Hucurât Suresi 11. Ayet

A-
A+
TR
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4623, sondan 1614. ayet; 49. sure ve bu surenin 11. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 40, harf sayısı 159 ve toplam ebced değeri ise 8969 olarak hesaplanmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
يا ايها الذين امنوا لا يسخر قوم من قوم عسى ان يكونوا خيرا منهم ولا نساء من نساء عسى ان يكن خيرا منهن ولا تلمزوا انفسكم ولا تنابزوا بالالقاب بئس الاسم الفسوق بعد الايمان ومن لم يتب فاولئك هم الظالمون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
ياايهاالذينامنوالايسخرقوممنقومعسىانيكونواخيرامنهمولانساءمننساءعسىانيكنخيرامنهنولاتلمزواانفسكمولاتنابزوابالالقاببئسالاسمالفسوقبعدالايمانومنلميتبفاولئكهمالظالمون
Türkçe Okunuşu
Türkçe Okunuşu
Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû lâ yesḣar kavmun min kavmin ‘asâ en yekûnû ḣayran minhum velâ nisâun min nisâ-in ‘asâ en yekunne ḣayran minhun(ne)(s) velâ telmizû enfusekum velâ tenâbezû bil-elkâb(i)(s) bi/se-l-ismu-lfusûku ba’de-l-îmân(i)(c) vemen lem yetub feulâ-ike humu-zzâlimûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Ey iman edenler! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Birbirinizi karalamayın, birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir namdır! Kim de tövbe etmezse, işte onlar zâlimlerin ta kendileridir.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Ey iman edenler! Bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin! Belki onlar (alay edilenler), kendilerinden (alay edenlerden) daha hayırlıdır. Kadınlar da kadınlarla alay etmesin! Belki onlar (alay edilenler), kendilerinden (alay edenlerden) daha hayırlıdır. Kendi kendinizi ayıplamayın; birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın! İmandan sonra yoldan çıkmak (anlamındaki kelime) ne kötü bir isimdir! Kim tevbe etmezse işte onlar, zalimlerin ta kendileridir.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Ey iman edenler! Hiçbir topluluk başka bir toplulukla alay etmesin. Olur ki alay edilenler, onlardan daha iyi olabilirler. Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler. Alay edilen kadınlar, kendilerinden daha iyi olabilirler. Birbirinizi ayıplamayınız. Birbirinize kötü lakaplar takmayınız. İmandan sonra, fâsık diye anılmak ne kötüdür! Kim tövbe etmezse işte onlar zâlimlerdir.[574]
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Ey inananlar! Bir topluluk başka bir toplulukla alay etmesin. Belki alay edilenler, alay edenlerden daha iyidirler. Aynı şekilde, kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler. Belki alay edilen kadınlar, alay edenlerden daha iyidirler. Birbirinizde kusur aramayın. Birbirinize kötü lakaplar takmayın. İmandan sonra fâsık olarak nitelendirilmek ne kötüdür. Kim tevbe etmezse¹ işte onlar zalimdirler.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Ey iman edenler, bir kavim (bir başka) kavimle alay etmesin, belki (onlar) kendilerinden daha hayırlı kimselerdir; kadınlar da kadınlarla (alay etmesin), belki (onlar) kendilerinden daha hayırlı kimselerdir. Kendi nefislerinizi (kendi kendinizi) de yadırgayıp-küçük düşürmeyin ve birbirinizi 'olmadık-kötü lakaplarla' çağırıp (rencide etmeyin) . İmandan sonra (böylesi) fasıklık ne kötü bir isimdir. (Başkalarını düşük ve küçük görmek ne çirkin bir haslettir.) Kim (bunlardan) tevbe etmezse, işte onlar, zalim olanların ta kendileridir.