Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 985, sondan 5252. ayet; 7. sure ve A'raf Suresinin 31. ayetidir. A'raf Suresi 31. ayetinin kelime sayisi 16, harf sayısı 64 ve toplam ebced değeri ise 4174 olarak hesaplanmıştır. A'raf Suresinin toplam ebced değeri 1054938 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure المص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (11) ل (5) م (4) ص (0) bulunuyor.
Arapça Metin
يا بني ادم خذوا زينتكم عند كل مسجد وكلوا واشربوا ولا تسرفوا انه لا يحب المسرفين
Kureyş ve diğer birkaç soylu kabile dışındaki müşrikler, başlıca kutsal mekânlarını çıplak ziyaret eder; ziyaret dönemlerinde et, yağ, süt gibi değerli gıda maddelerini yemezler; diğerlerini ise çok az yerler ve bunun dinî bir vecîbe olduğuna inanırlardı (bk. Taberî, VIII, 159-163). Âyet bu bâtıl uygulamayı ilga etmekte, ibadet sırasında örtünme zorunluluğu getirmektedir; ayrıca haram olduğuna dair özel hüküm bulunmayan maddelerin yenilip içilmesine de –israfa kaçmamak şartıyla– izin vermektedir. Âyetin özel maksadı, kutsal mekânları çıplak vaziyette ziyaret veya tavaf etmeyi yasaklamaktır. Ancak bu durum, hükmün genel olduğu anlamını çıkarmaya mâni değildir. Nitekim bütün ilgili kaynaklarda âyetin, gerek ibadet sırasında gerekse sair zamanlarda edep kurallarına uygun şekilde giyinmeyi farz kıldığı belirtilir.
Mehmet Okuyan
Ey âdemoğulları! Her secdede ziynetinizi takının! Yiyin, için, israf etmeyin! Şüphesiz ki O, israf edenleri sevmez.
Bu buyruk, ibadetlerde temiz ve güzel giyimli olmanın şart olduğunu göstermektedir.,Benzer mesaj: En’âm 6:141.
Bayraktar Bayraklı
Ey Âdemoğulları! Her mescide çıkışınızda/ibadetinizde elbiselerinizi giyiniz; yiyiniz, içiniz, fakat isrâf etmeyiniz; çünkü Allah israf edenleri sevmez.
1- Allah'a boyun eğilen, saygı gösterilen yerde; mescitlerde 2- Özenli, bakımlı olun. Ahlaklı, erdemli, edepli, temiz ve güzel davranış sahibi olun. 3- Haddinizi aşıp, hakka tecavüz etmeyin.
Ahmet Akgül
Ey Ademoğulları, her mescit yanında (namaza çıktığınızda) ziynetlerinizi takının. (Temiz ve güzel elbiselerle, takva ve teslimiyetle camiye gidin. Helâl ve temiz nimetlerimi) Yiyin için, ama israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez. (Allah gereksiz ve gösteriş için yapılan harcamadan hoşlanmamaktadır.)
Ey Âdemoğulları! Allah'a kulluk olsun diye, yapıp ettiğiniz her işte, kendinize çeki düzen verin, yiyip için, fakat saçıp savurmayın; çünkü Allah savurganları sevmez.
Ey Âdemoğulları, her ibadet edilen yerde, her mescide gidişinizde, insan içine çıkarken güzel elbiselerinizi giyin, yeyin, için. Ölçülü, sağlıklı ve meşru yeme-içme sınırını aşmayın. Allah ölçüsüzleri, sağlıklarını bozanları, meşru yeme-içme sınırını aşanları sevmez.
