Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 885, sondan 5352. ayet; 6. sure ve En'am Suresinin 96. ayetidir. En'am Suresi 96. ayetinin kelime sayisi 12, harf sayısı 61 ve toplam ebced değeri ise 3361 olarak hesaplanmıştır. En'am Suresinin toplam ebced değeri 933851 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
فالق الاصباح وجعل اليل سكنا والشمس والقمر حسبانا ذلك تقدير العزيز العليم
O, karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı da ince birer hesap ölçüsü kıldı. Bütün bunlar mutlak güç sahibinin, hakkıyla bilenin takdiridir (ölçüp biçmesidir).
Sabahın aydınlanması, gecenin sükûnet ve âsûdeliği, ay ve güneşin şaşmaz bir matematiksel nisbetle, insanların zamanı ve daha başka astronomik ve coğrafî ölçüleri bulmalarına imkân verecek düzenlilikle işlevlerini sürdürmeleri de o azîz ve alîm olan Allah’ın takdiridir, düzenlemesidir.
Mehmet Okuyan
O, sabahı da yarandır (aydınlatandır). Geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı birer hesap ölçüsü kılmıştır. İşte bu, güçlü ve bilen (Allah)’ın ölçüsüdür.
Benzer mesajlar: Yûnus 10:5; İsrâ 17:12; Rahmân 55:5.
Bayraktar Bayraklı
Allah, sabahı aydınlatandır. O, geceyi dinlenme zamanı, güneş ve ayı vakitlerin tayini için birer hesap ölçüsü kılandır. İşte bu, güçlü olan ve her şeyi pek iyi bilen Allah'ın takdiridir.
O karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi bir sükûnet, Güneş'i ve Ay'ı bir hesap ölçüsü kılandır. İşte bunlar, Mutlak Üstün Olan'ın, Her Şeyi Bilen'in takdiridir.
(Ve yine) O (Allah gecenin karanlığında) sabahı yarıp çıkarandır. (Evreni ve Güneş Sistemini yaratıp düzene koyandır.) Geceyi bir sükûn (dinlenme), Güneş’i ve Ay'ı da bir hesap (takvim vesilesi) kılmıştır. Bu, Üstün ve Güçlü olan, (her şeyi ayrıntılarıyla) Bilen Allah'ın takdiridir (İlahi programı, ezeli planıdır).
Sabahı ağartan oldur. Geceyi huzur ve istirahat için, güneşle ayı da muayyen bir hesapla devretmek üzere yaratmıştır. Bu, üstün ve her şeyi bilen Tanrının takdiridir.
O Allah karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, güneş ve ayı da, vakitlerin bilinmesi için birer hesap ölçüsü kılmıştır. İşte bütün bunlar, herşeye gücü yeten ve herşeyi pek iyi bilen Allah'ın takdiridir.
Karanlığı yarıp, tan yerini ağartan, O'dur. Geceyi dinlenme zamanı; güneşi, ayı, vakitleri hesaplama aracı haline getirdi. İşte bu kudretli ve hükümran olan, ilmi her şeyi kuşatan Allah'ın takdiridir, O'nun koyduğu ölçü ve düzenin sonucudur.
Gece karanlığını yarıp sabahı ortaya çıkaran O'dur. Geceyi bir dinlenme zamanı güneş ve ayı da bir hesap ölçüsü yaptı. Bu, yüce ve alim olanın düzenlemesidir.
O, gece karanlığından sabahı yarıp çıkarandır. Geceyi de istirahat için, güneşi ve ayı da vakitler için bir hesap olarak yarattı. İşte, bütün bunlar, mutlak galip (Her şeyi) kemâliyle bilen Allah'ın takdiridir.
Sabahı doğduran, geceyi sükûnet yeri yapan, ay ve güneşi hesap ve ölçüye bağlayan O’dur. Bütün bunlar, son derece kudret ve ilmi olan bir zatın takdir ve icrasıdır.
O, karanlığı yarıp sabahı çıkaran, geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı da ince birer hesap ölçüsü kılandır. Bütün bunlar, sonsuz kudret ve ilim sahibi olan Allah tarafından mükemmel bir ölçüyle takdir edilmiştir.
O, sabahı aydınlatandır. O, geceyi dinlenme zamanı, güneş ve ayı (vakitlerin tayini için) birer hesap ölçüsü kılmıştır. İşte bu, azîz olan (ve her şeyi) pek iyi bilen Allah'ın takdiridir.
