Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 261, sondan 5976. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 254. ayetidir. Bakara Suresi 254. ayetinin kelime sayisi 22, harf sayısı 87 ve toplam ebced değeri ise 5274 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (19) ل (9) م (8) bulunuyor.
Arapça Metin
يا ايها الذين امنوا انفقوا مما رزقناكم من قبل ان يأتي يوم لا بيع فيه ولا خلة ولا شفاعة والكافرون هم الظالمون
Ey iman edenler! Hiçbir alışverişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin olmadığı kıyamet günü gelmeden önce, size rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcayın. İnkâr edenler ise zalimlerin ta kendileridir.
İnsanlar dünyada bir şeye ihtiyaç duyduklarında ya bunu satın alırlar ya dostlarından karşılıksız temin ederler ya da bir yabancıdan –araya bir dostu veya tanıdığı koyarak– elde ederler. Âhirette bu üç imkândan hiçbiri mevcut değildir. Orada kulun muhtaç olduğu geçer akçe dünya hayatında yaptığı hayırlardır, Allah rızâsı için yapılan harcamalardır, âhirette biçmek için dünya tarlasına ekilen tohumlardır.
“Allah için harcama” şeklinde çevirdiğimiz infak “O’nun rızâsı dışında bir karşılık beklemeden harcamak” demektir. Bu ibadet maksadıyla ve usulüne uygun olarak yapılırsa zekât olur, sadaka olur, kurban olur; aile ve akrabaya yönelik olursa nafaka olur. Hâsılı burada infak geniş mânada kullanılmış, yalnızca savaşa gidenlere veya yoksullara yapılacak harcama ve yardım kastedilmemiştir.
Âhirette kulların amel defterleri dolu olursa (dünyada iken ibadet ve infak yapmış olurlarsa) o amellerin (geçer akçelerin) alacağı değerli şeyleri alırlar. Amel defterleri boş olursa dostluk ve şefaatle işlerini yürütemez, ihtiyaçlarını gideremezler. Çünkü orada aracılık ve şefaat Allah’ın iznine bağlıdır, özel durumlara mahsustur ve ortada adalet terazisi (mîzân) vardır.
“... şefaatin olmadığı” ifadesinden, bunu kayıtlayan ve açıklayan naslar olmasaydı, “âhirette hiçbir aracılığın ve şefaatin olmayacağı” sonucu çıkarılırdı. Halbuki hemen bunu takip eden âyette “Allah’ın izniyle şefaatin olabileceği” ifade edilmiştir. Ehl-i sünnet’e göre âhirette Allah Resulü’nün ümmetine şefaati olacaktır; bu husus birçok âyet ve hadiste bildirilmektedir (bk. Bakara 2:48). Hz. Peygamber’den başka genel olarak peygamberler, melekler, şehidler, Kur’an ve müminlerin şefaatlerine de izin verileceğine, bunların da bazı kimseler için şefaatçi olacaklarına dair hadisler vardır (Buhârî, “Tevhîd”, 24; Müslim, “Îmân”, 302; Ebû Dâvûd, “Cihâd”, 28; Dârimî, “Fezâilü’l-Kur’an”, 1).
Mehmet Okuyan
Ey iman edenler! Kendisinde artık alışveriş, dostluk ve şefaat bulunmayan gün (kıyamet) gelmeden önce, size verdiğimiz rızıktan [infak] edin (verin)! kâfirler elbette zalimlerdir.
Şefaat konusu Zümer 39:43-44. ayetler ışığında okunmalıdır.
Bayraktar Bayraklı
Ey iman edenler! Kendisinde hiçbir alışveriş, dostluk ve şefaatin olmayacağı gün gelmeden önce, size verdiğimiz rızıktan hayır yoluna harcayınız. Biliniz ki, hakikati inkâr edenler zâlimlerin ta kendileridir.[41]
[41] Şefaat hakkında hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, I, 419-426; XII, 431-432.
Erhan Aktaş
Ey iman edenler! Size rızık olarak verdiklerimizden infak¹ edin; İçinde hiçbir alışverişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin olmadığı gün gelmeden önce. Gerçeği yalanlayan nankörler, zalimlerin ta kendileridir.
