Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 930, sondan 5307. ayet; 6. sure ve En'am Suresinin 141. ayetidir. En'am Suresi 141. ayetinin kelime sayisi 31, harf sayısı 146 ve toplam ebced değeri ise 14991 olarak hesaplanmıştır. En'am Suresinin toplam ebced değeri 933851 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
وهو الـذي انشا جنات معروشات وغير معروشات والنخل والزرع مختلفا اكله والزيتون والرمان متشابها وغير متشابه كلوا من ثمره اذا اثمر واتوا حقه يوم حصاده ولا تسرفوا انه لا يحب المسرفين
O, çardaklı-çardaksız olarak bahçeleri, ürünleri, çeşit çeşit hurmalıkları ve ekinleri, zeytini ve narı (her biri) birbirine benzer ve (her biri) birbirinden farklı biçimde yaratandır.[196] Bunlar meyve verince meyvelerinden yiyin. Hasat günü de hakkını (öşürünü)[197] verin, fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.
Arapça’da cennet (çoğulu cennât) kelimesi “bahçe” anlamına gelirse de, âyetin devamındaki “ma‘rûşe” (çardaklı) kelimesi dikkate alındığında cennât kelimesini “bağlar” şeklinde tercüme etmek daha isabetli olur. Zemahşerî, “muhtelifen ükülühû” ifadesini “rengi, tadı, hacmi ve kokusu değişik” şeklinde açıklamıştır (II, 44). Yukarıdaki âyetlerde bazı Câhiliye uygulamalarının hükümsüz olduğu belirtildikten sonra burada tekrar sûrenin asıl konusu olan itikadî meselelere dönülerek yeryüzünü türlü nimetlerle bezeyen yüce Allah’ın kudretinin sınırsızlığına ve buna işaret eden delillerin zenginliğine dikkat çekilmesi yanında; müşriklerin, yukarıda değinilen telakkilerinin aksine, sahiplerinin bu tür meyve, ekin ve hayvanların ürünlerinden ve genel olarak Allah’ın insanlar için yarattığı rızıklardan istifade etmenin temelde mubah olduğu, bu sebeple onlardan öncelikle kendilerinin yemeleri veya kullanmalarında bir sakınca bulunmadığı; bunun yanında, başkalarının da bu ürünlerde zekât, sadaka, nafaka, komşu hakkı gibi hakları olduğu belirtilmekte ve bu hakkın ödenmesi emredilmektedir.
Mehmet Okuyan
Çardaklı ve çardaksız bahçeler, hurma(lar), ürünleri çeşitli ekinler, birbirine benzeyen ve benzemeyen biçimde zeytin ve narları yaratan O’dur. Her biri meyve verdiği zaman meyvesinden yiyin! Toplandığı gün de hakkını ([zekât]ını ve [sadaka]sını) verin (fakat) israf etmeyin! Şüphesiz ki O, israf edenleri sevmez.
Bu ayet En‘âm 6:99. ayetle birlikte okunmalıdır.,Bu ifade tarımsal ürünlerde, dolayısıyla zekat ve sadaka gibi ekonomik içerikli ibadetlerde “bir yıl” beklenmesi gerektiği kabulünü geçersiz kılmaktadır.,Bu cümle infakın, sadakaların ve elbetteki zekâtın edilen “kâr”dan değil, sahip olunan “mal”dan verilmesi gerektiğinin apaçık delilidir. Benzer mesajlar: Tevbe 9:103; İsrâ 17:26; Rûm 30:38; Zâriyât 51:19; Me‘âric 70:24.,Benzer mesaj: A‘râf 7:31.
Bayraktar Bayraklı
Çardaklı ve çardaksız bahçeleri, ürünleri, çeşit çeşit hurmaları, sebzeleri, zeytinleri, narları yaratan O'dur. Her biri meyve verdiği zaman, meyvesinden yiyiniz. Devşirilip toplandığı gün de hakkını/zekât ve sadakasını veriniz. İsraf etmeyiniz, çünkü Allah isrâf edenleri sevmez.
