Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 931, sondan 5306. ayet; 6. sure ve En'am Suresinin 142. ayetidir. En'am Suresi 142. ayetinin kelime sayisi 16, harf sayısı 70 ve toplam ebced değeri ise 4197 olarak hesaplanmıştır. En'am Suresinin toplam ebced değeri 933851 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ومن الانعام حمولة وفرشا كلوا مما رزقكم الله ولا تتبعوا خطوات الشيطان انه لكم عدو مبين
Yine O, hayvanlardan da irili ufaklı var edendir.[198] Allah’ın size rızık olarak verdiğinden yiyin de şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır.
Arapça’da cennet (çoğulu cennât) kelimesi “bahçe” anlamına gelirse de, âyetin devamındaki “ma‘rûşe” (çardak) kelimesi dikkate alındığında cennât kelimesini “bağlar” şeklinde tercüme etmek daha isabetli olur. Zemahşerî, “muhtelifen ükülühû” ifadesini “rengi, tadı, hacmi ve kokusu değişik” şeklinde açıklamıştır (II, 44). Yukarıdaki âyetlerde bazı Câhiliye uygulamalarının hükümsüz olduğu belirtildikten sonra burada tekrar sûrenin asıl konusu olan itikadî meselelere dönülerek yeryüzünü türlü nimetlerle bezeyen yüce Allah’ın kudretinin sınırsızlığına ve buna işaret eden delillerin zenginliğine dikkat çekilmesi yanında; müşriklerin, yukarıda değinilen telakkilerinin aksine, sahiplerinin bu tür meyve, ekin ve hayvanların ürünlerinden ve genel olarak Allah’ın insanlar için yarattığı rızıklardan istifade etmenin temelde mubah olduğu, bu sebeple onlardan öncelikle kendilerinin yemeleri veya kullanmalarında bir sakınca bulunmadığı; bunun yanında, başkalarının da bu ürünlerde zekât, sadaka, nafaka, komşu hakkı gibi hakları olduğu belirtilmekte ve bu hakkın ödenmesi emredilmektedir.
Mehmet Okuyan
Hayvanlardan yük taşıyanı ve tüyünden (kılından) döşek yapılanları da (yaratandır). Allah’ın sizi rızıklandırdığı şeylerden yiyin! Şeytanın adımlarını izlemeyin! Şüphesiz ki o, sizin için apaçık bir düşmandır.
Hayvanlardan yük taşıyanı da, tüyünden döşek yapılanı da yaratan yine O'dur. Allah'ın size verdiği rızıklardan yiyiniz, şeytanın ardına düşmeyiniz. Şüphesiz o, sizin için apaçık bir düşmandır.
Ve hayvanlardan yük taşıyanlar ve serilecek olanlar/döşek yapılanlar var. Allah'ın rızık olarak verdiklerinden yiyin. Şeytanın adımlarını izlemeyin. O sizin için apaçık bir düşmandır.
Hayvanlardan yük taşıyan ve (yünlerinden, tüylerinden) döşek (ve türlü giyecek) yapılanları da (yaratan O'dur) . Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden yiyip (yararlanın) ve şeytanın adımlarına uymayın (şaşkınlık ve şımarıklığa kaymayın) . Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır. (Şeytani dürtüleri ve düzenleri terk edin.)
Hayvanlardan yüklerinizi taşıyanlar var, yününden faydalandıklarınız var ve onları da yaratan o Allah'ın, sizi rızıklandırdığı şeyleri yiyin ve Şeytan'ın izini izlemeyin; şüphe yok ki o, size apaçık bir düşmandır.
Hayvanlardan yük taşıyanı ve yününden döşek ve sergi yapılanları da yaratan O'dur. Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden yiyin, şeytanın izinde gitmeyin. Unutmayın ki o şeytan, kendisi görünmese de sizin apaçık düşmanınızdır.
O, hayvanlardan yük taşıyanları, etleri yenenleri ve yünlerinden döşekler, giyim eşyaları yapılanları yaratandır. Allah'ın size verdiği rızıklardan yiyin. Şeytanın, şeytan tıynetli ahlâksız azgınların, şeytanî güçlerin peşlerine takılmayın, izlerinden gitmeyin. Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır.
Hayvanlardan da yük taşıyan ve kesilen (veya tüylerinden döşekler yapılan) [16] türler yarattı. Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden yiyin ve şeytanın izinden gitmeyin. Şüphesiz o sizin için açık bir düşmandır.
