Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4547, sondan 1690. ayet; 47. sure ve bu surenin 2. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 18, harf sayısı 81 ve toplam ebced değeri ise 3732 olarak hesaplanmıştır.
والذين امنوا وعملوا الصالحات وامنوا بما نزل على محمد وهو الحق من ربهم كفر عنهم سيـاتهم واصلح بالهم
والذينامنواوعملواالصالحاتوامنوابمانزلعلىمحمدوهوالحقمنربهمكفرعنهمسيـاتهمواصلحبالهم
Velleżîne âmenû ve ’amilû-ssâlihâti ve âmenû bimâ nuzzile ‘alâ muhammedin ve huve-lhakku min rabbihim(ﻻ) keffera ‘anhum seyyi-âtihim ve asleha bâlehum
İnanıp salih ameller işleyenlerin ve Muhammed’e indirilene -ki o Rablerinden gelen haktır- inananların ise Allah günahlarını örtmüş ve hâllerini düzeltmiştir.
Gelecek birkaç âyette daha müminler ile kâfirler, çeşitli yönlerden karşılaştırılmaktadır; buradaki mukayese ise düşünce modelleri ve işlerde başarı bakımından yapılmaktadır. İnsanlar düşünürken fıtrî düşünme yetenekleri yanında ön yargılar, inançlar ve kabullerden de yararlanırlar. Allah’ı, peygamberi ve âhireti inkâr edenlerin, düşüncede ve pratikte her şeyi yerli yerine koymaları mümkün değildir. Ömürlerini uğrunda harcadıkları şeyler fânidir, değerleri izâfîdir, hedefleri güdüktür; yaratılış amacı ve ebedî hayat göz önüne alındığında, geçici başarıları aslında başarısızlıktır.
İman edip iyi işler yapanların ve Muhammed’e indirilenin Rableri tarafından gerçek olduğuna inananların günahlarını (Allah) örtmüş ve onların durumunu düzeltmiş (olacak)tır.
İman edip iyi amel işleyenlerin ve Rabbleri tarafından hak olarak Muhammed'e indirilene inananların günahlarını Allah örtmüş ve hallerini düzeltmiştir.
İman eden, salihatı¹ yapanlar ve Rabb'leri tarafından Muhammed'e indirilen “Hakk'a” inanan kimselere gelince, Allah onların kötülüklerini örtüp durumlarını düzeltecektir.
1- Bozuk olan şeyi düzeltenler, düzelticilik yapanlar, yapıcı olanlar, düzeltmeye yönlendirenler. İnançlarının gereğini yapanlar.
İman edip salih amellerde bulunan ve Rablerinden bir Hakk olarak Muhammed'e indirilen (Kur'an) a inananların ise, (Allah) kötülüklerini örtüp bağışlamakta ve durumlarını düzeltip ıslah ederek (onları şerefli kılmaktadır).
İnananların ve iyi işlerde bulunanların ve Rablerinden gelen bir gerçek olan ve Muhammed'e indirilen şeylere iman edenlerinse yaptıkları kötülükleri örtmekte, gizlemekte ve hallerini düzene sokmaktadır.
İman edip doğru dürüst işler işleyen, Rableri tarafından Muhammed'e indirilen gerçeğe inananların yaptıkları kötülükleri örtüp gizleyecek ve hallerini düzene sokacaktır.
İman edip, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenlerin, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanların, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanların, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenlerin, Muhammed'e bölüm bölüm indirilene, Kur'ân'a, Kur'ân'ın Rablerinden gelen gerekçeli, hikmete dayalı, toplumda hakça düzeni gerçekleştirecek hak bir kitap olduğuna iman edenlerin kusurlarını, Allah siler, bağışlar, emellerini gerçekleştirir, hallerini düzeltir, hayat standartlarını yükseltir.
İman eden, salih ameller işleyen ve Muhammed'e indirilene -ki o Rablerinden (gelen) bir gerçektir- iman edenlerin kötülüklerini örtmüş ve durumlarını düzeltmiştir.
İman edip salih amellerde bulunan ve Muhammed'e indirilen (Kur'an)a -ki o Rablerinden bir haktıriman edenlerin (Allah), kötülüklerini örtüp-bağışlamış, durumlarını düzeltip-ıslah etmiştir.
İman edib salih ameller işliyenlerin ve (Hz. Peygamber) Muhammed'e indirilene -ki, o (Kur'an) Rableri tarafından gelen hakdır. - iman edenlerin günahlarını Allah örtmüş ve hallerini düzeltmiştir.
(Allah’a) inanıp da yararlı işler yapanlar, Rablerinden hak ve doğru olarak Muhammed’in üzerine inen Kur’ana inananlar ise, Allah onların günahlarını onlardan sildi. Ve durumlarını ıslah etti.
İnanarak, yararlı iş görenlerle, Tanrıları katından Muhammed'e indirilmiş olana, hak olarak inananın günahlarını bağışlar, hallerini onatlar
İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapan ve Rableri tarafından Muhammed'e indirilen hakikate inananların (Allah, geçmişte işledikleri) kötü eylemlerini silecek ve kalplerini pekiştirip durumlarını düzeltecektir.