Asmalı ve asmasız bahçeleri, çeşit çeşit hurmaları; zirai ürünleri, birbirine benzeyen ve benzemeyen zeytin ve narları yetiştiren O'dur. Her biri meyve verdiği zaman, meyvesinden yiyin. Hasat zamanı da onun hakkını¹ verin. İsraf² etmeyin, kuşkusuz O, israf edenleri sevmez.
Asmalı ve asmasız bahçeleri, hurmaları ve tadları farklı ekinleri, zeytinleri ve narları -birbirine benzer ve benzeşmez şekilde- yaratan O'dur. (Ekinleriniz ve bahçeleriniz) Meyve verdiğinde bunların ürünlerinden yiyin (ve değerlendirin…) Hasat günü (fakirlerin) hakkını da verin. (Ama) İsraf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.
Öyle bir mabuttur ki çardaklı ve çardaksız bağları, bahçeleri, tatları çeşitli hurmaları, ekilmiş şeyleri, bir bakıma birbirine benzeyen, bir bakıma benzemeyen zeytinleri ve narları yetiştirip meydana getirir. Meyve verince meyvelerinden yiyin, devşirme günü hakkını da israf etmemek şartıyla verin, şüphe yok ki o, müsrifleri sevmez.
O'dur hem ekilip biçilen ve hem de kendiliğinden yetişen bahçeleri var eden, hurma ağaçlarını, çeşit çeşit mahsüller veren tarlaları, zeytin ağacını ve narı meydana getiren, hepsi yaratılış ve gelişme ilkelerinde birbirine benzer ama yapı, görüntü ve tad olarak birbirinden çok farklıdır. Olgunlaştığında onların meyvelerinden yiyin ve yoksullara mahsülün toplandığı gün, haklarını verin ve Allah'ın nimetlerini israf etmeyin, şüphesiz O israf edenleri sevmez.
O asmalı ve asmasız üzüm bağları, hurmalıklar, ürünleri çeşit çeşit ekinler, birbirlerine benzeyen ve benzemeyen zeytinlikler ve nar bahçeleri yetiştirendir. Meyveleri olgunlaştığı zaman meyvesinden bir miktar yeyin. Hasat zamanı da Allah'ın, ihtiyaç sahipleri ve mahlûkat için tanıdığı, belirlediği sorumluluğu yerine getirin, onların hakkını verin. Cahilce davranarak, meşru sınırları aşarak mallarınızı harcamayın, mükellefiyetleri dışında insanlardan ağır vergiler almayın. Şu bir gerçektir ki, Allah meşru harcama sınırını aşanları, insanlara ağır mükellefiyetler yükleyen kanun koyucuları-idarecileri sevmez.
bk. Kur’an- Kerim, 17:26; 30:38; 51:19; 7024; et-Tefsîru’l-Kebir, 13:210-211. Bu âyetteki (...yeyin) ifadesi, ihtiyacı olanın, canı çekenin serbestçe izin almadan, dalındaki meyvadan, mah-sulden yiyebileceği şeklinde anlaşılmaktadır.
Ahmet Varol
Çardaklı ve çardaksız bahçeler meydana getiren, tatları birbirinden farklı hurmalar ve ekinler, birbirine benzeyen ve benzemeyen zeytinler ve narlar yaratan O'dur. Ürün verdiğinde ürününden yiyin ve hasad gününde de hakkını verin. İsraf da etmeyin. Çünkü O israf edenleri sevmez.
Asmalı ve asmasız bahçeleri, hurmaları ve tadları farklı ekinleri, zeytinleri ve narları -birbirine benzer ve benzeşmezyaratan O'dur. Ürün verdiğinde ürününden yiyin ve hasad günü hakkını verin; israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.
Çardaklı ve çardaksız üzüm bağlarını, tadları ve yemişleri muhtelif hurmaları, hububatı (tahılları), zeytinleri, narları, birbirine hem benzer, hem de benzemez bir halde meydana getiren Allah'dır. Her biri mahsûl (ürün) verdiği zaman mahsulünden yeyin. Hasad (devşirme) günü de hakkını (zekât ve sadakasını) verin; israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.