1- Hayırlı işlere harcayın ve ihtiyaç sahiplerine karşılıksız yardım edin.
Ahmet Akgül
Ey iman edenler, hiçbir alış-verişin (çıkar ilişkisinin), hiçbir dostluğun (ve kişisel muhabbetin) ve (Allah’ın izni hariç) hiçbir şefaatin olmadığı (aracıların bulunmadığı) gün gelmezden evvel, size rızık olarak verdiklerimizden infak edin. (Ahireti ve ona hazırlık görmeyi inkâr eden) Kâfirler (var ya) ; onlar (kendilerine ve yakın çevresine) zulmedenlerdir.
Ey inananlar, sizi rızıklandırdığımız şeylerden bir kısmını yoksullara harcayın o gün gelip çatmadan ki o gün ne alışveriş var, ne dostluk, ne şefaat. Kafirlere gelince onlardır zalimler.
Ey iman edenler! Ne alışverişin, ne dostluğun ve ne de şefaatin olmadığı gün gelmeden önce size verdiğimiz rızıktan, Allah için harcayın. Ve bilin ki, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler, varlık sebebine aykırı davrananlardır.
Ey iman edenler, bedel ödeyerek kendinizi kurtaracak pazarlığın olmayacağı, dostluğun ve şefaatin fayda sağlamayacağı bir günün gelmesinden önce, Allah'ın size verdiği rızık ve servetin bir kısmını Allah yolunda karşılık beklemeden, gönüllü harcayın. Nankörlük ederek fukara hakkını esirgeyenler, işte onlar kendilerine yazık eden zalimlerdir.
Ey iman edenler! Alış verişin, dostluğun ve şefaatin olmayacağı gün gelmeden önce size rızık olarak verdiklerimizden harcayın. Kâfirler ise zalimlerin ta kendileridirler.
Ey iman edenler, hiç bir alış-verişin, hiç bir dostluğun ve hiç bir şefaatin olmadığı gün gelmezden evvel, size rızık olarak verdiklerimizden infak edin. Kâfirler... Onlar zulmedenlerdir.
Ey iman edenler, ne bir alışverişin, ne bir dostluğun ve ne de bir şefaatın bulunmadığı bir gün (Hesap günü) gelmeden önce size verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcayın. Kâfirler (yok mu), işte onlar zâlimdirler.
Ey iman edenler! Alışveriş, dostluk ve şefaatin fayda vermediği bir gün gelmeden, Bizim size verdiğimiz rızıktan nafaka ve sadaka verin. Kâfirler ise (o güne hazırlanmadıkları ve fakirleri gözetmedikleri için, hem kendilerine hem başkasına) zulmedenlerin ta kendileridir.
Ey inanmış olanlar! Alış veriş bulunmıyan, hem bir dostluk, hem de şefaat olmıyan, bir gün gelmeden önce, azığınızdan yediresiniz, kâfir olanlar, işte bunlar zalimlerdir
Ey inananlar! İçinde hiçbir alışverişin, dostluğun ve şefaatin/iltimasın bulunmadığı bir gün (kıyamet) gelmeden önce, size verdiğimiz rızıktan infak edin. Gerçekleri inkâr edenler zalimlerin ta kendileridir.
Cemal Külünkoğlu Bakara Suresi 254. Ayet Açıklaması
Şefaat konusunda Sebe sûresinin 23. âyetinin dipnotuna bakabilirsiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
Ey inananlar! Alışverişin, dostluğun, şefaatin olmayacağı günün gelmesinden önce sizi rızıklandırdığımızdan hayra sarfedin. İnkar edenler ancak yazık edenlerdir.
Ey iman edenler! Kendisinde artık alış-veriş, dostluk ve kayırma bulunmayan gün (kıyamet) gelmeden önce, size verdiğimiz rızıktan hayır yolunda harcayın. Gerçekleri inkâr edenler elbette zalimlerdir.
İnananlar, ne alışverişin ne dostluğun ve ne de şefaatin (aracılığın) olmadığı gün gelmeden önce size verdiklerimizden dağıtın. İnkar edenler zalimlerdir.
