Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5409, sondan 828. ayet; 70. sure ve Meâric Suresinin 34. ayetidir. Meâric Suresi 34. ayetinin kelime sayisi 5, harf sayısı 24 ve toplam ebced değeri ise 2573 olarak hesaplanmıştır. Meâric Suresinin toplam ebced değeri 70602 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Bu âyetler, insanın ahlâkını yukarıda sıralanan olumsuz eğilimlerden temizlemenin veya onların etkisini kırmanın yolunu göstermektedir. Bu yol, kısaca âhiret inancıyla desteklenen güçlü bir sorumluluk duygusu geliştirmek, ibadet ve ahlâk alanında olumlu ve yapıcı davranışlar sergilemektir. Burada sıralanan davranışlar düzenli namaz kılmak, malında yoksulların hakkı bulunduğunu bilip onu ehline ödemek, âhiret kaygısı taşımak, namuslu ve iffetli olmak, emanete sadakat göstermek, şahitlikte yalan söylemekten sakınmaktır. Âyetlerin üslûbundan anlaşıldığına göre bu güzel işlerle ilgili ifade tahdîdî değil tâdâdîdir, yani bunlar örneklerdir; duruma, zamana, mekâna, imkân ve şartlara göre bu ödevlerin sayısı değişebilir. Önemli olan, kişinin 19. âyetteki deyimiyle tabiatının tahammülsüzlüğünü, nankörlük ve bencilliğini yenme iradesi gösterebilmesi, ibadetler ve ahlâkî davranışlarla ilkel kusurlarını giderip kişiliğini zenginleştirmesidir.
Namazlarını, kendilerini her türlü kötülükten alıkoyacak biçimde ve şartlarına riayet ederek kılıp, Allah'a isyan etmek suretiyle boşa götürmezler. Her türlü dünyevi ve şeytani engellerden korurlar.
Farz namazlarıyla ilgili sorumluluklarını edaya devam edenler cemaatle namaza devamı, peygambere salât ü selamı, her hal ü karda yoksula yardım vazifesini, ilahi huzurda kesinlikle hesaba çekilme düşüncesini, beline sahip olmayı, ailelerini, meşru ilişkiler içinde kalmayı, kamu düzenlerini, toplumdaki güven ortamını, örnek önderlikleriyle dini tebliğ hizmetlerini, dinlerini dayanışma halinde kesinlikle güç ve gönül birliği yaparak korurlar.
Onlar, namazlarını “namaz” yapan bütün özellikleriyle, mekanik hareketlere dönüştürmeden, okuduklarını anlayıp özümsemeye çalışarak, vaktinde ve mümkün mertebe cemaatle birlikte kılan; beş vakit namazı hayatın merkezine yerleştirerek onu her türlü aşınmaya, pörsümeye karşı titizlikle koruyan ve böylece, Allah ile aralarındaki gönül bağını sürekli canlı tutmaya çalışanlardır.
Âyette geçen “namazı muhafaza” demek: Namazı tam vaktinde eda etmek, namazın şartları olan maddî ve manevî temizliğe riayet etmek; farzlara, vaciplere, sünnetlere riayet ederek tadil-i erkânla, huşû ile namaz kılmak, demektir.