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Ey inananlar, içinizden bir topluluk, başka bir toplulukla alay etmesin, olabilir ki alay edilenler, öbürlerinden daha hayırlıdır ve kadınların bir kısmı da başka kadınlarla alay etmesin, olabilir ki alay edilen kadınlar, öbürlerinden daha hayırlıdır ve birbirinizi kınamayın ve kötü lakaplarla çağırmayın; inançtan sonra buyruktan çıkmışlara ait adlar, ne de kötüdür ve kim tövbe etmezse artık onlar, zulmedenlerin ta kendileridir.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Siz ey iman edenler! Hiçbir insan başka insanları alaya alıp küçümsemesin, belki o alaya alıp küçümsedikleri, kendilerinden daha hayırlı olabilirler ve hiçbir kadın da, başka kadınları küçümseyip alaya almasın, belki de onlar kendilerinden daha hayırlı olabilirler. Ve hiç biriniz başka birinde ayıplar arayıp karalamasın, kınamasın. Kötü lakaplarla sataşıp, atışıp birbirinizi aşağılamayın. İman ettikten sonra, kötü bir ad sahibi olmak ne çirkin şeydir. Artık her kim bu şekilde Allah'ın yasak ettiği şeylerden tevbe edip dönmezse, işte onlar yaratılış gayesine aykırı yaşayanlardır.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Ey iman nimetine kavuşanlar, bir kavim, diğer bir kavimden bazılarını küçümseyerek alay etmesin. Belki de onlar, kendilerinden daha hayırlıdırlar. Kadınlar da, kadınlardan bazılarını küçümseyerek alaya almasınlar, hakarette bulunmasınlar, ayıpları, kusurları rencide ederek, işaret ederek söylemesinler. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Birbirinizi dilinize dolayarak, işaretleşerek yaralamayın. Birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın, kötü lakaplarla anmayın. İman dairesine girdikten sonra âsi, mantıksız fâsık adını almak ne kötü bir damgadır. Tevbe etmeyenler, günah işlemekten vazgeçmeyip Allah'a itaate yönelmeyenler, işte on-lar isyanda, günahta ısrar eden zâlimlerin ta kendileridir.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Ey iman edenler! Bir topluluk diğer bir topluluğu alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha hayırlı olurlar. Kadınlar da kadınları (alaya almasınlar). Belki onlar kendilerinden daha hayırlı olurlar. Birbirinizi ayıplamayın ve birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü addır! Kim tevbe etmezse işte onlar zalimlerin kendileridir.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Ey iman edenler, bir kavim (bir başka) kavimle alay etmesin, belki kendilerinden daha hayırlıdırlar; kadınlar da kadınlarla (alay etmesin), belki kendilerinden daha hayırlıdırlar. Kendi nefislerinizi (kendi kendinizi) yadırgayıp-küçük düşürmeyin ve birbirinizi 'olmadık-kötü lakablarla' çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir isimdir. Kim tevbe etmezse, işte onlar, zalim olanların ta kendileridir.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Ey iman edenler! Bir kavim, diğer bir kavimle alay etmesin; olur ki, alay edilenler kendilerinden daha hayırlı bulunurlar. Bir takım kadınlar da diğer kadınlarla eğlenmesin; olur ki eğlenceye alınanlar kendilerinden daha hayırlı olurlar. Hem birbirinizi ayıblamayın ve kötü lâkablarla atışmayın. İmandan sonra fasıklıkla adlanmak ne kötü isimdir!... Kim de tevbe etmezse, işte onlar kendilerine zulmedenlerdir.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Ey iman edenler! Hiçbir toplum, başka bir toplumu küçük görmesin (alay konusu etmesin.) Belki onlar, kendilerinden daha hayırlıdır. Hiçbir kadın grubu da başka kadınları küçük görmesin. Belki onlar, kendilerinden daha hayırlıdır. Birbirinizi ayıplamayın. Kötü isimlerle birbirinizi çağırmayın. İnandıktan sonra (birbirinizi kendisiyle) anacağınız en kötü şey, fasıklıktır. Artık kim tevbe etmezse (yaptıklarından vazgeçmezse,) işte onlar, zalimlerin ta kendileridir.