16.Ayeti kerimenin metninde geçen "ferş" kelimesi hakkında müfessirler farklı açıklamalarda bulunmuşlardır. Bazılarına göre bununla kesim için beslenen hayvanlar kastedilmektedir. Çünkü bunlar kesilmek için yere yatırılır. Bazı müfessirler ise bununla binek olarak kullanılmaya elverişli olmayan küçük hayvanların kastedildiğini söylemişlerdir. Bir başka açıklamaya göre de burada kastedilenler yünlerinden veya kıllarından döşek vs. yapılan hayvanlardır.
Ali Bulaç
Hayvanlardan yük taşıyan ve (yünlerinden, tüylerinden) döşek yapılanları da (yaratan O'dur). Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden yiyin ve şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır.
Davarlardan yük taşıyanı, tüyünden döşek ve sergi yapılacak hayvanları yaratan O'dur. Allah'ın size halâl olarak rızık verdiği şeylerden yeyin. Fakat şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o, sizin için açık bir düşmandır.
Eti yenilen hayvanlardan da, hem binek hem kesimlik için yaratmıştır. Allah’ın size verdiği rızıktan yiyin, şeytanın adımlarına uymayın. (Bu helaldir, bu haramdır demeyin.) Şüphesiz o şeytan size apaçık bir düşmandır.
Hayvanlardan yük taşıyanı da tüyünden döşek yapılanı da yaratan O'dur. Allah'ın size rızık olarak verdiği şeylerden yiyin, şeytanın ardına düşmeyin! Şüphesiz o sizin için apaçık bir düşmandır.
Cemal Külünkoğlu En'am Suresi 142. Ayet Açıklaması
“Şeytan”, Arapça “Şetane” kelimesinden rahmetten uzaklaştı, Hakk ’tan uzak oldu; “Şata” kökünden ise, “öfkeden tutuştu, kahroldu” gibi anlamlara gelir. İnsandaki bütün şer dürtülerin ortak adı olarak da değerlendirilir Şeytan. Dini ıstılahta ise, Kehf suresinin 18:50. ayetinde de anlatıldığı gibi; Allah’ın Âdem’e secde emrine karşı gelip isyan ettiği için Allah’ın rahmetinden kovulan ve insanların amansız düşmanı olan, cin taifesinin inkârcı kesiminden gizli bir varlık olarak tanımlanır. “Şeytan” kelimesi Kur’an’da tekil olarak 63 ve çoğul/şeyatîn olarak 17 yerde geçmektedir. Ayette, verilen nimetler hatırlatılıyor ki, bu nimetlerin sahibi hatırlansın ve insanın en büyük düşmanı olan şeytanın ardına düşülerek cehenneme gidilmesin.
Diyanet İşleri (Eski)
Hayvanları da yük ve kesim için yaratan Allah'tır. Allah'ın size verdiği rızıktan yiyin, şeytana ayak uydurmayın, o size apaçık bir düşmandır.
Hayvanlardan yük taşıyanı ve tüyünden döşek yapılanları yaratan O'dur. Allah'ın size verdiği rızıktan yeyin, şeytanın ardına düşmeyin; şüphesiz o sizin için apaçık bir düşmandır.
Âyette geçen «hamûle», yük taşıyan hayvan demektir; «ferş» ise henüz binilme çağına gelmemiş küçük hayvan veya yününden, kılından yaygı, sergi ve döşek yapılabilen hayvanlardır. Yatırılıp kesilen hayvan manasına da gelir.
Edip Yüksel
Çiftlik hayvanları, binmeniz, kesmeniz veya kendilerinden yatak malzemesi çıkarmanız içindir. ALLAH'ın size verdiği rızıklardan yeyin ve şeytanın adımlarını izlemeyin; çünkü o sizin apaçık düşmanınızdır.
Hayvanlardan da (çeşit çeşit yarattı). Kimi yük taşır, kiminin yününden döşek yapılır. Allah'ın size verdiği rızıktan yiyin ve şeytanın adımlarına uymayın (peşinden gitmeyin); çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır.
En'âm içinden gerek yük götüreni ve gerek serileni vücude getiren de o, Allâhın size merzuk kıldığı ni'metlerden yiyin fakat Şeytanın adımlarına uymayın, çünkü o sizin için açık bir düşmandır
Davarlardan yük taşıyacak (tüyünden) döşek yapılan (hayvan) ları yaratan da Odur. Allahın size (halâl kılıb) rızık yapdığı şeylerden yeyin. Şeytanın izleri ardınca gitmeyin. Çünkü o sizin apaçık bir düşmanınızdır.