Çardaklı ve çardaksız bağlar inşa eden, değişik yiyecekler olarak hurma ve ekinleri yaratan, birbirlerine benzeyen ve benzemeyen zeytin ve nar icad eden O Allah’tır. O nimetlerden her biri meyve verdiğinde onun meyvesinden yiyin. Harman günü de hakkını (zekâtını) verin. Fakat israf etmeyin. Şüphesiz Allah, müsrifleri sevmez.
Çardaklı, çardaksız bahçeler ile, yemişi çeşitli, hurmaları, ekinleri, birbirine benzeşen, benzeşmeyen, zeytini, narı da yaratan o, yemişinden yiyiniz, yemişlenince, harman günü, hakkını da verin, israf etmeyin, Allah sevmez israf eyliyenleri
Çardaklı ve çardaksız (asmalı ve asmasız üzüm) bağları/bahçeleri, tatları çeşit çeşit hurmaları, ekinleri, (renk, koku ve lezzetleriyle) birbirine benzeyen ve benzemeyen zeytin ve narları yaratan O'dur. Meyve verdikleri zaman onların meyvelerinden yiyin ve hasat edildiği zaman da hakkını (öşrünü ve sadakasını) verin. İsraf etmeyin! Çünkü Allah israf edenleri sevmez.
Cemal Külünkoğlu En'am Suresi 141. Ayet Açıklaması
Burada bahsedilen hak; öşür ve sadakadır. Bu hakkın verilmesi için zekâtta olduğu gibi mahsulün üzerinden bir yıl geçmesi gerekmez. Ürünün elde edilmesinden hemen sonra verilmesi gerekir. İnfak konusunda Bkz. 17:26, 30:38, 51:19, 70:25
Diyanet İşleri (Eski)
Çardaklı ve çardaksız bağları inşa eden Allah'tır. Tadları çeşitli ekin ve hurmaları, zeytin ve narı birbirine benzer ve benzemez şekilde yaratan O'dur. Ürün verdiği zaman ürününden yiyin, devşirildiği ve biçildiği gün hakkını verin; israf etmeyin, çünkü Allah müsrifleri sevmez.
Çardaklı ve çardaksız (üzüm) bahçeleri, ürünleri çeşit çeşit hurmaları, ekinleri, birbirine benzer ve benzemez biçimde zeytin ve narları yaratan O'dur. Herbiri meyve verdiği zaman meyvesinden yeyin. Devşirilip toplandığı gün de hakkını (zekât ve sadakasını) verin, fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez.
Çardaklı ve çardaksız bahçeleri, ürünleri çeşit çeşit hurmaları, ekinleri, zeytinleri ve narları -benzer veya farklı- yaratan O'dur. Her biri meyve verdiği zaman meyvesinden yeyin ve hakkını da hasat gününde verin. Savurganlık yapmayın; O, savurganları sevmez.
Zekat yardımı o kadar önemlidir ki Tanrı Rahmetini zekat verenlere ayırmıştır (7:156). Ancak Müslümanlar bu emri terkederek zekatı yılda bir defaya indirdiler. Elimize geçen gelirin zekatını vakit geçirmeden vermeliyiz. Vereceğimiz zekatın oranı, israf edip kendimizi muhtaç kılmamak veya cimri davranmamak koşuluyla bize birakılmıştır. Bak 2:219; 17:29.
Elmalılı Hamdi Yazır
Asmalı ve asmasız (üzüm) bahçeleri, hurmaları, ürünleri çeşit çeşit ekinleri, zeytinleri ve narları, birbirine benzer ve benzemez biçimde yaratan O'dur. Her biri meyve verince meyvesinden yiyin, hasat günü de hakkını (zekat ve sadakasını) verin; amaisraf etmeyin, çünkü O, israf edenleri sevmez.
