

İmam Buharî'nin kullandığı bu başlık vitir namazının yolculukta sünnet olmadığını söyleyen Dahhak gibi alimlere bir cevap niteliğindedir. Ayrıca İmam Müslim ile Ebu Davud'un Hafs İbn asım'dan naklettikleri, Abdullah İbn Ömer'in (yolculuk sırasında nafile namaz kılanlarla ilgili olarak söylediği: "Eğer nafile kılacak olsaydım ben de namazımı tamamlardım"
şeklindeki sözünde farz namazlara bağlı olarak kılınan nafile/sünnet namazlar kasdedilmiştir. Abdullah İbn Ömer'in burada kasdettiği vitir namazı gibi başka bir namaza bağlı olmayan nafile namazlar değildir. (Fakat farz namazlarını binek üzerinde kılmazdı) ifadesi farz namazlarıyla ilgili uygulamanın farklı olduğunu ve Resul-İ Ekrem (s.a.v.)'in farz namazları binek üzerinde kılmadığını göstermektedir.
Hadisten Çıkan Sonuçlar 1. Vitir namazı farz değildir. 2. Vitir namazının sadece Resulullah (s.a.v.)'e vacip olduğu ve sırf ona mahsus olan şeyler (hasaisü'n-nebî) kapsamına girdiği söylenemez. 3. Vitir namazının Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e vacip olduğu ve binek üzerinde bu namazın kılınabilmesinin sadece Resul-i Ekrem (s.a.v.)'e mahsus bir özellik olduğu söylenemez. Bazı kimselerin savunduğu bu görüş, delilden yoksun bir iddianın ötesine geçemez. Çünkü vitir namazının Resul-i Ekrem (s.a.v.)'e farz olduğunu gösteren hiçbir delil bulunmamaktadır.
4. Farz namazlar binek üzerinde kılınamaz.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.