Sağmal hayvanlardan yük taşıyanı ve (kesilmek için) yere yatırılanı da (sizin için yaratan O'dur). Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden yiyin ve şeytanın adımlarına uymayın! Çünki o, size apaçık bir düşmandır.(2)
(2)“Şeytanların kâinâtta îcad cihetinde hiçbir medhalleri (müdâhaleleri) olmadığı, hem Cenâb-ı Hakk rahmet ve inâyetiyle (yardımıyla) ehl-i hakka tarafdâr olduğu (...) hâlde, hizbü’ş-şeytanın (şeytan tarafdarlarının) çok def‘a ehl-i hakka galebe etmesinin hikmeti nedir? Ve ehl-i hak, her vakit şeytanların şerrinden Cenâb-ı Hakk’a sığınmasının sırrı nedir? El-cevab: Hikmeti ve sırrı şudur ki: Ekseriyet-i mutlaka ile (çoğunlukla) dalâlet ve şer, menfîdir, tahribdir, ademîdir (yokluktan ibârettir), bozmaktır. Ve ekseriyet-i mutlaka ile hidâyet ve hayır, müsbettir, vücûdîdir (varlığa dâirdir), i‘mardır, ta‘mirdir. Herkesçe ma‘lûmdur ki: Yirmi adamın yirmi günde yaptığı bir binâyı, bir adam, bir günde tahrîb eder. (...)İşte bu sırdandır ki: Ehl-i dalâlet, hakīkaten zaîf bir kuvvetle pek kuvvetli ehl-i hakka bazen gālib oluyor. Fakat ehl-i hakkın öyle muhkem (sağlam) bir kal‘ası var ki, onda tahassun ettikleri (sığındıkları) zaman, o müdhiş düşmanlar yanaşamazlar ve bir halt edemezler. Eğer muvakkat bir zarar verseler, وَالْعاَقِبَةُ لِلْمُتَّق۪ينَ [(Güzel) âkıbet, takvâ sâhiblerinindir] sırrıyla, ebedî bir sevab ve bir menfaatle o zarar telâfi edilir. O kal‘a-i metîn, o hısn-ı hasîn (sağlam kale) ise, şeriat-ı Muhammediye Aleyhissalâtü Vesselâm’dır ve sünnet-i Ahmediye Aleyhissalâtü Vesselâm’dır.” (Lem‘alar, 13. Lem‘a, 71)Ayrıca, şeytanın yaratılıp insana musallat edilmesindeki hikmetler için bakınız; (sahîfe 141, hâşiye 1)
İlyas Yorulmaz
Yük taşınan, (yünlerinden ve kıllarından) yataklar ve kilimler yaptığınız hayvanlar var. Allah’ın rızık olarak verdiklerinden yiyin ve şeytanın (yenilen, içilen, helal ve haramlar hususunda) adımlarına uymayın, zira o size apaçık bir düşmandır.
Davarlardan yük taşıyacak, tüyünden de döşek yapılacak hayvan yapan yine O/dur [⁷]. Allah/ın size merzuk kıldıklarından yiyin. Şeytanın izlerine uymayın; çünkü o, size apaşikâr bir düşmandır.
İsmail Hakkı İzmirli En'am Suresi 142. Ayet Açıklaması
[7] Öküz gibi yük yükletilecek, koyun, keçi gibi zebh olunup tüyünden döşek yapılacak hayvanlar.
Kadri Çelik
Yük taşıyan büyük baş hayvanları da (kesilirken) yerlere serilen küçükbaş hayvanları (da O yaratmıştır). Allah'ın size verdiği rızıktan yiyin, şeytanın adımlarına uymayın, o size apaçık bir düşmandır.
Evcil hayvanlardan da, kimini yük taşımak, kiminin de etinden, sütünden, derisinden, yününden... faydalanmak üzere yaratıp emrinize âmâde kılan, O’dur. O hâlde, Allah’ın size bahşettiği nîmetlerden yiyin için, fakat sakın harama yönelerek yahut Allah’ın helâl kıldığı bu tertemiz nîmetleri yasaklayarak (7. A’râf: 31)şeytanın izinden gitmeyin; zira o, sizin apaçık düşmanınızdır!Bakın, şeytanın izinden gidenler, Allah’ın tertemiz nîmetlerini saçma sapan gerekçelerle yasaklayarak insanlığı bu güzelliklerden nasıl mahrum bırakıyorlar:
Yük taşıyıcı ve yün yapıcı olmak üzere Ehil Hayvanlar / EN’ÂM’dan da (yetiştirdi).
Allah’ın sizi rızıklandırdığı şeylerden yiyin!
Şeytan’ın adımlarına uymayın!
O, sizin için açık bir düşmandır.
Kimi yük taşıyan ve kimi de yatırılıp kesilen1 hayvanları yaratan da O Allah’tır. (Ey îman edenler!) Allah’ın size rızık olarak verdiği şeylerden yiyin ve sakın şeytanın peşinden gitmeyin. Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır.
