Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 788, sondan 5449. ayet; 5. sure ve Mâide Suresinin 119. ayetidir. Mâide Suresi 119. ayetinin kelime sayisi 24, harf sayısı 102 ve toplam ebced değeri ise 9131 olarak hesaplanmıştır. Mâide Suresinin toplam ebced değeri 824694 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
قال الله هذا يوم ينفع الصادقين صدقهم لهم جنات تجري من تحتها الانهار خالدين فيها ابدا رضي الله عنهم ورضوا عنه ذلك الفوز العظيم
Allah, şöyle diyecek: “Bugün, doğrulara, doğruluklarının yarar sağlayacağı gündür.” Onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler vardır. Allah, onlardan razı olmuş, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte bu büyük başarıdır.
Babasız dünyaya gelmiş olan Hz. Îsâ’nın annesi olması dolayısıyla Hz. Meryem’in gerek Hıristiyanlık’ta gerekse İslâmiyet’te özel bir yeri ve değeri vardır. Kur’an’da kendi adına bir sûre bulunan ve değişik sûrelerde anılan Hz. Meryem’in öteki kadınlara üstün kılındığı yine Kur’an’da ifade edilmiştir (onun böyle bir mûcize olay için seçilmesinin insanlık tarihindeki önemi ve hikmetleri konusunda bk. Âl-i İmrân 3:42, 45-47). Ne var ki hıristiyanlar Tanrı inancı konusunda asırlarca süren bocalama süreci içinde Hz. Meryem’in bu seçkinliğine de farklı bir boyut getirmeye yönelmişler, hıristiyan mezheplerinde onun mahiyeti hakkında değişik teoriler ortaya konmuştur. Bu arada tarihî bilgiler Arabistan’da Collyridienler diye anılan bir sapkın hıristiyan grubunun Hz. Meryem’i tanrıça olarak kabul ettiğini göstermektedir. 116. âyette Allah’a nisbetle yer verilen “Ey Meryem oğlu Îsâ! İnsanlara sen mi ‘Allah’ın dışında beni ve annemi birer tanrı kabul edin’ dedin?” şeklindeki soru, gerek Hz. Meryem’i teslîs inancının ögesi haline getirecek kadar ileri giden hıristiyanları gerekse bu derecede olmasa bile genellikle Hz. Meryem’in mahiyeti hakkında aşırılıklar taşıyan hıristiyan telakkilerini mahkûm etmektedir (bu konuda bk. bu sûrenin 72-76. âyetlerinin tefsiri; Hz. Îsâ’nın vefat ettirilmesi ve –Allah katına– kaldırılması hakkında bilgi için bk. Nisâ 4:155-161). Hz. Îsâ’nın “Hakkım olmayan şeyi iddia etmek bana yakışmaz” şeklinde tercüme edilen sözündeki incelik, böyle bir sözü söylemeye hakkı olmadığını belirtmek değil, kendisinin asla mâbud olamayacağını ve böyle bir iddiada bulunamayacağını ifade etmektir. Âyetin bu kısmını “Gerçek olmayan bir şeyi söylemek bana yakışmaz” şeklinde anlayanlar da olmuştur.
Mehmet Okuyan
Allah şöyle demiş (olacak)tır: “Bu(gün), doğrulara, doğruluklarının yarar sağlayacağı gündür. Onlara, içinde [ebedî] kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Allah kendilerinden razı, onlar da O’ndan memnun olmuşlardır. İşte bu, büyük kurtuluştur.”
Benzer mesajlar: Tevbe 9:100; Mücâdele 58:22; Beyyine 98:8.
Bayraktar Bayraklı
Bu konuşmadan sonra Allah şöyle buyuracaktır: “Bu, doğrulara, doğruluklarının fayda vereceği gündür. Onlara, içinde süreli kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler vardır. Allah onlardan razı olmuştur, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte büyük kurtuluş budur.”
Allah: “Bugün, doğruluklarının doğrulara fayda sağlayacağı gündür.” dedi. Onlar için, içinden nehirlerin aktığı cennetler¹ vardır. Orada süresiz kalacaklar. Allah onlardan, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte büyük başarı budur.