Besim Atalay
Besim Atalay
Ey inanmış olanlar! Kimse kimseyle alay etmesin; onlar, kendilerinden hayırlı olabilir, kadınlar da, başka kadınlarla alay etmeye, onlar dahi, bunlardan hayırlı olabilir, kendinizi kınamayın, kötü adlar takınmayın, inan ettikten sonra, ne kötüdür buyrumdan dış olan ad; kim ki tövbe kılmazsa, işte zalim onlardır
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Ey inananlar! Bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler! Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın. Belki onlar da kendilerinden daha iyidirler! Birbirinizi karalamayın, birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın! İnandıktan sonra (kişinin) adının kötüye çıkması, fasık damgası yemesi ne kötü bir şeydir. (Böyle bir davranışın ardından) kim tevbe edip Allah'a yönelmezse, öyleleri zalimlerin ta kendileridir.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Ey inananlar! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın, belki de onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da başka kadınları alaya almasınlar, belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kendi kendinizi ayıplamayın; birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın; inandıktan sonra yoldan çıkmış olmak ne kötü bir addır. Tevbe etmeyenler, işte onlar zalimlerdir.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Ey müminler! Bir topluluk diğer bir topluluğu alaya almasın. Belki de onlar, kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da kadınları alaya almasınlar. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kendi kendinizi ayıplamayın, birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fâsıklık ne kötü bir isimdir! Kim de tevbe etmezse işte onlar zalimlerdir.  
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Ey inananlar, bir topluluk diğer bir topluluk ile alay etmesin, belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da kadınlarla alay etmesinler, belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Birbirinizi ayıplamayın ve birbirinizi, küçük düşürücü kelimelerle çağırmayın. İnançtan sonra yoldan çıkmak ne kötü bir isimdir. Kim tevbe etmezse onlar zalimlerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey iman edenler! Bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin. Belki de onlar, kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da kadınları alaya almasınlar. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kendi kendinizi ayıplamayın, birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. İmandan sora fâsıklık ne kötü bir isimdir! Kim de tevbe etmezse işte bu kimseler zalimlerdir.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Ey o bütün iyman edenler! alay etmesin Bir kavm bir kavm ile belki kendilerinden daha hayırlı olurlar, ne de bir takım kadınlar diğer kadınlarla, belki onlardan daha hayırlı olurlar, hem kendilerinizi ayıblamayın ve kötü lâkablarla atışmayın, iymandan sonra fâsıklık ne kötü isimdir, her kim de tevbe etmezse artık onlar kendilerine zulmedenlerdir
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Ey îman edenler, bir kavm diğer bir kavm ile alay etmesin. Olurki (alay edilenler Allah indinde) kendilerinden (ya'ni alay edenlerden) daha hayırlıdır. Kadınlar da kadınları (eğlenceye almasın). Olurki onlar (eğlenceye alınanlar) kendilerinden daha hayırlıdır. (Kendi) kendinizi ayıblamayın. Birbirinizi kötü lâkablarla çağırmayın. İmandan sonra faasıklık ne kötü addır! Kim (Allahın yasak etdiği şeylerden) tevbe etmezse onlar zaalimlerin ta kendileridir.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Ey îmân edenler! Bir topluluk, (başka) bir toplulukla alay etmesin; olur ki (onlar), kendilerinden daha hayırlı olabilirler! Birtakım kadınlar da (başka) kadınlarla (alay etmesinler)! Belki (onlar da) kendilerinden daha hayırlıdırlar. Kendinizi (birbirinizi) de ayıplamayın ve birbirinizi (kötü) lâkablar ile çağırmayın! Îmandan sonra fâsıklık ismi (günahla anılmak), ne kötüdür! Artık kim (bu kötü amelinden vazgeçerek) tevbe etmezse, işte onlar zâlimlerin ta kendileridir!