1 Hamule: Yük götüren, ağırlık çeken tahammüllü demektir ki çektiği yüke “humule” denilir. Bunu lisanımızda hamule şeklinde söyleyenler yanlış söylerler. Ferş: Kelime anlamıyla döşek demektir. Burada kastedilen anlamı ise; döşek gibi yere döşenen, yatırılıp kesilen veya yünlerinden, kıllarından döşekler, sergiler, ayakkabılar yapılan veya yer yüzüne serilip yayılan demektir. Yani, “enam denilen yumuşak hayvanattan da hamule ve ferş (yükler taşıyan ve yatırılıp kesilen şeyler) yarattı” demektir.
Muhammed Esed
Yük taşımaya mahsus olan ve etleri için beslenen hayvanlardan, Allah'ın size rızık olarak verdiklerini yiyin ve Şeytan'ın izinden gitmeyin: 129 unutmayın, o sizin apaçık düşmanınızdır!
Hayvanlardan yük taşıyanı da vardır, tüylerinden yatak/yorgan yapılanları da. Allah’ın size rızık olarak verdiklerinden yiyin, fakat şeytanlaşmış kişilerin peşinden gitmeyin. Unutmayın ki o sizin apaçık düşmanınızdır. 2/168, 16/5...8-80-81, 36/60...64-72-73
Ve yük taşımaya elverişli olan ve olmayanıyla[1134] hayvanlardan, Allah’ın size rızık olarak verdiklerini yiyin ve şeytanın izinden gitmeyin: Unutmayın ki o sizin apaçık düşmanınızdır.
Mustafa İslamoğlu En'am Suresi 142. Ayet Açıklaması
[1134] Ferşen, “yaygı ve sergi” anlamına gelir. Karnı yere yakın olduğu için yük vurmaya elverişli olmayan hayvanlardan kinaye kullanılmış olmalıdır. Kimileri lafzî anlamdan yola çıkarak “yününden sergi, döşek yapılan” karşılığını verir. Tercihimiz, bu ibareyle ma‘rûşâtin ğayra ma‘rûşâtin (141) arasındaki benzerliğe dayanır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve hayvanlardan yük taşıyanları ve serilecek olanları (da O yaratmıştır). Allah Teâlâ'nın size rızk kıldığı şeylerden yiyin ve şeytanın izlerine uymayın. Şüphe yok ki o, sizin için apaçık bir düşmandır.
Davarlardan da çeşit çeşit yarattı: kimi yük taşır, kiminin yününden ve kılından sergi yapılır. Allah'ın size verdiği rızkından yiyin, fakat şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o sizin besbelli bir düşmanınızdır.
Hayvanlardan da (çeşit çeşit yarattı,) Kimi yük taşır, kiminin tüyünden sergi yapılır. Allah'ın size verdiği rızıktan yeyin, şeytanın adımlarını izlemeyin (onun peşinden gitmeyin). Zira o, sizin için apaçık bir düşmandır.
Âyetteki ferş kelimesi, sergi anlamına geldiği gibi, yatırmak anlamına da gelebilir. Yatırmak, boğazlamaktan kinâyedir. O zaman mânâ şöyle olur: "Hayvanlardan kimini yük taşımak, kimini yatır(ılıp bağazlan)mak için yaratmıştır.
Süleymaniye Vakfı
(Allah) En’amın bazısını yük taşımak, bazısını da binmek için (yaratmıştır). Allah'ın size azık olarak verdiklerini yiyin. Şeytanın izinden gitmeyin. O sizin açık düşmanınızdır.
Hayvanlardan yük taşıyan ve (yününden) yatak yapılanlar vardır. Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden yiyin, fakat, şeytanın izinden gitmeyin. Çünkü o, sizin apaçık düşmanınızdır.
Yük taşıtıp yününden yararlandığınız hayvanları da O yarattı. Allah'ın size verdiği rızıklardan yiyin, ama şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o sizin apaçık düşmanınızdır.
Hayvanlardan yük taşıyanı da yaygı/döşek yapılanı da yaratan yine O'dur. Allah'ın size verdiği rızıklardan yiyin, şeytanın adımlarını izlemeyin! Çünkü o sizin için açık bir düşmandır.
Daḫı ḥayvānlaruñ ba‘żısını ḳılduḳ size yük getürmeg‐içün ve ba‘żısını yimeg‐içün. Yiñüz ol rızḳdan ki size virdi Tañrı Ta‘ālā. Daḫı uymañuz şeyṭān yol‐larına. Taḥḳīḳ size ol ulu düşmandur.