31.Müslim`in, Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre cahiliye döneminde kadınlar Ka`be`yi çıplak olarak tavaf ediyor ve bu esnada sadece cinsel organlarını bir kumaş parçasıyla örtüyorlardı. Bu ayeti kerime de bununla ilgili olarak indirildi.Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan nakledilen bir başka rivayete göre de cahiliye döneminde gündüz erkekler gece de kadınlar Ka`be`yi çıplak olarak tavaf ediyorlardı. Bu ayeti kerime de bununla ilgili olarak indirildi.Bu iki rivayet birbirine ters değildir. Aksine bir bütünlük arzetmektedir.Mücahid`in rivayet ettiğine göre Yemen`den bazı kimseler Ka`be`yi tavaf için Mekke`ye geldiklerinde: "İçinde günâh işlediğimiz elbiselerle tavaf yapmam uygun olmaz" diyerek, birilerinden emanet peştemal isterler bunu da bulamayınca çıplak olarak Ka`be`yi tavaf ederlerdi. Bunun üzerine Yüce Allah böyle buyurdu.Bu ayeti kerimenin iniş sebebi konusunda daha başka rivayetler de nakledilmiştir. Ancak tümünde ayeti kerimenin, cahiliye Araplarının Ka`be`yi çıplak olarak tavaf etmeleri üzerine indirildiğine dikkat çekilmekte ve bu minvalde birbirinden farklı olaylardan sözedilmektedir. Ayette süs ile kastedilen elbisedir.3.Yani namaza durduğunuzda veya mescide girişinizde avret yerlerinizi örtecek şekilde giyinin. Burada zinet (süs) ile kastedilen elbisedir. İbnu Abbas`tan rivayet edildiğine göre cahiliye Arapları Ka`be`yi çıplak olarak tavaf ettiklerinden bu uygulamanın Allah`ın emrine aykırı olduğunu bildirmek üzere bu ayet inmiştir. Ancak ayetin hükmü geneldir. Buradaki örtünme hükmü namaz, tavaf vs. gibi ibadet türünden olan bütün uygulamaları içine alır.
Ali Bulaç
Ey Ademoğulları, her mescid yanında ziynetlerinizi takının. Yiyin, için ve israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.
Ziynet; maddi, manevi ve ahlakî anlamda insan hayatına zarafet ve güzellik katan ne varsa hepsini ifade eder. Yani Allah’a ibadet edilen yerlerde, bakımlı, temiz giyimli, ahlaklı, erdemli ve edepli olun. Nitekim abdest alma şartı da temizlik emrinin yerine getirilmesinin bir parçasıdır. Bu konuda ayrıca 7:28.ayetin açıklamalarına bakabilirsiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
Ey Ademoğulları! Her mescide güzel elbiselerinizi giyinerek gidin; yiyin için fakat israf etmeyin, çünkü Allah müsrifleri sevmez.
İslâm dininde temizlik ve güzelliğe önem verilmiştir. İnsanların avret mahallerini örtecek derecede bir elbise giymeleri şarttır. Fakat israfa kaçmamak kaydıyla her müslümanın ibadet esnasında en güzel ve temiz elbisesini giymesi ise sünnettir.
Edip Yüksel
Adem oğulları, mescitlere giderken süsleniniz. Yiyiniz içiniz; ancak oburluk ve savurganlık yapmayınız. O, oburları ve savurganları sevmez.
Ey Âdemoğulları! Her namaz yerinde (ve vaktinde) ziynetinizi alın(namazlarınızda temiz elbiselerinizi giyinin), yiyin, için, fakat isrâf etmeyin! Çünki O, isrâf edenleri sevmez.(1)
(1)“Hâlık-ı Rahîm (sonsuz merhamet sâhibi ve yaratıcı olan Allah), nev‘-i beşere (insanlığa) verdiği ni‘metlerin mukābilinde (karşılığında) şükür istiyor. İsraf ise şükre zıddır, ni‘mete karşı hasâretli bir istihfaftır (zararlı bir hafife almadır). İktisad ise, ni‘mete karşı ticâretli bir ihtiramdır (hürmettir). Evet iktisad hem bir şükr-i ma‘nevî, hem ni‘metlerde rahmet-i İlâhiyeye karşı bir hürmet, hem kat‘î bir sûrette sebeb-i bereket, hem bedene perhiz gibi bir medâr-ı sıhhat (sıhhat sebebi), hem ma‘nevî dilencilik zilletinden kurtaracak bir sebeb-i izzet, hem ni‘met içindeki lezzeti hissetmeye ve zâhiren lezzetsiz görünen ni‘metlerdeki lezzeti tatmaya kuvvetli bir sebebdir. İsrâf ise, mezkûr (bahsedilen) hikmetlere muhâlif olduğundan, vahîm (çok zararlı) netîceleri vardır.” (Lem‘alar, 19. Lem‘a, 146)Ayrıca bu âyet-i kerîmenin geniş bir îzâhı için, bakınız; (İktisad Risâlesi, Lem‘alar, 19. Lem‘a, 146-155)
İlyas Yorulmaz
Ey Âdemoğulları! Mescitlere gidişinizde temiz ve güzel giyinin, yiyin için, israf etmeyin. Allah israf edenleri sevmez.