Allah dedi ki: "Bu, doğrulara, doğru söylemelerinin (sadakat ve samimiyet göstermelerinin) yarar sağladığı gün (olacaktır) . Onlar için, içinde ebedi kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler vardır. Artık Allah onlardan razıdır, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte (asıl) büyük 'kurtuluş ve mutluluk' bu (olacaktır.) "
Allah diyecek ki: Bugün, öyle bir gündür ki gerçeklerin gerçekliği fayda eder ancak. Onlarındır kıyılarından ırmaklar akan cennetler, ebedi kalırlar orada. Allah onlardan razı olmuştur, onlar da ondan razı olmuşlardır. İşte budur en büyük kurtuluş.
Hesap günü Allah şöyle diyecektir. Bugün doğrulara doğruluklarının fayda verdiği gündür. Onlara içinde ebedi kalacakları, zemininden ırmaklar akan cennetler vardır. Allah onlardan razı olmuştur, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte büyük kurtuluş ve kazanç budur.
Allah:
“Îsâ'nın bu sözleri söylediği gün, doğrulara, samimi olanlara, imanda, İslâm'da sadâkatlerinin fayda vereceği gündür. Onlara altlarından ırmaklar akan cennet konakları var. Orada ebedî yaşayacaklar. Allah onlardan razı olmuştur. Onlar da Allah'tan razı olmuşlardır. İşte büyük mutluluk ve kazanç budur.” buyurdu.
Allah der ki: "Bu, doğrulara doğruluklarının yarar sağlayacağı bir gündür. Onlar için altından ırmaklar akan içinde sonsuza kadar kalacakları cennetler vardır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah'tan razı olmuşlardır. İşte büyük kurtuluş budur."
Allah dedi ki: 'Bu, doğrulara, doğru söylemelerinin yarar sağladığı gündür. Onlar için, içinde ebedi kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler vardır. Allah onlardan razı oldu, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte büyük 'kurtuluş ve mutluluk' budur.'
Allah şöyle buyurur: “-Bugün, doğru söyliyenlerin sadakatleri kendilerine fayda vereceği bir gündür. Onlara, ağaçları altından ırmakla akar cennetler vardır. Onlar orada devamlı olarak kalıcıdırlar. Allah kendilerinden razı olmuş, onlar da Allah'dan razı olmuşlardır. İşte bu, en büyük kurtuluş!...
Allah dedi ki: “İşte bugün doğrulukların, doğrulara fayda verdiği bir gündür. Onlar için ebedî kalacakları, altlarında nehirler akan cennetler vardır. Allah, onlardan razıdır. Onlar da Allah’tan razıdırlar. İşte en büyük kazanç budur.
Allah buyurur ki: «Bugün gerçeklerin gerçekliği fayda verir, altlarından ırmaklar akan cennetler var onlara, orda tüm sonsuz kalırlar», Allah onlardan hoşnut, onlar Allahtan hoşnut, bu büyük bir onmadır
(Ve Hesap Günü) Allah şöyle buyuracak: “Bugün sözlerine sadık olanların, doğruluklarının (kendilerine) fayda vereceği gündür. Onlar için, içinde ebedi kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Allah onlardan hoşnut olmuş, onlar da Allah'tan memnun olmuşlardır. İşte büyük başarı ve mutluluk budur!”
Allah, "Bu, doğrulara doğruluklarının fayda verdiği gündür; ebedi ve temelli kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetler onlarındır. Allah onlardan hoşnud olmuştur, onlar da Allah'tan hoşnud olmuşlardır, bu büyük kurtuluştur" dedi.
(Bu konuşmadan sonra) Allah şöyle buyuracaktır: Bu, doğrulara, doğruluklarının fayda vereceği gündür. Onlara, içinde ebedî kalacakları, zemininden ırmaklar akan cennetler vardır. Allah onlardan razı olmuştur, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte büyük kurtuluş ve kazanç budur.
ALLAH ilan edecek: "Bu, doğrulara doğruluklarının yarar sağladığı gündür." Onlar için içlerinden ırmaklar akan ve orada sürekli kalacakları cennetler (bahçeler) var. ALLAH onlardan, onlar da O'ndan hoşnut olmuştur. Büyük başarı işte bu...