Muhammed ismi bu ayetle beraber Kur’an’da dört yerde geçmektedir. Ali İmran
3:144, Ahzâb
33:40, Fetih
48:29
İnanıp yararlı iş işleyenlerin ve Muhammed'e, Rablerinden bir gerçek olarak indirilene inananların kötülüklerini Allah örter ve durumlarını düzeltir.
İman edip yararlı işler yapanların, Rableri tarafından hak olarak Muhammed'e indirilene inananların günahlarını Allah örtmüş ve hallerini düzeltmiştir.
İnanıp erdemli davrananların ve Rab'lerinden bir gerçek olarak Muhammed'e indirilene inananların ise günahlarını örter ve durumlarını düzeltir.
İman edip salih amel işleyenlerin ve Rableri tarafından bir gerçek olarak Muhammed'e indirilen kitaba inananların kötülüklerini Allah örter ve durumlarını düzeltir.
Ve onlar ki iyman etmekte ve salih salih ameller işlemekte ve Muhammede indirilene iyman eylemektedirler - ki rablarından gelen hak da odur - taraflarından kabâhatlerini örtmekte ve hal-ü şanlarını düzeltmektedir
İman eden, iyi iyi amel (ve hareket) eden, Muhammed (sallellâhü aleyhi ve sellem) e indirilene — ki o, Rablerinden (gelen) bir hakdır— îman eden kimselerin de günahlarını yarlığamış, hallerini iyileşdirmişdir.
Îmân edip sâlih ameller işleyenlere ve Rableri tarafından hak olarak Muhammed'e indirilene îmân edenlere gelince, (Allah) onların günahlarını kendilerinden örtmüş ve hâllerini düzeltmiştir.
Allah, iman edip doğru işler yapanların ve Rabbinden bir gerçek olarak Muhammed’e indirilmiş olana iman edenlerin, yaptıkları kötülükleri örtüp, affetmiş ve onların davranışlarını da düzeltmiştir.
İman edip iyi amel işleyen, hususan Muhammed/e indirilen Kitaba —ki o Rablerinden gelen doğru bir sözdür— inanan kimselerin kötülüklerini ise örtecek, hallerini iyileştirecek.
İman edip salih amel işleyenlerin ve rableri tarafından bir gerçek olarak Muhammed'e indirilen kitaba inananların kötülüklerini Allah örter ve durumlarını ıslah eder.
İman edip bu imana yaraşır güzel davranışlar, salih ameller ortaya koyan ve Rab’leri tarafından Muhammed’e gönderilen Kur’an adındaki hakikate inananlara gelince, Allah onların kusurlarını bağışlayacak ve durumlarını her geçen gün daha da iyileştirecektir.
İman eden, Salih Ameller işleyen, rabbinden Hakk olarak MUHAMMED’e indirilenlere iman edenler de kötülüklerini örttü; hal ve gidişlerini düzeltti.
(Allah) inanıp (inandığı) iyi işleri yaşayanların ve Muhammed’e Rablerinden bir hakk olarak indirilen (Kur’an’a)1 îman edenlerin, (önceki) kötülüklerini örter ve durumlarını düzeltir.2
1 Allah yolunu hakkıyla beyan eden ve Allah’tan geldiğinde hiç şüphe olmayan “Hakk Kitap” ancak odur. Diğerleri tamamen tahrife uğramış ve Kur’an’la nesh edilmiştir. İçerilerinde Kur'an’ın tasdik etmediği şeyler hakk değildir. Onun için istenen iman Kur’an’a imandır. 2 Kâfirler boşuna çalışırken bunlar, salâh ve intizam içinde günden güne terakki ederek fikir ve kalplerini düzeltmekte ve işlerinde ileri gitmektedirler. Mekke’deki kâfirlerle Medine’deki mü'minlerin hali mukayese edilince tecrübeyle sâbit olduğu gibi bütün tarihte de imanlarında sadık olan Müslümanların hali böyle olmuştur. Şu halde her ne zaman bunun hilafı görülmüşse Müslümanların iman ve salâhlarındaki eksikliklerden olmuştur. (Elmalılı)
İman edip doğru ve yararlı işler yapan ve Rableri tarafından Muhammed'e indirilen hakikate inanmış olanlar ise [Allah'ın rahmetine erişeceklerdir:] Allah onların [geçmişte işledikleri] kötü fiillerini silecek ve kalplerini sükûna kavuşturacaktır. 2
Buna mukabil iman edip iyi ve güzel işler yapanların ve Rabbleri katından Muhammed’e hak olarak indirilen Kuran’a inanıp güvenenlerin kötülüklerini örtecek ve durumlarını düzeltecektir. 29/7, 39/35, 64/8-9
Bir de imanda sebat eden, iyilik yapan ve Rableri tarafından Muhammed’e[4541] indirilen hakikate inananlar var: Allah onların günahlarını silmiş, onların düşüncelerini sağlıklı hale getirmiştir.[4542]
[4541] Muhammed “övülmüş, övgüye mahzar olmuş” anlamına gelir. Geldiği dört yerde de cümle içindeki konumu haberdir. Kur’an’da “Ey!” nidâsıyla Rasulullah’a tek hitap bir görüşe göre “Yâ Sîn”, yani “Ey insan”dır. Eski Ahid’de (Bkz:
28:48’in notu) ve Doğu kutsal metinlerinde gelecekte bu isimde bir elçinin zuhur edeceğinden doğrudan veya dolaylı olarak söz edilmiştir (Bkz:
26:196, not 5). Araplarda daha önce bu isme rastlanmazken, tam da o dönemde bu isimde bir elçi geleceği olaya ilgi duyanların bilgisi dahiline girmiş olmalı ki, efendimiz dışında eş zamanlı olarak bölgede 7 (veya 12) kişiye daha bu isim verilmiştir (el-Muhabbar, s. 130).