Ey Âdemoğulları!Hayatın her alanında, Allah’ın emir ve yasaklarına gönülden boyun eğme yani secde etme makamında, bir mescidde, bir secdegâhtasınız. İşte böyle her mescidde, herbir secde makamında sizden istenen kulluğu güzelleştirecek niyet, ciddiyet, samimiyet, ihlas ve takva gibi her türlü zînetinizi takın, üzerinizde gösterin. Kâbe’yi çıplak tavaf etmeyi bir dindarlık, bir erdemlilik sayan Arap müşriklerinin yaptığı gibi, birtakım hurafeleri, batıl inançları taklit ederek imana ve İslâm’a aykırı davranışlar göstermeyin. Dindarlığın, takvanın ölçüsü olarak ilahî hükümleri kendinize ölçü edinin. Bu ölçülere göre üstünüze başınıza, kılık kıyafetinize çekidüzen verin. Bilhassa giysilerin en güzeli olan takvâ elbisesini kuşanın. Perişan ve pejmürde bir hâlde dolaşarak veya kendinizi Allah’ın nîmetlerinden yoksun bırakarak Allah’a yaklaşacağınızı sanmayın: Yiyin için, fakat harama yönelerek veya yoksulun hakkını çiğneyerek yâhut ihtiyaçtan fazlasını harcayarak ya da aşırı lükse kaçarak israf etmeyin! Unutmayın ki, Allah israf edenleri sevmez! Öte yandan, dünya nimetlerini tamamen terk ederek çilehânelere kapanmak da doğru değildir:
1 Bu âyetten; dışarıya çıkarken olduğu gibi namazda ve tavafta setr-i avretin (örtülmesi gereken yerleri örtmenin) farz olduğu anlaşılmaktadır. Ancak örtünmede tıpkı yeme ve içmede olduğu gibi israf etmek, yani örtüyü bir cazibe ve övünme aracı haline getirmek haramdır.2 Cahiliye Arapları Kâbe’yi çıplak olarak tavaf ederler ve: “içerisinde Allah’a isyan ettiğimiz elbiselerimizle tavaf etmeyiz.” derlerdi. İbnu Abbas’tan: Cahiliye döneminde kadınlar Kâbe’yi çıplak olarak tavaf ederlerken, “kim beni tavaf ederken ayıplayabilir ki” derlerdi. Sonra avret yerlerine, şarab üstüne sinek konmuş gibi hafif bir şey örter ve: “Bu gün onun bir kısmı veya tamamı görünüyorsa da görünenini asla helal etmem” şeklinde şiir söylerdi. (Müslim) Ayrıca Araplar, hac zamanında etli yemek yemezler, hafif yiyeceklerle yetinirlerdi. (Kurtubî) Bu âyetin indiriliş sebebi, bu olaylardır.3 İsraf: Kelime anlamı, her hangi bir şeyde sınırı aşmak demektir. Terim olarak ise, insanın yaptığı her hangi bir işte veya malını harcamada sınırı aşması ve sahip olduğu nimetleri gereksiz ve aşırı tüketmesi demektir. Bu sınırın; Allah ve Rasûlü tarafından belirlenmesi gerekir. Buna göre; ölmeyecek kadar yemek bir zaruret, doyacak kadar yemek ise ihtiyaçtır. İslâm toplumunda ihtiyaçları öncelikle zaruretler tayin eder. İslâm, kaynaklarla ihtiyaçlar arasındaki ilişkileri, esasta israfın bertaraf edilmesi gereği açısından düzenler. İslâmî üretim tarzı, İslâm Devletine tabi olanların ihtiyaçlarını yeterli olarak karşılamak hedefine yöneliktir. Bu üretim tarzında ihtiyaç ilk sevk edici güçtür. Kapitalist sistemde ise tüketimin sevk edicisi üretimdir. Üretim yapıldığı için insanlar tüketmek durumundadır. Böylece Kapitalizmin tüketim hırsı sınırsız bir insan tipi meydana getirmiştir. İslâm, israf yasağı ile özel mülkiyet hakkına bir sınır getirmiş ve servet kimin olursa olsun, onda toplumun hakkı bulunduğu ilkesini benimseyerek, israfla bu hakkın yok edilmesine engel olmuştur.