Allah buyurdu ki: "Bu, sadıklara doğruluklarının fayda sağladığı gündür. Onlar için altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler vardır". Allah onlardan razı olmuş, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte büyük kurtuluş budur.
Allah buyurur ki: bu, işte sadıklara sadakatlerinin faide vereceği gündür, onlara altından ırmaklar akar cennetler var ebediyyen içlerinde kalmak üzere onlar, Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allahdan razı, işte o fevzı azîm bu
(Bu suâl ve cevablardan sonra) Allah dedi (diyecek) ki: «Bu (gün) doğru söyleyenlerin sadâkatları kendilerine fâide vereceği bir gündür. Altından ırmaklar akan cennetler — ki orada ebedî ve daimî kalıcıdırlar — Onlarındır. Allah kendilerinden raazî olmuşdur, kendileri de Ondan raazî olmuşlardır ve işte bu, en büyük kurtuluş ve seâdetdir».
(Bunun üzerine) Allah şöyle buyurur: “Bu (gün), doğru olanlara doğruluklarının fayda vereceği gündür!(2) Onlar için, altlarından ırmaklar akan Cennetler vardır; (onlar)orada ebedî olarak devamlı kalıcıdırlar. Allah onlardan râzı olmuştur ve (onlar da) O'ndan râzı olmuşlardır.” İşte büyük kurtuluş budur!
(2)“Yol ikidir: Ya sükût etmektir (susmaktır), çünki söylenilen her sözün doğru olması lâzımdır. Veya sıdktır (doğru söylemektir). Çünki İslâmiyet’in esâsı sıdktır. Îmânın hâssası (husûsiyeti) sıdktır. Bütün kemâlâta îsâl edici (ulaştırıcı) sıdktır. Ahlâk-ı âliyenin (yüksek ahlâkın) hayâtı sıdktır. Terakkıyâtın mihveri (merkezi) sıdktır. Âlem-i İslâm’ın nizâmı sıdktır. Nev‘-i beşeri kâ‘be-i kemâlâta îsâl eden(fazîletlerin zirvesine ulaştıran) sıdktır. Ashâb-ı Kirâm’ı bütün insanlara tefevvuk ettiren (üstün kılan)sıdktır. Muhammed-i Hâşimî (Aleyhissalâtü Vesselâm’ı) merâtib-i beşeriyenin (insanlık derecelerinin) en yükseğine çıkaran sıdktır.” (İşârâtü’l-İ‘câz, 86)
İlyas Yorulmaz
Allah “Bu hesap günü, (dünya hayatında) doğruları kabul edenlere, doğruluklarının kendilerine fayda vereceği gündür. Onlar için sürekli kalacakları, altlarından ırmakların aktığı cennetler vardır. Allah onlardan, onlarda Allah’dan razıdırlar. İşte bu büyük bir kurtuluştur” dedi.
Allah buyurdu ki bugün gerçek söyleyenlerin gerçeklikleri onlara fayda verir. Onlar için altında ırmaklar akar Cennetler vardır. Orada ebediyen kalırlar. Allah onlardan hoşnut olmuştur. Onlar da Allah/tan hoşnut olmuşlardır. İşte bu, büyük feyz ve saadettir.
Allah, “Bu, doğrulara doğruluklarının fayda verdiği gündür; Onlara altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Onda temelli kalıcılardır. Allah onlardan hoşnut olmuştur, onlar da Allah'tan hoşnut olmuşlardır, bu büyük kurtuluştur” dedi.
Son olarak Allah şöyle buyuracak: “İşte bu gün, sözlerine bağlı kalanlara sadakatlerinin fayda vereceği Gündür: Ağaçlarının altından ırmaklar çağıldayan ve sonsuza dek içerisinde yaşayacakları cennet bahçeleri onların olacaktır. Tüm bunların da ötesinde, Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte en büyük başarı, en büyük kurtuluş budur.” Öyleyse, mutlu sona ulaşmak için bilin ve unutmayın ki:
Allah dedi ki: -“İşte bu, Sâdıklar’a sadâkatlerinin yarar sağlayacağı gündür.
Onlara, içinde ebedî kalacakları, altından Irmaklar akan cennetler vardır.
