Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 910, sondan 5327. ayet; 6. sure ve En'am Suresinin 121. ayetidir. En'am Suresi 121. ayetinin kelime sayisi 20, harf sayısı 96 ve toplam ebced değeri ise 4441 olarak hesaplanmıştır. En'am Suresinin toplam ebced değeri 933851 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ولا تأكلوا مما لم يذكر اسم الله عليه وانه لفسق وان الشياطين ليوحون الى اوليائهم ليجادلوكم وان اطعتموهم انكم لمشركون
Üzerine Allah adı anılmayan (hayvan)lardan yemeyin. Çünkü bu şekilde davranış fasıklıktır. Bir de şeytanlar kendi dostlarına sizinle mücadele etmeleri için mutlaka fısıldarlar. Onlara boyun eğerseniz şüphesiz siz de Allah’a ortak koşmuş olursunuz.[192]
Müşrikler ölmüş hayvan eti yerler ve aralarında, “Bakın, Muhammed ve ashabı kendi elleriyle kestikleri hayvanların etini yerler de Allah’ın öldürdüğü haramdır, derler” diye dedikodu yaparlardı. Âyet, müşriklerin durumuna düşmemeleri konusunda mü’minleri uyarmaktadır.
Burada ister kendiliğinden ölmüş olsun, ister kesilerek öldürülmüş olsun, Allah’ın ismi anılmadan kesilen hayvan etinin yenilmesi yasaklanmıştır. İmam Mâlik’e göre, kasten de olsa unutkanlık veya bilgisizlik neticesinde de olsa, Allah’ın adı anılmadan kesilen hayvanın etini yemek haramdır. Hanefîler’e göre sadece kasıtlı olarak Allah’ı anmadan kesilen hayvanın etini yemek haramdır. İmam Şâfiî ise âyetin asıl maksadının Allah’tan başkası adına kesilen hayvanın etini haram kılmak olduğunu düşünerek, böyle bir niyet bulunmadığı sürece, bilerek de olsa bilmeden de olsa, Allah’ın ismi zikredilmeden kesilen hayvanın etinin yenilebileceği hükmüne varmıştır.
Mehmet Okuyan
Üzerine Allah’ın adı anılmayan (hayvan)lardan yemeyin! Şüphesiz ki o elbette yoldan çıkmaktır. Şüphesiz ki şeytanlar, dostlarına sizinle mücadele etmeleri için vahyeder (fısıldar)lar. Onlara uyarsanız siz de müşrik olursunuz.
Burada ve En‘âm 6:112’de geçen [vahy] kavramıyla ilgili fiiller “fısıldamak” ve “vesvese vermek” gibi anlamlarda değerlendirilmelidir.
Bayraktar Bayraklı
Üzerine Allah'ın adı anılmadan kesilen hayvanlardan yemeyiniz! Şüphesiz bu büyük günahtır. Gerçekten şeytanlar dostlarına, sizinle mücadele etmeleri için telkinde bulunurlar. Eğer onlara uyarsanız, şüphesiz siz de Allah'a ortak koşanlardan olursunuz.
Üzerine Allah'ın adı anılmayanlardan yemeyin. Çünkü o fısktır.¹ Şeytanlar kendi evliyasına² sizinle mücadele etmelerini vahyederler³, eğer onlara uyarsanız kuşkusuz siz de müşriklerden olursunuz.
1- Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkan; iyi, doğru, güzel ve temiz şeylerden uzak kalan. Benliğine, yaradılışına uygun olmayan bir yola sapan. 2- Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş. Çevirilerde “Veli” ve velinin çoğulu olan “evliya” sözcüğüne “dost” olarak anlam verilmektedir. Oysaki bu sözcük, etik anlamıyla dostluğu değil; siyasi bağlamda yönetme, koruma, gözetilme anlamına gelmektedir. Kur'an, “dost” deyimi için halil sözcüğünü kullanmaktadır. (Örneğin, 2:254; 4:125; 17:73; 25:28) 3- Telkinde bulunurlar. Fısıldarlar.