Muhammed Esed
EY ÂDEMOĞULLARI! (Allah'a) kulluk olsun diye yapıp-ettiğiniz her işte kendinize çekidüzen verin 23; [serbestçe] yiyin için, fakat saçıp savurmayın: (çünkü) kuşku yok ki, O savurganları sevmez!
- Ey Âdemoğulları, her secde mahalline girişinizde güzel elbisenizi giyin; yiyin, için ama israf etmeyin. Zira Allah, israf edenleri sevmez. 4/6, 6/141, 17/26- 27
Mustafa İslamoğlu A'raf Suresi 31. Ayet Açıklaması
[1177] Zînet, bilgi gibi soyut, ahlâk gibi mânevi, takı ve elbise gibi maddî, boy-pos gibi bedenî olmak üzere, insan hayatına zarafet, letafet ve güzellik katan her şeydir (Râğıb). Görkem ve gösteriş, süslenip püslenmek de zînettir (Bkz: 28:79). Bir sonraki âyet, yiyecek ve içeceklerin de zînet kapsamına dahil edileceğinin delilidir. Âyet, mescide girerken açık saçık veya şeffaf kıyafetlerle değil, mazbut ve başkalarının huşuunu ihlal etmeyecek kıyafetlerle girme emri olarak anlaşılmıştır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ey âdemoğulları! Her mescit yerinde ziynetinizi alıveriniz ve yiyiniz ve içiniz, israf da etmeyiniz. Şüphe yok ki O, israf edenleri sevmez.
Ey Âdem'in evlatları! Her namaz vaktinde mescide giderken, süsünüz olan elbisenizi giyinin. Yiyin, için fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri asla sevmez.
Edep yerlerini örtmek (setr-i avret) her zaman olduğu gibi, özellikle namaz, tavaf gibi ibadetlerde farzdır. Fakat israf etmemek şartı ile, her Müslümanın ibadet esnasında en güzel ve temiz elbisesini giymesi sünnettir. Cemaat ile olsun, camide oturuşta olsun edep, vakar, ağırbaşlılık da bu zinet ve güzel sûret cümlesindendir. Nitekim önceki âyetlerde geçen “yüzleri kıbleye döndürme” emrinde de bu intizama işaret vardır. Aynı zamanda, âyetin işaretinden şu da anlaşılır ki cami ve civarları, bir İslâm şehrinin teşkilatında, güzellik bakımından, en güzel ve merkezî noktalarda yer almalıdır. Bununla beraber mescitlerin asıl süsü, oraların ibadetle şenlendirilmesi ve ibadet eden müminlerin hal ve davranışlarıdır.
Süleyman Ateş
Ey Adem oğulları, her mesci(de gidişiniz)de süs(lü, güzel giysiler)inizi alın; yeyin, için, fakat israf etmeyin; çünkü O, israf edenleri sevmez.
Ey Ademoğulları! Secde edilen her yerde (namaz sırasında) süslerinizi (size yakışanı) giyinin. Yiyin, için ama israf etmeyin. Allah israf edenleri sevmez.
(6) Her mescidde, her namazda, her tavafta temiz ve güzel elbiselerinizi giyin. 27’nci âyette elbisenin örtünmeden ilerideki bir işlevi süs olarak sayıldıktan sonra, mescidlerde ve namazlarda sadece örtünme emriyle yetinilmemiş; güzellikle örtünmek ve güzelleşmek emredilmiştir. Allah’ın en güzel bir nimetinin takınılacağı yerin en güzeli de, herhalde Onun huzuru olmalıdır.
Yaşar Nuri Öztürk
Ey âdemoğulları! Tüm mescitlerde süslü, güzel giysilerinizi kuşanın. Yiyin, için fakat israf etmeyin. Allah israf edenleri sevmez.