Allah onlardan razı oldu.
Onlar da Allah’tan razı oldu.
Bu Çok Büyük Başarı / Kurtuluş’tur”.
Allah da: “işte bugün doğrulara doğruluklarının fayda vereceği gündür. Onlara Allah’ın kendilerinden râzı, onların da Ondan râzı olacakları zemîninden ırmaklar akan ve içlerinde ebedî olarak kalacakları cennetler vardır. İşte, en büyük kurtuluş da budur.” buyuracak.
[VE Hesap Günü] Allah şöyle diyecektir: 141 “Bugün sözlerine sadık olanlar hakikate sadakatlerinin faydasını görecekler: sonsuza kadar kalacakları, içinden ırmaklar akan hasbahçeler onların olacak; Allah onlardan çok hoşnuttur ve onlar da Allah'tan çok hoşnutturlar: Bu büyük bir mazhariyettir”.
O gün Allah ise şöyle diyecek; “İşte bugün, iman ve itaat sözüne sadakat gösterenlerin, sadakatlerinin hayrını göreceği gündür. Onlara, içinde ebedi kalacakları ve tabanından ırmakların çağladığı cennetler vardır.” Allah onlardan razı, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte bu, muhteşem bir kurtuluştur. 58/22, 98/8
(O GÜN) Allah şöyle diyecek: “Bugün, sözlerine sadık olanların sadâkatlerinin hayrını görecekleri gündür. Zemininden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetler onlarındır. Allah onlardan razı, onlar da Allah’tan razıdırlar: İşte bu muhteşem bir başarıdır.
Allah Teâlâ buyurdu ki: «Bu, sâdıklara sadâkatlarının faide vereceği bir gündür. Onlar için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır ki, onlar bunlarda ebedî olarak kalıcılardır. Allah Teâlâ onlardan razı olmuş, onlar da Allah Teâlâ'dan razı olmuşlardır. İşte bu, en büyük bir kurtuluştur.»
Bunlardan sonra Allah buyurur ki: “Bu gün o gündür ki, doğruların doğruluğu kendilerine fayda verir. Onlara içinden ırmaklar akan cennetler var. Orada daimî kalırlar. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah'tan razı olmuşlardır. İşte büyük başarı ve mutluluk budur! ”
Allah buyurdu: "Bu, sadıklara, doğruluklarının fayda sağlayacağı gündür. Onlar için altlarından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetler vardır." Allah onlardan razı olmuştur, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte büyük başarı budur!
Allah diyecek ki “Bugün doğruların doğruluklarından yararlanacağı gündür. İçinden ırmaklar akan cennetler onlarındır ve ebediyen orada kalacaklardır. Allah onlardan razıdır, onlar da Allah'tan razı olacaklardır. En büyük kurtuluş işte budur.”
Allah ise şöyle dedi:-İşte bugün, doğrulara doğrulukları fayda verir. Onlar için, içinde ebedi kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler vardır. Allah onlardan razı olmuştur. Onlar da Allah'tan razı olmuşlardır. İşte bu, büyük bir kurtuluştur.
Allah buyurur ki: Bugün, doğrulara doğruluklarının fayda verdiği gündür. Onlar için, ebediyen kalmak üzere, altlarından ırmaklar akan Cennetler vardır. Allah onlardan razıdır, onlar Allah'tan. Bu ise pek büyük bir kazanç ve kurtuluştur.
Allah buyurdu: "Özü-sözü doğru olanlara, doğruluklarının yarar sağlayacağı gün budur. Altlarından ırmaklar akan cennetler var onlar için. Sürekli kalacaklardır orada." Allah onlardan razı olmuştur, onlar da Allah'tan razı olmuşlardır. İşte budur büyük kurtuluş.
Tañrı Ta‘ālā eyide ol günde: Bu ol gündür ki yarar girçeklere girçekligi.Vardur anlar‐çun uçmaḳlar ki aḳar aġaçları altından ırmaḳlar, ebedī ḳalur‐lar anda. Tañrı Ta‘ālā rāżī olur anlardan, özleri daḫı rāżī olur Tañrı Ta‘ālādan. Ol ulu sa‘ādete yitişmek[dür].