O ma'ruş ve gayri ma'ruş Cennet âsâ bağları: O tatları, yemişleri muhtelif mezruâtı, o hurmaları, zeytinleri, narları, birbirlerine hem benzer hem benzemez bir halde vücude getiren hep odur, her biri mahsul verince mahsûlünden yiyin, hasad günü hakkını da verin, bununla beraber israf etmeyin, çünkü o israf edenleri sevmez
O çardaklı ve çardaksız cennet (gibi üzüm) bağ (larını), o meyveleri ve tadları çeşidli hurmaları, mezrûâtı, zeytinleri, narları — birbirine hem benzer, hem benzemez bir halde — yaratıb yetişdiren Odur (Allahdır). Her biri mahsul verdiği zaman mahsulünden yeyin. Devşirildiği ve toplandığı gün de hakkını (sadakasını) verin. İsraf etmeyin. Çünkü O (Allah) israf edenleri sevmez.
Çardaklı ve çardaksız bağları, hurma ağaçlarını, meyvesi muhtelif ekinleri, birbirine benzeyen ve benzemeyen zeytinleri ve narları meydana getiren de O'dur.(Herbiri) meyve verdiği zaman meyvesinden yiyin ve hasad edildiği gün hakkını (öşrünü)verin ve (O'nun rızâsı dışında harcayarak) isrâf etmeyin!(1) Çünki O, isrâf edenleri sevmez.
(1)“Hâlık-ı Rahîm, nev‘-i beşere verdiği ni‘metlerin mukābilinde şükür istiyor. İsraf ise şükre zıddır, ni‘mete karşı hasâretli (zararlı) bir istihfaftır (hafîfe almadır).” (Lem‘alar, 19. Lem‘a, 146)Ayrıca iktisad ve israf hakkında bakınız; (Lem‘alar, 19. Lem‘a, 146-155)
İlyas Yorulmaz
Ekilebilir ve ekilemeyen bahçeleri, hurmaları, çeşit çeşit ürünler veren tarlaları, zeytinleri ve tatları birbirine benzeyen ve benzemeyen narları yaratan O dur. Onların verdiği ürünleri yiyin. Ürünleri olgunlaşıp da hasat ettiğinizde, fakirlerin haklarını verin ve israf edipte aşırı gitmeyin, Allah israf edenleri sevmez.
Asmalı, asmasız bağları [⁴]; herbirinin yenecek şeyleri başka başka olacak [⁵] hurma ağaçları ile ekini; birbirine hem benzer, hem benzemez zeytin, nar ağaçlarını peyda eden O/dur. Meyvalandığı zaman onların meyvasından yiyin. Biçildiği günde hakkını verin [⁶], israf etmeyin. Çünkü Allah müsrifleri sevmez.
İsmail Hakkı İzmirli En'am Suresi 141. Ayet Açıklaması
[4] Yahut halkın diktiği nebat ile hüday-ı nâbit olanı.[5] Tatları başka, görünüşleri başka.[6] Zekâtını verin.
Kadri Çelik
Çardaklı ve çardaksız bağları inşa eden Allah'tır. Tatları çeşitli ekin ve hurmaları, zeytin ve narı, birbirine benzer ve benzemez şekilde yaratan O'dur. Ürün verdiği zaman ürününden yiyin, devşirildiği ve biçildiği gün hakkını verin. İsraf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez.
Asmalı ve asmasız üzüm bağlarını, tatları ve meyveleri birbirinden farklı hurmaları, ekinleri, zeytinleri ve narları –hem birbirine benzer, hem de bambaşka renk, koku ve lezzette— yaratan O’dur. Meyve verdikleri zamanmeyvelerinden yiyin fakat ürünlerinin toplanacağı hasat günü fakirlerin hakkını da verin; sakın meşrû olmayan yerlere harcama yaparak veya yoksulun hakkını çiğneyerek yâhut ihtiyaçtan fazlasını harcayarak ya da aşırı lükse kaçarak, bu nîmetleri israf etmeyin! Çünkü Allah, israf edenleri sevmez!