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Ey İman edenler! Bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin. Belki o alay ettikleri topluluk, onlardan daha hayırlı olabilir. Kadınlarda, başka kadınlarla alay etmesinler. Belki o alay ettiği kadınlar, alay edenlerden daha hayırlı olabilir. Kendi içinizde kendinizi çekiştirip karalamayın ve birbirinize çirkin lakaplar ile seslenmeyin. İmanınızdan sonra çirkin lakaplarla seslenmek ne kadar kötü, kim bundan sonra tövbe etmez ise, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Mü/minler! Bir kısmınız diğer bir kısmı eğlenceye almasın, eğlenceye alınan, eğlenceye alandan daha hayırlı olabilir. Kadınlar da diğer kadınları eğlenceye almasınlar, berikiler ötekilerden daha hayırlı olabilir, siz bunu bilmezsiniz. Birbirinizi ayıplamayın. Birbirinizi kötü lâkapla çağırmayın iman getirdikten sonra fısk adını kazanmak [²] ne çirkin olur! Her kim bu kötü işlerden tövbe etmezse işte o gibiler zalim kimselerdir.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Ey iman edenler! Bir kavim (bir başka) kavimle alay etmesin; belki (alay ettikleri) kendilerinden daha hayırlıdırlar. Kadınlar da kadınlarla (alay etmesin); belki kendilerinden daha hayırlıdırlar. Kendi kendinizi ayıplamayın ve birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık pek de kötü bir isimdir. Kim tevbe etmezse, işte onlar, zalim olanların ta kendileridir.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Ey iman edenler! Hiçbir kişi veya toplum, başka bir toplumu küçümseyip alaya almasın; her zaman şu ihtimali düşünsünler: Belki obeğenmedikleri insanlar, Allah katında kendilerinden daha üstündürler. Aynı şekilde, kadınlar da başka bir topluma mensup olankadınlar hakkında dedikodu yapıp onlarla alay etmesinler; belki o küçümsedikleri kadınlar, kendilerinden daha üstündürler. Meşrû eleştiri sınırlarını aşıp birbirinizi kırıcı sözlerle ayıplamayın, birbiriniziküçük düşürücü lakaplarla çağırmayın! Mümin kardeşini aşağılayan, aslında kendi günahkârlığını ilan etmiş olur. Hâlbuki, imanlaşeref ve üstünlük kazandıktan sonra ‘günahkâr’ ismi ile anılmak ne kötüdür! Artık her kim tövbe ederse, günahları bağışlanacaktır; kim de tövbe etmekten kaçınırsa, işte onlar zâlimlerin ta kendisidir!
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Ey iman edenler! Bir kavim diğer bir kavmi alay konusu etmesin! Belki onlar kendilerinden daha hayırlı olur. Kadınlar da başka kadınları (alay konusu etmesin)! Belki onlar kendilerinden daha hayırlı olur. Birbirinizde ayıplar aramayın! Birbirinizi Lakaplar ile çağırmayın! İman’dan sonra Fısk / Yoldan Çıkıp Sapmalar ne kötü İsim’dir! Kim tevbe etmediyse, işte onlar Zâlimler’dir.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Ey îman edenler! (Sizden) bir erkek topluluğu (bir başka) erkek toplulukla ve kadınlar da kadınlarla alay etmesinler.1 Zîrâ (alay edilenler, Allah’ın yanında) kendilerinden daha hayırlı olabilirler.2 Birbirinizi ayıplamayın3 ve (kötü) lakaplarla4 çağırmayın.5 Îmandan sonra fasıklık ne kadar kötü bir isimdir. Kim (yaptığına pişman olup) tevbe etmezse işte onlar, zâlimlerin ta kendileridir.6
Muhammed Esed
Muhammed Esed
SİZ EY imana ermiş olanlar! Hiçbir insan [başka] insanları alaya alıp küçümsemesin: belki o [alay edip küçümsedik]leri kendilerinden daha hayırlı olabilirler; ve hiçbir kadın [başka] kadınları [küçümseyip alaya almasın]: onlar kendilerinden daha hayırlı olabilirler. 12 Ve hiçbiriniz başka birini karalamasın, birbirinizi [yaralayıcı, incitici] lakaplar ile aşağılamayın: [kişi] iman ettikten sonra ona hiçbir şekilde günah isnad etmeyin; 13 ve [bu suçu işleyen, ama sonra] pişmanlık duymayanlar -işte gerçek zalimler onlardır!
