

Tutulma meydana geldiği zaman hutbe okunup okunmaması konusunda görüş ayrılıkları bulunmaktadır. İmam Şafiî, İshak İbn Rahuye ve ehl-i hadisin çoğu bu hutbenin müstehap olduğu görüşündedir. İbn Kudame bu konuyla İlgili olarak Ahmed İbn Hanbel'den kendilerine herhangi bir bilgi ulaşmadığını söylemiştir. Hanefîlerden el-Hidaye adlı kitabın müellifi şöyle demiştir: "Güneş ve ay tutulması sırasında hutbe okumak yoktur. Zira bununla ilgili olarak herhangi bir rivayet gelmemiştir." Ancak onun bu görüşüne bu konu hakkında nakledilen pek çok hadis bulunduğu söylenerek karşı çıkılmıştır. Maliki mezhebinde yaygın olarak bilinen görüşe göre - İmam Malik konu hakkında hadis naklettiği halde - tutulma için hutbe okunmaz. Bazı bilginler bu görüşlerini desteklemek için şöyle bir açıklama yapmışlardır: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem söz konusu namaz sonrasında sırf bu namaza ve tutulmaya has olarak bir hutbe vermek amacında olmamıştır. Onun asıl maksadı söz konusu günde ortaya atılan ve insanlar arasında yaygmlaşabilecek yanlış bir inancı, güneşin birisinin ölümü dolayısıyla tutulduğu inancını bertaraf etmektir." Fakat bu açıklama da kabul edilmemiş, konuyla ilgili rivayetlerde hutbe sözünün açıkça ifade edildiği söylenmiştir. Ayrıca söz konusu rivayetlerde Allah'a hamd ve sena etmek ve insanlara öğütlerde bulunmak gibi hutbeye ait özelliklerin bulunduğu belirtilmiştir. Kısaca söylemek gerekirse aslolan Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem'in uygulamalarına tabî olmaktır. Herhangi bir olayın özellik arz ettiğini iddia edenlerin delil getirmeleri gerekir.
Hadisten Çıkan Sonuçlar 1. Resulullah'ın (s.a.v.) "derhal namaz kılmaya koşun!" diye emir buyurması hiç ara vermeden ve aksatmadan emredilen eylemin yerine getirilmesi ve korku anlarında Allah'a sığınmak gerektiğini gösterir. 2. Allah Teala'ya istiğfar edip O'ndan af dilemek, işlenen günahların ve isyanların affedilmesine sebep olduğu gibi korkulan felaketlerin başa gelmesini de önleyeceği umulur.
3. Günahlar hem bu dünyada hem de ahirette insanı sıkıntıya sokacak felaketlerin temel sebebidir. Biz Cenab-ı Hakk'ın rahmetini, affını ve mağfiretini dileriz. Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem'in tutulma sırasında insanlara kılmalarını emrettiği namaz kendisinin bizzat kılarak gösterdiği ve diğer namazlara göre özellik arz eden tutulma namazıdır. Bu yüzden Resulullah'ın (s.a.v.) emrettiği namazın bilinen namaz olduğunu söyleyenler yanılmıştır.
Nebi'in (s.a.v.) tutulma sırasında derhal namaza başlanmasını emretmesi bu namazın sıhhati için cemaatin şart olmadığını gösterir. Çünkü namaza hemen başlamayıp cemaati beklemek ya bu namazın tamamen kaçırılmasına ya da tutulmanın bazı dönemlerinde namaz kılmamaya yol açabilir. Urve'nin "Doğrudur ama sünnete uygun davranmamış!" şeklindeki ifadesi tutulma namazlarının her bir rekatta iki defa rüku’yapılarak kılınmasının sünnet olduğunu göstermektedir.
باب: هل يقول كسفت الشمس أو خسفت.-وقال الله تعالى: {وخسف القمر} /القيامة: 8/. 5. Güneş Tutulmasını Anlatmak Üzere كسفت الشمس , خسفت Kelimeleri Kullanılır Mı? حدثنا سعيد بن عفير قال: حدثنا الليث: حدثني عقيل، عن ابن شهاب قال: أخبرني عروة بن الزبير: أن عائشة زوج النبي صلى الله عليه وسلم أخبرته: أن رسول الله صلى الله عليه وسلم صلى يوم خسفت الشمس، فقام فكبر، فقرأ طويلة، ثم ركع ركوعا طويلا، ثم رفع رأسه فقال: (سمع الله لمن حمده). وقام كما هو، ثم قرأ قراءة طويلة، وهي أدنى من القراءة الأولى، ثم ركع ركوعا طويلا، وهي أدنى من الركعة الأولى، ثم سجد سجودا طويلا، ثم فعل في الركعة الآخره مثل ذلك، ثم سلم وقد تجلت الشمس، فخطب الناس، فقال في كسوف الشمس والقمر: (هما آيتان من آيات الله، لا يخسفان لموت أحد ولا لحياته، فإذا رأيتموهما فافزعوا إلى الصلاة).
Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem'in tutulma namazında secdede çok uzun beklemesi, tutulma namazında secdeleri uzun tutmanın sünnet olmadığını söyleyenlerin yanıldığını gösterir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.
Bu hadis 2 ayrı senedle (tarîk) rivayet edilmiştir; zincirler ayrı ayrı gösterilir.