Yemesi çeşitli hurmayı ve ekini, birbirine benzeyen ve benzemeyen Zeytin’i ve Nar’ı bitirip yetiştiren de; çardaklı ve çardaksız bahçeleri inşa’ eden de O’dur.
Ürün verdikleri zaman ürünlerinden yiyin!
Hasat edildiği zaman hakkını verin!
(İsraf edip) Aşırı gitmeyin!
O, Aşırı Gidenler’i sevmez.
Asmalı ve asmasız çeşit çeşit bahçeleri, hurmaları, meyveleri farklı ürünleri, birbirine benzer ve birbirinden farklı zeytinleri, narları, yaratan, hep Odur. İşte bunların her biri meyve verince meyvesinden yiyin, hasat günü de (Allah’ın) hakkı (olan zekâtı)nı verin.1 Fakat asla israf etmeyin, çünkü O israf edenleri sevmez.
1 Burada bahsedilen hak; zekât, öşürdür. Bu hakkın verilmesi için mahsulün üzerinden bir yıl geçmesi (havl’ül hevelan) şart değildir. Bu zekât yani öşrün, mahsulün elde edilmesinden hemen sonra verilmesi gerekir. Aynı konu için Bk. (Zariyat: 19, Mearic: 25)
Muhammed Esed
Zira O'dur [hem] ekilip biçilen ve [hem de] kendi başına yetişen bahçeleri, 127 (var eden,) hurma ağaçlarını, çeşit çeşit mahsuller veren tarlaları, zeytin ağacını ve narı meydana getiren: [hepsi] birbirine benzer ve hepsi birbirinden çok farklıdır! 128 Olgunlaştığında onların meyvelerinden yiyin ve [yoksullara] mahsulün toplandığı gün haklarını verin. Ve [Allah'ın nimetlerini] israf etmeyin: kuşkusuz O müsrifleri sevmez!
Zira O’dur aynı topraktan çıktığı halde çardaklı ve çardaksız bahçeleri, tadı birbirine benzeyen ve benzemeyen çeşitli hurma ve ekinleri, zeytin ve narları yaratan. Meyve verdikleri zaman onların meyvelerinden yiyin ve hasat zamanı geldiğinde fakire hakkını verin, fakat israf ederek savurganlık yapmayın. Çünkü O, aşırılık yapanları sevmez. 6/99, 7/31, 13/4, 17/26, 36/33
Ve O’dur insan eliyle yetiştirilen ve kendi başına yetişen bahçeleri[1131] bağları, hurmagilleri, çeşit çeşit ürün veren tarlaları, biri diğerine çok benzeyen ve biri diğerinden çok farklı[1132] zeytingilleri ve narı var eden. Her biri ürün verdiğinde ürünlerinden yiyin ve hasat günü (yoksullara) haklarını verin; fakat israf etmeyin: Unutmayın ki O israfçıları sevmez.[1133]
Mustafa İslamoğlu En'am Suresi 141. Ayet Açıklaması
[1131] Taberî’nin İbn Abbas’tan naklen aktardığına dayanarak. Lafzen “çardaklı ve çardaksız” anlamına gelen ma‘ruşâtin ve ğayra ma‘rûşâtin ibaresi, bir sonraki âyetin başında yer alan hamûleten ve ferşen ibaresiyle ilginç bir uyum oluşturmaktadır. Bu dikkate alındığında, bu ibareye “yerde yetişen gövdesiz ve ağaçta yetişen gövdeli bitkiler” anlamı da verilebilir.
[1132] Bu ifade için bkz: not 82.
[1133] İsraf, amaçsızca saçıp savurmaktır (17:26).
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve O, o zâttır ki, yeryüzüne döşenmiş ve döşenmemiş bostanları ve yenilmesi muhtelif hurmaları ve ekinleri ve birbirine benzer ve benzemez bir halde zeytin ve nar ağaçlarını yaratmıştır. Onlardan herbirinin meyvelendiği zaman meyvesinden yiyiniz, biçildiği gün de hakkını veriniz ve israfta bulunmayınız, şüphe yok ki, Allah Teâlâ müsrifleri sevmez.