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Ey iman edenler! İçinizdeki erkekler başka erkeklerle alay etmesin. Ne malum alay edilenler alay edenlerden belki daha değerli olabilir. Aynı şekilde kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler zira alay edilenler de alay edenlerden daha değerli olabilir. Birbirinizi ayıplayıp aşağılamayın. Birbirinize hoş olmayan lakaplar takmayın. İmana erdikten sonra fasıklık/yoldan çıkmak damgası yemek ne berbat bir şeydir. Artık kim bu davranışlardan vazgeçmezse işte onlar zalimlerin yanlışta ısrar edenlerin ta kendileridir. 32/18.20, 49/12
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
SİZ ey iman edenler! Hiçbir kişi ve zümre bir diğer kişi ve zümreyi hor görerek alaya almasın: belki diğerleri berikilerden daha değerli olabilirler. Yine bir kısım kadınlar da diğerlerini (böyle) görmesinler: ötekiler onlardan daha değerli olabilir. Asla birbirinizi[4643] itibardan düşürmek için karalamayın ve (kötü) lakaplar takarak yaralamayın: iman ettikten sonra fâsıklıkla anmak-anılmak ne berbat bir şey![4644] Ve kim (bu tür davranışlardan) pişmanlık duyup vazgeçmezse, işte zalim olanlar onlardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Ey imân etmiş olanlar! Bir kavim diğer bir kavim ile alay etmesin. Olabilir ki, onlar (o alay edilenler) ötekilerden daha hayırlı olurlar ve kadınlar da kadınlardan (bir kimseyi eğlenceye almasın). Olabilir ki onlar, ötekilerden daha hayırlı bulunurlar. Ve kendi nefislerinizi de ayıplamayınız ve kötü lakablar ile atışmayınız. İmândan sonra fâsıklık ne kötü addır ve her kim tevbe etmezse işte zalimler olanlar onlardır, onlar.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Ey iman edenler! Sizden hiçbir topluluk bir başka toplulukla alay etmesin. Ne mâlum? Belki alay edilenler edenlerden daha hayırlıdır. Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler. Belki de alay edilenler edenlerden daha hayırlıdır. Birbirinizi, (daha doğrusu kendilerinizi) karalamayın. Birbirinize kötü lakaplar takmayın. İman ettikten sonra insanın adının kötüye çıkması, fâsık damgası yemesi ne fena bir şeydir! Kim tövbe etmezse işte onlar tam zalim kimselerdir. [104, 1; 68, 11; 4, 29] {KM, Efeslilere 5, 3}
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Ey inananlar, bir topluluk, başka bir toplulukla alay etmesin. Belki (alay ettikleri kimseler), kendilerinden iyidirler. Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler. Belki onlar, kendilerinden iyidirler. Birbirinizde kusur aramayın; birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. İnandıktan sonra fısk adı, ne kötü bir şeydir! Kim tevbe etmezse, işte onlar, zalimdirler.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Ey inanıp güvenenler! Bir topluluk diğer topluluğu hafife almasın; hafife alınanlar daha iyi olabilirler. Kadınlar da başka kadınları hafife almasınlar; onlar daha iyi olabilirler. Birbirinizin kusurunu aramayın. Birbirinize kötü lakap takmayın. İnanmış bir kişiyi sapıklıkla nitelemek ne kötüdür! Dönüş yapmayanlar (tevbe etmeyenler) yanlış yapmış olurlar.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