[4542] Veya: “İşlerini rast getirecektir”. İlâhî bir inşâ projesi olan vahyin gönderiliş amacına atıf. Bâl, o düzelince insanın eylemlerinin düzeldiği, bozulunca da bozulduğu merkez, yani insanın eylemlerine istikamet veren akıl ve düşüncedir. Kelime daha sonra, bütün bunların ürünü olan “işler, hal ve gidişat” anlamını kazanmıştır (Krş: İbn Âşûr).
Ve o kimseler ki, imân ettiler ve sâlih sâlih amellerde bulundular ve Muhammed'e indirilene de inandılar ki o, Rablerinden (gelen) bir mahz-ı hakikattır. Allah Teâlâ da onlardan kusurlarını örtmüştür ve hallerini ıslah etmiştir.
İman edip güzel ve makbul işler yapanlar ve Rab'leri tarafından gerçeğin ta kendisi olarak Muhammed'e indirilen vahye iman edenlerin ise günahlarını örtüp, hallerini düzeltir.
Gerçi “İman etme” vasfından sonra ayrıca “Muhammed’e indirilene iman edenler” demeye ihtiyaç yoktur. Zira iman, onun tebliğ ettiği şeylere inanmayı zaten kapsamaktadır. Bundan maksat şunu vurgulamaktır: Hz. Muhammed (a.s.)’ın risaletinden sonra, herhangi bir kimsenin, onun getirdiği dinin hükümlerine iman etmeden inançları geçerli değildir. Onun peygamberliğine ve getirdiklerine inanmak şarttır.
İnanıp iyi işler yapanların, Rableri tarafından Muhammed'e indirilen gerçeğe inananların da günahlarını örtmüş ve hallerini düzeltmiştir.
İnanıp güvenen, iyi işler yapan ve Rablerinden Muhammed’e indirilene inananların da kabahatlerini örter ve durumlarını düzeltir.
İman edenler, doğruları yapanlar ve Rabbinden hak olarak Muhammed'e indirilene iman edenlerin kötülüklerini örttü ve durumlarını düzeltti.
İman edip güzel işler yapan ve Rablerinden Muhammed'e hakkın tâ kendisi olarak indirilene de inanan kimselere gelince: Allah onların günahlarını örtmüş, durumlarını düzeltmiştir.
İman edip barışa/hayra yönelik işler yapanlar ve Muhammed'e indirilene -ki o onların Rablerinden bir haktır- inanmış olanlara gelince, Allah onların çirkin davranışlarını örtmüş ve gönüllerini barışa yöneltmiştir.
daħı anlar kim įmān getürdiler daħı işlediler eyü işler, daħı inandılar aña kim indürinildi muḥammed üzere daħı ol ḥaķdur çalabı’larından yarlıġadı anlardan yazuķlarını daħı eyü eyledi ḥallerini.
Ve ol kişiler ki īmān getürdiler ve ‘amel‐i ṣāliḥ işlediler, daḫı inandılarMuḥammed üstine inen kitāba. Daḫı ol girçekdür Tañrıdan. Günāhlarıngiderür ve ḥāllerin yaḫşı ḳılur.
İman gətirib yaxşı əməllər edənlərin, Rəbbindən Muhəmmədə haqq olaraq nazil edilənə (Qur’ana) inanların isə günahlarının üstünü örtəcək, onların əhvalını (dünyada və axirətdə) düzəldəcəkdir (yaxşılaşdıracaqdır).
And those who believe and do good works and believe in that which is revealed unto Muhammad and it is the truth from their Lord. He riddeth them of their ill deeds and improveth their state.
But those who believe and work deeds of righteousness, and believe in the (Revelation) sent down to Muhammad - for it is the Truth from their Lord,- He will remove from them their ills and improve their condition.(4818)*
4818 Bal means state or condition, whether external, or of the heart and mind. Both meanings apply here. The more the wicked rage, the better will be the position of the righteous, and Allah will make it easier and easier for the righteous to love and follow the Truth.