Bu âyet-i kerimede Yüce Allah, mahlûkatın geçimlerini temin etmeleri için sabahı yani gündüzü yarattığını, gündüzün meydana gelen bedenî ve ruhî yorgunluklarını gidermeleri için geceyi dinlenme zamanı olarak, ay ve güneşi de bir çok faydaları yanında, özellikle işlerin sistemli ve hesaplı yürütülmesi için de yarattığını bildirmektedir.
Edip Yüksel
Sabahı ortaya çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ay'ı da bir hesaplama aracı yapmıştır. Bu, her şeyden Üstün ve her şeyi Bilen'in planıdır.
Karanlığı yarıp tanyerini ağartan O'dur. Geceyi, dinlenmek için; Güneş'i, Ay'ı (vakitlerinizi) hesaplamak için yaratmıştır. İşte bu, her şeye galip gelen ve her şeyi bilen Allah'ın takdiridir.
Sabahı (gecenin karanlığından) yarıb çıkarandır O. Geceyi (halkın) bir sükûn (u, dinlenmesi), güneşi ve ayı (vakıtların) bir hesâb(ı) olarak yaratandır O. İşte bütün bunlar (mülkünde) mutlak gaalib, (her şey'i) hakkıyle bilen (Allah) ın takdiridir.
(O,) sabahı, (gecenin karanlığını) yararak çıkarandır. Geceyi bir dinlenme(zamânı), güneşi ve ayı da (vakit tesbîtinize) birer hesab (vesîlesi) kılmıştır. Bu, Azîz(kudreti dâimâ üstün gelen), Alîm (herşeyi hakkıyla bilen Allah')ın takdîridir. (2)
(2)“Semânın müzeyyen (süslü) tavanına, güneş gibi ışık verici, ısındırıcı bir lâmbayı takmak; gece gündüz hatlarıyla, kış yaz sahîfelerinde mektûbât-ı Samedâniyeyi (Allah’ı ta‘rîf eden mektubları)yazmasına bir nûr hokkası hükmüne getirmek ve yüksek minâre ve kulelerdeki büyük saatlerin parlayan akrebleri misillü (gibi), kubbe-i semâda (gök kubbede) kameri (ay’ı), zamânın saat-i kübrâsına (en büyük saatine) bir akreb yapmak; mütefâvit (farklı) çok hilâller sûretinde her geceye güyâ ayrı bir hilâl bırakıp, sonra dönüp kendine toplamak, menzillerinde (gezdiği yerlerde) kemâl-i mîzanla (mükemmel bir ölçüyle), dakik (ince) hesabla hareket ettirmek ve kubbe-i semâda parlayan, tebessüm eden yıldızlarla, göğün güzel yüzünü yaldızlamak, elbette nihâyetsiz bir saltanat-ı rubûbiyetin (Allah’ın kâinâttaki hâkimiyetinin)şeâiridir (işâretleridir). Zîşuûra (şuûr sâhiblerine), onu iş‘âr eden (bildiren) muhteşem bir ulûhiyetin(herşeyi kendine ibâdet ettiren Allah’ın) işârâtıdır (işâretleridir). Ehl-i fikri, îmâna ve tevhîde da‘vet eder.” (Sözler, 32. Söz, 271)
İlyas Yorulmaz
Sabahları da gecenin içinden sıyırıp çıkaran, geceyi dinlenmek için, güneşi ve ayı (gün, hafta, ay, seneleri) hesaplamak için var eden O dur. Bunlar her şeyi bilen ve her şeye güç yetirenin planlamasıdır.
Sabahı gece karanlığından yarıp çıkaran O/dur. O, geceyi aramgâh kılmış, güneşi, ay/ı da hesap üzere yapmıştır. İşte bu, galib-i yekta, hakkıyle âlim olan zâtın takdiridir.
Karanlıkları parçalayıp sabahı ortaya çıkaran O’dur. Geceyi bir huzur vesükûnet kaynağı, Güneş ile Ay’ı da birer hesap ölçüsü yapmıştır. İşte bunlar, sonsuz kudret ve ilim sahibi olan Allah tarafından mükemmel bir ölçüyle tayin ve takdir edilmiştir.
Karanlığı yarıp tanyerini ağartan, geceyi dinlenme zamanı yapan, Güneş’i ve Ay’ı da (bunların vakitlerini) hesaplamanız için yaratan, hep Odur. İşte bütün bunlar, üstün ve güçlü olan, her şeyi bilen (Allah)’ın koyduğu birer kanundur.
