

Tutulmalar ile kabir azabından Allah'a sığınma arasındaki ilişkiyle ilgili olarak İbnü'l-Müneyyir şöyle demiştir: "Tutulma sonrasında gün ortasında yaşanan karanlık, kabirdeki karanlığı anımsatır. İnsanın çevresinde olup biten bazı olaylar başka şeylerin hatırlanmasına sebep olur ve hem hatırlanan şeyden hem de hatırlatıcı olaydan korku duyulabilir. Böylece kul çevresinde olanlara bakıp öğüt / ibret alarak kendisini ahiretteki sıkıntılardan koruyacak amellere yönelir."
حدثنا أبو نعيم قال: حدثنا شيبان، عن يحيى، عن أبي سلمة، عن عبد الله بن عمرو أنه قال: لما كسفت الشمس على عهد رسول الله صلى الله عليه وسلم نودي: إن الصلاة جامعة، فركع النبي صلى الله عليه وسلم ركعتين في سجدة، ثم قام فركع ركعتين في سجدة، ثم جلس، ثم جلي عن الشمس. قال: وقالت عائشة رضي الله عنها: ما سجدت سجودا قط كان أطول منها. İmam Buharî kullandığı bu konu başlığı İle tutulma namazları sırasında (secdelerin uzun olması gerektiğini kabul etmeyenlerin görüşlerine katılmadığını belirtir.
Bu sırada güneş açıldı ifadesi güneşin Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem teşehhüdde iken henüz selam vermeden önce açıldığını göstermektedir. Ben bu secdeden daha uzun bir secde kesinlikle yapmadım Bu ifade İmam Buharî ile İmam Müslim'in Ebu Musa'dan naklettikleri rivayette şöyle geçmektedir: "Bundan daha uzun kıyamı, rükuyu ve secdesi olan bir namaz daha önce hiç kılmadım." Ebu Davud ile Nesaî'nin Semüre'den naklettikleri rivayet de: "Hiçbir namazda bize böylesine uzun secde ettirmemişti" şeklindedir. Bütün bu rivayetler tutulma namazları sırasında secdelerin de, kıyam ve rüku gibi uzun tutulması gerektiğini açıkça göstermektedir. Bu konuyla ilgili olarak Maliki mezhebine mensup alimlerden birisinin farklı bir yaklaşımı olmuştur. Onun değerlendirmesi şöyledir: "Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem'in tutulma namazında secdeleri uzun tutmuş olması, bu secdelerin rüku kadar uzun olduğu anlamına gelmez."
Fakat bu bilgin İmam Müslim'in Cabir'den naklettiği hadisi göz ardı etmiş olmalıdır. Bu rivayette: "Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem'in secdesi rüku’u kadar uzun olmuştu" denilmektedir. Ahmed İbn Hanbel ve İshak İbn Rahuye de secdelerin rüku kadar uzun olacağı görüşündedir. İmam Şafiî'nin görüşlerinden birisi de bu yöndedir. Daha sonra gelen ve hadis konusunda uzman olan Şafiî alimler ile İbn Süreye ve Nevevî'nin tercih ettiği görüş de budur.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.