Şeytanın kurnazca tuzaklarından biri de İsa, Muhammed gibi güçsüz yaratıklara şefaat yetkisi uydurmasıdır. Kuran boyunca, ahiret gününde; sadece gerçeği itiraf etmekten ibaret bir şefaatin olabileceği belirtilerek, kurtarıcı bir şefaat yetkisinin olmadığı bildirilir. Muhammed'in biricik şefaati, Kuran'ı dinlemiyerek kendisini putlaştıranlar aleyhinde olacaktır. Bak 25:30; 72:21; 79:38. Ayrıca, 2:48; 2:123; 6:51; 6:70; 19:87; 20:109; 21:28; 39:44.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey iman edenler! Kendisinde hiçbir alış verişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin bulunmadığı bir gün gelmeden önce, size verdiğimiz rızıklardan Allah yolunda harcayın. Kâfirlere gelince, onlar zalimlerdir.
Ey o bütün iyman edenler size merzuk kıldığımız şeylerden infak edin: gelmeden evvel bir gün ki onda alım satım yok, dostluk da yok şefaat de yok kâfirler ise hep o zalimlerdir
Ey îman edenler, içinde ne bir alış veriş, ne bir dostluk, ne de bir şefaat (imkânı) bulunmayan bir gün gelmezden evvel size verdiğimiz rızıkdan (Hak yolunda) harcayın. Kâfirler zulmedenlerin ta kendileridir.
Ey îmân edenler! İçinde ne bir alış-veriş, ne bir dostluk, ne de (Allah'ın izni olmadıkça) bir şefâat bulunan bir gün gelmeden önce, sizi rızıklandırdığımız şeylerden (Allah yolunda) sarf edin! Kâfirler ise, zâlimlerin ta kendileridir.
Ey iman edenler! Alışverişin, yakın arkadaşlığın (hulletin) ve şefaatin olmadığı bir gün gelmezden önce, Allah’ın size rızık olarak verdiklerinden ihtiyaç sahiplerine verin. Gerçeği inkâr edenler (alışveriş, yakın arkadaşlık ve şefaat var diyenler) zalimlerin ta kendileridir.
Ey iman edenler! Alım, satım [⁶], halis dostluk, şefaat sökmeyen bir gün gelmeden evvel, size verdiğim rızıklardan harcedin [⁷] kâfirler ancak zâlim kimselerdir. [⁸].
İsmail Hakkı İzmirli Bakara Suresi 254. Ayet Açıklaması
[6] Yahut bedel, fidye.[7] Zekât verin.[8] Yâni kâfirlerden başka en büyük zâlimler yoktur. Yahut tehdide mahmuldür.
Kadri Çelik
Ey iman edenler! Alışverişin, dostluğun ve şefaatin olmayacağı günün gelmesinden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden infak edin. Kâfirler, zalimlerin ta kendileridirler.
Ey inananlar; hiçbir pazarlığın, dostluğun ve aracılığın olmadığı o dehşet verici Gün gelmeden önce, size verdiğimiz nîmetlerden bir kısmını Allah için ihtiyaç sahiplerine harcayın!Unutmayın ki, Allah’ın bahşettiği nîmetleri O’nun yolunda harcamaktan kaçınan nankörler, zâlimlerin ta kendileridir!Demek ki, bütün zulümlerin temelinde, insanların Allah’ı gereğince tanıyamamaları yatmaktadır. O hâlde, Rabb’inizi iyi tanıyın:
Ey iman edenler!
Ne alış-verişin, ne dostluğun, ne şefaatin bulunacağı bir gün gelmeden önce, sizi rızıklandırdığımız şeylerden harcayın!
Kâfirler’e gelince; onlar Zâlimler’dir.
Ey îman edenler, fidye verilerek, şefâat edilerek ve adamını bularak kurtuluşun olmadığı1 o (hesap) günü gelmeden önce, Allah’ın size rızık olarak verdiklerinden, Allah yolunda harcayın. İşte o kâfirler, zalimlerin ta kendileridirler.