Ahmet Akgül
Üzerinde Allah'ın isminin anılmadığı şeyi yemeyin; çünkü bu fısk'tır (yoldan çıkıştır) . Gerçekten şeytanlar (ve şerli odaklar) sizinle mücadele etmeleri için kendi dostlarına (işbirlikçi uşaklarına) gizli teklif ve tavsiyelerde (vahyeder gibi sinsi telkinlerde) bulunurlar. Eğer onlara itaat eder de (şirke ve şekavete yönelirseniz), şüphesiz siz de (artık) müşriklerden oluverirsiniz.
Allah'ın adı anılarak kesilmeyen hayvanları yemeyin ve şüphe yok ki kötülüktür bu ve şüphe yok ki Şeytanlar, sizinle çekişmeleri için dostlarına telkinde bulunurlar, onlara uyarsanız siz de şirk koşanlardan olursunuz.
Bu sebeple üzerine Allah'ın adı anılmayan şeylerden yemeyin, zira bu gerçekten yoldan çıkmaktır. Çünkü şeytanlar dostlarına, sizinle mücadele etmeleri için fısıldarlar.Eğer onlara uyarsanız biliniz ki, sizler de Allah'tan başka varlıklara, ilahlık yakıştıranlardan olursunuz.
Üzerlerine, Allah'ın adı anılmadan, Allah'ın adı zikredilmeden kesilen hayvanların etinden yemeyin. Bu, hak dinin dışına çıkan, isyankâr, bozguncu bir davranıştır. Şeytanlar, şeytan tıynetli ahlâksız azgınlar, sizin hayata geçirdiğiniz dinî esasları, ilkeleri değiştirme konusunda mücadele etmeleri için dostlarına telkinde bulunurlar. Eğer onlara uyarsanız, siz de ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak koşanlardan olursunuz.
Üzerine Allah'ın adı anılmamış olan (hayvanın eti)nden yemeyin. Şüphesiz o fısktır (yoldan kaymadır). Doğrusu şeytanlar dostlarına, sizinle tartışmaları için telkinde bulunmaktadırlar. Eğer onlara itaat ederseniz o zaman siz de müşrik olursunuz.
121.Ebu Davud, Hakim ve daha başkalarının Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiklerine göre bazı kimseler (Müslümanlara): "Allah`ın öldürdüğünü yemiyorsunuz ama sizin kendi öldürdüğünüzü yiyorsunuz" dediler. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.Taberani ve daha başkalarının Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiklerine göre de, Yüce Allah: "Üzerine Allah`ın adı anılmamış olan (hayvanın eti)nden yemeyin" diye buyurunca İran mecusileri Kureyşilere adam göndererek Muhammed (a.s.) ile tartışmalarını ve: "Senin kendinin bıçakla kestiğin helal oluyor da Allah`ın altın şimşirle kestiği (yani ölü hayvan eti) haram oluyor (bu nasıl iştir)?" demelerini istediler. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.
Ali Bulaç
Üzerinde Allah'ın isminin anılmadığı şeyi yemeyin; çünkü bu fısk'tır (yoldan çıkıştır). Gerçekten şeytanlar, sizinle mücadele etmeleri için kendi dostlarına gizli-çağrılarda bulunurlar. Onlara itaat ederseniz şüphesiz siz de müşriklersiniz.
Üzerlerinde Allah'ın ismi anılmamış (besmele çekilmemiş) olan hayvanlardan yemeyin. Çünkü onu yemek, emre aykırı harekettir (fıskdır). Doğrusu şeytanlar, sizinle mücadele etmek için, kendi dostlarına mutlaka telkinde bulunurlar. Ey müminler! Eğer siz onlara itaat ederseniz, muhakkak siz de Allah'a ortak koşanlar olursunuz.