Asmalı - asmasız bağ ve bahçeleri, mahsûlleri, çeşit çeşit hurma ve ekinleri, birbirine şekil ve renk yönünden benzer, tat bakımından benzemez tarzda yaratıp yetiştiren hep O'dur. Her biri mahsul verince ürününden yiyin, devşirildiği gün hakkını (öşürünü) da verin, israf etmeyin, çünkü O müsrifleri sevmez.
Bu âyet, öşrün bütün mahsulleri kapsadığına dair İmam Ebû Hanife’nin delillerindendir. Zekât âyetlerinin Medine’de indiğini düşünenler, buradaki hakkın, Mekke döneminde vacip kılınan bir sadaka olduğunu söyler ve 51,19 ve 70, 24 âyeti ile irtibat kurarlar. “Mamafih bu âyette hak, mutlak olduğundan, zekâta yani öşüre şamil olduğu söylenebilir.”
Süleyman Ateş
Çardaklı ve çardaksız (üzüm) bahçeleri, ürünleri çeşit çeşit hurma(ları), ekin(ler)i, zeytinleri, narları -birbirine benzer, benzemez biçimde- yaratan hep O'dur. Her biri meyva verdiği zaman meyvasından yeyin, hasat günü hakkını (sadakasını) verin; fakat israf etmeyin; çünkü O, israf edenleri sevmez!
Çardaklı, çardaksız bahçeleri, yemesi farklı hurmaları ve ekinleri, birbirine benzeyen ve benzemeyen zeytinleri ve narları var eden O’dur. Bunlar ürün verince ürünlerinden yiyin. Hasat gününde de O’nun hakkını verin. Sakın saçıp savurmayın. O saçıp savuranları sevmez.
Süleymaniye Vakfı En'am Suresi 141. Ayet Açıklaması
[*] Zekatı
Şaban Piriş
Çardaklı ve çardaksız bahçeleri, tadı çeşitli hurma ve ekinleri, birbirine benzeyen ve benzemeyen zeytin ve narları yaratan O'dur. Meyve verdikleri zaman onların meyvelerinden yiyin ve hasat edildiği zaman da hakkını verin. İsraf etmeyin. Çünkü O, müsrifleri sevmez.
Asmalı ve asmasız bağları, çeşitli tatlarda hurma ve ekinleri, zeytin ve nar ağaçlarını, kimi birbirine benzer, kimi benzemez şekilde yaratan Odur. Ürün verdiklerinde onların ürününden yiyin; hasat gününde de yoksulun hakkını verin.(23) Yalnız israf etmeyin. Çünkü Allah müsrifleri sevmez.
(23) Mekke döneminde, daha Müslümanların kendileri ihtiyaç içinde ve baskı altında iken yoksulları gözetme emrinin inmiş olması son derece dikkat çekicidir. İlk inen âyetlerde bu buyruklar yer aldığı gibi, en son inen ve Bakara Sûresinin sonlarında yer alan âyetlerde de uzun uzun yoksulların ve zayıfların gözetilmesi emredilmiş, faiz yasağı üzerinde önemle durulmuştur. İslâm terbiyesinin o âyetlerle varacağı mertebe, Mekke döneminin bu âyetlerinden belli olmakta ve bu dinin bütün insanlığa huzur ve esenlik getirmek üzere gönderildiği açıkça anlaşılmaktadır.
Yaşar Nuri Öztürk
Çardaklı ve çardaksız bahçeleri, ürünleri çeşit çeşit hurmaları, sebzeleri, zeytinleri, narları, birbirine benzer ve benzemez biçimde oluşturan O'dur. Her birinin meyvesinden, olgunlaştığı zaman yiyin ve hasat gününde onun hakkını da verin. İsraf etmeyin, Allah israf edenleri sevmez.