Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5342, sondan 895. ayet; 69. sure ve Hâkka Suresinin 19. ayetidir. Hâkka Suresi 19. ayetinin kelime sayisi 9, harf sayısı 41 ve toplam ebced değeri ise 2198 olarak hesaplanmıştır. Hâkka Suresinin toplam ebced değeri 84094 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
“Kitap”tan maksat amel defteridir; mahşerde kişinin amel defterinin sağ tarafından verilmesi onun dünya hayatında Allah’ın emrine uygun, dürüst ve erdemli bir hayat yaşadığını, dolayısıyla sicilinin temiz olduğunu gösterir. Bu durumda olan kimse Allah’ın lutfuyla kurtuluşa erenlerden olduğunu anlar ve “Alın, kitabımı okuyun” diyerek mutluluğunu başkalarıyla paylaşmak ister (bk. Râzî, XXX, 111). 20. âyet amel defteri sağından verilen kimsenin dünyada iken âhirete iman ettiğini ve ona göre hazırlık yaptığını gösterir. 24. âyette zikredilen “geçmiş günler”den maksat ise dünya hayatında geçen günlerdir (bk. Râzî, XXX, 113). Buna göre 21-24. âyetlerde mahşerde amel defteri sağ tarafından verilen kimsenin dünyada yaptığı iyi amellere karşılık âhirette elde edeceği nimetler tasvir edilmektedir.
Mehmet Okuyan
Kitabı kendisine sağından verilen kişiye gelince, o şöyle diyecektir: “Alın, işte kitabımı (amel defterimi) okuyun!
Bu konuyla ilgili ayetlerde geçen “sağın halkı” ifadesi, İsrâ 17:71, Hâkka 69:19 ve İnşikâk 84:7’de belirtildiği gibi mahşerde amel defteri kendisine sağdan verilecek iyi kişiler; “solun halkı” ise Hâkka 69:25 ve İnşikâk 84:10’da verilen bilgiler gereği bu defter kendisine sol ve arka taraftan verilecek kötü kişiler demektir.,Hâkka suresinin 19, 20, 25, 26, 28 ve 29. ayetlerinin sonlarında yer alan [kitâbiyeh, hısâbiyeh, mâliyeh] ve [sultâniyeh] kelimelerinin sonundaki [he,] “hâ-i sekte” olarak bilinir. Bu, bir zamir değildir. Bu nedenle de harekeli değil, [cezim]li yazılmakta ve okunmaktadır. Benzer kullanımlar için bkz. Bakara 2:259; En‘âm 6:90; Kâri‘a 101:10.
Bayraktar Bayraklı
19,20. Kitabı sağ tarafından verilenler, “Alın kitabımı okuyun, doğrusu ben hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyordum” diyecek.
19-20. Amel defteri (Hard Diski) sağ tarafından verilen kimse, (iftiharla) haykıracak: “İşte defterim, okuyun (işte hayat filmim seyredin)! Çünkü ben, hesabımla karşılaşacağımı (yaşadıklarımla yüzleşeceğimi) zaten biliyordum” diyecek.
19,20. İşte kitâbı sağ eline verilen kimseye gelince, (sevinerek) der ki: “Alın, kitâbımı okuyun; doğrusu ben, hesâbımla karşılaşacak kimse olduğumu gerçekten sezmiştim(bilmiştim)!” der.
19,2. (O gün) kitabı1 sağ eline verilen kişi: “Gelin, şu kitabımı bir okuyun. Doğrusu ben, bu hesaplaşma ile karsılaşacağıma (ta dünyadayken) kesinlikle inanıyordum.” der.2
1 Altı tanesi (مَالِيهْ ،سُلْطَانِيهْ ،حِسَابِيهْ ،كِتَابِيهْ) bu sûrede bir tanesi de Kâria Suresinde (مَا هِيَهْ) olan bu yedi kelimenin sonundaki “ha-i sekt’ler” mütekellim (ى)’sındaki fethanın okunabilmesi için fazladan getirilmiştir. Bu kelimelerin asılları (مَالِيَ ،سُلْطَانِيً ،حِسَابِيَ ،كِتَابِيَ)’dir.2 Bu âyetten kıyamet günü “kitabını sağ tarafından alanların” hiç kimseden kaçmayıp, bilakis eşine dostuna bu kitabı övünerek göstereceği anlaşılmaktadır. Bk. (Abese: 34-36, İnşikak: 7-8)
Muhammed Esed
Sicili sağ eline tutuşturulan, 12 haykıracak: “Gelin, hepiniz gelin! Şu sicilimi okuyun!