Üzerinde Allah’ın isminin zikredilmediği şeylerden sakın yemeyin. Bu yemek, Allah’ın yasalarını çiğnemektir. Ve şüphesiz şeytanlar, sizinle mücadele etsinler diye dostlarına fısıldarlar. Eğer onlara itaat ederseniz, mutlaka siz de müşrik olursunuz.
Kesilirken, üzerinde Allahın adı anılmayandan yemeyiniz, bu buyrumdan dış bir iştir, sizinle çekişmekçin, şeytanlar dostlarına öğüt vermektedirler, onlara başeğerseniz, eş koşmuş olursunuz
Üzerinde Allah'ın adı (kasten) anılmayan (hayvanların etlerin)den asla yemeyin! Çünkü bu davranış tam bir yoldan çıkıştır. Ve (insanların kalplerindeki) şeytanî dürtüler, sahiplerine, sizi (neyin günah olduğu ve neyin olmadığı konusunda) tartışmaya çekmelerini fısıldarlar. Onlara boyun eğerseniz şüphesiz siz de Allah'a ortak koşmuş olursunuz.
Cemal Külünkoğlu En'am Suresi 121. Ayet Açıklaması
Bkz. 5:5 ve dipnotu.Allah’ın adının anılmaması konusunda kasıt olup olmadığına bakmak gerekir. Yenmesi helal olan bir hayvan kasıtlı olarak Allah’ın adı anılmadan kesilirse ya da Allah’tan başka varlıklara adanarak kurban edilirse haram olur. Yoksa unutularak besmele çekilmeden kesilen hayvanın eti haram olmaz.Ayetin ikinci pasajında; “şeytani dürtülerin, sahiplerini Allah’ın açık öğretileri konusunda seni tartışmaya çekmek istedikleri” ifade edilerek, tartışmaya girmemek konusunda ciddi uyarı vardır. Yani, eğer onlara ilgi gösterirsen, kendilerini adeta ahlakî ve mânevi meseleler konusunda kanun koyucular olarak görmüş olursun. Bu durumda da sadece Allah’a izafe edilmesi gereken pozisyonu onlarla paylaşmış olursun ki bu da Allah’a şirk koşmak olur.
Diyanet İşleri (Eski)
Üzerine Allah'ın adının anılmadığı kesilmiş hayvanları yemeyin, bunu yapmak Allah'ın yolundan çıkmaktır. Doğrusu şeytanlar sizinle tartışmaları için dostlarına fısıldarlar, eğer onlara itaat ederseniz şüphesiz siz müşrik olursunuz.
Üzerine Allah'ın adı anılmadan kesilen hayvanlardan yemeyin. Kuşkusuz bu büyük günahtır. Gerçekten şeytanlar dostlarına, sizinle mücadele etmeleri için telkinde bulunurlar. Eğer onlara uyarsanız şüphesiz siz de Allah'a ortak koşanlar olursunuz.
Aslında yenmesi helâl olan herhangi bir hayvan, kasden Allah’ın adı anılmadan kesilirse, o hayvanın etini yemek haram olur.