1 Ehl-i Sünnete göre; buradaki şefâatin kabul olunmaması, özellikle kâfirler hakkındadır ve hitâp, küfürde ısrar edenlere mahsustur. Bu sebeple de kendiliklerinden şefâat edebilirler düşüncesiyle Peygamberler ve velîleri ilâhlaştırmak, haramdır.
Muhammed Esed
SİZ EY imana ermiş olanlar! Pazarlığın, dostluğun ve şefaatin geçerli olmayacağı bir Gün 246 gelmeden önce size rızık olarak bağışladığımız şeylerden [Bizim yolumuzda] harcayın. Ve bilin ki hakikati inkar edenler zalimlerin tâ kendileridir.
Ey iman edenler, içinde alışverişin, dostluğun ve de şefaatin/torpilin olmadığı bir gün gelmeden önce, size rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcayın. İnanmayarak kâfir olanlar, işte onlar yanlışta ısrar eden zalimlerin ta kendileridir. 6/94, 32/4, 26/100
Siz ey iman edenler! Kendisinde pazarlığın, dostluğun ve şefaatin olmayacağı gün gelmezden önce size rızık olarak bahşettiklerimizden harcayın![470] Zira nankörler zalimlerin ta kendileridir.[471]
Mustafa İslamoğlu Bakara Suresi 254. Ayet Açıklaması
[470] Allah’a güzel bir borç vermeden söz eden 245. âyete bir atıf var gibidir. Allah uğruna harcanmış hayat, servet ve buna benzer tüm değerlerin karşılığı kat kat fazlasıyla pazarlığın, dostluğun ve şefaatin olmadığı hesap günü geri ödenecektir (17:14; 43:67; 80:34-36). Âyet şu hakikati dile getirir: Gerçek bir ahlâkî davranışın garantisi âhiret inancıdır.
[471] Allah’a borç verecek kadar O’na güvenmeyenler hem “nankör” anlamında kâfir olurlar, hem de Allah’a itimat etmedikleri için imanlarını zayi ederek akidevi anlamda “kâfir” olurlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ey imân etmiş olanlar! Size rızk olarak verdiğimiz şeylerden infak ediniz. Bir günün gelmesinden evvel ki, onda ne alım satım, ne dostluk, ne de şefaat vardır. O kâfirler ise işte zalim olanlar onlardır.
Ey iman edenler! Ne alışverişin, ne bir dosttan yardım beklemenin, ne de bir kimseden şefaat ummanın mümkün olmadığı bir gün gelmeden önce, size nasip ettiğimiz şeylerden harcayın! Kâfirler, zalimlerin ta kendileridir. [2, 101]
Ey inananlar, ne alışverişin, ne dostluğun ve ne de şefaatin olmadığı gün gelmezden önce, size verdiğimiz rızıktan (Allah için) harcayın. Kafirler, zalimlerin ta kendileridir.
Müminler! Size rızık olarak ne vermişsek, ondan hayra harcayın. Bunu; alışveriş, dostluğun ve şefaatin olmayacağı gün gelmeden yapın. Bunları görmemekte direnenler yanlışlar içindedirler.
-Ey iman edenler, İçinde alışverişin, dostluğun ve de şefaatin olmadığı bir gün gelmezden önce, size rızık olarak verdiklerimizden infak edin. İnkar edenler, işte onlar, zalimlerdir.
Ey iman edenler! Sizi rızıklandırdığımız şeylerden bağışta bulunun—öyle bir günden önce ki, o günde ne bir alışveriş olur, ne bir dosttan yardım beklenir, ne de kimseden bir şefaat umulur. O günü inkâr edenler ise, zalimlerin tâ kendileridir.
Ey iman edenler! Alış-verişin, dostluğun, şefaatin olmadığı o gün gelmeden önce size verdiğimiz rızıktan infak edip dağıtın. Küfre sapanlar zalimlerin ta kendileridir.
ay anlar kim įmān getürdiler! nafaķa virüñ andan kim rūzį virdük size; andan ilerü kim, gele bir gün kim śatı yoķdur anuñ içinde daħı yoķdur dürüstlik; daħı yoķdur şafa'at. daħı kāfirlerdür, anlar žālimler.