-Ey iman edenler! Bir topluluk, diğer bir toplulukla alay etmesin. Alay edilenlerin, alay edenlerden daha hayırlı olması mümkündür. Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesin. Belki de onlar, bunlardan daha hayırlıdır. Birbirinizde ayıplar aramayın. Birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. İman ettikten sonra fasık adını almak ne kötüdür. Kim tevbe etmezse, işte onlar, zalimler onlardır.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Ey iman edenler! Bir topluluk başka bir topluluğu alaya almasın; belki de onlar kendilerinden daha hayırlıdır. Kadınlar da başka kadınları alaya almasın; belki de onlar kendilerinden daha hayırlıdır. Birbirinizi ayıplamayın; birbirinize kötü lâkaplar takmayın. İmandan sonra fasıklıkla anılmak ne kötü isimdir! Bu davranışlardan kim tevbe etmezse, işte onlar zalimlerin tâ kendileridir.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Ey inananlar! Bir topluluk başka bir toplulukla alay etmesin! Olabilir ki, alay ettikleri topluluk kendilerinden hayırlıdır. Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler. Alay ettikleri, kendilerinden hayırlı olabilir. Öz benliklerinizi ayıplamayın/kendi nefislerinizde ayıplar aramayın; birbirinize lakaplar yakıştırmayın. İmandan sonra sapıklıkla adlanmak ne kötü şeydir! Kim ki tövbe etmez, işte böyleleri zalimlerdir.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
iy anlar kim įmān getürdiler! yañśulamasuñ erenler erenleri ol kim olalar yigrek anlardan ne daħı 'avratlar 'avratlardan ola kim olalar yigrek anlardan. daħı 'ayıblamañ gendüzilerüñüzi daħı laķab eyidişmeñ laķablar-ıla. yavuzdur ad kim fısķdur įmān dan śoñra! daħı her kim tevbe eylemez ise şunlardur [275b] žālimler.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
İy mü’minler, masḫaralıġa almasun bir ḳavm bir ḳavmi. Ola kim anlar özlerinden yaḫşı olalar. ‘Avratlar daḫı biri birin masḫaralıġa almasun. Ola kimanlar özlerinden yigrek ola. Daḫı kendülerüñüzi ‘ayblamañuz. Daḫı biri bi‐rüñüze yamanlıġ‐ıla çaġırmañuz. Ne yaman addur fısḳ, īmāndan ṣoñra.Kim ki tevbe eylemese, pes anlar ẓālimlerdür.
Bunyadov-Memmedeliyev
Bunyadov-Memmedeliyev
Ey iman gətirənlər! Bir qövm digərini lağa qoymasın. Ola bilsin ki, onlar (lağa qoyulanlar) o birilərindən (lağa qoyanlardan Allah yanında) daha yaxşı olsunlar. Qadınlar da bir-birinə (rişxənd eləməsinlər). Bəlkə, onlar (rişxənd olunanlar) o birilərindən (rişxənd edənlərdən) daha yaxşıdırlar. Bir-birinizə tə’nə etməyin (ayıb tutmayın) və bir-birinizi pis ləqəblərlə (ey kafir, ey fasiq, ey münafiq və i. a.) çağırmayın. İman gətirdikdən sonra fasiq adını qazanmaq necə də pisdir. Məhz tövbə etməyənlər zalımlardır! (Özlərinə zülm edənlərdir!)
M. Pickthall (English)
M. Pickthall (English)
O ye who believe! Let not a folk deride a folk who may be better than they (are), nor let women (deride) women who may be better than they are; neither defame one another, nor insult one another by nicknames. Bad is the name of lewdness after faith. And whoso turneth not in repentance, such are evil doers.
Yusuf Ali (English)
Yusuf Ali (English)
O ye who believe! Let not some men among you laugh at others:(4929) It may be that the (latter) are better than the (former): Nor let some women laugh at others: It may be that the (latter are better than the (former): Nor defame nor be(4930) sarcastic to each other, nor call each other by (offensive) nicknames: Ill-seeming is a name connoting wickedness, (to be used of one) after he has believed: And those who do not desist are (indeed) doing wrong.*