Edip Yüksel
Üzerinde ALLAH'ın ismi anılmayanlardan yemeyin. Çünkü o, yoldan çıkmadır. Şeytanlar, sizinle tartışmaları için dostlarına vahyeder. Onlara uyarsanız siz de ortak koşmuş olursunuz
Hayvanları keserken ve/veya etlerini yerken Tanrı'nın ismini anmalıyız. Hayvanı kesen kişinin o işlem anında Tanrı'yı anıp anmadığını bilmiyorsak veya keserken unutmuşsak, onu yerken anmalıyız. Bu ayet, genelde yanlış anlaşılmakta ve yabancı ülkelerde yaşayan dindarların lokantalardan etli yemek yememelerine yol açmaktadır. Oysa, bu ayeti 6:145 ve benzeri ayetlerin ışığında değerlendirdiğimizde bu ayetin anlamı netlik kazanır. Bu ayet, müslüman olmayanlar veya dinsizler tarafından kesilen hayvanları haram etmez. Tanrı'nın ismini andıkları hayvanları güya Tanrı'ya adadıkları için insanlara haram kılan, ve yemek için kestikleri hayvanların helal olması için üzerlerinde "özellikle" Tanrı'nın ismini anmayan müşriklerin bu uygulamasını protesto etmemizi öğütler bu ayet. Zira boyle bir uygulama, Tanrı'ya ortak koştukları din adamlarının uydurduğu bir şeriatten kaynaklanmakta ve Tanrı'dan başkası adına olmaktaydı. Nitekim 6:119 ayeti buna işaret etmektedir. Kısacası, 6:119-121, 145 ve 22:37 ayetleri dikkatle okunursa, bu ayetteki yasağın Tanrı'nın isminin dini amaçlarla özellikle anılmadığı müşriklerin kurbanları hakkında olduğu anlaşılır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Üzerlerine Allah'ın ismi anılmamış olanlardan yemeyin, çünkü onu yemek yoldan çıkmaktır. Şeytanlar, dostlarına, sizinle mücadele etmeleri için telkinde bulunurlar. Eğer onlara uyarsanız, muhakkak ki, Allah'a ortak koşanlardan olursunuz.
Üzerlerine Allah ismi anılmamış olanlardan yemeyin, çünkü o, kat'î bir fisktır, bununla beraber Şeytanlar kendi yararına sizinle mücadele etmeleri için mutlaka telkınatta bulunacaklardır, eğer onlara itâat ederseniz şüphesiz siz de müşriksinizdir
Üzerlerine Allahın ismi anılmayanlardan yemeyin. Çünkü bu, muhakkak ki bir fıskdır. Filhakıyka şeytanlar, sizinle mücâdele etmeleri için kendi dostlarına mutlakaa telkinlerde bulunurlar. Eğer onlara itaat ederseniz şübhesiz ki siz de Allaha eş tanıyanlarsınızdır.
Ve üzerine Allah'ın ismi anılmamış olan (besmele ile kesilmemiş hayvan)lardan yemeyin!(1) Çünki o gerçekten bir isyandır! Ve şübhesiz ki şeytanlar, dostlarına (helâl haram hakkında) sizinle mücâdele etmeleri için elbette telkinde bulunurlar. Eğer onlara uyarsanız, muhakkak ki (haramı helâl saymakla) siz de elbette müşrik kimselersinizdir.
(1)“Esbâb-ı zâhiriye (görünüşteki sebebler) eliyle gelen ni‘metleri, o esbab (sebebler) hesâbına almamak gerektir. Eğer o sebeb ihtiyâr (irâde) sâhibi değilse, meselâ hayvan ve ağaç gibi, doğrudan doğruya o ni‘meti Cenâb-ı Hakk hesâbına verir. Mâdem o, lisân-ı hâliyle بِسْمِ اللّٰهِ der, sana verir. Sen de Allah hesâbına olarak بِسْمِ اللّٰهِ de, al. Eğer o sebeb ihtiyâr sâhibi ise, o بِسْمِ اللّٰهِ demeli, sonra ondan al. Yoksa alma! Çünki, وَلَا تَاْكُلُوا مُمَّالَمْ يَذْكَرُاسْمُ اللّٰهِ عَلَيْهِ [Üzerine Allah’ın ismi anılmamış olan (besmele ile kesilmemiş hayvan)lardan yemeyin!] âyetinin ma‘nâ-yı sarîhinden (açık ma‘nâsından)başka bir ma‘nây-ı işârîsi (işâretle anlattığı bir ma‘nâsı da) şudur ki: ‘Mün‘im-i Hakīkī’yi (hakīkī ni‘met verici olan Allah’ı) hatıra getirmeyen ve O’nun nâmıyla verilmeyen ni‘meti yemeyiniz’, demektir. O hâlde hem veren بِسْمِ اللّٰهِ demeli hem alan بِسْمِ اللّٰهِ demeli. Eğer veren بِسْمِ اللّٰهِ demiyorsa, fakat sen de almaya muhtaç isen sen بِسْمِ اللّٰهِ de; verenin başının üstünde rahmet-i İlâhiyenin elini gör. Şükür ile öp. Ondan al.” (Lem‘alar, 17. Lem‘a, 139-140)
İlyas Yorulmaz
Allah’ın ismi anılmadan kesilmiş hayvanları yemeyin. Zira onları yemek yoldan çıkmaktır. Doğruların karşısına dikilmiş (şeytanlar) olanlar, yandaşlarına (kendilerini veliler edinenlere) sizinle mücadele etmeleri için telkinde bulunuyorlar. Eğer onlara itaat ederseniz, Allah’a ortak koşanlardan olursunuz.
