Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 6060, sondan 177. ayet; 92. sure ve bu surenin 2. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 3, harf sayısı 14 ve toplam ebced değeri ise 1438 olarak hesaplanmıştır.
Açılıp aydınlandığı zaman gündüze andolsun,
Bu yeminler, üzerine yemin edilen varlıkların değerini, onları yaratan gücün büyüklüğünü göstermekte; ayrıca gelecek konunun önemine dikkat çekmektedir. Allah Teâlâ, 3. âyetteki yeminle ilim ve kudretinin sonsuzluğuna ve sanatının üstünlüğüne işaret etmiştir. Zira aynı maddeden yaratılmış olan erkek ve dişi arasındaki cinsiyet farkının şuursuz tabiat tarafından bir tesadüf eseri olarak meydana getirilmesi ihtimal dışıdır. 4. âyette, insanların çabalarının, yaptıkları işlerin türleri, nitelikleri ve amaçları bakımından başka başka olduğu belirtilerek sonucu etkileyecek asıl farklılığın cinsiyete değil davranışların mahiyetine bağlı olduğu ima edilmiş; sonraki âyetlerde ise bu çeşitli işlerin yararlı ve zararlı olanları tanıtılmıştır.
Ortaya çıktığında gündüze,
1,2,3. Örttüğü zaman geceye, göründüğü zaman gündüze, erkeği ve dişiyi yaratana yemin olsun ki, [766][767]
[766] Leyl sûresi hakkında genel bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XXI, 167.[767] Yemin edilen üç varlık hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XXI, 169-171.
Ortaya çıktığı zaman gündüze,
Açılıp ağardığı (ve parıldayıp-aydınlandığı) zaman gündüze,
karanlığı yırtıp aydınlığıyla ortaya çıktığı zaman gündüze,
Andolsun, ağarıp açıldığı vakit gündüze!
Açılıp ortaya çıktığı zaman gündüze,
Parıldayıp-aydınlandığı zaman gündüze,
Açılıb aydınlandığı zaman gündüze,
Her şey içinde göründüğü zaman, gündüze.
Bütün parlaklığıyla ortaya çıkan gündüze,
Açılıp aydınlattığı zaman gündüze and olsun.
1, 2, 3, 4. (Karanlığı ile etrafı) bürüyüp örttüğü zaman geceye, açılıp ağardığı vakit gündüze, erkeği ve dişiyi yaratana yemin ederim ki işleriniz başka başkadır.
Ortaya çıktığı zaman gündüze,
Ve açıldığı zaman o gündüze
açıl (ıb ağar) dığı zaman gündüze,
Ve açılıp ağardığı zaman, gündüze!
Aydınlığı ortaya çıktığın zaman, gündüze,
Güneşe parlaklık veren gündüz hakkı için,
Ve parıldayıp aydınlandığı zaman gündüze.
Ve zifiri karanlıkların ardından, ışıl ışıl aydınlanan gündüze!
Açılıp ortaya çıktığı zaman Gündüz’e!
2,3. (Onun gizlediklerini) ortaya çıkaran gündüze, erkeğin ve dişinin yaratılışına1 yemin olsun ki,
1 Buradaki (مَا) da mastariye olarak tercüme edilmiştir. Tercüme mevsule olarak edilirse, “yaratana” şeklinde olur. (Bk. Nisâ: 3, 22, Beled: 3, Şems: 5-7)
ve aydınlığı yükselten gündüzü!
Ortalığı aydınlatan gündüze. 10/67, 91/1
(Gecenin kuşatmasını) yarıp ortaya çıkan gündüz şahit olsun!
Ve açıldığı zaman gündüze.
Açılıp parladığı zaman gündüz,
Göründüğü zaman gündüze andolsun,
Ortaya çıktığı zaman gündüze.
Ve parıldadığı zaman gündüze,
1-2. gice ḥaķķı-çun ķaçan örter daħı gündüz ḥaķķı-çun ķaçan görildi
Daḫı gündüz ḥaḳḳı‐çun, ḳaçan nūrı barça nesneyi gözükdüre.
And olsun işıqlanmaqda olan gündüzə;
By the Day as it appears in glory;