Tan yerini ağartan[dır O]; geceyi sükûnet[in kaynağı] yapan ve güneş ile ayı tesbit edilen yörüngelerinde hareket ettiren 81 [O'dur]: Bu[nların tümü] Her şeyi Bilen Sonsuz Kudret Sahibinin iradesi ile tayin edilmiştir.
Karanlığı yararak sabahı ortaya çıkaran,1 geceyi sükûnet/dinlenme vakti kılan,2 güneşi ve ayı da zaman ölçüsü yapan O’dur. İşte bu, mutlak üstün olan ve her şeyi bilenin koymuş olduğu bir ölçüdür3, 174/34, 113/1, 210/67, 25/47, 27/86, 40/61, 78/9, 32/189, 10/5, 17/12
O’dur tan yerini ağartan ve geceyi dinlenme vakti, güneşi ve Ay’ı zamanı tayin ölçüsü kılan.[1091] Bunlar, her şeyi bilen sonsuz kudret sahibinin iradesiyle tayin ve tesbit edilmiştir.
Mustafa İslamoğlu En'am Suresi 96. Ayet Açıklaması
[1091] Bir önceki ve bir sonraki âyet de dikkate alındığında, burada sayılan şeyler insana olan yararları açısından ele alınmıştır.
Ömer Nasuhi Bilmen
O Hâlik-i Zîşan sabahı yarıp çıkarandır. Ve geceyi bir rahat zamanı, güneş ile ay'ı da birer hesab vasıtası kılmıştır. İşte bunlar Azîz-i Alîmin (O Hâlik-ı Kadîm'in) takdiridir.
Karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran O'dur. Geceyi dinlenmeniz, güneş ve Ay'ı da vakitlerinizi hesaplamak için O yarattı. İşte bütün bunlar, azîz ve alîm (mutlak galip ve her şeyi hakkıyla bilen Allah'ın takdiridir). [2, 189; 7, 54; 93, 1-2; 92, 1-2; 91, 3-4; 10, 5; 36, 40]
Karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran O'dur. Geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı (vakitlerin bilinmesi için) birer hesap (ölçüsü) yapmıştır. Bu, o üstün ve bilen(Allah)ın takdiridir.
Karanlığı, günün ilk ışıklarıyla bölen, geceyi dinlenme zamanı, güneş ile ayı hesaba uygun yapan O’dur. Bunlar üstün ve bilgili olanın koyduğu ölçüdür.
Gecenin karanlığından sabahı yarıp çıkaran da Odur. O geceyi dinlenme için, Güneş ile Ayı da hesap için yaratmıştır.(16) Bu, kudreti herşeye üstün olan ve herşeyi hakkıyla bilen Allah'ın çizdiği kaderdir.
(16) Güneş ve Ay, ister vakit belirlemek için olsun, isterse yön tayini gibi daha başka konularda olsun, bir ölçü olarak, canlılar dünyasında son derece önemli bir yere sahiptir. Güneşin milyonlarca canlı türü içinde sadece balarısı için nasıl bir hesap aracı teşkil ettiğine dair bir örneği, 16:68-69’un açıklamalarında özet olarak bulabilirsiniz. Ay için de benzer bir durum söz konusudur. Meselâ dolunayın, okyanuslarda, mercanları da içine alan birçok canlı türü için hayatî bir işlev gördüğünü biliyoruz. Bu canlı türlerinden herbirinin üremesi için, dolunayı referans alan belirli günler vardır. Kimi dolunaydan üç gün önce, kimi daha sonra, kimi tam dolunay gecesinde olmak üzere, bu canlılar için yumurtlama günleri belirlenmiştir. O gün ve o saat geldiğinde, birbirinden kilometrelerce uzakta olan bu canlıların erkek ve dişi yumurta hücreleri, birbirinden bağımsız şekilde suya salınır; akıntılarla bu hücreler birleşir ve yeni nesiller vücuda gelir. Bu işlemler ve daha niceleri, Ayın ve Güneşin hiç şaşmayan bir takvim olarak kullanılmasıyla gerçekleşmektedir.
Yaşar Nuri Öztürk
Şafağı yarıp sabahı ortaya çıkaran/Fâlık O'dur! Geceyi dinlenme zamanı yaptı; Güneş'i ve Ay'ı hesap aracı. İşte budur ölçülendirmesi o Azîz'in, o Alîm'in!