Kesilirken Allah/ın adı anılmayan şeyi yemeyin; çünkü o [²], daire-i taatten çıkmaktır. Şeytanlar kendi dostlarına sizinle [³] mücadele etmek için, ilkaatta bulunuyorlar. Siz de onlara itaat ederseniz mutlak müşrik olursunuz.
İsmail Hakkı İzmirli En'am Suresi 121. Ayet Açıklaması
[2] Onu yemek, yahut Allah'ı anmamak.[3] Mecusilerin en muannitleri; dostları olan müşrikin-i Kureyş'e.
Kadri Çelik
Üzerine Allah'ın adının anılmadığı kesilmiş hayvanları yemeyin, bunu yapmak Allah'ın yolundan çıkmaktır. Doğrusu şeytanlar sizinle (bu konuda) tartışmaları için dostlarına telkinde bulunurlar. Eğer onlara itaat ederseniz şüphesiz siz şirk koşanlar olursunuz.
Ayrıca, kesilirken veya avlanılırken üzerinde Allah’ın adı kasten anılmayanhayvanların etlerinden sakın yemeyin! Zira bu davranış, Allah’ın emrine açıkça karşı gelmektir.Şunu da iyi bilin ki, tıpkı şeytanlar gibi İslâm mesajının karşısına dikilen Yahudi, Hıristiyan ve müşrik toplumların din ve siyaset önderleri, sizinle daha etkin biçimde mücâdele edebilsinler diye kendi müttefik ve dostlarına yeni taktik ve stratejiler öğreterek şeytanca fikirler ilham edeceklerdir.Dikkat edin; eğer verdikleri hükmü benimseyerek onlara gönülden itaat edecek olursanız, kesinlikle siz de Allah’tan başka varlıkların otoritesine boyun eğen birer müşrik konumunda olursunuz!Ve sonuçta, Allah’ın gazâbına uğrar, perişan bir duruma düşersiniz. Nitekim şu misal, bakın bu durumu ne güzel anlatıyor:
Üzerine Allah’ın adı anılmamış şeylerden yemeyin!
O, elbette bir fısktır / yoldan çıkıp sapmaktır.
Şeytanlar, sizinle mücadele etmeleri için veliyylerine vahyediyor.
Onlara itaat ettiyseniz, siz elbette Müşrikler’densiniz.
Üzerlerine Allah’ın ismi anılmayan şeylerden yemeyin. Çünkü onu yemek, büyük günâhtır.1 Gerçekten şeytanlar, dostlarına sizinle mücadele etmelerini telkin ederler. (Ey îman edenler!) Eğer onlara uyarsanız işte o zaman kesinlikle Allah’a ortak koşanlardan olursunuz.2
1 Bu hüküm, yenilmesi, içilmesi adet olan her şey için geçerlidir. Yani yenilen ve içilen şeyler üzerine mutlaka, “besmele” çekilmesi gerekir veya üzerine “besmele” çekilemeyen şeyleri yemek ve içmek haramdır. Fakihlerin çoğunluğu bu hükmün, kesilen hayvanlar için olduğu kanaatindedirler. Bk. (Bakara: 173, Mâide: 3, En’am: 118-119, 145)2 Bu ifâdeden, üzerine Allah’ın ismi zikredilmeyen şeylerden yemenin veya yenilecek şeyler üzerine Allah’ın, ismini anmamanın, sadece bir günâh olarak kalmayıp, şirk olacağı da anlaşılabilir.
