dinleyelim» demişler, sen, okumadan fariğ olunca azap ile korkutmak üzere kavimlerine dönmüşlerdi.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Hani cinlerden birkaçını, Kur'an dinlemek üzere sana yöneltmiştik. Böylece onun huzuruna geldikleri zaman, “Kulak verin!” demişler, sonra (dinleme işi) bitince, kendi kavimlerine (birer) uyarıcılar olarak dönmüşlerdi.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Ey Muhammed! Hani cinlerden bir grubu, gece vakti okuduğun Kur’an’ı dinlemeleri için sana yöneltmiştik. Onlar senin bulunduğun yere geldiklerinde, birbirlerine “Susun!” deyip senin okuduğun ayetleri sonuna kadar dinlemişlerdi. Okuma sona erince de, kendi toplumlarına birer uyarıcı olarak dönmüşlerdi.
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Hani, Kur’ân’ı dinleyen Cinnler’den bir takımı sana yönelttik. Ona (huzurda) hazır olduklarında: -“Susun!” dediler. Derken, (okuma) bitirildiğinde kavimlerine uyarıcı olarak gittiler.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
(Ey Muhammed!) Hani cinlerden1 bir topluluğu2 Kur’an dinlemek üzere sana göndermiştik. Onlar, onu dinlemeye geldiklerinde: “(birbirlerine) susun, dinleyin!” dediler ve (Kuran’ın okunması) bitirilince de her biri birer uyarıcı olarak, toplumlarına döndüler.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
HANİ 35 [ey Muhammed,] Biz bir grup tanınmayan/bilinmeyen varlığı, Kur’an'ı dinleyebilsinler diye sana doğru yöneltmiştik 36 ve o(nun mesajları)nı fark eder etmez de 37 [birbirlerine] “Sessizce dinleyin!” demişler ve [okuma] bittiğinde kendi toplumlarına uyarıcı olarak 38 dönmüşlerdi.
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Hani biz, cinlerden bir grubu Kuran’ı dinlesinler diye sana yönlendirmiştik. Onlar gelip Kuran dinlemeye başlayınca birbirlerine “Sessiz olun dinleyelim” demişler. Okuma tamamlanınca da uyarmak üzere kavimlerine dönmüşler: 6/130, 7/204, 72/1...15
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
BİR ZAMANLAR, cinlerden[4534] bir grubu Kur’an dinlesinler diye sana yönlendirmiştik. Nihayet o (vahye) kavuşur kavuşmaz “Sükûnetle dinleyin!” demişler, (okuma) biter bitmez de kendi toplumlarının yanına uyarıcı olarak dönmüşlerdi.[4535]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve o zamanı da yâd et ki, cinlerden bir zümreyi Kur'an'ı dinlemeleri için sana göndermiştik. Vaktâ ki, ona hazır oldular, dediler ki: «Susun! (dinleyin).» Vaktâ ki, tilâveti nihâyet buldu, kendi kavimlerine korkutucular olarak dönüp gittiler.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Hani Biz bir vakit cinlerden bir takımını Kur'ân dinlemeleri için sana göndermiştik. Kur'ân'ı işitip dinleyecek yere gelince birbirlerine: “Susun, dinleyin! ” dediler. Okuma tamamlanınca kendi toplumlarına birer uyarıcı olarak döndüler. [12, 109; 25, 20; 29, 27; 6, 130; 72, 1-7]
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Bir zaman, cinlerden bir topluluğu Kur'an dinlemek üzere sana yöneltmiştik. Ona geldiklerinde (birbirlerine): "Susun, (dinleyin)" dediler. (Okuma) Bitirilince de uyarıcılar olarak kavimlerine döndüler:
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Bir gün, cinlerden bir kaçını Kur’an’ı dinlesinler diye sana yönlendirmiştik. Onu dinlerken birbirlerine: “Susun” dediler. Okuma bitince uyarmak için topluluklarına geri döndüler.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Hani, cinlerden bir grubu Kur'an'ı dinlesinler diye sana yöneltmiştik. Onun yanına gelince “susun!” demişler. (Okuma) tamamlanınca kavimlerine uyarıcı olarak dönmüşler.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Bir zaman da, Kur'ân'ı dinlemeleri için, cinlerden bir topluluğu sana göndermiştik. Onu dinlemek için hazır hale geldiklerinde, birbirlerine “Susun” dediler. Kur'ân okunduktan sonra da kavimlerine birer uyarıcı olarak döndüler.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Bir zaman, cinlerden bir topluluğu, Kur'an'ı dinlemeleri için sana yöneltmiştik. Onu dinlemeye hazır hale geldiklerinde: "Susup dinleyin!" dediler. Dinleme bitirilince de uyarıcılar olarak kendi toplumlarına döndüler.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
daħı ol vaķt kim döndürdük şendin yaña bir bölük perįlerden diñlerler ķur’ān’ı. pes ol vaķt kim ḥaż geldiler aña eyittiler “diñsüz oluñ.” pes ol vaķt kim hükm olındı ya'nį oķımaġa yüz döndürdiler ķavumlarındın yaña ķorķıdıcılarken.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Ẕikr eyle ol vaḳtı ki saña viribidük bir bölük cemā‘at cinnīlerden, Ḳur’ānıişitmeg‐içün, ol vaḳt ki aña ḥāżır oldılar. Biri birine eyitdi: Epsem oluñuz. Pesḳaçan ki dükendi ḳavmlerine döndiler ögüt virmeg‐içün.
Bunyadov-Memmedeliyev
Bunyadov-Memmedeliyev
(Ya Peyğəmbər!) Onu da xatırla ki, bir zaman bir dəstə (ona qədər) cini Qur’anı dinləmək üçün sənin yanına göndərmişdik. Onlar onu dinləməyə (yaxud sənin yanında) hazır olduqda (bir-birinə): “Qulaq asın!” – dedilər və (Qur’an oxunub) qurtardıqdan sonra (həmcinslərini Allahın əzabı ilə) qorxudanlar sifətilə öz qövmlərinin yanına qayıtdılar. (İşə bax ki, cinlər Qur’anı eşidib ona iman gətirdikləri halda, bu müşriklər hələ də ondan üz döndərirlər).
M. Pickthall (English)
M. Pickthall (English)
And when We inclined toward thee (Muhammad) certain of the Jinn, who wished to hear the Qur’an and, when they were in its presence, said: Give ear! and, when it was finished, turned back to their people, warning.
Yusuf Ali (English)
Yusuf Ali (English)
Behold, We turned towards thee a company(4809) of Jinns (quietly) listening to the Qur´an: when they stood in the presence thereof, they said, "Listen in silence!" When the (reading) was finished, they returned to their people, to warn (them of their sins).*