Muhammed Esed
Bu nedenle, üzerinde Allah'ın adı anılmayan şeylerden yemeyin, zira bu gerçekten günahkarca bir davranış olur. Ve [insanların kalplerindeki] şeytanî dürtüler, sahiplerine, 106 sizi [neyin günah olduğu ve neyin olmadığı konusunda] tartışmaya çekmelerini fısıldarlar; ve eğer onlara uyarsan bil ki sen, Allah'tan başka varlıklara veya güçlere ilahlık yakıştıranlar [gibi] olursun. 107
Üzerine Allah’ın adı anılmadan kesilmiş hayvanlardan yemeyin. İşte bu, emre isyandır. Zira şeytanlaşmış insanlar, kendi dostlarına, sizinle uğraşıp ikna etmeleri için telkinde bulunurlar. Onlara uyarsanız, siz de müşriklerden olursunuz. 2/173, 6/138-145, 16/115, 22/34
Üzerine Allah’ın adı anılmayıp (başkasının adı anıldığı için) fısk olduğu muhakkak olan şeylerden yemeyin![1114] Ve şeytanlar kendi dostlarına, sizi (haramı-helali belirleme konusunda) tartışmaya çekmeyi telkin ederler;[1115] ve eğer onlara uyarsanız, hiç kuşkusuz siz Allah’tan başkasına ilâhlık yakıştırmış olursunuz.
Mustafa İslamoğlu En'am Suresi 121. Ayet Açıklaması
[1114] Ya da: “Üzerine Allah’ın adının anılmadığı şeylerden yemeyin, muhakkak bu fısktır.” Fakat bu tür bir çeviri dil açısından problemlidir. Şöyle ki: Bu ibareyi oluşturan iki cümleden birincisi fiil, ikincisi isim cümlesidir. Bu ikisinin arasında bağlaç bulunmaktadır. Dilde farklı türde iki cümleyi birbirine atfetmek hoş karşılanmamıştır. Bu da iki cümle arasındaki vavın atıf ya da başlangıç vavı olma seçeneklerini zayıflatmaktadır. Geriye vavın hâl olma seçeneği kalmaktadır ki; bu en isabetli seçenektir ve tercihimiz de bu gerekçeye dayanmaktadır (Bkz: İtkân II, 322; krş: Râzî). Dahası burada ifade edilenle “Allah’tan başkası adına kesilenlerin haram kılındığını” ifade eden bu sûrenin 145. âyeti arasındaki farklılık da böylece giderilmiş olmaktadır. Bu anlama göre kesilen bir hayvanda, “üzerine Allah’ın adının anılmış olması” değil, “O’ndan başkası adına kesilmemiş olması” yeter-şart olarak görülmektedir. Allahu a‘lem.
[1115] Bu ifade, insanın kendisine en yakın duyguları olan şeytanî ve ayartıcı güdülerini de doğal olarak kapsamaktadır. Burada insan, kendisine sürekli kötülüğü telkin eden benliğinin çekim alanına girme tehlikesine karşı uyarılmaktadır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Üzerine Allah Teâlâ'nın ismi zikredilmemiş olanlardan yemeyiniz. Ve şüphe yok ki, o bir fısktır ve muhakkak ki, şeytanlar sizinle mücadele etmeleri için kendi dostlarına ilkaatta bulunurlar. Ve eğer onlara itaat ederseniz şüphe yok ki, siz de müşriklersinizdir.
Allah adına kesilmeyen hayvanın etini yemeyin! Bu, Allah yolundan çıkmaktır, isyandır. Şeytanlar kendi adamlarına sizinle mücadele etmeleri için telkinlerde bulunurlar. Şayet onlara uyarsanız, siz de düpedüz müşrik olur çıkarsınız. [9, 31]
Zebiha konusunda üç türlü içtihad vardır. a-Allah’ın adı zikredilmeksizin boğazlanan hayvanın eti helâl değildir, besmele ister kasden, ister yanılarak terkedilsin (İbn Ömer, Nâfi, İmam Malik, Davud). b- Besmele şart değil, müstehabdır, ister kasden, ister sehven terk edilsin (İbn Abbas, Şafiî, İmam Ahmed). c- Besmeleyi unutarak terk etmek zarar vermez, fakat kesen kimse kasden terk etmiş ise o hayvanın eti helâl olmaz (Hz. Ali, Hasan el-Basrî, Ebû Hanîfe).
Süleyman Ateş
(Kesilirken) üzerine Allah'ın adı anılmayan(hayvan)lardan yemeyiniz! Çünkü o(nu yemek), yoldan çıkmadır. Şeytanlar, dostlarına, sizinle mücadele etmelerini fısıldarlar. Eğer onlara uyarsanız, şüphesiz siz de ortak koşanlar(gibi olur)sunuz.
Kesilirken, sırf fasıklık olsun diye, Allah’ın adının anılmadığı kesin ise o hayvanlardan yemeyin. Şeytanlar dostlarına, (bu gibi konularda) sizinle mücadele etmelerini fısıldarlar. Onlara uyarsanız kesinlikle müşrik olursunuz.
Süleymaniye Vakfı En'am Suresi 121. Ayet Açıklaması
[*] Şüpheli durumlarda yenebilir. Çünkü hiçbir helal, şüphe ile haram olmaz. Bir grup sahabî Resûlullâh'a: "Ey Allah'ın Resulü! Bazıları bize et getiriyor. Üzerine Allah'ın adını anıp anmadıklarını bilmiyoruz. Ondan yiyelim mi, yemeyelim mi?" diye sordular, dedi ki: "Siz Allah'ın adını anın ve yiyin!" (Buhârî, Zebâih, 21; Ebû Dâvûd, Edâhî, 13–19; İbn Mâce, Zebâih, 4.)
Şaban Piriş
Üzerine Allah'ın adı anılmayanlardan yemeyin. Bu, fasıklıktır. Şeytanlar, dostlarına sizinle mücadele etmeleri için fısıldarlar. Onlara uyarsanız, siz de müşriklerden olursunuz.
Üzerine Allah'ın adı anılmayan şeylerden yemeyin; çünkü bu Allah'a itaatten çıkmak olur. Şeytanlar ise, dostlarına, sizinle tartışmalarını telkin ederler. Onlara itaat ederseniz siz de müşrik olursunuz.
Üzerine Allah'ın adı anılmayanlardan yemeyin. Böyle bir şey tam bir yoldan çıkıştır. Şeytanlar kendi evliyasına/dost ve destekçilerine sizinle mücadele etmeleri için elbette ki vahiy gönderirler. O şeytan evliyasına boyun eğerseniz kesinlikle müşrikler oldunuz demektir.
daħı yimeñ andan kim anılmadı Tañrı adı anuñ üzere daħı bayıķ ol ma'śįyetdur. daħı bayıķ şeyŧānlar gizleyü söylerler ya'nį vesvese eylerler dostlarına tā ŧartışalar sizüñ-ile. daħı eger muŧį' olursañuz anlara bayıķ siz müşriķlersiz.
Daḫı yimeñüz ol nesneden ki añılmadı Tañrı Ta‘ālānuñ adı anuñüstine. Ol fısḳdur. Taḥḳīḳ şeyṭānlar ilḳā iderler dostlarına sizüñ bile çekiş‐meg‐içün. Daḫı eger uysañuz anlara siz müşriklerden olursız.